• Merhaba Ziyaretçi.
    "Siyah Beyaz" konulu fotoğraf yarışması başladı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz. Sizinde bu yarışmaya katılamanızı isteriz.

Günün Şiiri

KaderKatibi

Dürüstlük insanın kartvizitidir, Matbaada basılmaz
Özel üye

testtesttest

Umut

umutlarımız vardı elimizde
hiç farkedemediğimiz
şeffaf ve hep taze umutlarımız...
onlara ulaşmak istediğimizde hep hayat çıkardı arkasından
ama varlardı yine de
içimzde
ruhumuzda hissettiğimiz....
umutlarımız vardı kırlarda koşan çocuklar misali mutlu olmaya dair
soluk alıp verişimiz kadar sıcak
o sıcaktan oluşan ve camlara isimlerimizi yazdığımız buğular kadar saf

geceler geçerdi ıssız yalnızlığımızdan
ruhumuz akardı karanlıklara
ama ufacık da olsa bir ışık vardı tünelin diğer ucunda
ufacık da olsa
hayat vardı yanıbaşımızda

sonra insanlar vardı daha tanımadığımız
hayatlar vardı ışığını almadığımız
en önemlisi arsız mutluluklar vardı kimseye aldırış etmeden yaşayacağımız

hayat soğuk odalarında yaşama savaşı verdiğimiz otel odaları demek değildi
susmak da değildi içimizden geçen çığlıkları bastırarak
sevmek miydi dersen
belki öyleydi kim bilir
belki sevgiydi hayatı hayat yapan
ya da hayattı sevmeye bizi zorlayan

gelecek vardı hep içimzde
onu kaybettiğimizde bile elimizi tutan
bir hasret vardı sevgiye dair
sonra sırlarını anlatabildiğin küçük yaşamlar vardı sen farketmesende çevrende dönen
sen farketmesende içinde umutlar yeşeren
seni sevenler geçerdi gözünün önünden
ya da sevdiklerin kimbilir
kalbin bir yazı bir kışı yaşardı durmadan
ya soğuk ya sıcak
bir gün buz tutardı kristal parçaları içinde parlardı yüreğin
bir gün sıcaktan belki aşktan
defterlere çizilmiş kalplerden daha kırmızı olurdu

yatağına uzandığında düşündün mü hiç
tuzla buz olmuş o eski hayat damlaları
artık yeni yaşamlar keşfetme zamanı
yeniden doğma...
saatin çalıyor artık uyanma vakti
bırak artık o korkunç rüyaları
bırak artık o puslu sabahları

her güne gülerek de merhaba
güneş senin için parlasın
çevrene ışık saçmalısın
güven kendine
yıldızlar ulaşılamadıkları için güzel
sende sadece mutlu olacağın kişinin yıldızı olmalısın...​
 

Gül 34

Özel Üye
Özel üye

testtesttest

SEN VARSIN

Sevdiğim kışlada mevsimler geçer,
Karakışta, sıcak yazda Sen varsın
Her bahar gönlümde çiçekler açar,
Sarılar giyinen güzde Sen varsın

"Kızlar tepesi"nde bayrak açılır,
Eteğine gök kurşunlar saçılır,
Çelik namlulardan hedef seçilir
Arpacıkta, gezde, gözde Sen varsın.

Güneş göçer gider, kararır dağlar,
"Üçgözler" üstünde yıldızlar ağlar,
Bir türkü yolları sılaya bağlar,
Telleri sızılı sazda Sen varsın.

Bir zaman oturur mektup yazarım,
Zarf üstüne gözlerini çizerim,
Zaman olur bölükleri gezerim,
Dost bakışta, güler yüzde Sen varsın.

Akşam üstü tiz borular çalınır,
İçtima yerinde tekmil alınır,
Bir yel eser, dev çınarlar salınır,
Gözlerime dolan tozda Sen varsın...
 

Gül 34

Özel Üye
Özel üye

testtesttest

Aynalar
Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik;
İste yakalandık, kelepçelendik!
Çıktınız umulmaz anda karsıma,
Başımın tokmağı indi başıma.

Suratımda her suç bir ayrı imza,
Benmişim kendime en büyük ceza!
Ey dipsiz berraklık, ulvi mahkeme!
Acı, hapsettiğin sefil gölgeme!

Nur topu günlerin kanına girdim.
Kutsi emaneti yedim, bitirdim.
Doğmaz güneşlere bağlandı vade;
Dişlerinde, köpek nefsin, irade.

