Anne Kalbi

Çirkin Kral

Forum Tutkunu
Delikanlı, katı yürekli bir kızı sevmiş ve onunla evlenmek istemişti. Ancak kız, korkunç bir şart ileri sürerek:

- Senin sevgini ölçmek istiyorum, dedi. Bunun için de köpeğime yedirmek üzere bana annenin kalbini getireceksin.

Delikanlı, tüyler ürperten bu teklif karşısında ne yapacağını şaşırmış ve uzun bir tereddütten sonra hislerine mağlup olup annesini öldürmeye karar vermişti. Annesi, belki de durumu farkettiği icin oğluna fazla direnmedi. Ve cocuk, annesini öldürerek kalbini bir mendile koydu.

Delikanlı , kızın isteğini yerine getirmiş olmanın heyecanıyla yolda koşarken, ayağı bir taşa takıldı. Kendisi bir tarafa, mendil icindeki kalp bir tarafa fırladı. Canının acısından, ağzından ister istemez "Ah anacığım!" sözleri döküldüğünde annesinin tozlara bulanan ve hala soğumamış olan kalbinden bir ses yükseldi:


- Canım yavrum, bir yerin acıdı mı?
 

yesim434

Hırçın Karadeniz Kızı Biricik Yeşim
V.I.P
Yıllardır sağda solda anlatılan bir Fransız öyküsüdür bu...

Frederic Ballemun, altın saçlı Julia Rousseau'ya ilk gördüğü gün aşık olmuştu.

Julia'nın yemyeşil gözleri, okşayıcı

bir altın suyu gibi omuzlarına dökülen sarı saçları vardı.

Kalın etli dudakları ve o gül endamı bu güzelliklerin tamamlayıcısıydı.

Ve mahallenin yakışıklı delikanlılarından Frederic de, Julia aşıklarının en önde geleniydi.

Hayatında hızlıydı, aşkında da da öyle...

"Julia" diyor başka bir şey demiyordu.

Frederic'in bütün kurları sonuçsuz kaldı.

Julia "Benim dünyam başka..." diyor ve bütün aşkla gönül kapılarıını kapatıyordu.

Bu altın saçlı, yemyeşil gözlü güzel Julia, peşinden düşmeyen Frederic'in asılmalarından bizar olduğu günlerin birinde, yine karşısına çıkan bu sevdalı delikanlıyı köşeye çekti ve bir öneride bulundu.

Genç kızın niyeti, bu çılgın aşığı sindirmeye yönelikti.

"Sen anneni sever misin?" dedi Frederic'e...

Delikanlının cevabı:

"Elbette" oldu.
"Beni sevdiğini biliyorum. Ne istesem yerine getirir misin?"
"Başımın üstüne, her isteğin benim için kutsal bir emirdir."
"İsteğimi yerine getir, senin olurum..."
Fırsat ve vuslat ayağına gelmişti delikanlının...
Julia sakin bir hava içinde teklifini açtı:
"Anneni öldür, kalbini sök ve bana getir...."
Bu çılgın bir istekti.
Normal şartlar altında, karşılanması da mümkün değildi.
Ne var ki, aşktı bu. Aşk!...
Frederic gecenin bir vaktinde evde kavga çıkardı. Annesinin üzerine yürüdü, karşılık bulunca "anneye ölüm" yollarını açtı.
Elini kana buladı...
Ana kalbini de söktü ve Juliası'na doğru yollara düştü.
Julia artık kendisine "Hayır" diyemiyecekti. Bütün yollar tıkanmıştı.
Heyecanla Julia'nın evine koşuyordu

ki, ayakları taşa çarptı ve yere düştü.

Başını da kaldırıma vurmuştu.

Elindeki kalp de taşlar arasında kaymıştı.

Her tarafı kan revan içindeydi delikanlımızın...

İşte o taşlar arasında sıkışan kalpten annesinin sesi yükseldi:

"Bir yerin acıdı mı evladım..."
 
Top