Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

Platolar

Konusu 'Coğrafya' forumundadır ve ~meLek~ tarafından 13 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. ~meLek~

    ~meLek~ GalataSaray'ım Özel üye

    Katılım:
    15 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    3.068
    Beğenileri:
    161
    Ödül Puanları:
    3.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci (:
    Yer:
    Napcan geLcenmi ki?
    Platolar
    Ülkemizin Kuzey ve Güneyinde yer alan dağların ortasında kalan kesimi genelde
    ortalama yükseltisi 1000 m.'yi bulan plato görünümündedir. Plato alanları ülkemizde
    geniş sahalar kaplar, hemen her coğrafi bölgemizde farklı şekillerde teşekkül etmiş
    platolar ile karşılaşılır. III. zaman yerkürenin pek çok yerinde ülkemizde de olduğu
    gibi bir sükun devresidir. Bu dönemde dış faktörlerin etkisiyle reliyef aşınarak
    büyük ölçüde düzleşmiş ve alçalmıştır. Neojen sonundan itibaren IV. zamanda başlayan
    iç kuvvetlerin hareketleri ile ise bu defa Anadolu bloğunda yükselme başlamıştır.
    İşte bu dönemde ortaya çıkan düzlük alanlar genelde ülkemizdeki plato sahalarını
    oluşturmuştur.Ülkemizde platoları genel olarak dört tip halinde ele alabiliriz. Bunlar peneplen platoları,Karstik platolar, Lav platoları, Hafif yarılmış aşınım platolarıdır.

    Peneplen Platoları
    Bu platolar eski kütlelerin aşınım yüzeylerinden oluşurlar. Bu platoların yüzeylerindeki
    eski kütlelere ait kayaçlar ile tortul kütleleri birlikte görürüz. Bu sahalar genelde
    Post Neojende dış etmenler neticesinde oluşumlarını tamamlamış şekillerdir.
    Bu bakımdan peneplen platoları ülkemizde kimi yerde alçak kimi yerde yüksek sahalar
    olarak karşımıza çıkarlar. Ülkemizde tipik peneplen platoları olarak KocaeliÇatalca,
    Menteşe-Uzunyayla, Kula, Denizli, Safranbolu platolarını sayabiliriz.

    Karstik Platolar
    Ülkemizde bu tip platoların tipik örneği Toros Dağlarının orta kesiminde yer alan
    Taşeli Platosudur. Taşeli platosu genelde II. zamana ait Kretase kalkerleri ile Neojen
    dolgu maddelerinden meydana gelmiştir. Burası deniz seviyesinden 1500-1750 m.
    yükseltidedir. Plato yüzeyi Ermenek, Dim, Gökdere, Tatlısu-Alamos vadilerin yukarı
    çığırları tarafından parçalanması yanında kalkerlerin erimesi sonucu ortaya çıkan
    dolin ve uvalalar ile çok parçalı bir görüntü kazanmıştır. Ancak bazı yerlerde
    çukurluklar içerisindeki düzlüklerin boyları 3-4 km.'yi bulabilir.

    Lav Platoları
    Ülkemiz yerkabuğu hareketlerinin en fazla görüldüğü sahalardan biri üzerinde bulunur.
    III. zaman ve IV. zamanda şiddetli bir volkanizmaya sahne olmuştur. Bu bakımdan
    genç volkanlar yanında lavların yığılma alanları da ülkemizde çok yaygındır.
    Ülkemizde volkanik platoların en fazla geliştiği bölge volkanizmanın en çok görüldüğü
    Doğu Anadolu Bölgesidir. Bu bölgemizde Nemrut, Süphan, Tendürek, Büyük
    ve Küçük Ağrı'nın çıkardığı lavlar geniş sahalara yayılmış ve plato düzlükleri
    meydana getirmiştir. Erzurum, Kars ve Iğdır'ı içine alan saha tamamen bir lav platosu
    alanıdır. Gene bu bölgemizdeki Bingöl platosu Güneydoğu Anadolu'daki Karacadağ
    platosu, İç Anadolu'daki Niğde, Kayseri, Nevşehir arasında kalan saha Türkiye'deki
    lav platolarına örnek alanlardır.

    Hafif Yarılmış Aşınım Platoları
    Ülkemizdeki Neojen arazileri Post-Neojende yükselmeye maruz kalmış ve daha
    sonra dış kuvvetlerin etkisi ile aşınıp düzleşmiştir. Bu şekilde ortaya çıkan düzlükler
    genelde hafif yarılmış aşınım platoları olarak anılır ve çoğu kez eski göl ve deniz
    tabanlarında biriken tortullardan meydana gelirler. Hafif yarılmış olan bu platolar
    yoğun olarak İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde çoğunlukla görülürler.
    Urfa-Viranşehir, Hilvan, Haymana-Cihanbeyli, Yukarı Sakarya platoları bu
    tipe örnek verilebilirler.
     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş