Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

Kurtuluş Savaşı'na katılan üst kademelerdeki komutanlar

Konusu 'Kurtuluş Savaşımız ve Kahramanları' forumundadır ve Suskun tarafından 11 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.363
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Kurtuluş Savaşı'na katılan üst kademelerdeki komutanlar​

    [​IMG]
    Mustafa Kemal Atatürk
    (Nüfus kağıdında Kamâl Atatürk)
    (d. 1881, Selânik – ö. 10 Kasım 1938, İstanbul)
    Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı olan Türk mareşal ve devlet adamı.
    1919 yılında başlattığı Ulusal Kurtuluş Mücadelesi'nin önderliğini yapmış; daha sonra, modern Türkiye'yi oluşturan devrim ve reformları gerçekleştirmiştir. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet Halk Partisi'ni kurmuş ve ilk genel başkanı olmuştur.[3] Osmanlı ve Türk Ordusu'nda subay olarak görev yapmış; 1921 tarihli Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra "Gazi" unvanını almış ve mareşalliğe yükselmiştir 1938 yılındaki vefatına kadar arka arkaya 4 kez cumhurbaşkanı seçilen Atatürk, bu görevi en uzun süre yürüten cumhurbaşkanı olmuştur


    [​IMG]
    Muhittin Akyüz, Muhittin Paşa
    d.1870, İstanbul - ö. 3 Ekim 1940),
    Türk asker, diplomat, siyasetçi. ​
    Kurtuluş Savaşı'na katılan üst dereceli komutanlardan birisidir. Savaştan sonra diplomat ve milletvekili olarak görev yapmıştır.
    1870 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası, Edirne Evkaf Muhasebecisi Şevki Bey, annesi Fatmatüzzehra Hanım'dır. 1885-1888’de Harp Okulu'nu bitirdi. Teğmen rütbesiyle askerliğe başladı. 1888 yılında Harp Okulu'nda öğretmen yardımcılığına başladı. 1897'deki Türk-Yunan Harbi'ne de katıldıktan sonra tekrar Harp Okulu'nda öğretmenliğe döndü ve 1905'te sürgüne gönderilene kadar bu işi sürdürdü. Öğrencilere padişah I. Abdülhamid aleyhinde görüşler aşıladığı gerekçesiyle 1905'te rütesi geri alındı ve önce Fizan'a, ardından Diyarbakır'a ve Erzurum'a sürüldü.

    1908'de II. Meşrutiyet'in ilanı ile gelen af dolayısıyla rütbelerini geri aldı ve önce Deniz Mektebi'ne müdür oldu, sonra Harbiye Bakanlığı Piyade Dairesi 1. Şube Müdürlüğü'ne atandı. 1909'da Mahmut Şevket Paşa’nın yaveri oldu, aynı yıl Beyoğlu mutasarrıflığına atandı. Beyoğlu mutasarrıflığı yaptığı dönemde İttihat ve Terakki üyesi Fuat Bey'i (Fuat Balkan) bir spor külübü kurmaya teşvik etmiş, kuruluşunu hızla onayladığı Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü'nün kurucuları arasında yer almıştı.

    Muhittin Bey, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı'na katıldı. 1912'de albay, 1916'da mirliva (tümgeneral) oldu. I. Dünya Savaşı sırasında Aralık 1916-Şubat 1919’da Hicaz Kolordu Komutanı olarak görev yaptı. Savaşın sonunda İngilizler tarafından tutsak edilip Mısır'daki esir karargahına götürüldü. 9 Eylül 1920'de esaretten döndü ve milli mücadeleye katılmak üzere Ankara'ya geçti.

    Kurtuluş Savaşı'nda Kasım 1921'e kadar Kastamonu ve Bolu havalisi komutanı, 1 Kasım 1921 - 7 Ekim 1922 arasında Adana ve havalisi komutanı olarak savaşta rol aldı. Adana ve civarını Fransızlar'dan teslim aldıktan sonra şehrin kumandanı ve valisi oldu. 7 Ekim 1922'de Tahran büyükelçisi, 1925'te Kahire büyükelçisi olarak görevlendirildi. 7 Ekim 1928'de askerlikten emekliye ayrıldı ve Dışişleri Bakanlığı kadrosuna geçti. 1931'de Kars milletvekili olarak seçildi.

    İstiklal Madalyası sahibi olan Muhittin Akyüz, 3 Ekim 1940 günü hayatını kaybetti. Ölümünde milletvekili olarak bulunuyordu. Ankara Hava Şehitliği'nde gömülüdür.


    [​IMG]
    Org. İsmail Cevat Çobanlı
    (d. 1870, İstanbul Türkiye) - (ö. 13 Mart 1938 Kadıköy, İstanbul Türkiye),
    Türk asker.
    Babası Genelkurmay Başkanlığı'na kadar yükselmiş bir asker olan Müşir Şakir Paşa’dır. Öğrenimini 1888-1891 Harp Okulu'na devam etti. Harp okulu bitiminde teğmen, üsteğmen rütbelerine sahip oldu. 1892-1894’te Harp Akademisi’ni birincilikle kurmay yüzbaşı olarak bitirdi. 1894-1900 yılları arası Padişah Yaveri sıfatıyla Maiyeti Şeriye Erkanı Harbiyesi (Saray Kurmay Kurulu)’unda görev aldı. Bu sırada depremden zarar gören askeri binaları onarımında hizmet etti. 26 Ağustos 1895’te Orleans’ta yapılan Fransız Ordusu Manevraları’nda bulunmak üzere Paris’e gitti. Burada dört yıl kaldıktan sonra 7 Şubat 1899’da Babası Şakir Paşa’nın refakatinde görevle Bulgaristan’a ve sonra aynı yıl Lahey’de toplanan Silahların Yasaklanması-Silahsızlanma Konferansı’na gönderildi. 1905’te Edirne’nin tahkimi için Tophane-i Amire’de teşkil eden kurumda görev aldı. 1907’de ise yeni örgütlenmenin süratle uygulanması için dört ay 2. Ordu’da çalıştı. 1909-1910’da Harp Akademisi Komutanı oldu. Görevi gereği Temmuz 1910’da Alman Ordularının geçit resminde bulunmak üzere Almanya’ya gitti. Askeri yeteneği sayesinde devlet idaresi ve ordu yönetiminde hızla yükselen Cevat Bey Ocak 1911 ve 1912’de 1. Ordu Kurmay Başkanı oldu. Bu sıfatla Mayıs 1911’de İngiltere Kralının taç giyme töreninde padişah adına bulunan Yusuf İzzettin Efendi’nin eşliğinde Londra’ya gitti. Dönüşünde (Eylül 1912-1913) Şark Ordusu Kurmay Başkanı, Çatalca Ordusu Topçu Komutanlığı Kurmay Başkanı oldu. Şubat 1913-1914’te 9. Tümen Komutanı ve burada iki defa Osmanlı-Bulgar Sınır Komisyonu Başkanlığında bulundu. 1. Ferik (Orgeneral) rütbesine kadar yükseldi. Ancak 1908 devrimiyle yönetime gelenler, daha önce çok çabuk ilerleyenlerin rütbelerini 1909’da Tasfiye-i Rütep kanunuyla geri alınınca, O'nun da rütbesi kaymakamlığa (yarbay) indirildi.

    Çanakkale Muharebelerindeki Faaliyetleri
    Cevat Bey 10 Ağustos 1914’te Çanakkale Boğazı Müstahkem Mevkii Komutanı oldu ve hayatının geri kalan kısmında kendisine şanlı şerefli bir askeri hayat sunacak olan görevine başlamış oldu. Bu görevi Mirliva Emin Paşadan aldı. Kurmay Albay olan Cevat Bey daha sonra tekrar 1.Ferik (Orgeneral) oldu. Zaten daha önceden de bu rütbeye yükselmişti. Ama 1909’da Tasfiye-i Rütep kanunuyla rütbesi yarbaylığa indirilmişti. Çanakkale muharebelerinde Müstahkem Mevki Komutanı olan Cevat Bey boğazın kıyı savunmasında sorumluydu. Deniz savaşlarındaki yeri tartışmasız olan Cevat Bey 18 Mart Çanakkale Deniz Savaşındaki başarılarından dolayı 18 Mart Kahramanı ünvanını aldı. Zaferin ertesi günü ise Albay olan Cevat Bey artık Cevat Paşa olmuştur.

    Anekdot 1
    18 Mart gününü bizzat Albay Cevat Paşa şöyle anlatmaktadır: İlk gün Mustafa Kemal ile beraberdik. O kara yönüne bende deniz yönüne bağlıydım. Seddülbahir’e gittik. Oradaki kıtaları teftiş edecektik. Yolda kıtaların teftiş için hazırlanmış olmalarını anladık. Uzakta düşman donanmasının ciddi bir savaş kararıyla ilerlemekte olduğunu görünce geriye dönüp Alçıtepe yolunu tuttuk. O sırada ilk düşman mermisi başımızın üstünden geçerek Alçıtepe’ye düştü. İşte 18 Mart böyle başlamıştı. Bu saldırı sırasında bizim çok işimize yarayan bir mayın hattı vardır ki anlatmaya değer: 18’e kadar elimizde bulunan mayınları denize atarak mayın hatlarını düzenli olarak korumuştuk. Her iki tarafı bu hatların korunması için bataryalara erleştirmiştik. 17 Mart’ta kala kala elimizde 8 mayın kalmıştı. Bu mayınları da karanlık limana paralel yerleştirme emrini verdim. Düşman donanması karanlık limanda böyle bir mayın hattının kıyıya paralel olarak bulunmasına ihtimal vermeyerek manevralarını çoğunlukla ateşten bir derece korunmuş olan o alanda yapardı. Yine öyle yaptı. Ve son sekiz mayınımızın 18 Mart günü pek büyük yardımını gördük.

    Anekdot 2
    Teftişe çıktığı zamanlarda komutayı devrettiği Çanakkale Müstahkem Mevkii Kurmay Başkanı Selahattin Adil Bey, Cevat Paşa hakkında 18 Marta kadar yaşadıklarından şöyle bahseder: Cevat Paşa artık geceleri erken yatıyor sabahları çok erken kalkıyordu. Karargahta kendi kendimize eğlendiğimiz gecelerde ve birazda gürültü çıkardığımız bir gecede öfkelenmişti ve azar işitmiştik. Oldukça gergin günler geçiriyorduk.

    Anekdot 3
    İngiliz ve Fransız kuvvetleri, İstanbul'a ulaşmak için son bir girişimde bulunmaya karar verdi. Bu nihai hesaplaşmada tüm filoyu sürdüler. (Queen Elisabeth, Agamemnon, Lord Nelson, Inflexible, Prince George, Triumph, Suffren, Bouvet, Gaulois, Charlemagne, Iresistible, Albion, Vengeance, Swiftsure, Majestic, Cornwallis isimli savaş gemileri bunlardan bazılarıdır) 17 Mart gecesi, Çanakkale Müstahkem Mevki Mayın Grubu Komutanlığı'nın telefonu çaldı. Komutan Binbaşı Nazmi açtı. Karşısındaki ses kendini tanıttı:

    - Burası Müstahkem Mevki Karargâhı, ben Cevat. Buraya gelebilir misiniz Nazmi Bey?
    - Emredersiniz! dedi ve karargâha koştu. Cevat Komutan onu bekliyordu:
    - Karanlık Liman'da bu akşam da aynı oyun tekrarlandı. Gemilerini sürdüler, ama hatları yaramadılar. Galiba yarın vargüçleriyle zorlayacaklar. Sonra sordu:
    - Kaç mayınımız var binbaşım?
    - 26 adet komutanım.
    - Onların hepsini bu gece Karanlık Liman'a bir hat boyunca dökebilir misiniz Nazmi Bey?
    - Derhal komutanım.
    - Güzel. Ben zaten mayın döşeme gemimiz Nusret'ı hazırlattım bile. Ne zaman hareket edebilirsiniz?
    - Geceyarısı demir alırız efendim. Ve saat geceyarısına birkaç dakika kala 280 tonluk Nusret mayın gemisi altı subay ve 54 erle denize açıldı. Saat 03.20'de 26 mayın da döşenmişti. Nusret, sahile doğru süzülürken sancaktan belirli aralarla yanıp sönen üç yeşil ve bir kırmızı ışıkla "Operasyon tamam!" mesajını verdi. Cevat Albay da müjdeyi ulaştıran gözcüye, bir mecidiye bahşiş verdi. Müttefik savaş gemilerinin o mayınlara çarpıp havaya uçmaları, mayınlardan ve bataryaların top ateşinden kurtulabilenlerin Ege'nin ufkunda kaybolmaları, karadakilerin Mustafa Kemal komutasındaki kuvvetler tarafından denize sürülmeleri.

    Anekdot 4
    18 Mart 1915 Müstahkem Mevkii Komutanlığının o günkü emri bu günkü dille:

    Bu gün 4’ü Fransız olmak üzere 16 zırhlı 3 kruvazör çeşitli torpidolardan oluşan düşman filosu öğlenden evvel saat 11.30’dan akşama kadar bataryalarımızı bombardıman etmiş ve karşılık verilmiştir. Düşmanın bir torpidoyla Bouvet zırhlısı batmış ve Irraistible zırhlısı bir tarafa yatarak savaş yeteneğini kaybetmiştir. Ayrıca Afrika sisteminde bir zırhlı dahi yan yatmış olup uzaklaşmaya çalışmıştır. Aralıksız düşmanla mücadele eden bataryalarımızdan henüz rapor alınamamış ise de kayıp ve hasarımızın önemli olmadığı anlaşılmıştır.
    Bu günkü bombardımandan bataryalarımızın atış bakımından gösterdiği ustalık ve değerlilik her türlü beğeniye layık olup bütün subay ve er kardeşlerimize memnuniyetlerini bildirir ve her zaman böyle başarılar vermesini dilerim. 5 Mart 1331 (18 Mart 1915) Mirliva Cevat

    Çanakkale Muharebeleri sonrası
    Çanakkale'deki bu üstün başarılarından sonra 18 Mart Kahramanı unvanı alan Cevat Paşa 9 Ekim 1915'te 14. Kolordu Komutanı 1916'da 15. Kolordu Komutanı olarak Galiçya cephesinde bulundu. Dönemin Avusturya basınında çıkan bir anekdota göre Viyana sarayında, imparatorun basın dairesi genel müdürü Oskar Montiong, devletin özellikle Slav tebaası tarafından çok sevilen 18. yüzyılda yaşamış Ukraynalı kâhin Mosij Wernyhora'nın kehanetini sık sık hatırlatıyordu. O tuhaf kehanette, Türk atını Dinyester'den suladığında Polonya ayağa kalkacaktır deniyordu. Cevat Paşa atını Dinyester'de suladı. Savaşın sonunda Polonya devleti doğdu. Bu anlamda onun ile bu kehanet ilişkilendirilmiştir.

