Kimyasal Atıklar ve Zararları

Konusu 'Canlılar Dünyası - Doğa' forumundadır ve Suskun tarafından 15 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.446
    Beğenileri:
    88
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Kimyasal Atıklar ve Zararları​



    Kimyasal atık nedir bunun açılımını yapmak ve hangi atık türlerinden bahsettiğimizi anlamamız gerekmektedir. Tehlikeli kimyasal atıklar Çevre örgütü tarafından,insan sağlığına ve çevreye zararlı etkileri olan, ekolojik dengeyi bozan ve bunlarla ilgili risk faktörü içeren atıklar olarak tanımlanmıştır. Kimyasal atıklar taşıdıkları yanıcı, korozif ,reaktif ve toksik özelliklerinden dolayı tehlikeli kimyasal atıklar olarak sınıflandırılmışlardır.
    Peki nelerdir bu kimyasal atıklar, hangi maddeleri kimyasal atık olarak adlandırabiliriz?

    Tıbbi atıklar , yağ ve sıvı yakıt atıkları, belli başlı kozmetik ve endüstriyel atıklar ve en önemlisi evde kullanılan bazı ürünler, tıbbi ilaçlar , hatta bazı hobi malzemeleri(ör.fotoğraf makinesi malzemeleri) olarak sınıflandırabiliriz. Bu maddelerden bazılarını listeleyerek bir tabloda topladım ki günlük yaşantımızda kullanımına sıklıkça yer verdiğimiz hangi ürünlerin kimyasal madde ve atık olarak sınıflandırıldığının farkına varalım , kullanırken ve atarken bir kez daha düşünelim.
    Evde kullanılan ve kimyasal madde içeren ürünler
    N Piller
    N Enerji tasarrufu sağlayan lambalar/ampüller
    N Floresan ışıkları
    N Sıvı lavabo-aş ürünleri,çamaşır suları
    N Lamba için kullanılan gaz yağı
    N Sineksavarlar ve benzeri ilaçlar
    N Deodorant ve oda spreyleri
    İlaç dolabı
    N İlaçlar
    N Civalı termometre
    N Enjeksiyon iğneleri
    Kendin yap malzemeleri
    N Boya, vernik,cila,koruyucu boya,ahşap için kullanılan bakım maddeleri,vs.
    Ulaşım
    N Akü
    N Benzin
    N Motor yağı, işlenmiş yağ ve fren yağı
    N Yağ filtreleri


    Tıbbi atıklar kimyasal atıkların en önemli ve bertarafı en zor olan üyesidir. Laboratuar atıkları ve burada kullanılan kimyasal madde atıkları, farmosotik atıklar, eski ilaçlar, eritici ve mikrop öldürücü temizlikte kullanılan maddeler, anestezide kullanılan gazların kalıntıları , sterilizasyon için kullanılan gazların kalıntıları ve tabii ki laboratuar cihazları atıkları. Sağlık kuruluşlarından çıkan bu uzun zehirli atık listesini görünce insan ister istemez düşünmeden edemiyor, bize sağlık vermek için hizmet veren bu kuruluşlar bu atıkların bertarafında gösterilen özensizlikle aslında bize hastalıkların ve sağlıksız bir çevre ve de hayatın kapılarını sonuna kadar açıyorlar. Maalesef günümüzde sağlık kuruluşlarından çıkan tehlikeli atıklar insan sağlığı için oldukça korkutucu etkiler taşımakla birlikte birçok ülkede olduğu gibi ülkemiz de bu atıkların bertarafında oldukça yetersiz ve duyarsız kalmaktadır. Ülkemizde değil tıbbi atıklar tarihi geçmiş ve zehirli atık sınıfına giren kozmetik ürünleri bile etrafa kontrolsüz ve fütursuzca atılabiliyor.

    Ozon tabakasının tahribi, asit yağmurları, sera tesiri, hava, kara , yeryüzü ve yeraltı sularının kirlenmesi, ormanların ve tarım alanlarının azalması yani kısaca hayat alanının kısalması çevreye bilinçsizce verdiğimiz zararların ve başlıca kimyasal atıkların kontrolsüzce yaşam döngüsüne girmesine izin vermemizle ortaya çıkmıştır. Kullandığımız her deodorant ve/veya sprey ozon tabakasının incelmesine bu da cilt kanserlerinin artmasına yol açmaktadır. Petrol ve kömür gibi fosil yakıtların kullanımı da sera etkisini açıklayıcı temel nedendir. Atmosfer ısısının artması , bugünlerde iyice kendini hissettiren kuraklık, buzulların erimesi çevreye verdiğimiz zararların bize dönüşümüdür.