Günah, gunah, hasad yerinde demet;
Merhamet, sucumdan aşkın merhamet!
Olur mu, dünyaya indirsem kepenk:
Gözyaşı döksem, Nuh tufanına denk?

Çıkamam, aynalar, aynalar zindan.
Bakamam, aynada, aynada vicdan;
Beni beklemeyin, o bir hevesti;
Gelemem, aynalar yolumu kesti.
 

KaderKatibi

Dürüstlük insanın kartvizitidir, Matbaada basılmaz
Özel üye

testtesttest

Düşün ki

Kulaklarım adını hiç duymamış
Ve hiç tekrar etmemiş, isminin ilk hecesini,
Yalçın kayalarda akislenen seda gibi
Düşün ki,
Düşüncelerimde hiç olmamışsın sen
Uğultusu avuçlarımda kalan rüzgar gibi geçmişsin.
Ay ışığına hasret yakamozlarının vuslatıymış,
Tam yerine ve tan yerine vuran o umutlarının gölgesi...
Düşün ki,
Bir sigara içimlik vakitmişsin,
Ciğerime ecza diye dolan
Ya da uğrak bir, giderlemeyen efkâr kahvehanesi...
Düşün ki,
Bardakta eriyen; ebediyen beklemekmiş, şeker sanılan
Kırık bir sandalyeymiş umutlarımı yasladığım...
Düşün ki,
Bir uçurum dibiymiş, bakışlarındaki o mana
Oyuncaksız kalmasıymış bir çoçuğun
Ya da bir annenin yavrusuna hasreti...
Düşün ki,
Yanık bir Anadolu türküsüymüşsün,
Çeşme başındaki güzel kızlara inat
Ve inat, gurbetin tüm güzelliklerine...
Düşün ki,
Gam yüklü duvarda asi, kırık bir aynaymışsın
Hep yarım, hep eksik, hep mahçup..
Ayna karşısında kırık bir bakış,
Kaybolan diğer yarısındaki tılsım..
Bir yağmur olmuşsun
Ve tanelerin düşermiş pembe düşlerimin düştüğü yere..
Düşün ki, bir orada bir burada
Bir gurbette bir sılada
İsminin yalın, yanlızlığımın çoğul halinde..
Ve arkasına saklanmış binlerce yürek
O binlerce yürekten düşen..Tek bir düş
Ve ılık bir nefesinde üşümüş...
Düşün ki,
Uzak hatıralarım kalmış sende
Tek kişilik bir oyun
Gurbete bir tren bileti
Ya da yarası,
Yarısından büyük olan yırtık bir resim...
Düşün ki,
Hiç olmamış
Hiç çalınmamış bir beste
Hiç tadılmamış bir zehir,
Düşün ki,
Hiç yazılmamış bir şiir...
 

Gül 34

Özel Üye
Özel üye

testtesttest

Artık herşeyim değilsin​


Artık her şeyim değilsin
öfkemsin, yarınsızlığım, ve gelmeyen geleceğim,
artık her şeyim değilsin
kırık camım, dağınık kumum, durmuş zamanımsın artık,
artık her şeyim değilsin
sönmüş mumum, bitmiş sabrım, tamamlanmamış mektubumsun
artık her şeyim değilsin
kırılmış elim, görmeyen gözüm, tutmayan dizimsin
artık her şeyim değilsin
konuşmayan dilimsin, hiç atmayan kalbim, göremediğim rüyalarım
artık her şeyim değilsin
yanımdaki yalnızlığımsın, karşımdaki bensizlik, arkamdaki çaresizlik
artık her şeyim değilsin
yapamadığım işim, evlenemediğim eşim, yüreğimde ağrıyan dişimsin
artık her şeyim değilsin
yalnız yürüdüğüm yolumsun, tutmayan kolum, ağrıyan solumsun
artık her şeyim değilsin
ne sevgilimsin ne kardeşim ne gelecek yaşım
ne derdimsin ne dermanım ne arkadaşım
sensiz gövdeme ağır gelse de bu deli başım
sen artık her şeyim değilsin..
 

yesim434

En güçlü iki savaşçı sabır ve zamandır
V.I.P

testtesttest

Gidiyorum Elveda​


Bir söz duymuştum senden,
“gidiyorum, elveda” gibi bir şeydi
Tam anlamamıştım, nasıl anlardım ki?
Birisine nasıl elveda denirdi, bilmezdim.