    Yıldırım Orduları Grubuna bağlı 8. Ordu komutanlığına atanarak Filistin cephesine gönderildi. Burada Yıldırım Grubu komutanı Mareşal Liman von Sanders, 7. Ordu komutanı Mustafa Kemal Paşa ve 4. Ordu komutanı Mersinli Cemal Paşa ile birlikte çalıştı. Ordusuyla Şeria nehrinin batısında, sahil kesiminde konuşlandırıldı. 29 Eylül 1918'de başlayan genel düşman taarruzunda ilk darbeyi yiyen ordusu kendisinden on misli güçlü olan İngiliz Orduları karşısında kendi cephe hattını tutamadı ve cepheyi yaran düşman süvarisi ikmal hatlarına kadar ilerleyerek ordunun geriyle bağlantısını kesti (Blitzkrieg). Yıldırım fırkaları ardı ardına çekilmeye başlarken Cevat Paşa ve kurmay heyetinin amacı Şeria nehri istikametindeki Bisan'a doğru doğu yönünde çekilmek oldu. Ordusuna bağlı unsurların tamamı imha yahut tutsak edilen Cevat Paşa yanındakilerle birlikte kendini Şeria nehrinin doğusuna atabildi. Kısa süre sonra cephede yapılacak işi kalmadığı gerekçesiyle Liman Paşa tarafından İstanbul'a yollandı. Burada önce Genelkurmay karargâhına çağrıldı. Mondros Mütarekesi'nin imzalandığı sırada Genelkurmay Başkanlığı görevini Fevzi Paşa'nın vekili olarak yürütüyordu. Fevzi Paşa, İngiliz Ordusu'nun İstanbul'u işgal edeceği belli olunca, onları karşılamamak için 20 gün hastalık izni almıştı. Daha sonra Yunanlıların İzmir'e çıkmalarından hemen önce (14 Mayıs 1919) Fevzi Paşa, görevden alınmıştı.

    I. Dünya Savaşı Kronolojisi
    Cevat Paşa ve Mustafa Kemal Bey Tasvir-i Efkâr gazetesinin 29 Ekim 1915 tarihli sayısında

    29 Kasım 1914'te Çanakkale Müstahkem Mevki Kumandanı oldu
    19 Mart 1915'te Mirliva (Tuğgeneral) oldu
    19 Ağustos 1917’de 14. Kolordu Komutanı
    8 Kasım 1917’de 8. Kolordu Komutanı
    24 Kasım 1917’de 2. Ordu Komutan Vekili
    2 Aralık 1917’de 8. Ordu Komutanı
    3 Kasım 1918’de Genel Karargah Başkanı
    19 Aralık 1918 - 13 Ocak 1919’da Harbiye Nazırı
    14 Mayıs 1919 - 2 Aralık 1919 Erkân-ı Harbiye-i Umumî Reisi (Genel Kurmay Başkanı)

    Malta Sürgünü
    İsmail Cevat Paşa. 145 Malta Sürgünü'nden biridir. 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul'u işgal eden İngiliz kuvvetleri tarafından tutuklandı, Bekirağa Bölüğü'nde bir hafta alıkonulduktan sonra 22 Mart'ta bir savaş gemisiyle Malta'ya nakledildi. Kayıtlara '2773 no'lu sürgün' diye geçildi. 23 Ekim 1921'de imzalanan takas anlaşması ile 15 Ocak 1922’de yurda ger döndü ve hemen Ankara'ya geldi.

    Cumhuriyet Dönemi
    9 Şubat 1922’de Karargâhı Diyarbakır'da olan El-Cezire bölgesinin komutanlığına atandı. 21 Ekim 1922’te 3. Ordu Müfettişi oldu. 31 Ekim 1922’de bu görevinden istifa ederek Elaziz (Elazığ) Milletvekili oldu. Cevat Paşa, o sırada hem milletvekili olarak görev yapıyordu hem de Orgeneral rütbesinde bulunuyordu. 17 Kasım 1924'te hem ordudaki görevlerini sürdüren hem de Meclis'te bulunan yüksek rütbeli subaylara birini tercih etmeleri istendi. 25 Aralık 1924’te milletvekilliğinden istifa ederek Askeri Şura Üyeliği’ne atandı. Mısır Sorunu ve Irak Sınırı Sorunu sırasında Milletler Cemiyetine Mümessil olarak gönderildi. 1932’de Cenova Silahları Sınırlandırma Konferansı’na delege olarak gönderildi. 14 Eylül 1935’te Askeri Şûra Üyeliği’nden yaş haddinden emekli oldu.

    İstanbul, Kadıköy'deki evine çekildi. 13 Mart 1938'de 68 yaşında vefat etti. Erenköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanları ve Atatürk'ün silah arkadaşları için Atatürk Orman Çiftliği arazisinde oluşturulan Devlet Mezarlığı'na kemikleri nakledildi.

    Katıldığı Savaşlar
    1911-1912 Osmanlı-İtalyan Savaşı
    1912-1913 Balkan Harbi
    1. Dünya Savaşı
    İstiklal Harbi

    Nişan, Madalya ve Takdirnameleri
    1.Rütbeden Kılıçlı Mecidi Nişanı (1917) ve Gümüş Liyakat (1894)
    Altın Muharebe (1915) ve Altın Muharebe İmtiyaz (1915) Madalyaları
    Bulgar Liyakat (1898) ve 2. Rütbeden Sent Aleksandr Nişanı(1911)
    Alman Prusya Taç Nişanı (2. Rütbeden ve Kılıçlı, 1903, 1917)
    Alman Demir Salip Nişanı (1. ve 2. Rütbeden, 1915)
    Alman Kırmızı Kartal Nişanı (2. Rütbeden, 1916)
    Avusturya-Macaristan Demit Taç Nişanı (1. ve 2. Rütbeden, 1917)
    İstiklal Madalyası ve Takdirname (1923)

    Notlar
    Mustafa Kemal Atatürk, diğer tüm muvazzaf general milletvekillerinden istediği gibi İsmail Cevat Çobanlı ve Tayyar paşaya iki görevden birisini tercih etmesini bildirmiştir. Tereddüt göstermeleri üzerine ikisininde ordudaki görevlerine son verilmiştir.(Nutuk)

    [​IMG]
    Cemil Conk
    (1873; Üsküdar, Istanbul, – 1963; İstanbul)
    Türk asker, Kurtuluş Savaşı komutanı.​

    Kitapları
    Cemil Conk, Hatıraları: Balkan Harbi 1912–1913. [Çanakkale Seferi 1915], Türkiye Yayınevi, 1947.
    Cemil Conk, Çanakkale Conkbayırı Savaşları, Erkânıharbiyei Umumiye Basımevi, 1959.

    Madalya ve nişanlar
    3. sınıf Kılıçlı Mecidi Nişanı
    Gümüş Liyakat Madalyası
    Harp Madalyası
    Gümüş İmtiyaz Madalyası
    Kırmızı şeritli İstiklal Madalyası

     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.363
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    [​IMG]
    Mustafa İsmet İnönü
    (d. 24 Eylül 1884; İzmir - ö. 25 Aralık 1973; Ankara)

    Osmanlı döneminde albay, Türkiye döneminde orgeneral ve eski Genelkurmay Başkanı olan, cumhuriyetin ilanından sonraki Türkiye'nin ilk başbakanı, ikinci cumhurbaşkanı olan, İstiklal Madalyası sahibi Türk asker ve siyasetçidir. Atatürk'ün vefatından sonra Genel Başkanı olunca, CHP Kurultayı tarafından kendisine "Milli Şef" ünvanı verilmiştir. Mevhibe Hanım'ın eşi, Ömer İnönü, Erdal İnönü ve Özden Toker'in babasıdır.
    İnönü, Kurtuluş Savaşı'na katılmış ve Lozan Antlaşması'nı imzalamış, birçok defa başbakanlık görevini üstlenmiştir.

    [​IMG]
    Ali Sait Akbaytogan
    (d. 1872; Manyas - ö. 1950; İstanbul),
    Çerkes asıllı Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyetinin askeri.
    1896 yılında Harp Okulunu bitirdi. 1896'da Teğmen, 1897'de Üsteğmen, 1898'de Yüzbaşı, 1901'de Kıdemli Yüzbaşı, 1907'de Binbaşı 1911'de Yarbay, 1913'de Albay oldu.
    Trablusgarp, Balkan ve I. Dünya savaşlarına katıldı. 1915' te Tümgeneral oldu. 1918'de Yemen'de İngilizlere esir düştü. 1919'da serbest bırakılınca İstanbul' a döndü. 12. Kolordu Komutanlığına atandıysa da İstanbul'a geri döndü ve 25. Kolordu Komutanlığına atandı.
    16 Mart 1920'de İngilizler tarafından tutuklanarak Malta'ya sürüldü. 31 Ekim 1921'de Malta'dan dönerek Kurtuluş Savaşına katıldı. 20 Aralık 1921'de Elviye-i Selase Soruşturma Kurulu Başkanlığı, 10 Ağustos 1922'de Askeri Yargıtay Başkanlığı, 2 Eylül 1922'de Doğu Cephesi Komutan vekilliğine atandı. 1923' te Korgeneral oldu. 4 Ekim 1924'te 4. Kolordu Komutanı, 13 Kasım 1924'te 1. Ordu Komutanı oldu. 1927'de Orgeneral oldu. 22 Kasım 1933'te 3.Ordu Müfettişi, 24 Ağustos 1935'te Yüksek Askeri Şura üyesi oldu. 14 Temmuz 1937'de emekli oldu.
    5.ve 6.dönem Kocaeli Milletvekilliği yaptı. 1950 yılında İstanbul'da öldü.

    [​IMG]
    Ali Fuat Cebesoy,
    (d. 23 Eylül 1882, İstanbul – ö. 10 Ocak 1968, İstanbul),
    İstiklal Savaşını fiilen başlatanTürk asker ve siyaset adamı.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ile Harp Okulu yıllarında sınıf arkadaşı idi. Türkiye'nin işgali sırasında İzmit'ten Ankara'ya ilerleyen İngiliz birliklerine ateş açma emrini vererek, şimdiki adı Alifuatpaşa tren istasyonu olan mahalde durdurması nedeniyle Kurtuluş Savaşı'nı fiilen başlatan ilk komutan oldu ve savaş boyunca önemli görevler üstlendi. Yine Kurtuluş Savaşı yıllarında üstlendiği Moskova Büyükelçiliği görevini başarıyla yürüttü ve Türkiye'nin kuzeydoğu sınırlarını belirleyen Moskova Antlaşması'nı imzaladı. Milletvekili olarak başladığı siyasi yaşamında Türkiye'nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucularından birisi oldu, ve sonrasında İzmir suikastı sanığı olarak yargılandı.

    1939'dan sonra siyasete dönerek TBMM başkanlığı, Bayındırlık bakanlığı yaptı. 1948'den itibaren siyasete Demokrat Parti'de devam etti. 27 Mayıs Darbesinden sonra Yassıada Mahkemeleri'nde yargılandı.


    [​IMG]
    Ali Hikmet Ayerdem,
    (d.1877, Yenişehr-i Fener - ö. 21 Mart 1939, İstanbul),
    Türk asker, siyasetçi. ​

    Savaşı'na katılan üst dereceli komutanlardan birisidir. Savaştan sonra milletvekili olarak görev yapmıştır.

    1899'da Harp Okulu'nu, 1902'de Harp Akademisi'ni bitirdi. 31 Mart Olayı’nı bastırmak amacıyla oluşturulan Hareket Ordusu'nda görev aldı. Balkan Savaşı’na ve I. Dünya Savaşı’na katıldı. 28 Ocak 1921’de Anadolu'ya geçerek Millî Mücadele'ye katıldı. Mart - Mayıs 1921'de 12. Tümem komutanlığını yaptı. Daha sonra Millî Müdafaa Vekâleti müsteşarlığına atandı. Büyük Taarruz'da 2. Kolordu’ya komutanlık yaptı. 19 Ocak 1923’te İkinci TBMM’ye Bursa milletvekili seçildi. 1924 yılında milletvekilliğinden istifa ederek yeniden ordu saflarına katıldı. 1935 yılında isteği üzerine korgeneral rütbesiyle emekliye ayrıldı. 1935-1939 arası Gaziantep milletvekili olarak parlamentoda yer aldı. İstanbul Zincirlikuyu'daki mezarı, 29 Kasım 1988’de Ankara’daki Devlet Mezarlığı’na nakledildi.


