Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

Mani (Anonim Halk Edebiyatı Nazım [Şiir] Biçimi)

Konusu 'Edebiyat / Kitap' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 26 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    57.558
    Beğenileri:
    2.896
    Ödül Puanları:
    10.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Edebiyat Dilinde Mani:
    Başta aşk olmak üzere hemen her konuda yazılabilen bir halk edebiyatı nazım türüdür. Çoğunlukla 7 heceli dört dizelik bir bendden meydana gelir.Dizeleri 4-5-8-10-14 heceli kalıplarla söylenmiş maniler de vardır. Birinci, ikinci dördüncü dizeler birbirleriyle kafiyeli, üçüncü dize serbesttir. Yani kafiye dizilişi aaxa'dır. aaaxa düzeninde maniler de var. İlk iki dize hazırlık dizeleridir. Son iki dize ile anlam bağlantısı yoktur. Asıl anlatılmak istenen son iki dizede verilir. Bir çok mani çeşidi vardır. En çok kullanılanlar düz ya da tam mani, kesik mani, cinaslı mani, yedekli mani, artık mani'dir.

    Düz Mani: Yedişer heceli dört dizeden oluşur. Kafiyeleri çokluk cinassızdır.

    Kesik mani: Birinci dizesi 7 heceden az, anlamlı ya da anlamsız bir sözcük grubu olan maniler. Bu kesik dize sadece kafiyeyi hazırlar. Eğer meydan ve kahvehanelerde söylenen ve ilk dizeleri "aman aman" ünlemi ile doldurulan manilerse bunlara İstanbul manileri denir.


    Örnek Kesik Maniler:

    -Karaca
    Aldım aşkın tüfeğin
    Vurdum bir kaç karaca
    Dünyada bir yâr sevdim
    Kaşı gözü karaca

    -Dağ bana
    Bahçe sana bağ bana
    Değme zincir kâr etmez
    Zülfin teli bağ bana

    -Ayağı
    Kuşlardan bir kuş gördüm
    Var başında ayağı
    Üstad manici isen
    Aç maniden ayağı

    Cinaslı mani: Kesik manilerde eğer kafiye cinaslı ise bunlara cinaslı mani denir.

    Yedekli (artık) mani: Düz maninin sonuna aynı kafiyede iki dize daha eklenerek söylenen maniler. Cinaslı kafiye kullanılmaz, birinci dizeleri anlamlıdır. Yedekli maniye artık mani de denir.


    Örnek Yedekli Maniler:

    -Ağlarım çağlar gibi
    Derdim var dağlar gibi
    Ciğerden yaralıyım
    Gülerim çağlar gibi
    Her gelen bir gül ister
    Sahipsiz bağlar gibi

    -Ne viran çeşme imiş
    Su içecek tası yok
    Yıkıldı viran gönlüm
    Yapacak ustası yok
    Şu vefasız dünyanın
    Ucu var ortası yok

    Deyiş: İki kişinin karşılıklı söylediği manilerdir. Soru yanıt şeklinde düzenlenir. Bir başka kişinin ağzındanmış gibi aktarıldığı şekilleri de vardır.

    Örnek Deyişler:
    Adilem sen naçarsın
    İnci mercan saçarsın
    Dünya deniz olanda
    Gönlüm nere kaçarsın

    Ağam derim naçarım
    İnci mercan saçarım
    Dünya deniz olunca
    Ben kuş olup kaçarım

    Adilem sen naçarsın
    La’l ü gevher saçarsın
    Ben bir şahin olunca
    Yavrum nere kaçarsın

    Ağam derim naçarım
    La’l ü gevher saçarım
    Sen bir şahin olunca
    Ben yerlere kaçarım

    Adilem sen naçarsın
    La’lü gevher saçarsın
    Ben azrail olunca
    Kuzum nere kaçarsın

    Ağam derim naçarım
    La’l ü gevher saçarım
    Sen azrail olunca
    Ben cennete kaçarım
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.428
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Mani Nedir?
    Mani, başta aşk olmak üzere hemen her konuda yazılabilen bir halk edebiyatı nazım türüdür. Çoğunlukla 7 heceli dört dizelik bir bendden meydana gelir. Ama dizeleri 4-5-8-10-14 heceli kalıplarla söylenmiş maniler de vardır. Birinci, ikinci dördüncü dizeler birbirleriyle kafiyeli, üçüncü dize serbesttir. Yani kafiye dizilişi aaxadır. Aaaxa düzeninde maniler de var. İlk iki dize hazırlık dizeleridir. Son iki dize ile anlam bağlantısı yoktur. Asıl anlatılmak istenen son iki dizede verilir. Maniler çok çeşitlidir. En çok kullanılanlar düz ya da tam mani, kesik mani, cinaslı mani, yedekli mani, artık mani’dir.


