• Merhaba Ziyaretçi.
    "Yapay Zeka Objektif " Fotoğraf oylamasi başladı  BURADAN  En güzel Yapay Zeka resmini seçiyoruz

Vurun Kahpeye

yesim434

Hırçın Karadeniz Kızı Biricik Yeşim
AdminE
Bu Ayın Lideri
Anadolu’da bir kasabaya öğretmenlik yapmak için İstanbul’dan gelen idealist öğretmen Aliye’nin öyküsünü okuyoruz, Vurun Kahpeye kitabı ile. Aliye, canı pahasına ülkesi ve idealleri için çalışan menekşe gözlü bir kız çocuğu. Aliye, sözde din ve ahlak için “vurun kahpeye” nidalarıyla, toplumsal bir cinayetin kurbanı olan gencecik bir kadın. Aliye, şeriat uğruna kurban edilen “hain bir kahpe” diye nitelendirilen, son ana kadar dik duruşundan taviz vermeyen bir kadın. Vatanını seven, cumhuriyetçi bir kadın, kasaba sakinlerine karşı, hem kadın olmanın mücadelesini veriyor, hem de Kuvâ-yi Milliye birliklerine yardım edebilmek ve destek olabilmek için çaba veriyor. Kitap 1926 yılında yayınlanmış, kitaptaki olayların anlatıldığı dönem ise Kurtuluş Savaşı’nın yaşandığı yıllar, o günden bugüne yobaz zihniyete dair hiçbir şeyin değişmemiş olması çok üzücü. Cumhuriyet’in 100. yılını kutladığımız bugünlerde Atatürk ve silah arkadaşlarının vatanı kurtarmak için hem içerdeki hem dışarıdaki düşmanlarla mücadelesinden mini bir kesit okumuş olacaksınız, kitapla birlikte


Mustafa Kemal Atatürk'ün savaş zamanlarını yazmasını istediği yazarlardan biri olan Halide Edib Adıvar genellikle kitaplarında savaşın yanında başka olaylar da sunar bize. Vurun Kahpeye kitabında ise savaş ile harmanlanmış aşkı okuyoruz. Tosun'u vatanından çok seven Aliye'nin ve vatanını Aliye'den çok seven Tosun'un aşkını. Aliye'nin öğretmen olarak bir köye gelmesiyle olaylar patlak veriyor ve din yerine din adamlarına inanan insanlar Aliye hakkında söylenen her söze inanıyor ve ona göre davranıyor. Kısacası sadece aşk değil bir genç kızın yaşadığı zorluklar da var bu kitapta. Biz burdan şunu anlıyoruz ki eğitimsiz insanlar iğrenç düşüncelere ve sürü psikolojisine hapsoluyor. Benim daha fazla söyleyeceğim söz spoi olacağından dolayı burada kitapta da geçen Selim İleri'nin sonsözünden kısa bir bölümü de sizlerle paylaşıp, kenara çekiliyorum. "Yetmişi aşkın yıl sonra Vurun Kahpeye toplumların yükselişinde eğitimin önemini. *Eğitime kavuşamamış kişilerin gitgide vatan hainliğine, nihayet insanlık düşmanlığına yol alabileceklerini, bu büyük tehlikeyi söylüyor.*"

“Sabah ezanı okunurken, Aliye’nin yanında dalmış olanların üçü de uyandılar. Aliye hâlâ dalgın, hâlâ geçen korkunç saatlerin damarlarında tutuşturduğu humma; sarı, hasta yüzünde kızıl dalgalarla dolaşıyordu. Üçü de gözlerini açınca Aliye’nin yanına gittiler, sevgili yüzüne baktılar. Kurumuş dudakları mütemadiyen kımıldanıyor, mütemadiyen siyah kirpiklerinin ipekten birer saçak gibi tamamladığı çürümüş gözkapakları titriyordu...” Yetmişi aşkın yıl sonra Vurun Kahpeye, toplumların yükselişinde ve sancısında “eğitim”in önemini vurgulamasıyla yine gündemde. Eğitime kavuşamamış kişilerin gitgide vatan hainliğine, nihayet insan düşmanlığına yol alabileceklerini, bu tehlikeyi söylüyor.

Vurun Kahpeye​

Selim İleri'nin sonsözüyle​

yazar/halide-edib-adivar
 
Top