    [​IMG]
    Mehmet Nihat Anılmış
    (d.1876 Filibe - ö. 31 Mayıs 1954)
    Türk asker, Kurtuluş Savaşı komutanı, milletvekili.
    1896 yılında Harp Okulu’nu bitirmiştir. Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş savaşı'na katılmıştır. Kurtuluş savaşında Adana valiliği de yapmıştır. Korgeneral rütbesiyle emekli olmuştur. VII. ve VIII.dönem Ankara Milletvekilliği yapmıştır. Naaşı, 1988 yılında Ankara Devlet Mezarlığına nakledilmiştir.
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.363
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    [​IMG]
    Ömer Lütfi Argeşo
    (d.1880, İstanbul - ö.16 Kasım 1942, İstanbul)
    Türk asker, siyasetçi.
    Osmanlı Meclisi Mebusanı 4. Döneminde (son) ve TBMM 1. Dönem'de Karahisarı Sahip (Afyonkarahisar) milletvekilliği, ve ilk TBMM tarafından teşkil edilen hükümette Nafia Vekilliği (Bayındırlık Bakanlığı) yapmış asker ve siyasetçidir.

    1880 İstanbul doğumludur. Harp Akademisi'ni bitirdikten sonra Hamburg'da Askerlik Okulu'na gitmiştir. Yunan işgalinin ilk dönemlerinde Salihli, daha sonra Afyon'da konuşlanan 23. Tümen'in komutanlığını yürütmüştür. Son Osmanlı Meclisi Mebusan'ında (12 gün) mebusluk yaptıktan sonra Ankara'ya geçerek TBMM 1. Dönem'e Afyonkarahisar temsilcisi seçilmiştir. İlk hükümette sağlık nedenleri ile ayrılan İsmail Fazıl Cebesoy'un yerine Nafia Vekilliği yapmış, bu görevini II. İcra Vekilleri Heyeti'nde de sürdürmüştür.

    Cumhuriyet'in ilanından sonra siyasetten çekilmiş, emekli hayatı yaşamıştır. 16 Kasım 1942'de vefat etmiştir. Dört çocuk babasıdır (Fikret Argeşo, Samiha Argeşo, Sait Semih Argeşo ve Mehmet Sait Argeşo). Eşi Fatma Saide Argeşo 20 Ocak 1975'de vefat etmiştir.


    [​IMG]
    Aşir Atlı
    (1881 - 23 Ekim 1957)
    Türk asker, Kurtuluş Savaşı komutanı, milletvekili.
    Büyük Çerkes sürgününde (1864) önce Balkanlara, daha sonra da Anadolu'ya göçetmek zorunda kalan bir adıge ailesinden olup Mehmet Bey'in oğludur. 1881'de Kilis'te doğmuş, 1903'te Harp Okulu'nu, 1906'da Harp Akademisi'ni Mümtaz Yüzbaşı olarak bitirmiş 1911'de Kurmaylığı onanmıştır. I. Dünya Savaşı'nda Irak cephesinde kurmay görevlerinde, tümen komutanlıklarında ve ek görevle Süleymaniye Mutasarrıflığı'nda bulundu.

    27 Haziran 1918'de 2. Tümen, 14 Aralık 1919'da 23. Tümen, Ağustos 1921'de 16. Tümen Komutanlıklarına atanmıştır. 23. Tümen Komutanlığı sırasında İzmir Doğu Cephesi Kuvayı Milliye Komutanlığı yapmıştır. Bu cephede birlikle savaştığı Kuvayı Seyyare güçlerinin Marmara ve İç Anadolu'daki karşı ihtilal hareketlerini bastırmaya gönderildiği bu devrede Kuvayı Seyyare Komutanı Çerkez Ethem Bey'le bazı anlaşmazlıkları oldu. Yunan saldırısı ve ilerlemesi üzerine ve kendisinin de çerkez asıllı olması sebebiyle Bekir Sami Günsav'la birlikte Bursa'nın Yunanların eline düşmesinden sorumlu gösterilmek istendi. Fakat hizmetlerini bilen ve takdir eden Mustafa Kemal Paşa'nın araya girmesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde onları savunması üzerine cephe gerisinde Antalya Valiliği ve Bölge Komutanlığı'na atandı (Kasım 1920 - Ağustos 1921). Bu görevi sırasında İtalyanlarla politik ve askeri işbirliğini sağladı. Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde TBMM Ordusunun yenilgiye uğraması üzerine tekrar cepheye çağırıldı ve Sakarya Savaşı devam ederken, gösterdiği kahramanlıklardan dolayı Albaylığa terfi etti.

    1914'de Binbaşı, 1916'da Yarbay, 1921'de Albay olmuş 19 Eylül 1923'te 2. ve 3. Ordu Kurmay Başkanlıklarında bulunmuş ve 1925'te Generalliğe yükselmiştir. Büyük Taaruz'da ve Başkomutanlık Meydan Savaşı'nda 6. Kolorduya bağlı 16. Tümen'in komutanıydı. Zaferden sonra 2. ve 3. Ordu Kurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı yaptı (1925-1928). Tümen komutanlıklarında bulunduktan sonra, 1931 yılında kendi isteği ile Tümgenerallikten emekliye ayrıldı. 1939'dan itibaren 6., 7. ve 8.dönemlerde Kütahya, Bursa ve Antep milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev yaptı. Türkçe ve Adıgece'den başka Almanca ve Fransızca biliyordu. 23 Ekim 1957'de İstanbul'da öldü ve Karacaahmet Mezarlığına gömüldü. Naaşı 1988'de Ankara Devlet Mezarlığına nakledilmiştir.

    [​IMG]
    Mürsel Bakü
    (1881-1945) ​
    I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'nda önemli görevler üstlenmiş, Bakü ve İzmir şehirlerini düşman işgalinden kurtarmış, sonrasında bir dönem milletvekilliği yapmış Kafkasya asıllı Türk askeri.


    9 Eylül 1922 sabahı, 1. Süvari Tümeni'nin komutanı olarak İzmir'e ilk giren Türk generalidir.

    1881 yılında Erzurum'da doğdu. 1904'de Harp Akademisi'ni bitirdi ve mümtaz yüzbaşı oldu. I. Dünya Savaşı sonundaki dönemde Batum'da 5. Kafkas Piyade Tümeni komutanlığı yaptı. Eylül 1918'de Nuri Killigil Paşa'nın komutasındaki Kafkas İslam Ordusu ile Bakü Muharebesi (1918)'ne katılarak Bakü'nün Ermeni Taşnak'larından ve Bolşevik'lerden kurtulmasını ve 28 Mayıs 1918'de kurulmuş olan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti hükümetinin Gence'den Bakü'ye taşınmasını sağladı.

    Birinci Dünya Savaşı'nın bitiminde İngilizler tarafından tutuklandi ve Malta sürgünleri arasında yer aldı. Dönüşünde Anadolu'ya geçerek Kurtuluş Savaşı'na katıldı. Büyük Taarruz'da 1. Süvari Tümeni'ne komuta etti ve Mirliva olarak generalliğe terfi etti.

    15 Eylül 1918'de Bakü'de Osmanlı sancağını göndere çeken Mürsel Bakü Paşa, 4 sene sonra İzmir'e giren ilk Türk generali olarak Türk bayrağını Hükümet Konağına çeken Yüzbaşı Şerafettin'e komutanlık etti.

    7. Kolordu Komutanlığına bir süre vekaleten baktı. Bu sürede Şeyh Said İsyanının bastırılmasında hizmetleri oldu.

    TBMM 8. Dönem'de Kocaeli milletvekilliği yaptı. 1945'de İstanbul'da vefat etti.

    [​IMG]
    İbrahim Refet Bele
    (d. 1881, Selanik – ö. 2 Ekim 1963, İstanbul),
    Türk asker ve siyasetçi.
    Kurtuluş Savaşını başlatan beş komutandan birisidir (diğerleri Mustafa Kemal Paşa, Ali Fuat Paşa, Kâzım Karabekir ve Rauf Orbay). Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı görevlerinde bulunmuştur.

    Gazze Savaşı kahramanı olan Refet Paşa, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal ile Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’nı başlatanlar arasında yer almış ve Atatürk’ün çalışma arkadaşları arasına girmiştir.

    Kurtuluş Savaşı'nı sonlandıran Mudanya Mütarekesi'nin imzalanmasından sonra Ankara hükümetinin İstanbul'daki temsilcisi sıfatıyla Saltanatın kaldırıldığını Sultan Vahdettin'e tebliğ eden, 4 Kasım 1922'de İstanbul'un idaresine TBMM namına el koyan, Vahdettin'in İstanbul'dan kaçışından sonra Abdülmecit Efendi ile görüşen ve TBMM tarafından halife seçilmesi üzerine ona uyması gereken şartları tebliğ eden kişi Refet Bey olmuştur.

    I. dönem İzmir, II. Dönem İstanbul milletvekilliklerinde bulunan Refet Bele, cumhuriyet döneminde Mustafa Kemal Paşa ile görüş ayrılıklarına düşmüş ve Türkiye'nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kurucuları arasına yer almıştır. İzmir suikastı sanıklarındandır. Suikast girişimi nedeniyle yargılanıp beraat ettikten sonra Atatürk’ün sağlığında tekrar milletvekili olabilen iki kişiden biridir (diğeri Ali Fuat Paşa). V. dönem İstanbul bağımsız milletvekilliğinin ardından üç dönem Demokrat Parti milletvekili olarak mecliste yer almıştır.
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.363
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    [​IMG]
    Cavit Erdel
    (d. 1884, Edirne - ö. 5 Mart 1933)
    Türk Kurtuluş Savaşı komutanlarından
    Türk asker ve TBMM üyesi.

    1905’te Harp Akademisi’nden mezun oldu. 1910-1911’de Fransa’da mesleki öğrenim gördükten sonra; Balkan Savaşı’nda çarpıştı. I. Dünya Savaşı’nda değişik cephe ve birliklerde Kurmay Başkanlıkları ile Tümen Komutanlıklarına vekillik yaptı.

    Kars Müstahkem Mevki Komutanlığı yapmakta iken 1921 yılında Kars milletvekili seçildi. Aynı görevle Büyük Taarruz Harekatı’na katılarak, 1922’de albay oldu.

    Ağustos 1923’te milletvekilliği görevi devam etmek üzere Milli Savunma Bakanlığı Personel Daire Başkanlığı’na getirildi. 1924 yılı sonlarından itibaren izinli sayılmak suretiyle, 1926 yılına kadar Kars milletvekilliğine devam etti. 1926-1927’de 7 nci Tümen Komutanı olarak görev yaptı. 1927’de tümgeneralliğe yükseldi ve 1933 yılına kadar 16 ncı Tümen Komutanlığı yaptı.

    1933 yılı başlarında Askeri Yargıtay üyeliğine atandı ve bu görevde iken 5 Mart 1933 tarihinde öldü. Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanları ve Atatürk'ün silah arkadaşları için Atatürk Orman Çiftliği arazisinde oluşturulan Devlet Mezarlığı'na kemikleri nakledildi.

    [​IMG]
    Cevdet Sunay
    (d. 10 Şubat 1899 – ö. 22 Mayıs 1982)
    Türkiye'nin asker ve devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti'nin beşinci cumhurbaşkanı.
    Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 12. Genelkurmay Başkanı.

    Sunay, 1899 yılında Trabzon'da doğdu (Çaykara). İlk ve orta öğrenimini Erzurum, Kerkük, Edirne ve Kuleli Askerî Lisesi'nde yaptı.

    I. Dünya Savaşı sırasında, 1917 yılında subay adayı olarak eğitim kampına katıldı. Aynı yıl Filistin cephesinde görev aldı. 1918 yılında Mısır'da İngilizler'e esir düştü. Esaretten döndükten sonra, Kurtuluş Savaşı'na katılarak, Güney cephesinde görev aldı. Sonradan Batı cephesinde görevini sürdürdü.

    1927 yılında Harp Okulu öğrenimini tamamladı. 1930 yılında Harp Akademisi'ni bitirdi. Silahlı Kuvvetler'de çeşitli görevler almıştır. 1949 yılında Tuğgeneralliğe terfi etmiştir. Tuğgeneral rütbesi ile 3.Zırhlı Tugay Komutanlığı ve Genelkurmay Harekât Daire Başkanlığı yapmıştır. 1952 yılında Tümgeneralliğe terfi etmiştir. Tümgeneral rütbesi ile Genelkurmay Harekât Daire Başkanlığı ve 33.Tümen Komutanlığı görevlerinde bulunmuştur. 1955 yılında Korgeneralliğe terfi etmiştir. Korgeneral rütbesi ile 9.Kolordu Komutanlığı, Genelkurmay Harekât Başkanlığı ve Genelkurmay II.Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 1958 yılında Orgeneralliğe terfi etmiştir. Orgeneral rütbesinde Genelkurmay II.Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevlerini yürütmüştür. 2 Ağustos 1960 yılında Genelkurmay Başkanlığı görevine atanmıştır. 15 Mart 1966 tarihinde kendi isteği ile emekli olmuş ve aynı yıl Cumhurbaşkanlığı kontenjan senatörlüğüne seçilmiştir. Cemal Gürsel'in rahatsızlığı sebebiyle görevden ayrılması üzerine, 28 Mart 1966'da Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye'nin beşinci Cumhurbaşkanı seçilmiş, yedi yıllık görev süresini tamamladıktan sonra 28 Mart 1973'te Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrılmıştır.

    1929 yılında Atıfet Hanım'la evlenen ve üç çocuğu olan Cevdet Sunay 22 Mayıs 1982'de vefat etmiştir.

    [​IMG]
    Ahmet Derviş
    (d.1881 Selanik) – (ö.7 Ocak 1932)
    Türk asker, Kurtuluş Savaşı komutanı.

    1906 yılında Harp Okulu'nu bitirmiştir. 1920 yılında Anadolu'ya geçmiştir. 1930 yılında Korgeneral olmuştur. 1.Kolordu Komutanlığında ve Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarlığında bulunmuştur. 7 Ocak 1932 tarihinde görevde iken ölmüştür. Naaşı, 1988 yılında Ankara Devlet Mezarlığına nakledilmiştir.

