Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

Keçiler , Keçilerin Özellikleri , Keçi türleri

Konusu 'Hayvanlar' forumundadır ve Suskun tarafından 25 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    [​IMG]

    Keçiler, diğer çiftlik hayvanlarına göre kalitesi ve fiyatı fazla olmayan kaba yemleri daha iyi değerlendirirler.

    Keçilerin bakım ve beslenmeleri kolaydır. Bu nedenle fazla iş gücüne ihtiyaç göstermezler.

    Süt ve et verimleriyle çiftçi ailelerine gelir sağlayan ekonomik hayvanlardır.

    Bu dersimizde keçilerin özelliklerini bakım ve beslenmelerini
    inceleyeceğiz.

    KEÇİLERİMİZİN SÜT VERİMİ ÇOK DEĞİL

    Ülkemizde en yaygın olan kıl keçisidir. Kıl keçisinin süt verimi çok olmamasına rağmen, süt bu hayvanlar için önemli bir üründür.

    Tiftik keçileri de süt verimi ile işletmeye gelir sağlar. Zaten keçi varlığımızın en büyük bölümünü de bu iki ırk oluşturmaktadır.

    Süt verimi yüksek keçi ırkımız yok mu?

    Mesela, Malta keçisi nin süt verimi daha yüksektir. Ege ve Marmara bölgelerimizde yetiştirilir. Ancak sayıları çok değildir. Malta keçileri 6-7 ay süreyle sağılırlar. Bu sürede ortalama 400 kilo kadar süt verirler. Süt verimi yüksek olan diğer keçi ırkı ise Kilis keçisi dir. Adını bulunduğu yöreden almıştır. Kilis ve dolaylarında yetiştirilmektedir. Bir sağım döneminde 300-500 kilo kadar süt vermektedir.

    Melezleme Verimi Artırıyor

    Bilim adamları ”Bizim kıl keçilerinin süt verimi artmaz mı?” diye düşündüler ve üstün süt verimi olan ırklarla melezlemeler yaptılar. Bu çalışmalardan çok memnuniyet verici sonuçlar alınmıştır. Eğer, melezlemeyi yaygınlaştırabilirse k melez ırklarla daha az keçi besleyip daha çok süt alabileceğiz. Diyelim ki melezleme yaptık. O zaman ne olacak? Süt verimi artacak. Süt verimini yüksek tutabilmek için, keçilerin çok iyi beslenmesi gerekir. Öyleyse, besleme konusunda daha çok şeyler bilmemiz gerekecek.

    SÜT KEÇİLERİNİN BESLENMESİ

    Keçiler, selülozca zengin olan kaba yemlerden çok iyi yararlanırlar. Keçiler, yemden yeme geçerken çabuk uyum gösteremezler. Bir yem verilirken, o yem bırakılıp başka bir yeme geçilecekse, acele etmemeli yavaş yavaş, alıştırarak verilmelidir. Hızlı değişikliklerde sindirim sistemi bozuklukları ortaya çıkmaktadır.

    Bir keçi ne kadar yem yer?

    Bunun kesin bir cevabı yoktur. Verilen yemin içindeki besin maddeleri; hayvanın yaşına, cinsiyetine, gebeliğe, süt verimine, yemleme tekniğine ve çevrenin sıcaklığına göre değişir. Diyebiliriz ki; yemin bazı özelliklerine ve yemin çeşidine göre 2 ila 8 kilo arasında günlük yem yer. Gebeliğin son aylarında yem ihtiyacı artar. Süt verimi döneminde yem ihtiyacı artar. Süt verimi arttıkça yem ihtiyacı da artar. Protein Çok İse, Yem Az Bazı yemler protein bakımından zengindir. Bu gibi yemler, keçi beslenmesinde önemli yer tutar. Çünkü, keçiden elde edilen ET-SÜT-TİFTİK gibi ürünleri, protein yapılıdır. Bu ürünlerin yapılabilmesi için, verilen yeminde protein bakımından zengin olması gerekir.

    Proteini fazla yemler, daha az tüketilen yemlerdir. Bir yemin protein miktarı ne kadar yüksek ise, o kadar az tüketilir.

    Protein deyince aklımıza ayçiçeği, pamuk tohumu, kolza ve soya küspeleri gelir.
    Kaliteli kuru yonca ve iyi kalite kuru otlarda da bol protein vardır.

    Yeterli protein alamayan keçiler; iştahsız olur, zayıflar, süt verimi , tiftik verimi ve yavru verimi az olur.

    Keçilerin de Enerji İhtiyacı Var Kaynakwh: Süt Keçisi Yetiştiriciliği

    Her canlının enerjiye ihtiyacı vardır. Keçilerinde enerjiye ihtiyacı var. Yaşaması, gelişmesi ve verimlerinin iyi olması için enerji gerekir.

    Nereden alacak bu enerjiyi ? Yemlerden...​

    Bilindiği gibi, keçiler çok hareketlidir. Onun için, keçilere, koyunlardan daha fazla enerji gereklidir. Yani, keçiye ihtiyacı olan yemi vermek lazımdır. Keçi, harcadığı enerjiyi karşılayamazsa ne olur? Büyümesi yavaşlar, et ve süt verimi düşer, süt verme süresi kısalır. Ayrıca hastalıklara karşı direnci azalır.
    Mineraller Ve Vitaminler

    yi bir besleme yapılırken, mineraller ihmal edilmez. Keçiler yemle birlikte tuz, kalsiyum, fosfor, kükürt alırsa iştahlı olur. Zayıflamaz, süt verimi artar.
    Tuz çok önemli bir mineraldir. Tuz yemeyen hayvanların gözleri donuk olur.
    Kalsiyum ihtiyacı için, otlar ve baklagiller iyi yemlerdir.

    Süt Keçisi Yetiştiriciliği

    Fosfor ise, küspelerde ve tane yemlerde bulunur. Hayvanlara verilecek yemlerde kalsiyum ve fosforun dengeli olması gerekir. Vücutta kalsiyum – fosfor dengesi bozulursa idrar taşları meydana gelir.

    Vitaminlerden A vitamini kuru otlarda bolca bulunur. Bu vitamin yetersiz olursa gece körlüğü, yavru veriminde azalma ortaya çıkar. Tekelerin aşım kabiliyeti azalır.
    D vitamini ise hayvanların kuvvetli olmasını sağlar. Güneşte kurutulan otları yiyen ve açık havada gezen keçiler D vitaminini kolayca almış olurlar. Yemlerinde yeterince bu vitaminden bulunmayan, dışarı çıkarılmayan ve güneş ışınlarından yararlanmayan hayvanlarda gelişme bozuklukları, kemik hastalıkları, verim düşüklüğü görülür. O nedenle karma yemlere vitamin, mineral karışımları ilave edilmeli veya hayvanların önüne yalama taşı konulmalıdır.

    İyi bir çayır otu veya mera varsa keçilere beslenme bakımından yeterli olur. Kesif yemde vermek lazım ama, kesif yem pahalıdır. Pahalı yemi, süt verme devresinde yedirmelidir. Onun dışında kuru otlarla, diğer kaba yemlerle beslenen keçiler besin ihtiyacını karşılayabilirler.

    Kuru yonca otu : Günde 1 kg
    Mısır silajı : Günde 1 kg
    Tane yem karışımı : Günde 0.5 - 1 kg
    verebiliriz. Mısır silajı bulunmuyorsa yonca miktarı artırılabilir.

    Kuru yonca otu : Günde 1.5 kg
    Tane yem karışımı : Günde 0.5 - 1 kg

    KEÇİLERİN BESLENMESİNDE ÖNEMLİ KURALLAR
    • Yemlerini ve kuru otu azar azar fakat sık sık vermeliyiz.
    • Yemliklerde kalan iri bitki saplarını dışarı atmalıyız.
    • Yem verme süresini uzun tutmalıyız.

    KURUYA ÇIKARMA​
    Doğumuna 6 hafta kala keçilerde sağım yapılmaz. Çünkü dişi hayvanların kuruya çıkarılması gerekmektedir. Kuruya çıkarmada;
    • Sağım sayısı günde bire indirilir.
    • İki günde bir sağım yapılır.
    • Günlük verilen kesif yem miktarı azaltılır.
    • Böylece 5–8 gün içinde süt verimi azalır ve dişi hayvan kuruya çıkmış olur.
    Kuruya çıkarmanın faydaları;
    • Gebeliğin sonuna doğru ana yavrusunu daha iyi besler.
    • Ana doğuma iyi hazırlanır, sağlıklı ve güçlü oğlaklar doğurur.
    • Doğum stresini kolaylıkla atlatır.
    • Doğum sonrasındaki süt sağımı süresince daha fazla süt verir.

    OĞLAKLARIN BESLENMESİ​

    Yeni doğan oğlak için en iyi besin ağız sütüdür. Ağız sütünde en yararlı besin maddeleri vardır. Ağız sütü emen oğlaklar hastalıklara dayanıklı olur. Ağız sütü emen oğlaklar sağlam yapılı olur. Onun için, doğumdan sonra 3-4 gün mutlaka ağız sütü emmelidir. Ondan sonra süt zaten normale döner.

    Oğlaklar kaç ay emebilir?
    Oğlaklar, 2.5-3 ay anasını emmelidir. Doğumdan iki hafta sonra alıştırarak kaliteli kuru ot ve kesif yem verilmeye başlanır. İyi kaliteli kuru ot ve kesif yem de verilince, oğlağın emdiği süt azalır. Bu yolla, bir oğlağın emeceği sütün toplamı 60 kiloya kadar inebilmektedir. Oğlaklar sütten kesildikten sonra, günde 500 gram kesif yem verilmelidir. Oğlak büyüdükçe kesif yem daha az proteinli olabilir. Protein miktarı gitgide azaltılır.
    [​IMG]
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    SÜTÇÜ KEÇİ IRKLARI

    Süt tipi keçi ırkları arasında Saanen, Toggenburg, Malta, Beyaz Alman Asil, Nubiya, Alpin, Damascus ve Kilis keçileri sayılabilir.

    Süt keçisi ırklarının dış yapı özellikleri genellikle bir birine benzerdir. Ortak özellikleri olarak keçiler dik kulaklı, hafif ve düz başlı, tehlike anında zarif karaca görünüşlü olmalarıdır.
    [​IMG]

    1) SAANEN KEÇİSİ:

    İsviçre’nin Saanen vadisinde yetiştirilen ve buradan yayılan bir keçi ırkıdır. Bu ırk dünyanın hemen hemen her tarafına götürülmüştür. Genel olarak adaptasyon yeteneği yüksek, sağlam konstitüsyonlu bir ırktır. Saanen keçileri kabak, erkekleri boynuzludur.

    Genel olarak keçiler küpeli, kısa ve beyaz tüylüdür. Meme iki but arasına iyi yerleşmiş olup koltuk tipi bezel memedir. Gelişme hızı, süt ve döl verimi yüksektir. Genellikle 2-5 başlık gruplar halinde aile işletmelerinde yetiştirilir. 1959’lı yılların başında Türkiye’ye de getirilmiş ve halen saf ve melez olarak yetiştirilmektedir.

    Verim Özellikleri:

    Saanen ırkının en önemli özelliklerinden birisi olan farklı iklim koşullarına uyma yeteneği sayesinde, götürüldüğü yerlere çok çabuk adapte olabilmektedir. Saanen keçileri yemleme ve mera koşullarına karşı çok duyarlıdır. Yüksek verim yeteneği ancak iyi bakım ve besleme koşullarında ortaya çıkar. Saanen keçilerinde yemden yararlanma yeteneği yüksektir ve erken çağda cinsi olgunluğa ulaşırlar ve hızlı ürerler. Bu da, Saanen ırkının yetiştirme yönünden en önemli avantajlarındandır. Döl verimi yüksek olan ırk, genellikle ikiz yada üçüz doğum yaparlar. Canlı ağırlık ortalamaları erkeklerde 70 kg, dişilerde 50 kg dır. Ortalama 2.5 yaşında süt verimi 750 kg ve Laktasyon süresi 280 gün’dür. Elit sürülerde Laktasyon süt verimi bir ton ve Laktasyon uzunluğu 300 gün olarak saptanmıştır. Sütte yağ oranı % 3.4-3.6 civarındadır. Bir batımda oğlak sayısı 1.7-1.8 arasındadır.
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye

    [​IMG]
    2) TOGGENBURG KEÇİSİ:

    İsviçre keçi ırklarındadır. Vücut kahve-kırmızı karışımıdır. Gözlerden ağza kadar, sağ ve soldan aşağı doğru inen beyaz renkli iki adet akıtması vardır. Süt keçilerinin genel dış yapı özelliklerine sahiptir. Çok çeşitli iklim ve çevre koşullarına kolaylıkla uyum sağlayabilmektedirler. Erkek ve dişiler boynuzsuzdur. Memeler iyi gelişmiştir. Gerdanın her iki yanında yer alan ve “küpe” adı verilen birer deri uzantısı vardır. Gerdandaki bu küpeler ırk için karakteristiktir.

    Verim Özellikleri:

    Laktasyon süt verimi ortalama 700 kg olup, yaklaşık 275 gün sağılmaktadırlar. Dişiler ortalama canlı ağırlık 45-50 kg, erkekler 65–75 kg civarındadır. Döl verimi yüksek ve ırk erken gelişme yeteneğine sahiptir.