    Dünya çapında çevreye verilen zararların giderilmesi ve kalıcı çözümler üretmek için çalışmalara yapılmaktadır. Hiçbirşey için geç olmadığı gerçeğiyle birlikte bu harekette küçüklü büyüklü tüm toplumların katkı koyması kaçınılmaz ve zorunluluk olmalıdır. Peki biz ne yapmalıyız? Burada en büyük iş devlete ve tabi ki toplum bireylerine düşüyor, bu maddelerin kullanımının en aza indirilmesi, geri dönüşümü ve uygun bertaraf yöntemlerinin seçilip uygulanması için önemli adımlar atılması sanırım bugünden itibaren kendi geleceğimiz ve gelecek nesillerin sağlığı ve varlığını sağlamak için oldukça ehemmiyetlidir. Ağır metaller içeren tehlikeli atıklar ve zararları:

    Çoğu kimyasal atıklar içerdikleri ağır metaller yüzünden tehlikeli atıklar olarak sınıflandırılmışlardır ki, ağır metallerin doğada ve dolayısıyle insan vücudunda akümülasyonu çeşitli ve ölümcül olabilecek hastalıklara neden olabilmektedir. Dünyada ağır metal olarak sınıflandırabilecek 50 nin üzerinde metal bulunmaktadır. Özellikle kurşun, civa, arsenik ve kadmiyum insan sağlığı için oldukça tehlikeli ve insanları zehirleyen metaller olarak ün yapmışlardır. Bunun yanında bazı metaller bilindiği gibi insan vücudu fonksiyonlarını yerine getirebilmek için gereklidir. Bunların başında bakır,çinko ve kromu sayabiliriz. Bununla birlikte bu metallere olan doğal ihtiyaç dışında gereken dozdan fazla alınması toksik etkisi yapmakta ve insanoğlunun zehirlenmesine sebep olabilmektedir.

    Peki bu ağır metallere hangi yollarla maruz kalıyoruz? Bu metaller bize, içme sularımızdaki kirlenme, soluduğumuz kirletilmiş hava yoluyla ve tabi ki kirletilmiş toprak sayesinde besin zincirine karışarak ulaşmaktadır. Sudaki ve topraktaki kirlenme besin kaynaklarımızın ; meyve, sebze, balık ve balık ürünlerinin metalleri akümüle etmesiyle dolaylı olarak istemesekde bizlere ulaşmaktadır. Burada toprak, su ve hava kirliliğinin önemi açıkca ortaya çıkmaktadır.


    Maalesef şu anda dünya genelinde, pınarlar, göller ,nehirler ve hatta buzullar olmak üzere tüm içme suyu kaynakları kimyasal kirlenmeye maruz kalmışlar ve belli bir oranda kirlilik içermektedirler. Ağır metaller ve neden oldukları hastalıklar:

    * Antimon daha çok pillerde ve boya maddelerinde bulunur. Yüksek oranda bu metale maruz kalan kişilerde öldürücü etkiler görülmesede kansorejen etkisi olduğuna inanılmaktadır.

    * Kadmiyum, çinkoyla benzer özellikler taşımakla beraber insan vücudu için az oranda gerekli olmakla beraber vücudun yüksek dozlarda maruz kalması durumunda böbrek yetmezliği ve akciğer hastalıklarına yol açtığı gözlemlenmiştir. Nikel piller bu metalin en yaygın olarak görüldüğü alandır.

    *Krom yaygın olarak boyalarda kullanılır. Uzun süreli maruz kalınması böbrek ve akciğer problemlerine yol açar.

    * Bakır, kadmiyum ve çinko gibi insan vücudu için az dozlarda gerekli olmakla beraber yüksek oranda maruz kalınma durumunda anemi, böbrek , mide, bağırsak ve akciğerlerde çeşitli rahatsızlıklara yol açmaktadır. Bakır çoğunlukla bakır borulardan geçen içme suyu yoluyla insanlara ulaşmaktadır.

    *Kurşun, fetus ve bebeklerde oldukça ters etkilere yol açmakla beraber birçok kronik hastalığa sebep olabilmektedir. Kurşuna hava , su ve kara yoluyla maruz kalınabilmektedir.

    *Civanın insanlar üzerinde birçok olumsuz etkisi vardır. Metalik civa, barometre, termometre ve floresan lambalarda bulunur. Civa gıdalarda doğal olarak bulunmaz besin zincirine girerek orada birikir , örneğin civayı barındıran balıkların tüketilmesiyle insanları etkiler. Civa sinir sistemi bozuklukları , DNA , kromozomlara ve beyin fonksiyonlarına verdiği zararlarla bilinmektedir.