    Atatürk, Nutuk'ta
    “ Derviş Paşa, geceleri de yürüyerek, Afşar'da özellikle Gediz'de Ethem Kuvvetlerinin gerilerine doğru yönelttiği korkunç vuruşlarla Ethem, Tevfik ve Reşit kardeşleri bocalattı. Kuvvetlerinin toplanmasına zaman bırakmadı.” demektedir.


    [​IMG]
    Hüseyin Hüsnü Emir Erkilet
    (1883, Gazze - 1958, Ankara)
    Türk subay ve siyaset adamı.​


    [​IMG]
    Mehmet Sabri Erçetin
    (d.1876 Bursa) – (ö.1956),
    Türk asker, Kurtuluş Savaşı komutanı.​
    1898 yılında Mühendishane-i Berrî-i Hümâyûn'u bitirmiştir. 1918 Yılında Filistin cephesinde İngilizlere esir düşmüştür. 1920 yılında Anadolu’ya geçmiştir. 1933 yılında emekli olmuş ve 1956 yılında ölmüştür. Naaşı, 1988 yılında Ankara Devlet Mezarlığına nakledilmiştir.


    [​IMG]
    Fahrettin Altay
    (12 Ocak 1880 İşkodra, Osmanlı İmparatorluğu– 25 Ekim 1974, Emirgan, İstanbul, Türkiye)
    Türk Kurtuluş Savaşı kahramanlarından asker ve politikacı. Başkomutanlık Meydan Savaşı’nda Yunan Ordusu’nu kovalayarak İzmir’e giren ilk Türk süvarilerinin komutanıdır.


    [​IMG]
    Mustafa Fevzi Çakmak​
    (d. 12 Ocak 1876 İstanbul – ö. 10 Nisan 1950 İstanbul, lakapları: Müşir, (Mareşal),
    Osmanlı paşası ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci ve son mareşalidir.
    Türkiye'nin Mustafa Kemal Paşa'dan sonraki ikinci Başbakanı, ilk Milli Savunma Bakanı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Cumhuriyet dönemindeki ilk Genelkurmay Başkanı'dır.


    Mareşal Fevzi Çakmak, 12 Ocak 1876'da İstanbul Anadolu Kavağı'nda Çakmakoğullarından Topçu Albayı Ali Sırrı ile Hesna Hanım'ın oğlu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Kuleli Askeri Lisesi'nde tamamladıktan sonra 29 Nisan 1893'te Harp Okuluna kaydolarak 28 Ocak 1896'da Piyade Teğmen rütbesiyle mezun oldu (1311-c-P.7). Akabinde "Mekteb-i Erkân-ı Harbiye"ye girerek 25 Aralık 1898'de Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle bitirdi.

    Bir süre Erkan-ı Harbiye (Genelkurmay) 4. Şube'de görev yaptıktan sonra 1899'da 3. Ordu'ya bağlı Metroviçe'deki 18. Fırka'nın kurmay heyetinde görevlendirildi. Balkanlar'daki Sırp ve Arnavut çetelere karşı verilen mücadeleye katıldı. Kısa aralıklarla terfi ederek 1907'de miralaylığa (albay) yükseldi. 1908 yılında İkinci Meşrutiyet ilan edildiğinde 35. Fırka Komutanı ve Taşlıca Mutasarrıfıydı. 1910'da Arnavutluk'ta çıkan ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilen Kosova Kolordusu'nun kurmay başkanlığı'na atandı. 1911'de Trablusgarp Savaşı başlayınca Rumeli'nin savunmasıyla görevli Garp (Vardar) ordusunun kurmay başkanlığına getirildi. Balkan Savaşı (1912-1913) sırasında 21. Fırka Komutan Vekilliği ve Vardar Ordusu 1. Şube (Harekat Şubesi) Müdürlüğünü yaptı.

    Fevzi Çakmak'ın, Balkan Savaşları çıktığı dönemde 21. Yakova Nizamiye Fırkası K. Vekilliği 'nde; 6 Ağustos 1912'de Kosova Kuvay-ı Umumiye Kurmay Başkanlığ ı'nda; 29 Ekim 1912'de de Balkan Harbi Seferberliği'nin başlangıcında Vardar Ordusu K. I. Şube Müdürlüğü 'nde görevlendirildiğini daha öncede belirtmiştik. Sırp Cephesi'nde Vardar Ordusu Harekât Şube Müdürü olarak bulunan Fevzi Paşa'nın başarılı askerî faaliyetlerine rağmen, Garp Vilayetleri'nde 10 Mayıs 1913'den itibaren Türk Hakimiyeti sona ermiştir.
     
  5. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.363
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    [​IMG]
    Şükrü Naili Gökberk
    (1876, Selanik -1936, Edirne)
    Türk asker.
    Kurtuluş Savaşı komutanlarından ve siyaset adamı.​
    Bursa, Eskişehir ve nihayet İstanbul'un düşman işgalinden kurtuluşu sırasında Türk ordusunun başında şehre giren Kurtuluş Savaşı kahramanıdır.


    1876'da Selanik'te Mustafa Bey ile Hasibe Hanım'ın oğlu olarak dünyaya geldi. Edirne Lisesi'nden mezun olduktan sonra 1899'da Harp Okulu'nu 1902'de Harp Akademisi'ni Kurmay Yüzbaşı olarak bitierek kurmay stajı için Selanik'te bulunan 3.Ordu'nun emrindeki Görice ve Avlonya 2. Sınıf Redif Taburu'na atandı.

    1904'de Priştine Redif Fırkası'nda kurmay, 1905'te Rumeli'de eşkıyaları tenkili için Kuvve-i Takibiye Tugayı'nın Selanik Alayı 2. Avcı Tabur Komutanlığına, 1908'de 3. Ordu Nizamiyet 22.Alay Komutanlığına atandı. 1910'da 3. Ordu 10. Köprülü Redif Fırkası Kurmay başkanı, 1911'de 5. Kolordu Nizamiye 14. Fırka Kurmay Başkanı oldu. Bu görevdeyken Balkan Savaşı’na katıldı. 1913'te 8. Fırka Kurmay Başkanlığına, ardından Redif Fatih Fırkası Kurmay Başkanlığına getirildi. 1914'te 7. Fırka Kurmay Başkanıyken I. Dünya Savaşı'na katıldı ve 1915'de 50. Fırka Komutanı oldu. 1918'de 49. Fırka Komutanı oldu ve Temmuz 1920'de aynı fırkayla Kırklareli'de Yunan Ordusu'na karşı savaştıysa da birliğiyle Bulgaristan'a sığınmak zorunda kaldı.

    Aralık 1920'de Bulgaristan'dan memleketine dönerek 25 Nisan 1921'de Kurtuluş Savaşı’na katılmak üzere Anadolu'ya geçti. 15. Fırka Komutanı olarak Kütahya ve Sakarya savaşlarına katıldı. Eylül 1921'de Ankara Komutanlığına, Kasım 1921'de Adana Böglesi İşgal ve Tesellüm Heyeti Başkanlığına, Ocak 1922'de Mersin Bölgesi Komutanlığına getirildi. Temmuz 1922'de 3. Kolordu Komutanlığına atanarak Ağustos 1922'de bu kolorduyla Başkomutanlık Meydan Muharebesine katıldıktan sonra Mirliva (Tümgeneral) lığa yükseltildi. Eskişehir ve Bursa'yı düşmandan temizledikten sonra Bandırma'yı da geri alan Naili Paşa, Lozan Barış Antlaşması'nın yürürlüğe girmesinden sonra 6 Ekim 1923'te Kolordusuyla birlikte İstanbul'a girdi.

    1923'da T.B.M.M. 2. Döneminde Kırklareli'den milletvekili seçilerek Kasım 1924'te askerliğini tercih ederek milletvekilliğini bıraktı. 1926'da Ferik (Korgeneral)liğe yükseltildi. 1934'te 3. Kolordu Komutanıyken emekliye ayrılan Gökberk, 1935'te İstanbul'dan milletvekili seçilerek tekrar T.B.M.M.'ye girdi. 23 Kasım 1936'da Edirne'nin kurtuluş bayramına katıldığı sırada hayatını kaybetti. Kabri İstanbul'a getirilerek Edirnekapı Şehitliğine defnedilmiş ve kabri halen orada bulunmaktadır.

    Şükrü Naili Bey’in Nazire Hanım ile evliliğinden Turgut, Macit (d.:1908), Saadet (d.:1909) adlı üç çocuğu olmuştur.


    [​IMG]
    İsmail Hakkı Tunaboylu
    (d. 1895 Rahova/Bulgaristan – ö. 28 Ekim 1958)
    Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 8. Genelkurmay Başkanıdır.

    1914 yılında Topçu Asteğmen rütbesi ile Harp Okulu'nu bitirdi. 1924 yılına kadar çeşitli birliklerde Batarya Takım Komutanlığı, Yaverlik ve Refakat Subaylığı yaptı. Kuleli Askeri Lisesi öğretmeni iken, 31 Temmuz 1921 tarihinde Anadolu'ya geçerek Milli Ordu'ya iltihak etti. 1924 yılında girdiği Harp Akademisi'ni 1927 yılında bitirerek Kurmay oldu. 1945 yılına kadar çeşitli karargâh ve birliklerde görev yaptı.

    1945 yılında Tuğgeneral, 1947 yılında Tümgeneral, 1950 yılında Korgeneral ve 1955 yılında Orgeneralliğe yükseldi. Tuğgeneral rütbesi ile Yedek Subay Okul Komutanlığı, Tümgeneral rütbesi ile 65. ve 28. Tümen Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Harekât Başkanlığı, Korgeneral rütbesi ile Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı, 3. ve 15. Kolordu Komutanlığı, 1. Ordu Komutan Vekilliği ve Genelkurmay Harekat Başkanlığı yaptı. 6 Haziran 1955 - 25 Ağustos 1955 tarihleri arasında idareten Kara Kuvvetleri Komutan Vekilliği, Orgeneral rütbesi ile 25 Ağustos 1955 - 17 Eylül 1955 tarihleri arasında idareten Genelkurmay Başkan Vekilliği görevlerinde bulundu.

    17 Eylül 1955 tarihinde asaleten Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı. Bu görevde iken, 6 Haziran 1956 tarihine kadar Genelkurmay Başkanlığı görevine de vekâlet etti. 6 Haziran 1956 tarihinde atandığı Genelkurmay Başkanlığı görevinden 3 Ekim 1957 tarihinde kendi isteği ile emekli oldu. ardından DP'den Yozgat milletvekili seçildi. Bu görevindeyken 28 Ekim 1958 tarihinde öldü.


    [​IMG]
    Halit Akmansü
    (1884 – 1953)
    Türk asker ve siyaset adamı.
    Dadaylı Halit Bey olarak da tanınır.

    1884 yılında Kastamonu'nun Daday ilçesinin Kelebek köyünde doğdu. Kastamonu Askerî Rüştiyesi ve Bursa İdadîsinden sonra 1903-1906 Mekteb-i Harbiye'yi başarı ile bitirdi. 1906'da sınıfının ikincisi mülâzım olarak orduya katıldı Erkân-ı Harbiye Mektebini bitirerek kurmay yüzbaşı oldu. I. Dünya Savaşı’nda Irak Cephesi çarpışmalarına katıldı. Mondros Mütarekesi imzalandığında Diyarbakır’daki 13. Kolordu’nun kurmay başkanıydı. İstanbul Hükümeti tarafından Sivas Kongresi’ni dağıtmakla görevlendirilen Ali Galip’in engellenmesinde büyük rol oynadı.

    1921’de Sakarya Savaşı’nda 3. Kafkas Tümeni’ni, 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Savaşı’nda 5. Kafkas Tümeni’ni yönetti. 2 Eylül 1922’de Küçük Asya Ordusu başkomutanı Yunan General Trikopis’i ve ikinci Kolordu Kumandanı General Dijennis ile On Üçüncü Tümen Kumandanı Albay Vandelis'le 39l subay, 4385 eri Karacahisar köyü yakınlarında teslim aldı. Bu subaylar arasında İzmir’in işgali sırasında şehre ilk giren Efzun Alayı’nın komutanı da vardı. Esirleri ordu karargahına götürmeden Trikopis’e, “İsteseydiniz İzmir’e ulaşır, oradan da gemilerle Yunanistan’a geçebilirdiniz. Bunu yapmayarak niye bize teslim oldunuz?” diye soran Albay Halit Bey, şu cevabı aldı; “Evet, biz bunu yapabilirdik. Subaylarımızla bir toplantı yaptık. Saatlerce ne yapacağımızı tartıştık ve kaçıp Yunanistan’a dönmektense, Türk askerine teslim olmayı yeğledik. Çünkü Atina’ya vardığımızda bizi derhal idam ederlerdi. Oysa biz, Türk askerinin bize iyi davranacağından emindik!"

    Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Mustafa Kemal’in isteğiyle askerliği bırakıp siyasete girdi. 1923’de TBMM 2. Dönem Kastamonu milletvekili seçildi. Ertesi yıl kurulan muhalefet partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’na katıldı. Hilafetin siyaseten sürdürülmesini savundu. 1927’de siyasal yaşamdan çekildi, 1953’de vefat etti. Naaşı bugün 3 Cumhurbaşkanı ve 61 İstiklâl Harbi Komutanı ile beraber Ankara’daki Devlet Mezarlığı’ndadır.


    [​IMG]
    Halit Karsıalan veya Deli Halit Paşa
    d. 1883 - ö. 13-14 Şubat 1925) tümgeneral.

    1883 yılında Çerkes Ahmet Bey'in oğlu olarak doğdu. Harbiye'yi bitirdi (1903) ve Yemen'e gitti (1908). Bundan sonraki bütün hayatı cephelerde geçmiştir. Mondros'tan sonra Kâzım Karabekir Paşa ile 15. Kolordu komutanlığına gelerek İslam Tümeni'nden kalan kuvvetlerin bir savunma çekirdeği haline getirilmesini sağladı.