    Mani Özellikleri
    1- Sözlü edebiyat ürünlerindendir.
    2- Genellikle bir dörtlükten oluşur. Ama mısra sayıları 5678 hatta 14 olan maniler de vardır.
    3- Kafiye düzeni aaxa şeklindedir.
    4- Anonim halk edebiyatının en yaygın şeklidir. Özellikle yüzük oyunları ve mangal sohbetlerinde söylenirler.
    5- Mani'nin birinci ve ikinci mısraları konuya giriş için hazırlık mısralarıdır. Asıl söylenilmek istenen 3. ve 4. mısralarda söylenir. 1. ve 2. mısralar tamamen de konu dışı değildir.
    6- Mani'nin birinci ve ikinci mısraları konuya giriş için hazırlık mısralarıdır. Asıl söylenilmek istenen 3. ve 4. mısralarda söylenir. 1. ve 2. mısralar tamamen de konu dışı değildir.
    7- Üçüncü mısranın serbest oluşu söyleme kolaylığı sağlar.
    8- Anlam bakımından bir bütünlük gösteren maninin başlıca karakteri kendi kendine yetmesidir.
    9- Manilerde konu sınırı yoktur. Genelde aşk toplum olayları ölüm iyilikler hasret evlat sevgisi vb. konuları işlenir. Not: Divan Edebiyatındaki tuyuğun karşılığıdır.



    Mani çeşitleri
    Maniler çok çeşitlidir. En çok kullanılanlar düz ya da tam mani, kesik mani, cinaslı mani, yedekli mani, artık mani’dir.

    1- Düz mani
    Yedişer heceli dört dizeden oluşur. Kafiyeleri çokluk cinassızdır.

    2- Kesik mani
    Birinci dizesi 7 heceden az anlamlı ya da anlamsız bir sözcük grubu olan maniler. Bu kesik dize sadece kafiyeyi hazırlar. Eğer meydan ve kahvehanelerde söylenen ve ilk dizeleri “aman aman” ünlemi ile doldurulan manilerse bunlara İstanbul maniLeri denir.

    3- Cinaslı mani
    Kesik manilerde eğer kafiye cinaslı ise bunlara cinaslı mani denir.

    4- Yedekli mani

    Düz mani'nin sonuna aynı kafiyede iki dize daha eklenerek söylenen maniler. Cinaslı kafiye kullanılmaz birinci dizeleri anlamlıdır. Yedekli maniye artık mani de denir.
    Manilerin Edebiyatımızdaki Yeri
    Maniler, Anonim Halk Edebiyatı’nın en tanınmış folklorik ürünlerinden birisidir. Kafiye sırasına göre dağılımı (aaba) bakımından halk şiirleri içinde görülmeyen tek türdür.

    Maniler her türlü hayati olayları (Aşk, gurbet, hasret, kıskançlık, kırgınlık ve tabiat vb.) işleyen bir türdür. Mani, halk şiirinin nazım şekli bakımından en küçük olanıdır. Maniler, Halk edebiyatının bilinmeyen şairleri tarafından söylenmiş, halka mal olmuş kıymetli gönül yadigarlarıdır.Türk insanının mani söyleme geleneği, terkedilmeyen bir gelenektir. Evlerde, toplantılarda, köylerde karşılıklı mani söyleme yarışları yapılır ve böylece hayatlarını renklendirmeyi başarırlar. Türk insanının bu geniş tabaksının, duygularını manilerle dile getirmesi, çeşitli gönül ürperişlerinin böyle kısa öz ve kesin ifadeyle dile getirilişi; onun sevgi, aşk gibi konulardaki hassasiyetini ve fıtri zekasının işlekliğini gösterir.


    Mani Örnekleri


    Kesik Mani Örnekleri
    Karaca
    Aldım aşkın tüfeğin
    Vurdum bir kaç karaca
    Dünyada bir yâr sevdim
    Kaşı gözü karaca

    Dağ bana
    Bahçe sana bağ bana
    Değme zincir kâr etmez
    Zülfin teli bağ bana

    Ayağı
    Kuşlardan bir kuş gördüm
    Var başında ayağı
    Üstad manici isen
    Aç maniden ayağı
    Yedekli Mani Örneği
    Ağlarım çağlar gibi
    Derdim var dağlar gibi
    Ciğerden yaralıyım
    Gülerim çağlar gibi
    Her gelen bir gül ister
    Sahipsiz bağlar gibi

    Ne viran çeşme imiş
    Su içecek tası yok
    Yıkıldı viran gönlüm
    Yapacak ustası yok
    Şu vefasız dünyanın
    Ucu var ortası yok
    Deyiş Mani Örneği
    Adilem sen naçarsın
    İnci mercan saçarsın
    Dünya deniz olanda
    Gönlüm nere kaçarsın