Elvedayı zaten bir sözcük olarak değil,
Bir eylem olarak fark ettim.
Bazı kelimelerde olur ya hani
O kelime ancak yaşanınca anlam kazanır,
Onun gibi bir şeydi elveda da.


Şimdi birisi bana soracak olsa
Neymiş bu, nedir şu elveda?
Ne yanıt vereceğimi yine bilmem,
Sen de anlarsın yaşayınca.


Maviler içindeki bir akşam
Demiştin bana bu elvedayı
Ben o gündür sevmem bu kelimeyi
Ediyorum artık ona elveda.
 

KaderKatibi

Dürüstlük insanın kartvizitidir, Matbaada basılmaz
Özel üye

testtesttest

Ey benim mükemmel adamım!
Kumsal ve ovalarda
Kuru ve sıcak rüzgâr nasıl esiyor
Yaz günlerini fark ediyor
Dudakların üzüntüsü, gecelerin hatırası
Senin nutkunun ihtiraslı sesleri,
Derilerde tunçvari yanmışlık
Ve güllerin kokusu -Kafkasya'ya armağan
Doğusu gözlerinin hüznü
Saat saat kumlar hışırdıyor
Ve hayat acı, sert tüfek namlusunda
Nehir zamanı alıp götürüyor...
Özgürlüğe kızgın çağırış
Ateş ve acı sözlerin senin
Ve patlayış: Siyah dalga!
Rüzgârı işittim, getiriyor,
Senin son sözlerini
Özgürlük, güneşe şarkı söylüyor.
Dağ selleri onun türküsünü söyleyip duruyor,
Dualarla çınlıyor doğu.
Halkın nidası: "Allahu Ekber"
Seni çağırıyor: "Dön, Cohar"
Ve ölü, kayaya dayandı,
Rusya! İki kat korkunçsun!
Saygıyla önünde ey Kafkasya,
Saçları ağarmış başımı eğdim.
Savaşın ateşinden kalkıyor,
Sevgili oğulların İçkerya,
Savaş imiş kaderin çizgisi.
Grozni'nin ötesinde -en tehlikeli savaş,
"Zafer" hasretle beklenen çığlık,
Ve dağlar bir an yıldılar...
Billurdan nehirler şakırdıyor,
Yukarıya süzülerek, uçuyor kartallar
Fakat senin sükûnetin koruyor
Çocukluğunun vadisi Yalharoy'u.
Ve sessizce fısıldıyor yüzyıl,
Kabilenin kuleleri yanında
Genç bir yabani gül yetişti...

Caher Dudayev
 

YoRuMSuZ

Biz işimize bakalım...
Postbit rengi (tüm mesajlar)

testtesttest

Bu hem haber, hem bir şiir...

Aşkın Nü Hali, Kırkyama ve Mor Mahzen adında üç şiir kitabı bulunan Deniz İnan’ın, ‘Karşı Evin Annesi’ isimli şiiri Romanya’da düzenlenen Uluslar arası Edebiyat Festivali’nde 2019 Avrupa Şiir Şampiyonası’nın en iyi Türk şiiri olarak seçildi.


Avrupa’da en iyi Türk Şiiri…

Karşı Evin Annesi​

Sen iki ters bir düz kırgınlıklar örerken beş numara şişle
Yumuşacık kakaolu kekler yapardı karşı evin annesi
İmrenirdim
Mutfağındaki eksik malzemeden bihaber
Tepeleme dolu kızgınlıklar yüklerdim dişlerimin arasına
Bilmezdim anne
Karşı evin babasında bitermiş iş
Bunu görmezdim
Hep başın ağrırdı
Başın, hep ağrırdı
Sırf bu yüzden bile bazı zamanlar
Seni sevmezdim
Küçüktüm anne
Bilseydim evinde su faturası ödenmemiş
Çeşmeden akmayan suya
İsyan etmezdim

Sen iki kere ikinin dört ettiğini ekmek hesabından bilirken
Mis kokulu çamaşırlar asardı karşı evin annesi
Özenirdim
Ellerindeki çamaşır suyu kokusundan rahatsız
Çocukça bir küskünlük eklerdim gecelerime
Oysa ellerin ruhuma akarmış saçlarımdan
Ömrümü tararmış titreyen parmakların
Bilmezdim anne
Büyümek denen illet dayanıncaya dek kapıma
Ellerinin ne muhteşem olduğunu bilmezdim
Küçüktüm anne
Yoksa
Gün aşırı patlayan sarı ampulü
Mumla yamayacak yüce gönlünü
Ezecek kadar ezilmezdim