    Milli mücadele dönemi başında Erzurum Kongresi'nde Trabzon delegelerinin Mustafa Kemal'e karşı çıkmalarını, aldığı yıldırma tedbirleriyle önledi.[kaynak belirtilmeli] Kurtuluş Savaşı'nın ilk yıllarında Kafkas Cephesinde komutanlık yapan Halit Paşa, Ardahan, ve Artvin'in gürcü ve ermeni çetelerin işgalinden kurtulmasını sağladı.

    Gümrü Anlaşmasından sonra Batı Cephesinde görev verilen Halit Paşa, Sakarya Savaşı'nda 12. Gruba komuta etti. Bu sırada gösterdiği cesaretten ötürü "Deli" lakabıyla anılmaya başlandı. Özellikle cephenin biraz gerisinde yüksekçe bir yere oturup tabancalarını dizlerine koyarak "Geri çekileni vururum" mesajı vermesi ve birkaç sefer geriye kaçan askerler üzerinde bunu bizzat uygulamasıyla ün yaptı. Büyük Taarruz'da Kocaeli Grubu komutanlığı yaptı ve yaptığı mezalimi ile ünlü Yunan 11. Tümenini Komutanı General Kladas ile beraber esir aldı.

    İkinci Büyük Millet Meclisi'ne Ardahan milletvekili olarak katıldı. Bu dönemde Paşalar Meselesi yüzünden Meclis'te sert tartışmalar yaptı. Ali Çetinkaya tarafından meclis koridorunda, sırtından tabancayla vurularak yaralanmış ve sonrasında da ölmüştür. Mahmut Goloğlu'nun aktardığına göre, Ali Çetinkaya, 'Halit'in kendisine saldırdığını, kendisini savunmak için onu öldürmek zorunda kaldığını' söylemiştir. Ayrıca Ali Fuat Cebesoy’un hatıralarında aktardığına göre, olay hakkında ciddi bir soruşturma yapılmamış ve olayın gerçek sebebi hiçbir zaman kanıtlanamamıştır. Doktor raporu da açıklanmamış, Halit’in ifadesi de alınmamıştı. Bu cinayet hadisesi, muhalefetteki TpCF tarafından genişletilmeye çalışılmışsa da iktidar tarafından engellenmiştir.


    [​IMG]
    Hüseyin Nazmi Solok
    (d. 1876 Balıkesir - ö 1956 İstanbul)
    Türk Kurtuluş Savaşı'nda görev yapmış komutan.​


    1 Mart 1896'da girdiği Harp Okulu'nu 13 Ocak 1899'da bitirdi. 16 Temmuz 1903'de Gerede Redif Alayı 2. tabur 2. bölük Takım Komutanı, 12 Mart 1918'de Bağımsız 50. Tümen ve Fırat Grubu komutanı oldu.

    27 Mart 1918'de Bağdat Han Muharebesi'nde birliğiyle tutsak oldu. 12 Haziran 1920'de esaretten kurtuldu. 20 Haziran 1920'de Mudanya'dan Anadolu'ya katıldı ve 27 Haziran 1920'de 56. Tümen Komutanlığı'na atandı. 12 Temmuz 1920'de 57. Tümen Komutanı ve Denizli Mutasarrıfı, 7 Aralık 1920'de 1. Süvari Tümen Komutanı ve Konya Vali Vekili, 16 Aralık 1920'de Menderes Grubu Komutanı, 15 Haziran 1921'de 6. Tümen Komutanı, 27 Haziran 1925'de 1. Kolordu Komutan Vekili oldu. 2 Ekim 1925'de 7. Kolordu Komutanı, 8 Ocak 1930'da 5. Kolordu Komutanı, 1 Ocak 1933'de MSB Müsteşarı, 30 Ağustos 1935'de 4.Kolordu Komutanı, 30 Kasım 1936'da MSB Müsteşarlığı görevinde bulundu.

    2 Ekim 1939'da emekli oldu. 1956 yılında İstanbul'da öldü. Naaşı 29 Kasım 1988 yılında Zincirlikuyu Mezarlığından, Devlet Mezarlığına nakledildi.
     
  6. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.363
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    [​IMG]
    Mehmet Suphi Kula
    (d.1881 Manastır) – (ö.19 Ekim 1948)
    Türk asker, Kurtuluş Savaşı komutanı.

    1901 yılında Harp Okulu’nu bitirmiştir. 1920 yılında Anadolu'ya geçmiştir. 1927 yılında generalliğe terfi etmiştir. 1931 yılında emekli olmuştur. 19 Ekim 1948 tarihinde ölmüştür. Naaşı, 1988 yılında Ankara Devlet Mezarlığına nakledilmiştir.


    [​IMG]
    Rüştü Paşa
    (d.1872 Erzurum - ö. 13 Temmuz 1926),
    Türk asker.
    1893’de Harp Okulu’nu topçu subayı olarak bitirdi. Balkan Savaşları'na katıldı. I. Dünya Savaşında Kolordu Topçu Komutanlığı, 9. Kafkas Tümeni Komutanlığı yaptı. Türk Kurtuluş Savaşı’nda 3. Kafkas Tümen Komutanlığı görevinde bulundu ve 1921 yılında generalliğe yükseldi. Daha sonra 9. Kafkas Tümeni Komutanlığına atandı. Bilahare 9. Kolordu Komutanlığına atana Rüştü Paşa, bu görevdeyken Ağustos 1923 tarihinde Erzurum milletvekili seçildi. Halk Fırkası meclis grubunda yer alan Rüştü paşa adının İzmir Suikastı'na karışması dolayısıyla 1926 yılında idam edildi.


    [​IMG]
    Nurettin Paşa (veya "Sakallı" Nurettin Paşa)
    (d. 1873, Bursa - ö. 18 Şubat 1932, İstanbul)
    Kurtuluş Savaşı'nın önemli komutanlarındandır.
    Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştiren kadro içinde sakallı tek kişi olduğundan bu lakapla anılagelmiştir.

    Müşir (Mareşal) İbrahim Paşa'nın oğludur. 1893'de Harbiye'yi bitirmiştir. 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'na gönüllü olarak katılmıştır. Daha sonra, Balkan Savaşı'nda 9. Piyade Alayı komutanlığı yapmıştır. I. Dünya Savaşı'nda Irak Cephesinde bulunmuştur.

    29 Ocak 1915'de vekaleten atandığı İzmir ve Aydın valiliklerinin yanı sıra 17. ve 25. Kolordu komutanlıklarını da yürütmüştür. Vali Vekilliği sırasında İzmir'in Sevr Antlaşması uyarınca Yunanlılara verilmesine karşı çıkan “İzmir Müdafai Hukuki Osmaniye” cemiyetini desteklemiş, işgal devletlerinin taleplerini sert bir şekilde reddetmiştir. Nurettin Paşa'nın işgali kabul etmeyeceği, direneceği, hatta mani olacağı anlaşıldığı için İstanbul'daki Mütareke dönemi hükümeti tarafından, 15 Mayıs 1919'da gerçekleşen Yunan çıkartmasından kısa bir süre önce 22 Mart 1919'da buradaki valilik görevinden alınmıştır.

    TBMM'nin kurulmasıyla, önceleri çabalarını Ankara ve İstanbul hükümetleri arasında uzlaşma sağlamak üzerinde yoğunlaştıran Sakallı Nurettin Paşa, 1920'de Kurtuluş Savaşı'na katılmak üzere Anadolu'ya geçmiş ve Yunan cephesinin güneyinde, Konya dolaylarına komutan olarak atanmıştır. 1920 yılının sonlarına doğru Pontus Rum çetelerine karşı Amasya'da kurulan Merkez Ordusu Komutanlığı'na atanmış, daha sonra bu görevden alınmıştır. 1922'de Ali İhsan Sabis Paşa'nın görevden alınması sonrasında 1. Ordu komutanlığına atanmıştır. Bu görevinde Büyük Taarruz'a katılmış, İzmir'e Mustafa Kemal ile birlikte girmiştir. Zaferden sonra korgeneralliğe terfi eden Nurettin Paşa Mudanya Mütarekesi'nin ardından 1. Ordu ile İzmit'te konuşlandırılmıştır. Lozan Anlaşması imzalandıktan sonra, 1. Ordu'nun lağvedilmesi üzerine 1924'te Yüksek Askerî Şura üyeliğine atandıysa da, TBMM 2. Dönem içindeki bir ara seçimde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası listesinden Bursa milletvekili seçilmesiyle üyelikten çekilmiştir. 1925'te askerlikten istifa etmiş, 1932'de vefat etmiştir

    [​IMG]
    Nureddin Paşa ve Gazi Mustafa Kemal Paşa, Gebze (17 Ocak 1923)
    Koçgiri İsyanı'nı bastırma şekline ve Kurtuluş Savaşı'nın son günlerinde İzmit'te yazılarıyla milliyetçi cephenin tepkisini çeken gazeteci Ali Kemal'i linç ettirmesine ilişkin tartışmalar sürmektedir. Linç olayı İstanbul'daki İstiklal Savaşı'na muhalif çevrelerin bir anda çözülmesi sonucunu vermiştir. Hatta Vahdettin bu olaydan sonra İstanbul'dan ayrılmıştır. Bazı kaynaklar, bu eski ekole mensup (Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştiren kadronun yaş ortalamasının yaklaşık on yaş üzerindedir), ancak dirayetli komutanı 1922 İzmir Yangını sorumluluğu ile de bağlantılandırmaktadır. Eylül 1922'de İzmir'deki karışık ortamda bütün olası sorumluluklar üzerinde durulmalıdır. Bilinmelidir ki Yunanlılar Balkan Savaşı sonunda ellerine geçirdikleri Selanik şehrindeki nüfusun büyük çoğunluk ve şehrin içindeki binaların çoğu Türklerin elinde bulunmakta idi; fakat 1917'de çıkan (veya çıkartılan) bir büyük yangın şehrin Türk bölgesini neredeyse tamamen yok etmiştir. Diğer taraftan Yunan ordusu Uşak'tan itibaren (sırasıyla, Alaşehir, özellikle Turgutlu ve Manisa) Türk şehirlerinin neredeyse tamamını yaka yaka kaçmıştır. İzmir'in geri alınmasından sonra ise, İzmir Körfezi'nde varlığını sürdüren yabancı donanmaların ayrılmaya ikna edilmesinin de büyük önem arzettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, bazı kaynaklar yangında İzmir'in altıda beşinin yandığı gibi abartmalı ifadeler kullanmaktadır. Çok uzaklardan görülebilen ve şüphesiz görenleri etkilemiş olan yangının alanı bugünkü İzmir Enternasyonal Fuarı'nın biraz daha geniş çizilebilecek bir çerçevesini kapsamıştır.


    İzmir'in geri alınmasından sonra kurulan askeri mahkemede, Milli Mücadeleyi sabote eden, düşmanla müşterek hareket eden bazı yerli ve Rum asıllıları muhakeme ettirmekten çekinmemiştir. Bunlar arasında Islahat Gazetesi sahibi Süreyya ve Efes Metropoliti Hrisostomos da bulunmaktadır. İşgal döneminde gazetesinde işgal kuvvetlerini metheden ve Milli Mücadeleyi kötüleyen gazeteci Süreyya mahkemece idama mahkûm edilmiş ve cezası infaz edilmiştir. Osmanlı tebasından olmakla, Yunan işgali sırasında Türklere karşı bariz bir nefret ve bir din adamına yakışmayacak tavırlar sergilemiş olan Hrisostomos ise, Nurettin Paşa'nın makamına çağırılmasını takiben gevşek bir koruma ile Türk mahallelerinin ortasından geçirilmiş ve halk tarafından linç edilmiştir.


    [​IMG]
    Hasan Mümtaz Çeçen
    (d.1874 İstanbul) – (ö.3 Kasım 1941 İstanbul),
    Türk asker, Kurtuluş Savaşı komutanı.

    1893 yılında Harp Okulu'nu bitirmiştir. 1923 yılında Tümgeneral olmuştur. 1931 yılında emekli olmuştur. Naaşı 1988 yılında Ankara Devlet Mezarlığına nakledilmiştir.

    [​IMG]
    Osman Nuri Koptagel
    (d. 1874 Erzincan - ö. 1942 Ankara)
    Harbiye'de Mustafa Kemal'in sevdiği hocalardandı.
    'Sıradan 5 kişi Kop ta gel' şeklinde emrettiğini iyi hatırlayan Mustafa Kemal tarafından Koptagel soyadı verildi. 1919 - 1923 yıllarında katıldığı Türk Kurtuluş Savaşı’nda, Büyük Taarruz’da Albay rütbesi ile 12’inci Tümen Komutanlığı görevinde bulundu.

    Fransızca bilen Osman Nuri Koptagel; 8 Mayıs 1934'de emekliye ayrılmıştır. Emekliliğinden sonra, siyasi hayata atılmış, 5. ve 6. Dönem Malatya'dan Milletvekili seçilerek parlamentoya girmiştir. 22 Kasım 1942'de Ankara'da vefat etmiştir.
    Katıldığı Savaşlar
    1912 — 1913 Balkan Savaşı'na Tabur Komutanlığı
    1914 — 1918 I. Dünya Savaşı'na Tümen Komutanlığı
    1919 — 1922 Kurtuluş Savaşı'nda Tümen Komutanlığı

    Nişan ve madalyaları
    Dördüncü Rütbeden Mecidi Nişanı
    Gümüş Liyakat ve Gümüş İmtiyaz Madalyaları
    Alman Demir Salip Nişanı
    İstiklâl Madalyası
     
  7. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.363
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    [​IMG]
    Hacı Mehmet Arif Örgüç
    (d.1876 İstanbul) – (ö.1940 İstanbul),
    Türk asker, Kurtuluş Savaşı komutanı.