    Ağam derim naçarım
    İnci mercan saçarım
    Dünya deniz olunca
    Ben kuş olup kaçarım



    Adilem sen naçarsın
    La'l ü gevher saçarsın
    Ben bir şahin olunca
    Yavrum nere kaçarsın

    Ağam derim naçarım
    La'l ü gevher saçarım
    Sen bir şahin olunca
    Ben yerlere kaçarım



    Adilem sen naçarsın
    La'lü gevher saçarsın
    Ben azrail olunca
    Kuzum nere kaçarsın

    Ağam derim naçarım
    La'l ü gevher saçarım
    Sen azrail olunca
    Ben cennete kaçarım
    Düz Mani Örneği
    Bostanlarda fasulye
    Anam gitti gezmeye
    Ben anamdan örendim
    İnce boncuk çizmeye

    Koyunum var karaman
    Gaybolursa araman
    Ben bir reçber kızıyım
    Şehirliye yaraman

    Dere boyu gidelim
    Koyun kuzu güdelim
    Sennen beni görmüşler
    İnkâr bayrım edelim

    Ak koyun kuzusuna
    Gün tutmuş postusuna
    Ne desen de ağlasam
    Arnımın yazısına

    Tren gelir öterek
    Kömürünü dökerek
    Ben anamdan ayrıldım
    Gözüm yaşım dökerek

    Tut yedim duttu beni
    Yârim unuttu beni
    Yarı yola varmadan
    Hıçkırık tuttu beni

    Ak tavuk aldın mı?
    Kümese koymadın mı?
    Kör olası gaynana
    Sen gelin olmadın mı?

    Kapelesi ketenden
    Yârim indi trenden
    Boynuna sarılayım
    Gülünü incelmeden

    Kayalar yarılmasın
    Yar bana darılmasın
    Yar bana darılıp da
    Ellere sarılması

    Çaya inesim geldi
    Şeker yiyesim geldi
    Ala gözlü ablamı
    Gene göresim geldi

    Su içtim kana kana,
    Sular akar yana yana,
    Yüzün bir gün görmedim,
    Bilmem gidem ne yana.

    Merdiven indirdiler,
    Atlara bindirdiler,
    Kızım seni kahır eline gönderdiler,
    Ağlar silinir silinir ağlar.

    Gelin geldi evimize,
    Şenlik kurdu köyümüze,
    Hoş geldin allı gelin,
    Sefa geldin pullu gelin.

    Baban carsıya vardı mı?
    Alını yeşilini aldı mı?
    Suda kızıma dedi mi?
    Haydı kızım kutlu olsun.

    Haydı kızım kınan kutlu olsun,
    Burada dilin tatlı olsun.
    Çağırın gelin kızın anasını
    Kızı gelin oldu görsün.

    Allah muradını verdi bugün,
    Anasını kızsız koyan
    Evlerini ıssız koyan,
    Testisini susuz koyan.

    Kahve doktum kuruna,
    El vurmayın durula,
    Yârime yar diyeni,
    Sol göğsünden vurula.

    Bayburt’a giden yollar
    Uzadıkça uzarlar,
    Geçme bizim kapıdan
    Eller bana kızarlar.

    Maşrapanın kalayı,
    Kızlar çeker halayı,
    Allah için söyleyin,
    Var mı askın kolayı.

    Suya bulgur ezerim,
    Hem ezer hem süzerim,
    Ben yarımın derdinden
    Deli olmuş gezerim.

    Hey hızara hızara
    Dalda elma gızara
    Beni sana vermizler
    Başka yerden giz ara

    Gayadan öküz bakar
    Öküzün arnı sakar
    Delikanlı dururken
    Sakallıya kim bakar

    Mendil aldım onbeşe
    Onu serdim güneşe
    Gitti yârim gelmedi
    Beni aldı telaşe

    Dağdan kestim kereste
    Kuş besledim kafeste
    Yârin hasta dediler
    Yetiştim son nefeste

    Karşıda ala inek
    Tüyleri benek benek
    Hiç boğazımdan geçmiyor
    Yarsız yediğim yemek

    Kuş kafese girmiyor
    Buna aklım ermiyor
    Hiç boşuna ah çekme
    Annem beni vermiyor

    Evleri sarı boya
    Gel yarim doya doya
    İç vereme tutuldum
    Gamıma koya koya

    Armut dalda bir iki
    Saydım baktım on iki
    On ikinin içinde
    Gök yazmalı benimki

    İnce yazma düreyim
    Aç koynunu gireyim
    Uyan uyan sar beni
    Yar olduğunu bileyim

    Tavanlarda tencere
    El vurmadım incire
    Gavur babam duymasın
    Çeker beni zencire
     

Sayfayı Paylaş