Sen çalı süpürgesiyle süpürürken dış kapının ağzını
Taze boyalı saçlarını savurarak süzülürdü karşı evin annesi
Ayağında yüksek topuklu bir isyan
Düşündüm de şimdi
Ne iğreti dururdu o topukların üstünde dursan
Senin çatlamış ayakların vardı anne
Hacı şakir kokardın en beyazından
İncecik bir yemeniyle gizlerdin
Ölünce her bir teli yılan olacak sandığın sırma saçlarını
Çok yeni anladım anne
Ağaran her saç telinden üstüme düşen payımı
Çocuktum anne
Bir bisikletim olsa bütün mutluluklar benimdi
Babam eve sarhoş gelmiş geç gelmiş
Hepsi sabah sokağa çıktığımda biterdi

Bilmezdim anne
Karşı evden arta kalan çantalar dolusu giysi
Üstümüze cuk otururken
Ruhuna azap olur akarmış
Bilmezdim benim annem gözünün yaşıyla her bayram arifesi
Vitrinlere bakarmış
Sen ilkokul fişlerimi kardeşimle hecelerken
Telefonu keşfetmiş karşı evin annesi
Bilsen ne cahildin ne görgüsüzdün gözümde
Yak deseler yakacağım o dakika dünyayı
Yık deseler
Ne şu eski divan kalacak
Ne çiçekli perdeler
Şimdiki aklımla ah bir sorsalar bana
Desem
O tertemiz günlerim
Hani şimdi neredeler

Ben ay sonunu nasıl getireceğim diye
Hesaplar yaparken bir gün
Oğlum nefes nefese yararak ortalığı girdi içeri
Yumuşacık kakaolu kekler yapmış dedi karşı evin annesi
Çok geç anlıyor insan anne
İlle de kendi annesi
İlle de kendi annesi
 

Gül 34

Özel Üye
Özel üye

testtesttest

Yağmura Tutsak



Bir yıl ve yedi ay olmuş,

Yağmura tutsaklığı unutalı, uzaklaşalı.

Beraat etmemiştim oysaki, suskun bırakmışım.

Zincirler her yağmurda yine yüreğimde.

Yağmur beni yalnız bırakmayalı;

Bir yıl ve yedi ay...

Dile kolay, yani ben ve beni bilen

Bu esarete ortak olan, duyuyor musun?

Dönüş olacak bu sadece,

Şiir falan değil diyeceğim yine,

Değil zaten.

Şair olmadığımı bilirsin, olmayacağımı da.

Yine sen bilirsin bunca zaman, bu sessizliğin nedenini.

Bir yıl ve yedi ay...

Bir daha yazmazsam demiştim, hatırlar mısın?

O zaman ki, yağmursuz kalmıştır bu evren.

Kaç yağmur geçti üzerimizden.

Neler kaybettik, neler kazandık.

Kaç defa üzüldük, kaç defa güldük ve gülümsedik,

Yüreğimizden.

Nice insan eksildi, nice yeni yüzler hayatımızda.

Nice aynı şeyler yine yerinde.

Yani ben, sen ve yağmur.

Saat yine yağmura çeyrek var,

Ve hep aynı değil mi içimizdeki heyecanlar.

Aklar dokunalı çok oluyor saçlarımıza,

Yüreğimizde hep bahar,

Bunca yağmura ve bunca yıl esarete rağmen,

Saat yine yağmura çeyrek var.

Ah sevgi delisi içim,

Alıp başını,

hep,

gidesi gelen,

deli gönlüm,

Hep böyle kal ...



Özlemişim.
 

Gül 34

Özel Üye
Özel üye

testtesttest

GELDİM





Dudağında yangın varmış dediler,

Tâ ezelden yayan koşarak geldim.

Alev yanaklarını sarmış dediler,

Sevda seli oldum, taşarak geldim.



Kapılmışım aşk uğruna bir kere,

Katlanırım her cefâya ve cevre,

Uğraya uğraya devirden devre,

Bütün kâinatı, aşarak geldim.



Yapmak, yıkmak senin bu gamlı ömrü,

Ben gönlümü sana verdim götürü.

Sana meftûn olduğumdan ötürü,

Sarhoş oldum Neyzen, coşarak geldim





NEYZEN TEVFİK
 
Top