• Merhaba Ziyaretçi.
    "Evden Kareler" konulu fotoğraf yarışması başladı. İlgili konuya  BURADAN  ulaşabilirsiniz. Sizi de bu yarışmada görmek isteriz...

Kelebek

yesim434

Özel Üye
Özel üye
yorgun bir kelebek
düşünde sevi
kısacık ömürde
yaşam ötesi
yaşam
çığlıklarımız ...
ve karanlık
bulutlu bir gece
rüyasında
renkleri ne kadar yeşil
ve gülleri nasıl kan kırmızıdır
bir kelebeğin
zor olan sevmek değil
gülümseyebilmek
göz bebeklerinde
bir aşkı tutup
tutkulu mu, tutuklu mu
bilmeden yaşayabilmek
gözlerim
sıradan bir kelebek rengi
tüm servetim kanatlarım
siyah-beyaz bir dünya
bilmediğim değil
unutmak istediğim
her sorunun
bir üçüncü cevabı yoksa
yaşadığımız yaşam değil
işkence
üç tek'tir cevaplar içinde
ve sen bir tek
bense bir hiç
imkansız ötesi ısrarlar
direnmek gerek kadere
ne yazık ki
gücümüz boyun eğmiş bir dal
direncin de ..
düşlerim, düşlerinin eşi mi
yüreğin, yüreğimin kardeşi mi
ya sen sevdiğim
sen ne kadar benimsin
yüreğin söyleyebilsin
ilk ışıklarında doğan güneşin
prematüre bir bebek çığlığında
güven katili bir korku
neyin çilesi çektiğimiz
sevi güveni yaşatır,
güvense seviyi besler içimizde
bir kelebek kelebeği sever
bülbülün şarkısı bülbüle
sanma güller yetim kalır
gülün sevdası da güle
perdeliyorum öyle mi
yüzümü ellerimle
aynada sevdiğim hayalin
gözlerimin içine bir bak
görmüyorsan
ne diyebilirim
bir sarmaşık ısrarıyla
tutunmak hayata
ve yazık etmemek
bir kelebek ömrünü
kaç gün yaşadık ki
ve kaç gün var, elde daha
yanlış sevdaların değil
yanlış zamanların faturası
gözyaşları, korkular,
güvenmelisin
güvenebilmeli yüreğim

hiçbir sorunun cevabından korkmaz
sevgiye sevdalı bir yürek
yarınları mı tükettik de
şimdi dünün hüzünleri
olmasın
olmalısın .
neden?
kanatlarını delice çırpan
bir kelebeğin yarını yoktur
ve bir kelebek düşünde
ancak bir kelebekle mutludur

gökyüzü ve gökgürültüsü
yeryüzünde deprem
diren haydi
yıkılmamalıyız
ıslandık iliklerimize dek
bu yağmurun adı
gözyaşı ...

sevdiğim
tut ellerimden
bastığım toprak kaymasın
rüya da olsa
yaşamak güzeldir bir şiiri
ya sen,
söyle var mısın?
 

yesim434

Özel Üye
Özel üye
Kelebek II

denizkızı,
deniz adamı ..
yer mi denizkızı
ipeği düşün..
ve ipeksiliğini ellerinin
kaç ipek böceği
ömrü var kozamızda

dokun hayata bir ucundan
yâr, olduğunu bileceksin
varlığını
sevinin ve sevgilinin
yaşamıyorsan, yazamıyorsun ...

avcı, nasıl bir merak bu?
bir günlük ömrü çok mu gördün?
sen sevdin mi hiç avcı?
ağlamak nedir bilir misin?
yüreğine kanar bir kelebeğin içi
damarlarında kanın kurudu mu?
avcı, canı cananı bilir misin?

zor ve dar zamanları ömrün
koşma peşimden
iki kanat çırpınışı daha
gün batımında bekle
söz ölmeye gelirim
bir kez daha
 

yesim434

Özel Üye
Özel üye
bir denizülkede
bir dolunay öyküsünü
kara adamlarının beyaz öykülerinde
birleşsin ellerin
kenetlendik kelepçelerle
bir ucundan sen tut sevinin
bir ucum bahar dalı

bir uçtan bir uca serap
çöller vahaya döndü önce
sonra bir barajın yüksekliğinden
suya kavuştu toprak
ve zelzele
yeşil bir rüya, yeşil çiçek
dalında yeşil yaprak

Bandırma’dan tren gelir
oysa benim
feribota biner gözlerim
bir farenin kuyruğunda biter Egeliliğim
ben Marmaralıyım Marmara, sevgilim
ben bir kürek mahkumuyum
forsa! çek kürekleri

yanık buğday kokusu
yere düşen bi damla kan
gözyaşından kurumuş gözler
bana sevdaları ver artık
ağlamak istemiyor ellerim
ellerim yanıyor şimdi benim
 

yesim434

Özel Üye
Özel üye
her gece özlemin ışığı camımda
ellerimde bir düş hayat bulur
kalem gözyaşımla ıslak
dudaklarından gelen bir rüzgar
kelimelerin sihri can yakar
tesadüflerin kucağında büyüyüp
yanmışım yanacağım kadar..

köleliğini seviyorum ellerimin
o eller ki seni yazar
o eller ki seni dizer
o eller ki seni çizer
seni sevdiğim gibi
ellerimi de seviyorum

hey kelebek!
bitmedi ömrün
hadi yaz ...
 
Top