Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

Kültürümüzün Atatürkün Düşünceleri Üzerindeki Etkileri

Konusu 'Devrimleri, İlkeleri' forumundadır ve Suskun tarafından 25 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Kültürümüzün Atatürkün Düşünceleri Üzerindeki Etkileri


    ATATÜRK; "Okumak, araştırmak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, uyanık davranmak, düşünmek, zekayı terbiye etmektir" derken; yine insan enerjisiyle ve fakat doğanın ona sunulan iltifatıyla, Yaradan'ın tükenmez yardımıyla, yükselen, genişleyen insan zekası, hudutsuz kavrayış anlamında "insanım" diyen bir vasf-ı mahsustur"(yani özel niteliklerle bezenmiş insan) "İnsan, Hareket ve faaliyetin, yani dinamizmanın ifadesidir.Bu böyle olunca, Kültür İnsanlık vasfında, insan olabilmek için bir temel unsurdur. Kültür: doğanın yüksek verimi ile mutlu olmaktır. Bu ifadenin içinde çok şey saklıdır. Temizlik, saflık, yükseklik, insanlık ve buna paralel unsurlar...Bunların hepsi insanlık vasfıdır. İşte kültür kelimesini mastar şekline(yani eylemi yapan kelime) ********uzda, doğanın insana verdiği yüksek vasıfları kendi çocuklarına, torunlarına, geleceğine ve insanlığa vermesi demektir."

    Kültürün insan ve toplum üzerindeki derin etkisini bilen ve ifade eden Büyük Önder Atatürk, "Türkiye Cumhuriyetinin Temeli Kültürdür" sözünü sıkça kullanmıştır. Ancak, o'na göre kültür tam anlamıyla ulusal olmak zorundadır. Çünkü ulusal davamızın gelişmesi ve devamı böyle bir kültür ile temin olunabilir" Zira, gelişi güzel, yabancı bir kültürün, körü körüne taklidi, bu yabancı kültürün yıkıcı tesirlerini gündeme getirebilir. Kültür zeminle orantılıdır. O zemin ulusun seciyesidir. Kültüre bu denli önem veren Atatürk, "Eğer Cumhurbaşkanı olmasaydım, Maarif Vekili olmayı tercih ederdim" demiştir. Atatürk, uygarlık kavramını da şöyle açıklamaktadır: "Bence uygarlığı harstan(kültürden) ayırmak güçtür ve gereksizdir. Nokta-yı nazarımı (görüşümü) izah için kültür nedir tarif edeyim. a) Bir insan cemiyetinin devlet hayatında, b) Fikir hayatında, yani ilimde, sosyolojide ve güzel sanatlarda, c)Ekonomik hayatta, yani ziraatta, zenaatta, ticarette, kara, deniz, hava taşımacılığında yapabileceği şeylerin toplamıdır. Ayrıca yüksek bir kültür sadece onun sahibi olan ulusa has kalmaz, diğer uluslara da tesirini gösterir.

    Yine Atatürk'e göre; "Türkiye bir maymun değil ve hiçbir ulusu taklit etmeyecektir" O sadece özleşerek gelişecektir" (Atatürk'ün bu cümlesi; 29 Ekim 1930 da Türk Ocağında Amerikalı gazeteci Miss Ring'in "Türkiye'nin her bakımdan Amerikanlaşmasının düşünüldüğünü sorması üzerine verdiği cevaptır.)

    Sonuç olarak Atatürk'ün kültür ve uygarlık konusundaki görüşleri doğrultusunda şunları söylemek mümkündür.

    Her ulusun bir öz kültürü vardır. Bizim ulusumuz da asırlar süren bir tarihe, engin ve olumlu birikimlere sahip olduğundan, kültürü zengin ve yüksektir. Devletimizin temeli de ulusaldır. Ve kültürümüz, Dünya uygarlığının önemli bir ünitesidir. Dolayısıyla Türk kültür ve uygarlığını ayrı ayrı düşünmek mümkün değildir. Ancak; her ulusun özel ve kendine has kültür öğeleri vardır. Bu nedenle de uluslar var oldukça bu kendine has farklılıklar var olacaktır. Ancak bazı unsurlar vardır ki, uluslar arasında etkileşimi mümkün kılmaktadır. Bilim ve teknik bunun başında gelir. Çünkü pozitif bilimler ve teknoloji dünyanın her yerinde kullanılabilir. Örneğin; yer çekimi her yerde vardır, elektrik üretimi, tüketimi bir başka ulustan alındığında ulusal kültürü olumsuz etkilemez. TV ve uydu yayınları, internetler her ülkede aynı sistemle gerçekleştirilmektedir. ve ulusallık anlamında nötr'dür. Ancak güzel yanı ise; her kültür bu olumlu faydayı kendi temel prensipleri doğrultusunda alır ve kullanır. Örneğin; Modern inşaat ve mimarlık sistemleri evrensel bilgi kurumları olan her üniversitenin bilgi dağarcığındadır. Ancak, kültürlerin orijinalliği (kendine haslığı) nedeniyle o mimarlık bilgileri değişik ülke ve kültürlerde farklı teşhir salonları, kilise, havra, tapınak, külliye, cami, ev-köşk,saray vb. unsurlarda ayrı kültür eserlerini bina eder, yine her ulusun eğlencelerinde, kutlamalarında benzer müzik enstrümanları kullanılırsa da, yine ezgileri kendine özgüdür, yemek kültürleri farklıdır, şiirleri, nakışları, bezemeleri kendine özgüdür. Vb.

