SEN NECİSİN? (Ocumu, bucumu)

DELİBALTA Muharrem

Öyle bir geçer zaman ki!
V.I.P
Aslında konuya nasıl bir giriş yapacağımı, pek de kestiremiyorum!
Neresinden tutarsam, elimde kalıyor...
Biriyle, birileriyle tanışıldığında, ya da bir ortamda bulunulduğunda, kişilerin ilk merak ettiği, necisin? şucumu? bucumu? ( Kendimiz de yapıyorsak, yanlış) Bu tarz söylemler, bakışlar rahatsız edici bir durumdur. Öncelikle, insanız (insan olmalıyız) her bireyin, kendine has yaradılış melekeleri vardır. Büyümüş olduğu (Ülke, Kent, İlçe, Köy, Mahalle, v.s.) sosyal çevre, almış olduğu eğitim, kültür, inanç, şive, dil, fiziksel yapı, örf, adet, vesaire, vesaire, farklı, farklıdır. (Farklılıklar, en büyük zenginliğimiz) Oy verdiği parti, İnancı, tuttuğu takım...
Her şey aynı olacak diye bir kaide mi var? Elbette hayır. ( Sabit kurallar bellidir) Birileriyle, etkileşimde olununca, bir topluluğa kabullendirmek için kendisini, bulunduğu kimlikten farklı lanse etmesi, göstermeye çalışması da nahoş bir durumdur. Neysek oyuz... ( Öyle olunmalı )
Herkes, birbirini olduğu gibi kabullenmeyi, bilmelidir. ( Zararlılar hariç ) Kimse, kimseye, sen ocusun, sen bucusun, tarzında ithamlarda tavır sergilememelidir. Kişinin giyimi, kuşamı, saçı, sakalı yerine, insanlığına bakmak lazım! ( Hoş oda, kişinin bakışına göre değişir, nasıl baktığı ve nasıl anladığına göre) Kimse, kimseye üsten bakmamalı, hakir görmemeli. ( Vatan hainleri, şerefsizler, v.s. hariç )
Hemen yargılamaya geçiyoruz. ( Herkes, olmuş hakim ) O bizden değil, selam verme, selam alma! Ne kadar yanlış. ( Selam ALLAH' ın, selamı ) Elbetteki bahsettiğim bu konu, Ülkemize, Milletimize, Namusumuza yapılan, yapılabilecek hainlikler ile ilgili değildir. O mesele başka ( O durumda, biriz, bir olmalıyız ) Anlatmaya çalıştığım, normal yaşantı içinde, kendi sosyal çevremizde, bu tip ayrımcılık, hoş olmuyor. Yakışmıyor. İlla bir şeyci olmak zorunda mı kişi, kişiler? Aynı şeyleri benimsemek zorunda mı? Tabi ki hayır...
Farklılıklara, saygı göstermiyoruz, gösteremiyoruz. Bir birimize tahammül etmiyoruz, edemiyoruz. Kimse haddini bilmiyor, ( Bilenlere sözümüz yok, asla ) Hep bir üsten bakma, hakir görme, kibir, riya, vesaire...
Ya arkadaş, tüm canlılar, tek tip mi? Değil. Tüm renkler aynı mı? Değil. O halde, ne oluyor, neler oluyor, bize, bizlere? Daha tahammüllü, daha anlayışlı olmak, olabilmek, pek de zor olmasa gerek!
Bir birimizi, önce insan olarak görelim!
Bu, Dünya kimseye, kimselere kalmadı, kalmaz da!
Sana ve bana da kalmaz!
Ben, Dünyalıyım! ya siz?
Geriye, güzel izler bırakmak, bırakabilmek, ümidiyle.

M.D.B.


 
Top