Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

Kuşların Yaşam Döngüsü

Konusu 'Hayvanlar' forumundadır ve Suskun tarafından 23 Kasım 2009 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.373
    Beğenileri:
    126
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye

    Kuşlarda Yaşam Döngüsü


    Kuşyılankertenkele ve timsah gibi hayvanlar yumurtayla ürer. Bu canlıların yavruları yumurta içerisinde gelişerek dünyaya gelir. Çevremizde gördüğümüz pek çok hayvan ise yavrularını doğurarak ürer. Yavrular anne karnında gelişimlerini tamamladıktan sonra dünyaya gelir. Koyunkaplanaslanatkedi ve köpek gibi hayvanlar yavrularını doğurarak ürer.

    Bir annenin bebeğini doğurduktan sonra onunla ne kadar yakından ilgilendiğinibebeği büyüyene kadar onun tüm bakımını üstlendiğini biliriz. Her canlı annemizin bize gösterdiği şefkatli bakımı göstermez. Tüm canlılar büyüyene kadar yavrularına bakmazlar. Yavru kuşlar belli bir zamana kadar anneleri tarafından korunur ve bakılırlar. Fakat belli bir zamandan sonra yavru kuşlar hayatlarını yalnız devam ettirirler.

    Gelişim dönemlerinde yavrular büyüyerek yetişkin bireyler haline gelir. Yeni doğmuş bir kedi yavrusunu gördüğümüzde onun büyüdüğünde nasıl görüneceğini rahatlıkla tahmin ederiz. Ancak bazı hayvanlar gelişim dönemlerinde görünüşlerini tamamen değiştirirler.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.373
    Beğenileri:
    126
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Yaşamsal döngü; herhangi bir varlığın yumurtadan ölünceye kadarki geçen sürecine verilen addır.

    Kuşun Gelişim Süreci
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Kuşlar yılan,kertenkele ve timsah gibi hayvanlar yumurtayla ürer. Bu canlıların yavruları yumurta içerisinde gelişerek dünyaya gelir. Çevremizde gördüğümüz bir çok hayvan ise yavrularını doğurarak ürer. Yavrular anne karnında gelişimlerini tamamladıktan sonra dünyaya gelir. Koyun,kaplan,aslan,at,kedi ve köpek gibi hayvanlar yavrularını doğurarak ürer.

    Bir annenin bebeğini doğurduktan sonra onunla ne kadar yakından ilgilendiğini,bebeği büyüyene kadar onun tüm bakımını üstlendiğini biliriz. Her canlı annemizin bize gösterdiği şefkatli bakımı göstermez. Tüm canlılar büyüyene kadar yavrularına bakmazlar. Yavru kuşlar belli bir zamana kadar anneleri tarafından korunur ve bakılırlar. Fakat belli bir zamandan sonra yavru kuşlar hayatlarını yalnız devam ettirirler.

    Gelişim dönemlerinde yavrular büyüyerek yetişkin bireyler haline gelir. Yeni doğmuş bir kedi yavrusunu gördüğümüzde onun büyüdüğünde nasıl görüneceğini rahatlıkla tahmin ederiz. Ancak bazı hayvanlar gelişim dönemlerinde görünüşlerini tamamen değiştirirler.