    * Arsenik hava, su ve gıdalar yoluyla alınır. Büyük oranda arseniğe maruz kalma birçok hastalığa neden olmakla beraber ölümle de sonuçlanabilir. Arsenik birçok kanser hastalığına neden olabilmektedir, bu özelliklerinden dolayı uluslararası kanser araştırmları ajansı ve çevre koruma örgütü tarafından insanlar için kansorejen olarak tanımlanmıştır.
  2. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.446
    Beğenileri:
    88
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye

    [​IMG]

    Atıklar ve Çevreye Etkileri
    Nüfus artışı, yaşam standardının yükselmesi, şehirleşme, tüketim maddelerinin çeşitlenmesi gibi nedenlerle atık maddeler giderek artmaktadır. Belli bir orandaki atıkları ekosistem birkaç yıl veya daha uzun sürede temizleyebilmektedir. Ancak atık sayısı ekosistemlerin temizlenme gücünün üzerine çıkmıştır.
    Atıklar, sıvı katı ve gaz olmak üzere üç başlık altında incelenebilir.
    1. Katı Atıklar
    Evrensel Atıklar:
    Yiyecek atıkları, bahçe atıkları, cam, seramik, metal parçaları, konserve ve meşrubat kutuları, ambalaj maddeleri, plastikler, gazete, dergi ve mecmua, baca külleri, elbise ve kumaş parçaları vs.
    Şehir Atıkları: İnşaat malzemeleri atıkları, sokak temizleme atıkları, hurda araçlar, arıtma çamurları vs.
    Endüstri Atıkları: Sanayi faaliyetleri sonucu ortaya çıkan atıklardır.
    Tarım Atıkları: Tarımsal faaliyetler sonucu ortaya çıkan atıklar.
    Bu atıkların miktarı ve özellikleri bölgenin veya şehrin sosyoekonomik seviyesi, beslenme alışkanlıkları gibi faktörlere bağlı olarak değişir. Günümüzde katı atıkların toplanması, taşınması, depolanması ve zararsız hale getirilmesi büyük önem kazanmıştır.
    Uygun şekilde depolanmış çöpler, yeraltı ve yüzeysel su kirliliğine, haşerelerin üremesine, kötü kokuların yayılmasına, görüntü kirliliğine ve mikropların yayılmasına sebep olmaktadır. Atıklar içerisindeki cam ve plastik malzemelerin ayrışması uzun yıllar alacağından kalıcı olarak toprağın kirlenmesine neden olmaktadır. Bazı ülkeler atıklarını üstüne para vererek az gelişmiş ülkelere satmaktadır.
    Ülkemizdeki ilk çöp faciası 28 Nisan 1993 yılında İstanbul’un Ümraniye ilçesinde meydana gelmiştir. Yaklaşık 20 yıldır çöp dökümü yapılan sahada patlama olmuş, 39 kişi hayatını kaybetmiştir.
    Çevreye bırakılan katı atıklardan; plastik şişe 1000 yılda, alüminyum kutu 10-100 yılda, plastik kaplı süt kutuları 5 yılda, portakal kabuğu 6 ayda, sakız 5 yılda, pil 100 yılda, plastik torba 10-20 yılda, kağıt 2-5 ayda, cam şişe 4 bin yılda ayrışabilmektedir.


    2. Sıvı Atıklar
    Kanalizasyon atıklarına atık su denmektedir ve su kirliliğindeki en önemli kirleticidir. Sıvı atıkların sularda oluşturduğu kirlilik ve etkileri:
    Fiziksel Etkiler:
    Suyun sıcaklık, tat, koku gibi özellikleri değişir. Yüksek sıcaklıktaki fabrika suları nehirlere bırakıldığında nehirlerin sıcaklığını yükseltir. Sıcaklığı artan suyun oksijen miktarı azalır ve ekolojik denge bozulur.
    Kimyasal Etkiler: Kurşun, civa gibi metaller suda birikir. Organik ve inorganik maddeler sularda birikir.
    Biyolojik Etkiler: Organik atıkların etkisiyle su kaynaklarında üreyen algler, bakteriler ve küfler oluşur. Bunlar da sulardaki oksijeni azaltırlar.

    3. Gaz Atıklar
    Nükleer santraller, taşıtlar, sanayi tesisleri çöp depolama alanları, fosil yakıt kullanımı ve yangınlar gaz atıkların kaynaklarını oluşturur.
    Atıkların çevresel etkileri;
    Yangınlar ve patlamalar
    Küresel ısınma
    Hava kirliliği
    Bitki örtüsünün zarar görmesi
    Yeraltı suyu kirliliği
    İstenmeyen kokulardır.

Sayfayı Paylaş

Konu Etiketleri...

  1. kimyasal atık nedir vikipedi

    ,
  2. çevreye zarar veren kimyasal maddeler nelerdir

    ,
  3. kromu kimyasal ayrışması

    ,
  4. kimyasal atıkların yarattığı kirlilik