    1896 yılında Harp Okulu’nu bitirmiştir. 25 Ağustos 1921'de 1. Süvari Tümen Komutanlığı'na atanmıştır. 27 Şubat 1925 tarihinde, Şeyh Said İsyanı'na karşı yapılan harekette sevk ve idaresi hatalı bulunmuş, 1. Süvari Tümen Komutanlığı'ndan açığa alınmıştır. 9 Şubat 1926 tarihinde emekliye ayrılmıştır. 1940 yılında İstanbul'da ölmüştür. Naaşı, 1988 yılında Ankara Devlet Mezarlığına nakledilmiştir.

    Katıldığı Savaşlar
    1911 — 1912 Osmanlı — İtalyan Harbi
    1912 — 1913 Balkan Harbi
    1914 — 1918 Birinci Dünya Harbin
    1919 — 1922 İstiklâl Harbi

    Nişan ve Madalyaları
    Beşinci Rütbeden Mecidi Nişanı,
    Harp Madalyası,
    Gümüş Liyakat ve Gümüş İmtiyaz Madalyaları
    İstiklâl Madalyası


    [​IMG]
    Reşat (Çiğiltepe)
    (1879, İstanbul - 27 Ağustos 1922, Çiğiltepe, Sandıklı)
    Türk asker.​

    Büyük Taarruz sırasında Çiğiltepe’yi söz verdiği saatte alamaması üzerine intihar etmiş ünlü komutandır.


    Osmanlı Devleti’nin ünlü devlet adamı ve şair Ziya Paşa’nın oğludur. I. Dünya Savaşı’nda olağanüstü kahramanlıkları ile dikkat çeken Reşat Bey, Kurtuluş Savaşı sırasında yarbay rütbesi ile I. ve II. İnönü ve Sakarya muharebelerine de katılmış; son olarak 57. Tümen Komutanlığı görevine atanmıştı. Büyük Taarruz’un ikinci gününde Çiğiltepe’yi düşmandan temizlemesi emrini söz verdiği sürede gerçekleştiremeyince hayatına son verdi. Ölümünden sonra İstiklal Madalyası ile onurlandırılmış ve Atatürk tarafından ailesine “Çiğiltepe” soyadı verilmiştir.

    Yaşamı

    1879'da İstanbul'da doğdu. Babası ünlü devlet adamı ve şair Ziya Paşa, annesi Şevkiye Hanım’dır. Babası, doğumunun ertesi sene hayatını kaybetti.

    Reşat Bey, 1893 yılında girdiği Harp Okulu'nu 1896’da bitirerek Türk Ordusu'nun farklı komuta kademelerinde görev yaptı. Trablusgarp ve Balkan Savaşları'na katıldı, Yanya savunmasında yaralandı; bu görevdeki başarısından ötürü binbaşılığa terfi etti. 1915 yılında seferberliğin ilanından sonra Çanakkale Cephesi’ne gönderildi.

    I. Dünya Savaşı

    I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale Cephesi'nde olağanüstü kahramanlığı ile dikkatleri çektikten sonra 17. Alay Komutanlığı görevine getirildi. Bu görevdeyken Muş'un Rus işgalinden kurtarılmasında da önemli rol oynadı ve XVI. Kolordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa'nın takdirlerini kazandı; ayrıca 5 . ve 4. rütbeden mecidi nişanları, gümüş muharebe, liyakat, tahsiliye, Alman ve Avusturya harp, demir salip nişanlarıyla taltif edildi. 53. Tümen Komutanlığı'na getirilerek Suriye Cephesi'nde görevlendirildi.

    1918'de İngilizlere esir düşen Reşat Bey, Aralık 1919'da bir yıllık esaretten kurtulduktan sonra İstanbul İkinci Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi üyeliğine verildiyse de dilekçe verip Millî Mücadele'ye katılmak üzere İnebolu'dan İstiklal Yolu üzerinden Ankara'ya geçti.

    Kurtuluş Savaşı
    Reşat Bey, Mustafa Kemal Paşa tarafından 11. Kafkas Tümeni (sonradan 21. Tümen) Komutanlığı'na getirildi.

    Yarbay rütbesi ile I. ve II. İnönü ve Sakarya muharebelerine de katıldı; 1 Mart 1922’de rütbesi miralaylığa yükseltildi; son olarak 57. Tümen Komutanlığı görevine atandı.

    Bizzat Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından, Büyük Taarruz'un ikinci gününde, muharebenin ve de ülkenin ulusun kaderini etkileyecek en kritik mevkilerden olan Sincanlı Ovası'ndan Dumlupınar'a kadar tüm yolların önündeki en stratejik engel olan Çiğiltepe'yi düşmandan temizlemesi emredildi. Ne var ki, bu tepenin önemini çok iyi bilen Yunan Başkomutanı Trikopis başarılı bir direniş gösterdi. Reşat Bey, 27 Ağustos 1922 sabahı Mustafa Kemal’e telefonda kuşattıkları tepeyi yarım saat sonra alacaklarını bildirmesine rağmen bunu başaramayınca intihar ederek hayatına son verdi. Çiğiltepe, Reşat Bey’in intiharından 45 dakika sonra düşmandan temizlendi.

    Ölümünden Sonra
    Reşat Bey’in cenazesi, bir gün sonra Sandıklı Hastanesine getirildi ve yıllarca bu ilçedeki anıtlı kabristanında yattı. Naaşı, 1988 yılında Ankara Devlet Mezarlığı'na nakledildi. Sandıklı halkı şehidin nakline karşı çıkmış, ancak o günün şartlarında fazla direnememişti. Sandıklı'daki mezar boş olmasına rağmen hala muhafaza edilmektedir.

    Şahadetinin sonrasında TBMM kendisi adına ailesine İstiklal Madalyası takdim etti. Soyadı Kanunu çıktığında ailesine “Çiğiltepe” soyadı Atatürk tarafından verilmiştir.

    Reşat Bey’in şehit düştüğü Çiğiltepe’de 57. Tümen komutanı Reşat Bey ve o çevrede şehit düşenlerin anısına yaptırılan şehitlik, 22 Haziran 1996’da hizmete açılmıştır. Girişte, Reşat Bey’in bronz bir büstü bulunur.

    Hayatı, emekli tümgeneral Cihangir Akşit tarafından “Çiğiltepe / Miralay Reşat Bey ve Vatan Savunmasında 27 Yıl” adıyla romanlaştırılmıştır.


    [​IMG]
    Yusuf İzzet
    (d.1875, Yozgat - ö. 1922)
    Türk asker. Kurtuluş Savaşı'na katılan üst dereceli komutanlardan birisidir.

    I. Dünya Savaşı'nda ve Kurtuluş Savaşı'nın özellikle ilk aylarında (Bandırma 14. Kolordu Komutanı sıfatıyla) önemli askeri görevler üstlenmiş, TBMM 1. Dönem'de 1922'de ölümüne kadar Bolu milletvekilliği yapmış Türk asker ve siyasetçisidir.

    Kafkasya kökenli bir ailenin çocuğu olarak 1876 yılında Yozgat'ta doğdu. Darüşşafaka Lisesi'nden ve 1900 yılında Harp Akademisinden kurmay yüzbaşı olarak mezuniyetinin ardından uzun süre tümen kurmay başkanlığında bulundu (1901-1913). Trablusgarp ve Balkan Savaşlarına katıldı. 1915 yılında da general oldu ve Birinci Dünya Savaşında çeşitli kolordulara komuta etti. Bunlardan özellikle Kafkasya cephesinde 10. Kolordu Komutanı, 1. Kafkas Kolordusu Komutanı ve 14. Kolordu Komutanı olarak üstlendiği görevlerde dikkati çekti. Rusya'da 1917 Bolşevik İhtilali'nden sonra, sürgündeki Kafkasyalıların ve Osmanlı Devleti'nin aktif desteğiyle kurulan "Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti" (11 Mayıs 1918) Hükümeti bünyesinde Kuzey Kafkasya Kolordusu Komutanı ve Askeri Temsilcisi oldu. Mondros Mütarekesi imzalandığında Dağıstan'da bölgeyi Rus hakimiyetinden çıkarma çabaları sürdürmekteydi.

    Bandırma 14. Kolordu kumandanı iken Yunan işgaline karşı vurulan ilk darbelerden biri olan Bergama Baskınını gerçekleştirdi. Ahmet Anzavur Ayaklanmasının başlamasıyla Anzavur kuvvetleri Bandırma'ya yaklaşırken Bursa'ya geçti. Oradan Ankara'ya çağrıldı ve TBMM 1. Dönem'e Bolu mebusu olarak seçildi.Sakarya Savaşı' na hazırlık evresinde İhtiyat Grubu Komutanı, savaş sırasında ise 3.Grup Komutanı olarak görev aldı. Sakarya Meydan Muharebesinin kazanılmasından sonra tekrar TBMM' ye döndü. 14 Nisan 1922'de vefat etti.

    Kuzey Kafkasya tarihi ve kültürü hakkında çeşitli kitap çalışmaları bulunmaktadır.
     
  8. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.363
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    [​IMG]
    Mehmet Şefik Aker
    (d.1877, Manastır) - (ö. 1964)
    Türk asker.​
    Kurtuluş Savaşı'na katılan üst dereceli komutanlardan birisidir. Savaştan sonra milletvekili olarak görev yapmıştır. I. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Savaşları'nda, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da, daha sonra da Kurtuluş Savaşı'nda görev yapmış bir Osmanlı - Türk subayıdır.


    Mehmet Şefik, 1877 yılı Manastır doğumludur. 28 Mayıs 1894 tarihinde giridiği Harp Okulu'ndan 17 Ağustos 1896 tarihinde Teğmen rütbesiyle mezun oldu. 8 Mart 1900'de Yüzbaşı, 18 Temmuz 1908'de Binbaşı, 29 Kasım 1914'de Yarbay, 14 Aralık 1916'da Albay rütbelerini almıştır. Binbaşı rütbesiyle 1912- 1913 yıllarında Balkan Savaşı'na tabur komutanı olarak katılmıştır.

    Şubat 1914'de Çanakkale'de görev yapan 9. Tümen, 25. Alay, 3. Tabur komutanı olan Mehmet Şefik Bey, Ekim 1914'de aynı tümenin 27. Alay komutanlığına atanmıştır. 25 Nisan 1915 tarihinde Gelibolu Yarımadası'na yapılan çıkartmalarla başlayan Çanakkale Savaşları sırasında emrindeki 27. Alay'la pek çok çatışmaya katılmıştır. 8 Ağustos 1915 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk'ün Anafartalar Grup Komutanlığı'na atanması üzerine boşalan 19. Tümen komutanlığını üstlenmiştir. 1964 yılında vefat etti.

    [​IMG]
    Mehmet Sabri Erçetin
    (d.1876 Bursa) – (ö.1956)
    Türk asker, Kurtuluş Savaşı komutanı.

    1898 yılında Mühendishane-i Berrî-i Hümâyûn'u bitirmiştir. 1918 Yılında Filistin cephesinde İngilizlere esir düşmüştür. 1920 yılında Anadolu’ya geçmiştir. 1933 yılında emekli olmuş ve 1956 yılında ölmüştür. Naaşı, 1988 yılında Ankara Devlet Mezarlığına nakledilmiştir.

    Katıldığı Savaşlar
    1912 — 1913 Balkan Harbi,
    1914 — 1918 Birinci Dünya Harbinde çeşitli kıta komutanlıklarında,
    1919 — 1922 İstiklâl Harbinde Tümen Komutanlıklarında bulunmuştur.

    Nişan ve Madalyaları
    Harp ve Gümüş Muharebe Liyakat Madalyaları,
    Alman Demir Salip Nişanlan
    Avusturya-Macaristan Üçüncü Rütbeden Askeri Liyakat Madalyası,
    Afgan İstiklâl Nişanı
    İstiklâl Madalyası ve Takdirname


    [​IMG]
    Hüseyin Nurettin Özsu
    (d.1879 İstanbul) – (ö.1937)
    Türk asker, Kurtuluş Savaşı komutanı.

    1898 yılında Harp Okulu’nu bitirmiştir. 1921 yılında Anadolu’ya geçmiştir. Kurtuluş savaşının batı cephesindeki tüm savaşlar ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ne katılmıştır. 1922 yılında Tümgeneral olmuştur. 1932 yılında emekli olmuştur. Naaşı 1988'de Ankara Devlet Mezarlığına nakledilmiştir.


    [​IMG]
    Şükrü Naili Gökberk
    (1876, Selanik -1936, Edirne)
    Türk asker.
    Kurtuluş Savaşı komutanlarından ve siyaset adamı. ​
    Bursa, Eskişehir ve nihayet İstanbul'un düşman işgalinden kurtuluşu sırasında Türk ordusunun başında şehre giren Kurtuluş Savaşı kahramanıdır.


    1876'da Selanik'te Mustafa Bey ile Hasibe Hanım'ın oğlu olarak dünyaya geldi. Edirne Lisesi'nden mezun olduktan sonra 1899'da Harp Okulu'nu 1902'de Harp Akademisi'ni Kurmay Yüzbaşı olarak bitierek kurmay stajı için Selanik'te bulunan 3.Ordu'nun emrindeki Görice ve Avlonya 2. Sınıf Redif Taburu'na atandı.

    1904'de Priştine Redif Fırkası'nda kurmay, 1905'te Rumeli'de eşkıyaları tenkili için Kuvve-i Takibiye Tugayı'nın Selanik Alayı 2. Avcı Tabur Komutanlığına, 1908'de 3. Ordu Nizamiyet 22.Alay Komutanlığına atandı. 1910'da 3. Ordu 10. Köprülü Redif Fırkası Kurmay başkanı, 1911'de 5. Kolordu Nizamiye 14. Fırka Kurmay Başkanı oldu. Bu görevdeyken Balkan Savaşı’na katıldı. 1913'te 8. Fırka Kurmay Başkanlığına, ardından Redif Fatih Fırkası Kurmay Başkanlığına getirildi. 1914'te 7. Fırka Kurmay Başkanıyken I. Dünya Savaşı'na katıldı ve 1915'de 50. Fırka Komutanı oldu. 1918'de 49. Fırka Komutanı oldu ve Temmuz 1920'de aynı fırkayla Kırklareli'de Yunan Ordusu'na karşı savaştıysa da birliğiyle Bulgaristan'a sığınmak zorunda kaldı.