    Kuşların Temel Özellikleri
    Kuş tüyü, birbirinin içine girmiş küçük parçalardan oluşan karmaşık bir yapıya sahiptir. Tüylerin sağlıklı olması, kuşun bunları gagasıyla düzenli olarak taramasına bağlıdır.
    Canlılar dünyasında sadece kuşların tüyü vardır. En dıştaki tüyler uçmaya yarar ve gövdenin ıslanmasına engel olur. Daha içtekiler ise vücudu sıcak tutar.
    Kuşların uçarken gösterdikleri çeviklik ve hız, kanat biçimlerine göre değişir. Hızlı uçuşlar için uzun ve sivri kanatlar gerekirken havada uzun süre kalabilmek için geniş olanlar yararlıdır.
    Kuşlar çiftleşmeden önce birbirlerine kur yaparlar. Leyleklerin gagalarını takırdatmaları buna güzel bir örnektir.
    Yeni doğan yavrular genellikle çıplak ve tüysüzdür. Tüyler çıkıp da uçma öğrenilene kadar ana ve babalar yavruları yuvada besler.
    Bazı kuşların yuvaları karmaşık bir yapı özelliği gösterirken, kimi kuşlar hiç yuva yapmaz. bazı sukuşları yumurtalarını kumsallardaki çakılların üzerine bırakır. Dişi, tüm yumurtalarını yumurtlayınca, üzerlerine oturarak kuluçkaya yatar; böylece yumurtaları sıcak kalır ve civcivleri gelişebilir.

    Kuşların Çevreye Uyumu
    Bütün Kuşlar en iyi yararlanabilecekleri şekilde çevreleirne uyum gösterirler. Özellikle gaga ve pençeleri bu uyumun iyi birer göstergesidir.
    Sağanlar zamanlarının çoğunu havada geçirirler. Uzun kanatları ve kısa bacakları vardır. Küçük, kısa gagalarıyla uçan böcekleri yakalarlar.
    Ağaçkakanlar ağaçlardaki böcekleri bulmak için kuvvetli gagalarını keski gibi kullanırlar. Önce iki, arkada iki parmak olacak şekilde gelişen pençeleri de ağaç gövdelerine tutunmalarına yarar.
    Florya'nın tohum yemeye uygun gagası kısa ve kalındır. bütün öteki tüneyen kuşlar gibi ayakları konduğu dalı kendiliğinden sıkıca kavrar, böylece rüzgarda ya da uyurken aşağıya düşmez.
    Ördekler perdeli ayaklarıyla yüzer ve beslenmek için dalarlar. Çulluklar ise ince gagalarını çamurlara daldırıp besin ararlar.
    Yırtıcı kuşların pençelerinde, avlarını yakalayıp taşıyabilecekleri kanca gibi tırnaklar vardır. Gagaları da etleri koparabilecek kadar güçlüdür.

    Kuşların Göçü
    Bazı kuşlar sonbaharda, çevre koşullarının mevsimlik değişimleirne uyum sağlamak için daha bol besin bulabilecekleri ılıman bölgelere doğru yola çıkarlar. türkiye bazı önemli göç yollarının yer aldığı bir ülkedir.
    Kırlangıçlar Güney Afrika'dan dönüşlerinde eski yuvalarını bularak tekrar kullanırlar.
    Turna gibi bazı kuşlar göç ederken düzenli, genellikle "V" şeklinde göç katarları oluştururlar.
    Bilim adamları, kuşların yönlerini nasıl böylesine doğru saptayarak göç ettiklerini araştırmaktadır. kuşların yön bulmak için güneşi, ayı ve yıldızları kullandıkları bilinmekte, ayrıca dünyanın manyetik alanına karşı da duyarlı oldukları sanılmaktadır.
    Göç, kuşlar için tehlikeli bir olaydır. kuvvetli rüzgarlar onları yollarından saptırır, sis yön bulmalarını güçleştirir, şiddetli kar ise kuşların soğuğa yenik düşmelerine yol açar.

    Kuşların Doğadaki Yeri
    Kuşların doğadaki dengenin korunmasına büyük önemi vardır. Örneğin yırtıcı kuşlar fare, tavşan gibi kemirgen hayvanları avlayarak çoğalmalarına ve ekinlere zarar vermeleirne engel olurlar. Pek çok böcekçil kuş da (Sinekkapan, Kırlangıç vb.) böceklerin aşırı çoğalmalarını önler.
    İnsanın beslenmesinde önemli bir yeri olan tavuk, anavatanı Güneydoğu asya olan Kırmız Orman tavuğu'ndan türemiştir.
    Tohum ve meyvelerle beslenen kuşlar, yedikleri bitki tohumlarını uzak yerlerde, dışkılarıyla birlikte atarak bitkilerin çoğalmalarına ve yayılmalarına neden olurlar.
    Kuşlar ayrıca çevremize çeşitliklik ve güzellik katar; şair, fotoğrafçı, müzisyen ve diğer sanatçılara esin kaynağı olarak, bilim adamlarına da doğanın sırlarını çözmeye yardımcı canlılar olarak faydalıdırlar.

