Tipki İsyan Gibi Aşk gibi,Nefret gibi, İstek gibi

yesim434

Hırçın Karadeniz Kızı Biricik Yeşim
V.I.P
Sebebini bilmediğim isyanlar kopuyor bazen içimde.
Neden?
Huzurun, dostluğun, aşkın ve daha bir çok hayat kaynağının
İçinde yerini belirlemişken yaşam ;
Neden tek seçenek sonu gelmeyen tuzaklar, haksızlıklar, ayrılıklar, yasaklar, isyanlar,
lar , lar, lar . . .
Amaç?
Evrenin amacını soracak olursan?
O yokluğun warlığında özüne kavuştu bile.
Ama halen ulaşmak istiyorsan?
İçindeki sesi dinle!
Asla yok olmayan Sesi.
Aldatmak beni, oNu, hepimizi
=
Hiç.
Aldatma yeter ki Kendini :
O zaman ulaşacaksın:
Ona, Bana ve En önemlisi özündeki sese ...
Anlarsın belki O zaman Beni;
Neden hep isyanlarda, uzaklarda yalnızlığa kaçarcasına yaşadığımı.
Zaman :
Zamanla olan şavaşım bir gün sona erecek
Artık ya o benimle
Yada ben onunla uğraşmaktan vazgeçicem
Birimiz artık beyaz havluyu atacağız
Tıp ki dünyanın üzerine atılmış bulutlar gibi
İşte o an
Yenilmiş olacağız ikimizde esasında
Çünkü
Bir amacımızda kalmayacak o andan itibaren
Doğru ile yanlış bir arada bulunmuş iken
Neden
İkisini birbirinden ayırmaya çalışıyoruz ki
İnsanlık:
Öyle bir durum oldu ki artık
İnsanlar zevki uğruna
Ahretin mükemmelliğini yok edebilecek duruma geldiler
Beş dakikalık zevk
Ve
Beş dakikalık izdiham
Aradaki
Varlığın yokluğa yenilişi

Anlamak isteseydim Dünya’yı
Çözerdim belki de seni
Anlamaksa eğer sorun
Anlıyorum seni
Ama
Nedenin yanlışlığı
Yanlışlıklardaki doğrulara sürüklüyor beni
Olacak şey
Yazıkların üzerine binmesi
Belki de ilk defa isyanım bu kadar büyük oldu
Kişilere karşı isyanım olurdu hep
Ama
Bu sefer isyanım yaradana oldu
Bu bir isyan mı ?
Onu da tam olarak bilmiyorum...
Sınır ne acaba?
Artık kararlar almaktan vazgeçtim
Almak sorun değil kararları
Değeri bile kalmadı artık
Yorumlar sorunları
Sorunlar düşüncelerimi sürüklüyor
Ve yine aynı sonuç
Nedenlerin doğru sonuçları
Defalarca kez yaşasan da aynı duyguları
Hep aynı duyguları anımsadığını düşünsen de
Kendi tekrarladıklarındaki farklılıkları göreceksin bir gün
Ne günler yaşadım şu güne kadar
Ne dolu
Ne boş günler
Şimdiki günler
Boşa belki
Belki çok şey için
Anlamını çözemediğim günler
Her türlü anlamda zaman

Şehre yağmur damlaları düştü yine
Onlar uyandırdı dumanlı gözlerde çözemediğim warlığı bile yokluğu kadar derin düşüncelerimden
Saldım kendimi sonu gelmeyen sokaklara sürükleyen caddelere
Her bir kaldırım taşı en az benim kadar ezilmişti ki dalga geçiyorlardı benimle
Savaşmaya çalışamadım bile hatırlanmaz diyarlarda
Tek bildiğim kendimi, seni, özümüzü ve amacımızı bulmaya çalışma çabasında olmam
Geçmis gözyaşı isyana karşı
Sanki onunda bir İsyan’ı vardı etrafa ve kendine
Ama artık vazgeçmişti karşı koymaya
Birini daha kaybetmiştik sonsuzluğun sonsuz sayısında
Bir tek kişi vardı ulaşabilen nede olsa
Ve çok açıkça ifade ediyordu
“O son. Asla ulaşmaya çalışma sona”
Gel gör ki ben kaçsam da o beni bırakmıyor ki.
Anlayacağın ulaşılamayana doğru bir yolculuğa başlamıştım
Tıp ki
Aşk gibi,
Nefret gibi,,
Sevgi gibi,
Hainlik gibi,
İstek gibi,
İsyan gibi,

. . . ,
Sonsuzluklarında yaşamını devam ettirenler gibi soru ve cevaplara
Neden ?
Hayatı ölümsüzleştirmenin bir anlamı olmuyor
Sonu olacağını bilipte unuttuktan sonra
Geçmişin izleri belki geleceği getiriyor
Ama gelecekte geçmişe bağlı kalmıyor
Bırak hayatı o seni yönetsin
Neden olsa galip gelecek o
Boşuna kendini harap etme ama boş verme de
Bazen bir kaç savaşı sen kazanabilirsin
Yenileceğini göze alsan bile
Dayanmak sorun değil hayata ve götürülerine
Tek üzüldüğüm kaybettiklerinin farkına varmayanlara
Anlamlar kendi anlamını
Doğrular doğruluğunu
Yanlışlar yanlışlığını kaybetmiş
Benim
Veya
Hepimizin nasıl kendimizi kaybetmemesini düşünebilirsin ki?
Bir dünya düşün kendine göre
Her şeyin istediğin gibi gittiği
Ama sen yine mutsuzsun
Sebebi mi?
Sende biliyorsun ki bir gün kaçtıkların seni bulacak
Çünkü onlar hep seninle beraber
Kendinden kaçamadığın gibi ondanda kaçamazsın
Tavırların yansıtılmasından bile kaçıyoruz ki
Her şeyi çok belli ediyoruz
Ama
Tepkilerin verilmesine o kadar muhtacız ki
Acizliğimize boyun büküyoruz
Düşüncelerindeki en ufak ihtimal bile seni parçalarken
Gerçekler nasıl işkence etmesin ki
Gerçekler neden hep acıyı beraberinde getiriyor ki?
Sonsuzluğun gerçeği de acı vericimi acaba?
İhtiyaç duyulanı yaşatmak zor değil
Ama
Vermek zor
Çünkü korkuyoruz
Ve
Kendi lekelerimizden dolayı utanıyoruz
 
Top