Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

Hızır orucu-Hızır orucu nedir ?

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve Suskun tarafından 14 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.428
    Beğenileri:
    119
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Hızır Orucu Anadolunun çeşitli yerlerinde, bölgelere göre farklı olarak tutulmaktadır. Örneğin Tunceli’de olanlar, ocak ayının son haftası oruç tutmaya başlarlar. Ve üç hafta üst üste üç gün (salı-çarşamba-perşembe günleri) tutarlar. Perşembe günü aynı zamanda Alevilerde kutsal ibadet günü olarak bilinir.
    Perşembe günü oruç açıldıktan sonra eğer, Pir gelmiş ise, aynı gün akşamı evde cem tutulur ve dualar edilir.

    Hz. Ali divanında günlerle ilgili yapılan değerlendirmelerde perşembe günü ibadet günü olarak kabul edilmiş olup şunlar yazılmaktadır:


    Penç-şenbîdir kazâ-yi hâcete
    Kim o günde etti Hak emr-i duâ


    “Perşembe gününde ihtiyaç sahiplerinin isteği yerine getirilir. Duâları işiten Cenâb-ı Hakk o günde arzu ve temennileri kabul ederek cevap verir.’’
    Cuma günü içinde şunlar yazılmaktadır:


    Cum’ ada hoş ola tezvic-i arûs
    Dâhi lezzât-i ricâl ile nisâ’


    Görüldüğü gibi perşembe günü bizzat Hz. Ali tarafından dua ve ibadet edilmesi için kutsal bir gün olarak kabul edilmiştir. Cuma günü ise, düğün ve eğlence günü olarak uygun görülmüştür.

    Hızır orucu; köy köy, aşiret aşiret değişmektedir. Bunun iki ana sebebi bulunmaktadır.

    Birincisi; inanca göre Hızır’ın yaşlı olması nedeniyle yorulmaması içindir. Çünkü Hızır köy köy, ev ev dolaşarak küskünleri barıştırıyor. Zorda kalanların yardımına koşuyor.

    İkincisi; Anadolu’da eskiden dedeler, pirler, rehberler, tüm taliplerini genellikle yürüyerek dolaşmak zorunda kaldıklarından tüm köylere, aşiretlere aynı gün veya hafta (oruç tutulan üç gün) ulaşmaları mümkün olmadığı içindir ki, Hızır Orucu yörelere göre değişmiştir. Çünkü, Hızır hangi köye, hangi eve giderse o köye uğur getirdiğine inanırlar.

    Aleviler, kış günü olmasına rağmen Hızır Gölü’ne giderler. Bozat’ın ak köpükler arasında gölden çıkacağına inanırlar. Hızır Orucu boyunca Aleviler niyaz ve kurban keserek dua ederler. Cemler tutarlar. Hızır Gölü’nden getirilen su, evlere, insanlara, hayvanlara serpilerek uğur ve bereket getirmesi için dua ederler.

    Anadoluda yaşayan Aleviler, sabah güneşi doğar doğmaz yakındaki taşa veya ağaca “Ya Hızır” diyerek niyaz ederler. Bunun anlamı, Hz. Ali şehit edildiğinde güneşe dönerek göğe yükselmiştir. Dersim (Tunceli) bölgesinde Hak-Muhammed-Ali üçlemesi birlikte ifade edilir. Dua edilirken “Hak-Muhammed-Ali yardımcın olsun” derler. Burada Hakk’ın yerini Hızır almaktadır. Yani bir başka deyimle Hızır Tanrı’laştırılmaktadır.

    Hızır Orucu gece yarısından itibaren hiç yememek üzere tutulur ve akşam güneş batıp gün kararmaya başlayıncaya kadar devam eder.

    Hızır Orucu; Diyanet işleri bakanlığı tarafından ön görüldüğü gibi, saat ve dakikalara bağlı olarak tutulmaz.
    Hızır, Aleviler arasında çok özel bir yere sahiptir. Çünkü o, fakirin yanında zalimin karşısındadır. Darda kalanların yanındadır. Ak sakallı, bembeyaz elbiseleriyle Bozat’ına binip diyar diyar dolaşarak insanları koruyan, kollayan, kurtaran ve hoşgörü ile sevgiyi harmanlayan Pir’dir. Bilge, ulu, evliya ve derviş gibi bir değil birden fazla kişiliğiyle insanlara doğru yolu gösteren manevi güçtür.
    Buna göre Hızır orucu üç gün (salı-çarşamba-perşembe) tutulduktan sonra, yani perşembeyi cumaya bağlayan gece evin hatunu (hanımı) tarafından (en yaşlısı-kâmili) genişçe bir tepsi içerisinde dibekte iyice kavrulmuş olan Orta Anadolu’da Köme veya Kömme, Doğu Anadolu’da ise Qawute veya Qawut (Kavut) olarak ifade edilen lokmanın üstü kapatılarak bir odaya konulur. İnanca göre perşembeyi cumaya bağlayan gece Hızır gelerek Qawute’ye bir iz veya işaret koyar. Daha sonra Qawute eğer kesilmişse kurban ile birlikte lokma olarak dağıtılır.
    Hızır kurbanı, sıradan kurbanlar gibi değildir. Kurban edilecek hayvan en az iki üç ay öncesinden belirlenir. Bu süre içerisinde iyi beslenir. Tuzu, suyu ve yemi eksik edilmez. Kurban önce temizlenir. Kurban kesilirken, kanına kimsenin basmamasına dikkat edilir. Akan kan ya bir çukura akıtılır üst kapanır veya suyla kan yıkanarak, kan izi ortada bırakılmaz. Kesilen kurban etinden bir kısmı pişirilerek ev halkına paylaştırılır. Kalan büyük bir kısmıda kapı komşuya dağıtılır. Kurban kemikleri gelişi güzel çöpe atılmaz. Kurban kemikleri açılan bir çukura özenle yerleştirilerek üstü kapatılır. Bu işlemler bittikten sonra hazır bulunanlar bir birlerine niyaz olurlar.
    Hakk’tır Allahım,
    Muhammed mâhım
    Ali’dir Şahım
    Allah eyvallah!


    Olfahr-ün nisâ,
    Hatîce Kübrâ
    Nûr-u Kibriyâ
    Allah eyvallah!


    Sepper-ü Şüpper,
    Abidin server,
    Bâkır-u Ca’fer
    Allah eyvallah!


    Mûsâ-yî Kâzım,
    Rızâ İmâmın,
    Takii’dir dâim
    Allah eyvallah!

    Nakii’dir İman,
    Askerî’dir cân
    Mehdî-i devrân
    Allah eyvallah!


    Çardeh-i ma’sûm,
    Şehîd-i mazlûm,
    Cümlesi ma’lum
    Allah eyvallah!


    Aşka bir cânım,
    Sırr-ı Rahmânım,
    Derde dermânım,
    Allah eyvallah!


    Kanber-ü Selmân,
    Pir Balım Sultan,
    Bunlara İhsan,
    Allah eyvallah!


    Yüzümüz yerde,
    Elimiz erde,
    Huzûr-u pîrde
    Allah eyvallah!


    Münîre kemter
    Sizden ey server
    İstediği Kevser
    Allah eyvallah!


    Münîre Bacı
     

Sayfayı Paylaş