• Merhaba Ziyaretçi.
    "İlkbahar ve Doğa"
    konulu resimler yarışıyor. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz. Sizleri de bu yarışmada oy kullanmaya davet ediyoruz...

Yalnızlığı Anlat Bana

YoRuMSuZ

Biz işimize bakalım...
Uyandığın anla, yataktan kalktığın an kadardır. Büyüktür ve kocamandır. “Hep sıcak kalsam”dır kışları. Ürpermektir. Bir ucundan çeksen İstanbul’a kadar gider. Kimseye söylenmeyecek kadardır ama hep görünür. Saklanmaz, saklanamazdır.

“Keşke”dir. Dişçi koltuğunda yalnız oturmaktır. Kendi elini sıkmaktır. Acıdır ve şaraptır ama asla gözyaşı değildir. Bazen kalabalıktır. Yemeği tek kişilik yapmaktır. Uçak korkusudur ama ölüm değildir. Direnmektir sonra, kırmızıda beklemektir. Otobüse arkadan binmek, önden inmektir.

Tek kişilik yataktır yalnızlık.

10 dakika arada yerinde oturmaktır. “Sadece gidiş”tir. Trende vagonları gezmektir. Başını soğuk cama yaslamaktır. Çobanlara el sallamaktır. Okul birincisi olmaktır. Okul sonuncusu olmaktır.

Kıştır, kışındır. Kartopu oynamayı istemektir cam kenarından çocukları izlerken. Kardan adam için istenen havucu veren amcadır kapı arkasından. Beyaz saçtır, gelecektir.

Siyah beyaz bir fotoğraftır yalnızlık, içinde güneş geçmeyen. Yalnızlık, beyazdır. Yanlış numaradır. Çöpü almaya gelen kapıcıya verecek bir torbası olmayan adamdır yalnızlık. Yalnızlık, çöpten kardan adamdır “burnu havuç, gözleri kömür.”

Uzun bir yolculuktur kimsenin görmediği. Gidemediğin her ülkedir yalnızlık. Bir yaz günü hırka kullanmaktır. Koluna bir âmâyı takıp karşıdan karşıya geçirmektir. Onun göremediklerini gördüğüne üzülmektir. Bir havuz başında üzerine su sıçramayan beyaz bir havludur yalnızlık. Panayırda okunan kitaptır, ağaç gölgelerinde. Herkesle konuşup, kimseyle sohbet etmemektir. Erken gelmektir. Terk etmektir. Boşalmaktır yalnızlık, televizyonun karşısında.

Yalnızlık, burnun değil beynin duyduğu kokudur.
 

kelebek

-ütopik-
V.I.P
Yalnızlık çoğul özlemler biriktirme sürecidir
Yalnızlık, umudu karanlık bir köşede unutma sürecidir
Yalnızlık, diğer insanların varlığını aklının kıyısına vuran dalgalarla hissetme sürecidir
Yalnızlık, kendi sesinden başka sese hasret odada dört duvarın hareket edip üstüne üstüne gelme sürecidir
Yalnızlık, Kemalettin Kamu'nun:
Varsın bir su verenim olmasın
Biri "su yok" desin de
dizeleriyle ucu sivri bir yokoluşun ruhunun kalbine acıta acıta batma sürecidir
Yalnızlık, alışamadığın, açıklayamadığın, paylaşamadığın duygularına minare kılıfı arama sürecidir
Yalnızlık, başka insanlardan çok kendinden koşarcasına belki de hatırlamak istemediğin bir anıdan kaçma sürecidir
Yalnızlık, yalnızlıktan kurtulabilme planlarını yapabildiğin en iyi süreçtir..
Yalnızlık bir SÜREçTİR ve yaşamayan zıtlıkların birliği yasası gereği çOĞUL olmanın tadını almakta gecikir...
 

cırcırböcee

V.I.P
V.I.P
Yalnızlık dediğin kum tanesi gibi
Darmadağın bir orda bir burda
Yalnızlık dediğin erguvan çiçeği
Ölümüne sevdalı
Yalnızlık dediğin iki ıslak göz arası
Nemli nemli hep
Yalnızlık dediğin elekten geçmiş yürek
Hep yalnız, ıslak,darmadağın,nemli …

 

cırcırböcee

V.I.P
V.I.P
yalnızlığın kadarsın
yalnızlığın mis kokmalı
yalnızlık dediğin büyük bir zindan
dünyanın en kalabalık zindanı
dinden imandan çıkarır
ama öyle bir adam eder ki insanı
 

cırcırböcee

V.I.P
V.I.P
Bilirmisin yalnızlık ne demek?

Bilir misin gökyüzündeki yıldızlardan medet ummayı?

Uzattın mı elini bir yıldız boyunca, belki, tutarım diye farkında
olmadan?

Uykusuz kalmayı bilir misin sabaha kadar?

Hiç küstün mü hayata?

Aslında kendinsindir küstüğün küçüğüm?

Kapatıp gözünü hayaller kurduğun oldu mu geleceğe dair?

Bazen küçük bir masumiyet belirir tebessümünde, bazen gözünde hırçın
bakışlar.

Kızdın mı kaderine günlerce?

Kendini tanıyamadığın oldu mu hiç?

Bazen cesaret edemeyen konuşmaya ve bazen de hiç susmayan sen.

Sevdin mi birini?

Her yağmur yağışında saatlerce bekledin mi sevdiğini pencerenin önünde?

Bir yudum sevgi dilendiğin oldu mu sert bakışlardan?

Yaslanacak bir omuz aramadın mı?

Birden güldüğün oldu mu sebepsiz?

Her şiirde kendinden bir şeyler bulmadın mı hiç?

Rüyalarda yaşadığın oldu mu hayatını,

istemediğin oldu mu uyanmayı?

Baktiğin ama göremediğin oldu mu etrafı?

Ufak bir sorunu büyütüp ölmeyi de mi istemedin hiç?

Sebebini bilmediğin bir ağırlık çökmedi mi üstüne?

Büyüdüğünü farkedip zamana düşman oldun mu?

Hecelerin az geldiği, kelimelerin yetmediği oldu mu duygularını
anlatmaya?

Ağladiğin oldu mu sebepsizce sabaha kadar?

Belki, sen, ağlamayı bilmiyorsundur, sevmeyi bilmediğin gibi.

İki damla yaş değildir ağlamak...

Önce hüzünlenmek, sonra düşünmek, hayal etmek..

Anıları yaşamak, büyük bir özlem içinde o küçük oyuncak bebeğe sarılmak.

İşte budur ağlamak ve yeniden yaşamak!!!!
 

Safir

Özel Üye
Özel üye
Yanar
Sobasında
Yalnız'ın
Üşüyen
Bakışları.

Lambasında
Karanlığa dönük
Bir ışık
Titrer
Sönük-sönük.

Penceresi
Dışına kapanmıştır,
Kapısı
İçine örtük.

Özdemir Asaf
 

iLk_NuR

Üstat
yaLnızLıK war olduğun kalablaığn ortasnda içinde kopan fırtalardn kmsenin hbri olmadn gözlernden akan yaşların nie aktını bilmedn mutsuz olmak için sebebin olmadığı halde gülemediğin okdr insanın içnde snei anlayan bikişinin bile olmamasına isyan etmektir İSYANIM WARRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR
 

Top