Bir İşe Konsantre Olmaya Çalışırken Neden Dil Çıkarıyoruz?

GüLüCüKツ

Gözleri aşka gülen taze söğüt dalısın 🥰
Süper Moderatör
Dilimiz vücudumuzda bulunan en güçlü kastır ve beyin enerjimizi en çok tüketen organlarımızdandır.

fft226_mf6750662.jpg


Dilimizde bulunan farklı sensör tipleri devamlı olarak beynimizle iletişim hâlindedir ve beynimize ağzımızın içinde her şeyin yolunda olduğu, dilin dişler tarafından ezilip yaralanmadığı mesajını gönderirler. Üstelik dilimiz, konuşuyor olalım ya da olmayalım, düşündüğümüz kelimelere uygun olarak belli belirsiz hareket eder. Bunların tümü de beynimizin devamlı ilgi göstermesi gereken bir veri akışı sağlamaktadır.

Konsantrasyon sağlamaya çalıştığımız zamanlarda dilimizi neden ısırdığımız sorusuna verilen en temel cevap da budur.



Kısacası bizler, dilimizin harcadığı enerjiyi o anda odaklandığımız işe aktarmak için dilimizi ısırır ya da dışarı çıkarırız. Çünkü dilimizi ısırarak hareketsiz kıldığımız zaman dikkatimizi dağıtan uyaranların büyük kısmı devreden çıkar ve odağımızı istediğimiz işe daha etkili bir biçimde aktarabilmeye başlarız.


Geçmişte bilim insanları, motor ve bilişsel becerileri beynin farklı bölümlerinin kontrol ettiğini düşünüyordu.


2000 yılında gelişim psikolojisi ve sinir sistemi anatomisi uzmanı Adele Diamond, yürüttüğü beyin görüntülemesi ve analiz sonucunda motor ve bilişsel becerilerin insan beyninde birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu ve motor ya da bilişsel beceri gerektiren herhangi bir aktivitenin beyincik ve prefrontal korteksi aynı anda uyardığını ortaya koydu.


2015 yılında konu üzerine yürütülen bir çalışma, az önce sözü edilen bulguları destekler nitelikte.


Konsantrasyon sağlamak için dil çıkarma eğilimi çocuklarda daha sık görüldüğü için dört yaşındaki bir grup katılımcıyla yürütülen deneylerde, çocuklarla basit bir oyun oynandı: Araştırmacı masaya hafifçe vurduğunda çocuktan sertçe vurması, araştırmacı sertçe vurduğunda ise çocuktan hafifçe vurması istendi.

Sözsüz iletişim becerisi gerektiren bu görevde çocukların çoğunun dillerini dışarı çıkardığı görüldü.

Böylece deney, Diamond'ın sözünü ettiği gibi durumun yalnızca motor beceriler için değil, bilişsel beceriler için de geçerli olduğu kanıtladı. Hatta çocukların dil çıkarma eğilimini en çok gösterdiği aktivite tipinin, sözsüz iletişim kurma becerisi gerektiren aktiviteler olduğu ortaya koyuldu.
Kısacası dil çıkarma eğilimi, dilimizin çoğu zaman aktif ve beynin enerjisini kullanan bir organ olmasından kaynaklanıyor.

Konuşmak, sözsüz iletişim kurmak ve düşünmek dilimizin daima uyarılmasına sebep oluyor ve bunu önlemek için farkında olmadan dilimizi dışarı çıkarma eğilimi gösteriyoruz. Yani bu davranış bir bakıma beynimizin tüm enerjisini odaklandığımız işe aktarma ve tüm gücümüzle görevimizi yerine getirme ihtiyacımızdan kaynaklanıyor.

Peki bu eğilime niçin çocuklarda daha sık rastlanıyor?


Bu konudaki teorilerden bir tanesi, insanların bu hareketi yaptığını yıllar içerisinde fark etmesi ve yapmamak için bilinçli çaba sarf etmesi. Bir diğeri ise yaş ilerledikçe belirli işlerde ustalığın artması ve çoğu işin artık eskisi kadar konsantrasyon gerektirmiyor olması. Bu sebepler, eğilime çocuklarda neden çok sık rastlandığını da ortaya koyuyor fakat bunlar henüz birer varsayımdan ibaret...​
 
Top