    Aralık 1920'de Bulgaristan'dan memleketine dönerek 25 Nisan 1921'de Kurtuluş Savaşı’na katılmak üzere Anadolu'ya geçti. 15. Fırka Komutanı olarak Kütahya ve Sakarya Meydan Muharebesi'ne katıldı. Eylül 1921'de Ankara Komutanlığına, Kasım 1921'de Adana Böglesi İşgal ve Tesellüm Heyeti Başkanlığına, Ocak 1922'de Mersin Bölgesi Komutanlığına getirildi. Temmuz 1922'de 3. Kolordu Komutanlığına atanarak Ağustos 1922'de bu kolorduyla Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ne katıldıktan sonra Mirliva (Tümgeneral) lığa yükseltildi. Eskişehir ve Bursa'yı düşmandan temizledikten sonra Bandırma'yı da geri alan Naili Paşa, Lozan Barış Antlaşması'nın yürürlüğe girmesinden sonra 6 Ekim 1923'te Kolordusuyla birlikte İstanbul'a girdi.

    1923'da T.B.M.M. 2. Döneminde Kırklareli'den milletvekili seçilerek Kasım 1924'te askerliğini tercih ederek milletvekilliğini bıraktı. 1926'da Ferik (Korgeneral)liğe yükseltildi. 1934'te 3. Kolordu Komutanıyken emekliye ayrılan Gökberk, 1935'te İstanbul'dan milletvekili seçilerek tekrar T.B.M.M.'ye girdi. 23 Kasım 1936'da Edirne'nin kurtuluş bayramına katıldığı sırada hayatını kaybetti. Kabri İstanbul'a getirilerek Edirnekapı Şehitliğine defnedilmiş ve kabri halen orada bulunmaktadır.

    Şükrü Naili Bey’in Nazire Hanım ile evliliğinden Turgut, Macit (d.:1908), Saadet (d.:1909) adlı üç çocuğu olmuştur.
     
  9. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.363
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    [​IMG]
    Ali Hikmet Ayerdem
    (d.1877, Yenişehr-i Fener - ö. 21 Mart 1939, İstanbul)
    Türk asker, siyasetçi.​
    Kurtuluş Savaşı'na katılan üst dereceli komutanlardan birisidir. Savaştan sonra milletvekili olarak görev yapmıştır.


    1899'da Harp Okulu'nu, 1902'de Harp Akademisi'ni bitirdi. 31 Mart Olayı’nı bastırmak amacıyla oluşturulan Hareket Ordusu'nda görev aldı. Balkan Savaşı’na ve I. Dünya Savaşı’na katıldı. 28 Ocak 1921’de Anadolu'ya geçerek Millî Mücadele'ye katıldı. Mart - Mayıs 1921'de 12. Tümem komutanlığını yaptı. Daha sonra Millî Müdafaa Vekâleti müsteşarlığına atandı. Büyük Taarruz'da 2. Kolordu’ya komutanlık yaptı. 19 Ocak 1923’te İkinci TBMM’ye Bursa milletvekili seçildi. 1924 yılında milletvekilliğinden istifa ederek yeniden ordu saflarına katıldı. 1935 yılında isteği üzerine korgeneral rütbesiyle emekliye ayrıldı. 1935-1939 arası Gaziantep milletvekili olarak parlamentoda yer aldı. İstanbul Zincirlikuyu'daki mezarı, 29 Kasım 1988’de Ankara’daki Devlet Mezarlığı’na nakledildi.


    [​IMG]
    Hüseyin Nazmi Solok
    (d. 1876 Balıkesir - ö 1956 İstanbul)
    Türk Kurtuluş Savaşı'nda görev yapmış komutan.

    1 Mart 1896'da girdiği Harp Okulu'nu 13 Ocak 1899'da bitirdi. 16 Temmuz 1903'de Gerede Redif Alayı 2. tabur 2. bölük Takım Komutanı, 12 Mart 1918'de Bağımsız 50. Tümen ve Fırat Grubu komutanı oldu.

    27 Mart 1918'de Bağdat Han Muharebesi'nde birliğiyle tutsak oldu. 12 Haziran 1920'de esaretten kurtuldu. 20 Haziran 1920'de Mudanya'dan Anadolu'ya katıldı ve 27 Haziran 1920'de 56. Tümen Komutanlığı'na atandı. 12 Temmuz 1920'de 57. Tümen Komutanı ve Denizli Mutasarrıfı, 7 Aralık 1920'de 1. Süvari Tümen Komutanı ve Konya Vali Vekili, 16 Aralık 1920'de Menderes Grubu Komutanı, 15 Haziran 1921'de 6. Tümen Komutanı, 27 Haziran 1925'de 1. Kolordu Komutan Vekili oldu. 2 Ekim 1925'de 7. Kolordu Komutanı, 8 Ocak 1930'da 5. Kolordu Komutanı, 1 Ocak 1933'de MSB Müsteşarı, 30 Ağustos 1935'de 4.Kolordu Komutanı, 30 Kasım 1936'da MSB Müsteşarlığı görevinde bulundu.

    2 Ekim 1939'da emekli oldu. 1956 yılında İstanbul'da öldü. Naaşı 29 Kasım 1988 yılında Zincirlikuyu Mezarlığından, Devlet Mezarlığına nakledildi.

    Katıldığı Savaşlar
    1912-1913 Balkan Savaşı
    1914-1918 I. Dünya Savaşı
    1919-1922 Kurtuluş Savaşı

    Nişan, Madalya ve takdirnameleri
    Katıldığı harplerde Osmanlı, Afgan ve Alman Devletleri'nce çeşitili nişan ve madalyalarla; TBMM tarafından da İstiklal Madalyası ve Takdirname ile ödüllendirilmiştir.


    [​IMG]
    Bekir Sami Günsav
    (1879, İstanbul - 9 Eylül 1934, İstanbul)
    Türk asker.

    1900'de Harp Okulu'nu 1902'de Harp Akademisi'ni bitirdi. Balkan ve I. Dünya Savaşı'nda çeşitli cephelerde görev yaptı. 1916'da rütbesi Albay'lığa yükseltildi. Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İzmir'in Yunanlılar tarafından işgali üzerine, Bursa'daki 56. Tümen Komutanlığı'na ve ardından 17. Kolordu Komutan Vekilliği'ne atandı. Kurtuluş Savaşı başlarında Batı Anadolu'da düzenli orduyla Kuvayı Milliye arasında işbirliğinin sağlanmasında önemli rol oynadı. Bursa'nın Yunanlılar tarafından işgalindan sorumlu tutularak TBMM'de haksız yere suçlandı. 20. Kolordu Komutanlığı'ndan alınıp Antalya ve Muğla Bölgesi Komutanlığı'na atandı. 1922'de 6. Depo Alay Komutanlığı'na atandı ve daha sonra 9 Temmuz 1924'te emekliye ayrıldı.

    Askerlikten emekli olduktan sonra İstanbul'a yerleşti ve 9 Eylül 1934'te öldü.


    [​IMG]
    Kâzım İnanç,
    (d. 1881, Diyarbakır, Osmanlı Devleti) - (ö. 21 Eylül 1938 Ankara, Türkiye)
    Türk asker ve siyasetçi.

    Harp Akademisi'nden mezun olmuştur. Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı'na katılmıştır. 1920 yılında Anadolu’ya geçerek, Kurtuluş Savaşı'na katılmıştır. 1928 yılında askerlikten emekli olmuştur. 1926 ile 1931 yılları arasında Samsun valiliği yapmıştır. Daha sonra IV.ve V.dönem İzmir milletvekilliği yapmıştır.


    [​IMG]
    Mehmet Kazım Dirik
    (d. 1881 - ö. 3 Temmuz 1941),
    Türk asker ve politikacıdır.

    1880 yılında Makedonya'nın Manastır (Bugünkü Bitola) şehrinde doğmuştur.

    1899'da Harp Okulu'nu, 1912'de de Erkân-ı Harbiye'yi bitirerek kurmay yüzbaşı oldu. I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale ve Suriye cephelerinde savaştı. Mustafa Kemal'in ordu müfettişi olarak Samsun'a gönderilmesini, o sırada kurmay başkanı olan Kazım Dirik sağlamıştır. 1922'de generalliğe yükseldi.

    Kurtuluş Savaşı'ndan sonra askerlikten ayrılan Kâzım Dirik, Bitlis ve İzmir'de valilik yaptı. İzmir'de valilik yaptığı dönem Mustafa Kemal'e İzmir suikastı teşebbüsünün düzenlendiği dönemdir. 1935'te atandığı Trakya Bölgesi Genel Müfettişliğini ömrünün sonuna kadar sürdürdü. Bu görevleri sırasında köy kalkınması ve eğitim konularında yaptığı çalışmalar bölge halkının yaşam düzeyini yükseltmiştir. Kabri İzmir Kokluca Mezarlığı'ndadır.
     
  10. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.363
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    [​IMG]
    Selahattin Adil Paşa
    (19 Ocak 1882 - 26 Şubat 1961),​
    I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Ordularında görev yapmış, Kurtuluş Savaşı komutanlarındandır.


    1902'de kurmay yüzbaşı oldu; 1905'te Şam'daki 5. Ordu'ya, ardından Selanik'teki 3. Ordu'ya atandı.1906'da İstanbul'da Mekteb-i Harbiye'de (Kara Harp Okulu) öğretmen yardımcısı olarak görev aldı. 31 Mart Olayı (1909) sırasında Hareket Ordusu'nda görev yapmıştır. Bükreş ateşeliğinden (1910-1911) sonra Trablusgarp ve Balkan savaşlarına katıldı. I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale ve Doğu cephelerinde bulundu.

    Çanakkale Savaşlarında, savaş öncesinde Çanakkale Müstahkem Mevkii'nde kurmay başkanı olarak görev yapmıştır. Savaş sırasında, Üçüncü Kirte Muharebesi'nde 12. Tümen'e komuta etmiştir. Birinci Kerevizdere Muharebesi'ni yönetmiştir. Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in emrinde 12. Tümen komutanlığını üstlenmiştir.

    1920'de Fransız işgal bölgesinde Kuvayımilliye'yi yapılandırmak ve Fransız yayılmasını önlemek üzere Adana Cephesi komutanlığına atandı.1921'de Batı Cephesi'nde 2. Kolordu komutanı olarak Sakarya Savaşı'na katıldı. Daha sonra Müdafaa-i Milliye Vekaleti müsteşarı ve İstanbul komutanı (Kasım 1922) oldu. Mudanya Mütarekesi'nden sonra İstanbul'un askeri denetimi kademeli olarak Selahattin Adil Paşa komutasındaki 81. Alay'a geçti. 1923'te tümgenerallikten emekliye ayrıldı. 1950-1954 arasında Demokrat Parti'den Ankara milletvekili olarak TBMM'de bulundu
    Anllarını 1923 yılında "Hayat Mücadeleleri" adı altında yayımlamıştır.
    Vefatında, Devlet Mezarlığı'nda toprağa verilmiştir.

    [​IMG]
    Âsım Gündüz
    (1880; Kütahya – 14 Ocak 1970; Ankara)
    Türk asker, Kurtuluş Savaşı komutanı.
    1880 yılında Kütahya’da doğdu. Kütahya Rüştiyesi'ni bitirdikten sonra Kuleli Askeri Lisesi'ne girdi. Harp Akademisini 1905'de tamamladıktan sonra, 1909 — 1911′de Alman Harp Akademisi'nde okudu ve Alman Genelkurmayı'nda staj yaptı. 22 Temmuz 1919'da esaretten İstanbul'a dönerek Harp Akademisi Tabya Öğretmenliği ve aynı zamanda Şehzade Öğretmenliği yaptı. 3 Ağustos 1921 tarihinde Anadolu'ya geçerek Kurtuluş Savaşı'na katıldı. Mustafa Kemal Paşa tarafından Batı Cephesi Komutanlığı Kurmay Başkanlığı'na atandı. Büyük Taarruz planlarının hazırlanmasında önemli rol oynadı. Savaştaki başarısından sonra 31 Ağustos 1922 tarihinde Tümgeneralliğe yükselerek Paşa oldu.

    2 Eylül 1923 tarihinde Genelkurmay II. Başkanlığı'na atandı. Bu görevden sonra 8. ve 9. Kolordu Komutanlığı yaptı. 1926 yılında rütbesi Korgeneralliğe yükseltildi. 5. Kolordu Komutanı iken 5 Ocak 1929'da tekrar Genelkurmay II. Başkanlığına atandı ve 30 Ağustos 1937'de bu görevdeyken Orgeneralliğe terfi etti. Genelkurmay II. Başkanlığı döneminde Mareşal Fevzi Çakmak'ın en yakın çalışma arkadaşı oldu.

    1938’de Hatay'ın Türkiye'ye katılması için Hatay'da Fransızlarla yapılan görüşmelerde Türk Askeri Heyetinin başkanlığını yaptı.

    1 Aralık 1943′de Yüksek Askeri Şura Üyeliğine atanmış, 3 Ağustos 1945′de yaş haddinden emekliye ayrıldı.

    1946'da siyasi hayata atıldı. 1946 ve 1950 seçimlerinde CHP Kütahya milletvekili oldu. 1954'e kadar bu görevini sürdürdü.

    Almanca ve Fransızca bilen Asım Gündüz 14 Ocak 1970 yılında vefat etti.

    [​IMG]
    Cafer Tayyar Eğilmez
    (1877, Priştine - 3 Ocak 1958, İstanbul)
    Türk asker ve siyaset adamı. Trakya bölgesi Kuva-yi Milliye yöneticisi ve milletvekili.