    Kuşların Karşılaştığı Tehlikeler
    Her kuşun yaşamak ve neslini devam ettirebilmek için bazı temel gereksinimleri vardır. bunların başında uygun yuva kurma yerleri, yeterli yiyecek ve su bulabilecekleri doğal çevre ve güvenli bir ortam gelir. Özellikle yuva kurma sırasında rahatsız edilmemeleri göçler sırasında da öldürülmeden gidecekleri yere varabilmeleri gerekir.
    Kuşlar, yiyeceklerine karışan zehirli sanayi atıkları ve tarım ilaçları yüzünden ölmekte, tankerlerden denize dökülen petrole bulanarak uçamaz hale gelmektedir.
    Ancak pek çok kuş türü bu temel gereksinimlerini karşılayamamış, son 300 yılda 70-80 kuş türü bir daha geri gelmemek üzere yok olmuştur. Bu yokoluşun en büyük sorumlusu insandır. günümüzde kuşlara ve genel olarak doğal yaşama yönelik en önemli tehlike doğal çevrenin, yaşama ortamlarının yok edilişidir. Ormanlar kesilmekte ve yakılmakta, sulakalanlar kurutulmakta, bu ortamlardan başka yerlere uyum sağlayamayacak kuş türleri yaşama alanlarının bozulması yüzünden giderek azalmaktadır.
    Binlerce kuş, insanlar tarafından avlanarak, yakalanarak bilinçli bir şekilde katledilmektedir. belirli ölçüler ve kurallar içinde yapılan avcılığın yaban yaşamına fazla bir zararı yokken, katliam boyutuna ulaşan avcılık sonucu doğanın kendinş yenileme gücü aşılmakta, av hayvanları her geçen gün azalmaktadır.
    Afrika ve Asya'nın ender kuşlarından olan Yılanboyun (Anhinga rufa) yakın zamana kadar ülkemizde de yaşamaktaydı. Fakat Amik Gölü'nün kurutlmasından sonra yok oldu.
    Dünyada sadece Fas ve Türkiye'de bulunan Kelaynak (Geronticus eremita) Urfa ilimizin Birecik ilçesinde kuluçkaya yatmaktadır. 1950'lerde sayıları yaklaşık 1200 olan kelaynaklar, 1958'de yapılan yüksek dozda DDT ilaçlaması sonucu hızla azalmıştır. 1990 yılında göçmen popülasyon tükenmiştir. Geri kalan kuşlar üretim istasyonuna bağımlı olarak yaşamaktadırlar.

    Kuşların İncelenmesi
    Kuşları daha iyi tanımak ancak onları doğada gözlemekle olur. Başarılı bir gözlem için ilk kural sessiz ve sabırlı olmaktır. Ayrıca kuşları daha yakından görebilmek için bir dürbün kullanabilirsiniz.
    Gözlem yaparken, tanımadığınız kuşların özelliklerini bir deftere yazıp sonradan araştırabilirsiniz. çevrenizdeki kuş türlerinin adlarını ve sayılarını düzenli olarak kaydederseniz kısa zamanda hangilerinin göçmen, hangilerinin yerli olduğunu anlayabilirsiniz.
    Tanıdıkça, kuşların ilginç, değişik yönlerini keşfedecek, onları sevecek ve dünyada yaşamaya hakkı olan tek canlı türünün insan olmadığını düşüneceksiniz
    .
     

Sayfayı Paylaş