    Bütün bunlara rağmen; Doğu-batı-kuzey-güney uygarlıklarından birinin, günlük hayatı kolaylaştıran teknik veya sosyal buluşu sınır tanımadan, hemen hemen anında sirküle edilir hale geldiğinden, pratik hayatta; dünya insanları birbirlerine benzen müşterekler edinmektedirler.

    Bu anlamda da günümüzde global bir uygarlık süreci yaşamağa koşullandırıldığımızı söyleyebiliriz.


    Atatürk'e göre Türk'ün tanımı

    Atatürk'ün manevi kızı olan Afet İnan Hanım, üniversitedeki doktora tezinin konusunun, hocasının: "Milletini anlat, Türkler'i anlat" demesiyle birlikte belli olmasının ardından, tezini hazırlamaya başlamış tezini hazırladıktan sonra da göstermek için Atatürk'e götürmüştür, Atatürk de onlarca sayfalık tezi görünce, Türk'ü bir kaç cümleyle kısa ve öz olarak şöyle anlatmıştır:

    ― "Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en alasından bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarlarıyla sallandı. Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela, korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı onların oldu. Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır. Kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir."

    Damarlarında Türk kanı dolaşıp da, böyle bir anlatım karşısında tüyleri diken diken olmayan birinin olması mümkün müdür? Atatürk demekten rahatsızlık duyup, kasıtlı olarak Mustafa Kemal diyerek Türk'lükleri ile Atatürk'e olan sevgi ve bağlılıklarının düzeyini belli eden sahte Atatürkçülerden, Atatürk'ün bu veya buna benzer anlatım ve özdeyişlerini neden hiç duyamayız? Bu sahte Atatürkçülerin acaba mayalarında mı bir bozukluk var yoksa Türk'lüğün bünyesine aykırı olan zararlı ithal ideolojileri benimsemelerinin bir sonucu olarak, buduncu bilinç açısından vicdanlarında ve ruhlarında bir tahribat mı oluşmuş.




    ― "Tanrı nasip eder, ömrüm vefa ederse; Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım. Selanik de dahil Batı Trakya'yı Türkiye hudutları içine katacağım ! Atatürk ( "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" sözünü saptıranlara ithaf olunur)


    ― "İstanbul'da çıkan bir gazeteyi Kaşgar’da ki Türk de anlayacaktır. " Atatürk


    ― "Türkiye Türklerindir. " Atatürk


    ― "Kanını tanıyandan başkasına inanma!" Atatürk


    ― "Dünya yüzünde, Türk’ten daha büyük,ondan daha eski, ondan daha temiz bir millet yoktur ve bütün insanlık tarihinde görülmemiştir." Atatürk


    ― "Bir gün, ressamlar Türk'ün simasını kaybederlerse, yıldırımı alsınlar, yapıversinler. " Atatürk


    ― "Milli benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avı olacaklardır. " Atatürk


    ― "Türk'lerin yasadıkları her yer misak-ı milli hudutları içindedir." Atatürk


    ― "Hayattaki yegane üstünlüğüm, Türk doğmaktır! Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki; sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki cevher-i asli'yi çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin." Büyük Atatürk (Oysa Türkiye'yi, 1938'den bugüne kadar geçen 67 yıllık süreçte kan ve vicdan itibarıyla tek bir Türk yönetmemiştir! )


    ― "Beni olağan üstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşumdaki tek olağan üstünlük Türk olarak dünyaya gelmemdir." Atatürk


    ― "Türk budur: Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir." Atatürk


    ― "Eğer bende bazı fevkaladelikler görüyor, buluyorsanız bunları sadece ve yalnız Türk olmama, Türklüğüme bağlayınız." Atatürk


    ― "Ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke, tarihte Türk’tü bugün de Türk'tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır." Atatürk


    ― "Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel Türkiye'nin istikbaline, kendi benliğine, millî an’anelerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir. " Atatürk


    ― "Türk aydınlarının kendi kendisini bilmemesinden ve başka milletlerde şu veya bu sebeple üstünlük olduğunu sanarak, kendini onlardan aşağı görmesinden doğmaktadır. Bu yanlış görüşe son vermek için Türklüğümüzü bütün asaleti ve tarihi ile tanımak ve tanıtmak şarttır." Atatürk


    ― "Türkiye bir maymun değildir ve hiç bir milleti de taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne de Batılılaşacaktır; o sadece özleşecektir." Atatürk (Ab'ci, ABD’ci Batı özentisi aydınlara(!) duyurulur!)


    ― "Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur." Atatürk


    ― "Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır." Atatürk


    ― "Taş kırılır, Tunç erir, ama Türklük ebedidir" Atatürk


    ― "Türk aleminin en büyük düşmanı komünizmdir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir. " Atatürk


    ― "Milliyetin çok belirgin niteliklerinden biri de dildir. Türk milletindenim diyen insan, her şeyden önce ve kesinlikle Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, toplumuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz." Atatürk (Bölücü etniklerin, anadilde eğitim ve yayın istemlerine çanak tutan sözde Atatürkçüler bu sözü iyi öğrensin!)


    ― "Millet sevgisi kadar büyük sevgi yoktur. Kurtuluş Savaşı'nda benim de milletime ettiğim bir takım hizmetler olmuştur zannederim. Fakat, bunlardan, hiçbirini kendime maletmedim. Yapılanın hepsi milletin eseridir dedim. Aranacak olursa doğrusu da budur. Mazide sayısız medeniyet kurmuş bir ırkın ve milletin çocukları olduğumuzu ispat etmek için, yapmamız lazım gelen şeylerin hepsini yaptığımızı ileri süremeyiz. Bugüne ve yarına bırakılmış daha birçok büyük işlerimiz vardır. İlmi araştırmalar da bunlar arasındadır. Benim arkadaşlarıma tavsiyem şudur: şahsınız için değil fakat mensup olduğumuz millet için elbirliği ile çalışalım. çalışmaların en büyüğü budur." Atatürk


    ― "Asla Şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni özelliği ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doġcaktır." Atatürk


    ― "Yeni Türk yazısı, Türk'ün yaradılıştan gelen zeka ve kabiliyetini geliştirebileceğinden yeni yazımızı tarlalarında çalışan çiftçilerimize, sürüleri başında dağlarda dolasan çobanlarımıza kadar en az bir zamanda yaymaya çalışmak hepimizin vicdan ve milli haysiyet borcudur." Atatürk


    ― "Milletleri yükselten bu hususa bir amil daha ilave edelim; Milletlerin kalbinde intikam hissi olmalı. Bu alelade bir intikam değil, hayatına, istikbaline, refahına düşman olanların zararlarını dermeyi hedef tutan bir intikamdır." Atatürk


    ― "Bütün dünya bilmeli ki; karşımızda böyle bir düşman oldukça onu affetmek elimizden gelmez ve gelmeyecektir. Düşmana merhamet, aciz ve zaaftır; bu insaniyet göstermek değil, insanlık hassasının yok olduğunu ilan eylemektir." Atatürk


    ― "Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir." Atatürk


    ― "Türk Milletinin karakteri yüksektir, Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir." Atatürk


    ― "Şu anda, büyük Türk Milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın, en derin sevinci ve heyecanı içindeyim." Atatürk


    ― "Türk, Türk olduğu için asildir. çoğumuz, büyük babamızın babasını hatırlamayız. Bütün soy gururumuzu, Türk olmanın içinde buluruz." Atatürk


    ― "Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağımdır" Atatürk


    ― " Mensup olduĵm Türk milletinin şan ve şerefi varsa, benim de bir ferdi olmak sıfatıyla şanım ve şerefim vardır." Atatürk


    ― "Türk Milleti yüzyıllardan beri hür ve müstakil yaşamış ve istiklâli yaşamak için şart saymış bir kavmin kahraman evlatlarından ibarettir. Bu millet istiklalsiz yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır. " Atatürk


    Onuncu Yıl Nutku'ndan



    ― "Az zamanda çok büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan, Türkiye Cumhuriyetidir. " Atatürk


    ― "Bundaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkârane yürümesine borçluyuz." Atatürk


    ― "Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu şey, müspet ilimdir." Atatürk


    ― "Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doġacaktır. " Atatürk


    ― "Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağımdır." Atatürk


    ― "Ulusal varlığımıza düşman olanlarla dost olmayalım. Böylelerine karşı?...'Türk'üm ve düşmanım sana, kalsam da bir kişi' diyelim." Atatürk


    ― "Evvela, millete tarihini, asil bir millete mensup bulunduğunu, bütün medeniyetlerin anası olan ileri bir milletin çocukları olduğunu göstermeliyiz. " Atatürk


    ― "TÜRK çetin işler başarmak için yaratılmıştır!" Atatürk


    ― "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki ASİL kanda mevcuttur!" Atatürk


    ― "Bir Türk, cihana bedeldir!" Atatürk


    tüm bunlardan Atatürk'ünTürk milleti ve Türk kültürü hakkındaki düşüncelerini çıkarabilirsiniz..

    özetlemek gerekirse ; Ataürk Türk milletinini karakterine ve boyun eğmez kültürüne inanarak kurtuluş savaşını başlatmıştır. kültürümüzün ATatürk'ün düşünceleri üzerine etkisi cesaretinin ve korkusuzluğunun pekişmesi şeklinde olmuştur..
     

Sayfayı Paylaş