    1903'te Harp Akademisi'ni Kurmay Yüzbaşı olarak bitirdi. İlk görev yeri olan Makedonya'dayken İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne girdi. Rumeli'de çeşitli çatışmalara katıldı. Arnavut İsyanı'nın bastırılmasında (1910) ve Balkan Savaşı'nda görev aldı (1912). I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale Cephesi'nde 1. Tümen Komutanlığı yaptı. Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ne bağlanmasında önemli rol oynadı. Yunanlılarla giriştiği çatışmada tutsak düştü. Birinci ve İkinci TBMM'de Edirne milletvekili olarak görev yaptı (1920-1927). 1924'te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'na girdi. Mustafa Kemal Paşa'ya karşı düzenlenen İzmir Suikastı (1926) olayına adı karıştığından İstiklal Mahkemesi'ndeki yargılama sonucu aklandı, bir daha siyasete dönmedi.

    Esareti
    Cafer Tayyar 32 ay esir kalmıştır. Esaretin mahiyetini şöyle tasvir eder ;


    Rumeli'nin bütün münevverleri (aydınları) ,eşrafı (şanı şerefi olanları), muteberanı(itibarlı kişileri), ağzı düzgün lakırdı yapanları, hemen kamilen geceleri evlerinden gecelikleriyle kaldırılılarak, parasız, pulsuz, sevk edilerek ;yolarda her türlü işkence ve hakarete maruz bırakılmış, ... pek çokları vapurda pek çok işkenceler yüzünden vefat etmiş veya suveri mahsusa da öldürülmüşlerdir.


    [​IMG]
    Mahmut Nedim Hendek
    (1880, İstanbul - 21 Nisan 1920, Hendek)
    Türk asker.

    1901'de Harp Okulu'nu bitirdikten sonra 5. Ordu emrine verildi. 1911'de Aşiret Süvari Alayı'ndayken aynı yıl kurmaylık eğitimine başladı ve 1914'te Harp Akademisi'ni bitirdi. I. Dünya Savaşı'nda Doğu Cephesi'nde savaştı. 1919'da 24. Tümen Komutanlığı'na getirildi. Bu görevdeyken 1. TBMM'ye Menteşe Milletvekili seçildiyse de 21 Nisan 1920'de Hendek'te çıkan ayaklanmayı bastırmakla görevlendirildi ve bu harekat sırasında şehit oldu. Bakanlar Kurulu 9 Ağustos 1927 günü kararıyla İstiklal Madalyası'yla ödüllendirildi. 1988'de mezarı Hendek'teki Anıtmezar'dan alınarak Devlet Mezarlığı'na nakledildi. Ailesi Hendek soyadını aldı.


    [​IMG]
    İbrahim Çolak
    (1881, İstanbul - 1944)
    Türk asker, siyasetçi.
    Kurtuluş Savaşı'na katılan üst dereceli komutanlardan birisidir.
    Savaştan sonra milletvekili olarak görev yapmıştır.

    Çeşitli kaynaklarda doğum tarihi olarak 1878, 1879, 1880, 1881 yılları verilmekte ve bazı kaynaklarda Bursa'da veya Bozüyük'te doğduğu kaydedilmektedir. 1898 tarihinde girdiği Harp okulunu 1901 yılında bitirdi ve V. Ordu'ya atandı.Osmanlı Ordusuna katıldı. 1904 tarihinde III. Ordu'ya atandı. Meşrutiyetten önce gizli İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne girdi. İttihat ve Terakki Cemiyeti hakkında araştırma yapan Manastır Polis Müfettişi Hüseyin Sami Bey'e karşı bir suikast düzenledi ve Hüseyin Sami Bey ölürken kendisi de kaza ile sağ elinden yaralandı. Eli tedavi edilmediği için çolak kaldı.

    1912 yılında Balkan Savaşları çete muharebelerinde bulundu. 1914 senesinde rütbesi Binbaşılığa yükseltilerek 177. Köprülü Alayı komutanlığına getirildi. Bulgaristan'da üstlenen bu birlik ile I. Dünya Savaşı'nda Makedonya'da gizli operasyonları yönetti. Mütareke döneminde bir ara tutuklandı ise de serbest bırakıldı. İstanbul'da Bekirağa Bölüğü'nde tutuklu bulunan Halil Kut ve Talat Muşkara hapishaneden kaçırılmasını yönetti.

    Milli direniş başlayınca Anadolu'ya geçti. Kurtuluş Savaşı'nın başlarında II. Kuva-yı Seyyare komtanlığı yaparken çıkan Düzce ve Yozgat ayaklanmaları ve Aynacıoğulları Ayaklanması'nın bastırılmasında önemli rol oynadı. Çerkez Ethem isyanından sonra komutanı olduğu Kuva-yı Seyyare 3. Süvari Tümeni'ne dönüştürülerek komutanlığına atandı. 3. Süvari tümeni ile II. İnönü Savaşları'na katıldı. Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taaruz'da büyük yararlılıklar gösterdi. 1922'de Albay rütbesindeyken emekliye ayrıldı.

    Kurtuluş Savaşı'nda yaptığı üstün hizmetlerden dolayı Harp ve İstiklal madalyaları ile ödüllendirildi. 1923'te Ertuğrul ve daha sonra üç kez (1927, 1931, 1935) Bilecik milletvekili seçildi. 1924 yılında kurucu ortağı olduğu ve sonra 1926 yılında tamamen sahip olduğu Bozüyük Kereste Fabrikası işletmeciliği yaptı. 1944'de İstanbul'da vefat etti ve Zincirlikuyu mezarlığına defnedildi. Sonradan cenazesi 1989 yılında Ankara'da Devlet Mezarlığı'na nakledildi. İbrahim Çolak'ın tek çocuğu olan Ertuğrul Çolak 1919 yılında İstanbul'da doğmuş ve Demokrat Parti'den XI. dönem Bilecik milletvekili seçilmiştir


    [​IMG]
    Ali İhsan Sabis
    (Soyadı Kanunu öncesinde, Ali İhsan Paşa)
    (1882, İstanbul - 1957, İstanbul)
    Osmanlı Ordusu'nda I. Dünya Savaşı'nda Kafkasya Cephesi ve Irak Cephesi, Kurtuluş Savaşı'nda Batı Cephesi komutanlarından Türk asker ve siyaset adamı. Sabis soyadını, Irak Cephesi'nde Sabis Mevkiinde İngiliz Ordusuna karşı savaşta gösterdiği başarılar nedeniyle almıştır. I. Dünya Savaşı sonrasında İngiliz'lerce tutuklanmasının ardından ilk Malta sürgünleri arasında yer almış, dönüşünde ve Büyük Taarruz öncesine kadar Batı Cephesi 1. Ordu komutanlığını yürütmüş Türk askeri ve siyaset adamı. 1930 ve 40'larda Alman yanlısı fikirleri savunmuş ve bundan dolayı mahkûm olmuştur. 1954'te ise Demokrat Parti'den 9. Dönem Afyonkarahisar milletvekili seçilmiştir.

    Hayatı

    İlk Dönemi


    30 Ağustos 1882 tarihinde İstanbul'da, Cihangir semtinde doğdu. İlk mektebi ve Beşiktaş Askeri Rüştiyesini bitirdikten sonra 1895 yılında Halıcıoğlu'ndaki Topçu okuluna girdi. 1901'de Harp Okuluna başladı ve 1904'te birincilikle mezun oldu.

    I. Dünya Savaşı
    I. Dünya Savaşı'nda kolordu ve ordu komutanı olarak Kafkasya ve Irak cephelerinde bulundu. 1916'da Kut'ül Ammare Kuşatması sırasında Sabis mevkiinde karşı saldırıya geçen İngiliz ordusuna karşı zafer kazandı. 1914'de Tortum'da yerel başarılarla başlayan komutanlığına, Sarıkamış, Dilman ve Van'da devam etti. 9., 4. ve 13. Kolordu kumandanlıklarında bulundu. 1917'de Mirliva rütbesini aldı.

    2 Nisan 1918'de Rusların harabe halinde getirip terkettiği Van'ı Ermeni komitacılardan geri aldı. Nuri Killigil Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu'nun Azerbaycan seferinde görev aldı ve 8 Haziran 1918'de Tebriz'i ele geçirdi. 1918'de İran'daki Şehriban mevkiinde İngiliz kuvvetleri karşısında geri çekildi ve kolordusunu kurtarmayı başardı. Aynı yılın eylül ayında Halil (Kut) Paşa yerine 6. Ordu kumandanlığına getirildi.

    30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandığında Musul ve çevresi henüz Ali İhsan Paşa komutasındaki Türk birliklerinin idaresindeydi. İngiliz General Marshall'ın, ateşkesten sonra Musul ve Zaho'daki sivil Hıristiyanların topluca öldürüldüğünü iddia etmesiyle İngilizler, Türk birliklerinin Musul'u terk etmesini istediler. Ali İhsan Paşa, bu isteği önce reddetti ancak Suriye cephesinde Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Yıldırım Orduları grubunun Şam'dan sonra Halep'te de İngiliz ilerleyişi karşısında Adana'ya kadar çekilmesi neticesinde demiryolu ikmal hatlarının kesilmesi üzerine zor durumda kaldı.[kaynak belirtilmeli] İstanbul Hükümeti'nden gelen talimat doğrultusunda Nusaybin'e çekilerek Musul'u İngiliz işgaline bıraktı.

    Malta Sürgünü
    Savaştan sonra İngiliz Yüksek Komiserliğinin talebi üzerine 23 Şubat 1919'da Konya'da tutuklanarak ilk Malta sürgünlerinden olmuştur. Kendisine yöneltilen suçlamalar Van, Musul ve Urmiye'de Hıristiyan katliamlarını bilfiil yönetmek ve Kut'ül Ammare Kuşatması sonrası ele geçirilen İngiliz savaş esirlerini öldürtmekti. İngilizler tarafından düzenlenen dosyasına göre Ali İhsan Paşa 1915 Nisanında Dilman Muharebesi ertesinde Van'daki Ermenilerin öldürülmesi, haziran ayında Urmiye'de Hakkâri'den kaçmış olan 3300 Nasturi ile 700 Ermeninin topluca katledilmesi, temmuzda Urmiye'de Fransız misyonuna sığınan 620 köylünün öldürülmesi, 18 Eylül'de aralarında Amerikalı gazeteci John Nooshy'nin bulunduğu 20 hasta ve yaralının hastaneden çıkarılarak öldürülmesi, aynı ay Musul'da 270 sivil Ermeni'nin öldürülmesi olaylarının faili idi. Ancak savaş suçluları mahkemesi gerçekleşmediği için bu suçlamalar kanıtlanmadı. Ali İhsan Paşa, Haziran 1921'de diğer Malta tutukluları ile birlikte salıverildi.

    Kurtuluş Savaşı'nda
    Dönüşünde 27 Eylül 1921 tarihi itibarıyla Kurtuluş Savaşı'na katıldı ve Mirliva rütbesiyle Batı Cephesi 1. Ordu komutanlığına atandı. Moskova Antlaşması ile Batum ve Azerbaycan'ın Sovyetler Birliği'ne terkedilmesine karşı çıktığından ve Ali Fuat Paşa'nın yerine Batı Cephesi komutanlığı'na atanan İsmet Paşa'in kıdem olarak kendisinden daha altta olmasına rağmen cephe komutanı olması, Ali İhsan Paşa'nın İsmet Paşa komutası altına girmek istememesi, üstüne üstlük ordu içinde İsmet Paşa ve Mustafa Kemal Paşa aleyhine propaganda yürütmesi üzerine Büyük Taarruz öncesi ordu komutanlığından el çektirilmiştir.

    Turancılık Ülküsü
    II. Dünya Savaşı yıllarında, gazetelere askerlik konusunda yazılar yazıyor ve genellikle Nazi ordularının ilerleyişini alkışlıyordu. Türkiye savaşın sonuna doğru Almanya'nın karşısında yer alınca, tenkit yazılarıyla yetinmeyerek, başta Cumhurbaşkanı İsmet İnönü olmak üzere devlet ve hükümet erkanına, suçlayıcı imzasız mektuplar göndermeye başladı. Böylelikle 1922'de emekliye ayrılmasında önemli rolü oynayan, o zamanın Batı Cephesi komutanı İnönü'den dolaylı intikam almış oluyordu. Olayın tespitinden sonra, 24 Şubat 1944'de tutuklandı ve 10 Şubat 1947'de de sıkıyönetim mahkemesince 15 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı. 1950 yılında Demokrat Parti iktidara geldikten sonra çıkartılan af kanunu ile siyasi haklarına kavuştu. 1954'te DP listesinden Afyonkarahisar milletvekili seçilerek 9. Dönem TBMM üyesi oldu. Milletvekilliği bir dönem sürdü. 1957'de vefat etti.

    Eserleri
    Birinci Dünya Harbi Harp Hatıralarım Cilt 1
    Birinci Dünya Harbi Harp Hatıralarım Cilt 2 ISBN 975-551-067-2
    Birinci Dünya Harbi Harp Hatıralarım Cilt 3
    İstiklal Harbi ve Gizli Cihetleri Harp Hatıralarım Cilt 5 ISBN 975-551-084-2
    Birinci Dünya Harbi Harp Hatıralarım Cilt 4
    Harp Hatıralarım Birinci Cihan Harbi 2. Cilt ISBN 975-551-067-2
    Harp Hatıralarım Birinci Dünya Harbi 1. Cilt
    Harp Hatıralarım Birinci Dünya Harbi 4. Cilt ISBN 975-551-043-5
    Harp Hatıralarım İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri 5. Cilt ISBN 975-551-084-2
    Harp Hatıralarım İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri 6. Cilt ISBN 975-551-085-0
    İstiklal Harbi ve Gizli Cihetleri Harp Hatıralarım Cilt 6 ISBN 975-551-085-0
     

Sayfayı Paylaş