Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

Koşma ve Örnekler

Konusu 'Türkçe & Dilbilgisi & İmla Kuralları' forumundadır ve Suskun tarafından 29 Ekim 2010 başlatılmıştır.

        
  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.344
    Beğenileri:
    146
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Koşma ve Örnekler
    Halk edebiyatımızda doğa, aşk, ölüm, ayrılık, yiğitlik, toplumsal olaylar gibi konuların işlendiği en sık kullanılan şiir türü. Dörder dizelik bendlerden oluşur. Bend sayısı genellikle 3, 5 arasındadır. Hece ölçüsünün 6+5 veya 4+4+3 duraklı 11’li kalıbıyla yazılır. Şair koşmanın son bendinde ismini ya da mahlasını söyler. Koşmalar dile gitirilen duygular ve söylenişlerine göre koçaklama, güzelleme, taşlama, ağıt gibi isimler alır. Karşılıklı konuşma şeklinde yani "dedim" "dedi" diye başlayan dizelerle de söylenebilir. Bu tür koşmalara "mürâcaa" ismi verilir. Bütün kafiyeleri cinaslı olan koşmalara "tecnis" denir.

    KOŞMALAR

    Sazım

    Ben gidersem sazım sen kal dünyada,
    Gizli sırlarımı aşikar etme.
    Lâl olsun dillerin söyleme yâda,
    Garip bülbül gibi ah ü zâr etme.

    Gizli defterimi sana anlattım,
    Çalıştım sesimi sesine kattım,
    Bebe gibi kollarımda yaylattım,
    Hayal-i hatır et, beni unutma.

    Aşık Veysel


    -----------------------------------------

    Evvel sen de yücelerden uçardın
    Şimdi enginlere mi indin gönül
    Derya deniz dağ taş demez aşardın
    Kara menzilin aldın mı gönül

    Yiğitliğim elden gitti yel gibi
    Damağımda tadı kaldı bal gibi
    Hoyrat eli değmiş gonca gül gibi
    Bozulmuş bağlara döndün mü gönül

    Hasta oldun yastığını istersin
    Kadir Mevlâ'm sağlığını göstersin
    Cennet-i Âlâ'dan bir köşk dilersin
    Boynunun farzını aldın mı gönül

    Karacaoğlan der söyle sözünü
    Hakk'a teslim eyle kendi özünü
    Nâs içinde karalama yüzünü
    Yolun doğrusunu buldun mu gönül

    Karacaoğlan

    KOŞMA
    Yiğidin eyisini nerden bileyim
    Yüzü güleç, kendi yaman olmalı
    Kasavet serine çöktüğü zaman
    Gönlünün gâmını alan olmalı

    Benim sözüm yiğit olan yiğide
    Yiğit olan muntazırdır öğüde
    Ben yiğit isterim fırka dağında
    Yiğidin başında duman olmalı

    Yiğit olan yiğit kurt gibi bakar
    Düşmanı görünce ayağa kalkar
    Kapar mızrağını meydana çıkar
    Yiğidin ardında duran olmalı

    Sâfi güzel olan, şol bazı kötü
    Yiğidin densizi ey’olmaz zati
    Gayet durgun ister silahı atı
    Yiğit el çekmeyip viran olmalı

    Karacaoğlan der ki çile çekilmez
    Hozan tarlalara sümbül ekilmez
    Sak yabancı ile başa çıkılmaz
    İçinden sıdk ile yanan olmalı
     

Sayfayı Paylaş