Mihrimah Ve Rüstem Paşa Evliliği

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 20 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO

    ZeyNoO ٠•●♥ YumuşacıK YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Top Poster Of Month

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    56.952
    Beğenileri:
    2.369
    Ödül Puanları:
    10.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Mihrimah Ve Rüstem Paşa Evliliği


    Mihrimah Kimdir?
    Rüstem Paşa Kimdir?
    Mihrimah Sultanın Eşi Kimdir?
    Rüstem Paşa ve Mihrimah Sultan


    Ve yıllar geçiyor. Hürrem’in Kanuni ile olan evliliğinden bir kızı oluyor: “Mihri mah” adı veriliyor. “Ay parçası” anlamına da geliyor, Mihrimah… Hürrem Sultan , gönlünün efendisi, gözleri iki çeşme yoluna baş koyduğu efendisi Süleyman ile yaşadığı aşk ile geçen yılları sonucu koskoca cihan hükümdarına “Aşk mektupları” yazdıracak kadar da cilveli işveli bir hatun. Hürrem’in kızı mihrimah 17 yaşına geldiğinde 1537 yılı içinde evlenmek üzere arayışlar başladı. Makam ve mevkii yerinde olan, herkesin hayran kaldığı, kudretli ve de zengin birisi ile evlendirilmesi lazım Mihrimah…Böyle düşünmüştü Hürrem Sultan. Ve de bu iş için Rüstem Paşa’yı uygun bulmuştu. Tanışmalar görüşmeler ve konuşmalardan sonra Mihrimah ile Rüstem’in evliliği “Allahın emri, peygamberin de kavli ile” sonuca vardı.

    Yalnız halkın dilinde bir söylenti vardı: Rüstem Paşa’nın dürüst birisi olmadığına inananlar, onun hasta olduğunu ileri sürüyorlardı. Rüstem Paşa’da Diyarbakır Valisi ve de kumandanı idi. Bu işin aslını öğrenmek üzere Diyarbakır’a müfettişler gitti. Gizlice Rüstem’in yatağı araştırıldı. Yorganında bir “bit lekesi” bulundu. Ve de İstanbul’a “Marazı(hastalığı) yoktur amma yorganında “kehle” (Bit) izleri vardır” sözleri yazıldı, rapora… Ve sonrasında İstanbul’da görkemli bir tören ile Rüstem Paşa ile Mihrimah Sultan evlendi. Bundan sonrası Rüstem Paşa’nın “Devletlu” olması lazımdı. Öyle de oldu yani “Devlet kadar güçlü”olacaktı. Ama nasıl! 1544 yılında Osmanlı Sadrazamlığı görevinde bulunan Hadım Süleyman Paşa görevinden alındı. O’nun yerine II.Vezir Özdemir Paşa veya III.Vezir Hüsrev Paşa’dan birisinin geçmesi gerekecekti. Bu sırada Hürrem Sultan’ın istekleri/entrikaları gündeme geldi. Her iki vezir Özdemir Paşa ile Hüsrev Paşa laf getirip götürmeler sonucu birbirine düştü. Vezirler arası kavga çatışmaya dönüştü. Ve Hürrem’in isteği ve de Kanuni’nin kabul etmesi üzerine Rüstem Paşa’nın istikbali birdenbire parladı Sadrazam oluverdi. O’nun bu durumuna bakanlar “Kehle-i İkbal” sözünü kullandılar yani “bir bit parçasının istikbalini yücelttiği insan” anlamına geliyordu. Rüstem Paşa, resmen Osmanlı Devleti’nin kaderinde söz sahibi olan en yüksek mevkide bir insandı. Ama ipler perde arkasında kayınvalidesi Hürrem Sultan’ın elinde idi. Ve de Hürrem Sultan, Osmanlı tahtına kendi öz oğlu Selim’in geçmesini arzu ediyordu. Elinde fırsat iken de e Kanuni’nin en büyük oğlu Mustafa’nın başının “yenmesinin” gerektiği görüşündeydi.

Sayfayı Paylaş