    [​IMG]
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    3) MALTA KEÇİSİ:

    Malta adasında Nubya ve Damascus keçisi ile Nursiye keçilerinin süt verimini artırmak amacıyla yapılmış melezleme sonucu geliştirilmiş bir keçi ırkıdır. Akdeniz ülkelerinde küçük gruplar halinde yetiştirilir. Türkiye’de Ege ve Marmara kıyı şeridinde, özellikle İzmir çevresinde Çeşme ve Kuşadası’nda bulunur. Malta keçilerinde renk çoğunlukla kahverengi alacadır. Deri ince, vücudu örten kıllar kısa ve incedir. Kulaklar uzun ve sarkıktır. Memeler iyi gelişmiş olup, üzerindeki damarlar belirgindir. Diğer süt keçilerinde olduğu gibi vücut önden arkaya genişleme gösterir.

    Verim Özellikleri:

    Keçilerin ergin canlı ağırlığı 35-40 kg, erkeklerin canlı ağırlığı 45-50 kg’dır. Laktasyon süt verimi 500-600 kg ve Laktasyon süresi 250-300 gün’dür. Canlı ağırlığının yaklaşık olarak 14 katı süt verimine sahiptir. Sütte yağ oranı %3.5-4.5 civarındadır. Bir batımda oğlak sayısı 2-5 arasında değişmektedir.
     
  5. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Kilis Keçisi

    Her türlü iklim koşullarına iyi uyabilen, ekstansif ve entansif koşullarda, küçük aile işletmeleri halinde veya sürüler halinde yetiştirilebilen, sağlam vücut yapılı, uzun yürüyüş yetenekli süt ve döl verimi yüksek bir keçi ırkıdır. Güney Doğu Anadolu Bölgesinde özellikle Hatay, Gaziantep ve Urfa dolaylarında yetiştirilen bu ırk Suriyeden getirilen Halep keçileri ile kıl keçiler arasında yapılan melezleme ile ortaya çıkmıştır. Sayıları 100 bin dolayında olan Kilis keçileri, Türkiye yerli ırkları içerisinde süt verimi en yüksek olan ırktır. Kilis keçilerinde vücut çok uzun ve genellikle siyah renkli kıllarla kaplıdır. Kulaklar çok uzun, geniş ve sarkıktır. Kilis keçileri genellikle boynuzludur. Ancak, boynuzsuz erkek ve dişi hayvanlarda bulunmaktadır. Meme iyi gelişmiş olup iki bacak arasında öne doğru uzanmaktadır.

    Verim özellileri

    Ergin tekelerin canlı ağırlıkları 60-90 kg, dişilerin ise 45-65 kg ararsında olup geniş bir variyasyon göstermektedir. Laktasyon süt verimi 200-350 kg ve laktasyon süresi 250-300 gündür. Sütte yağ oranı %4.3-4.7 civarındadır. Kıl verimi 500-600 gdır. 100 keçiden elde edilen oğlak sayısı 120-160 arasındadır.
     
  6. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Beyaz Alman Asil Keçi

    Beyaz Alman Asil keçilerde vücut rengi genellikle beyaz renktedir. Vücut kısa ve düz kıl örtüsüne sahip kuvvetli ve sağlamdır. Boynuzsuzluk aranan bir ırk özelliğidir. Sütçü bir ırk olması nedeniyle meme çok iyi gelişmiştir. Almanyada Saanen ve Appenzel keçilerinin melezlenmesi ile elde edilmiştir. Adaptasyon yeteneğinin iyi olması nedeniyle pek çok ülkeye götürülmüştür. Türkiyeye 1971 yılında getirilmiştir.

    Verim Özellikleri

    Ergin tekeler 70-80 kg, keçiler ise 60-70 kg canlı ağırlığa sahiptir. Ortalama %3-4 yağlı ve bir laktasyonda 700-950 kg süt verimine sahiptir. Elit sürülerde 1000-1200 kg süt elde edilebilir. Keçiler yaklaşık olarak 300 gün sağılabilir. Beyaz Alman Asil keçileri yüksek döl verimine ve oğlakların erken gelişme yeteneğine sahip oluşu nedeniyle yemden yararlanama yeteneği yüksektir.
     
  7. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Nubiya

    Akdeniz çevresi keçi ırklarının en önemlisi olan Nubya keçisi, yüksek süt yağı ve kalitesi ile bilinen doğu orijinli, daha çok zarif ve mağrur bir süt keçisidir. Bu keçiler uzun bükülen kulakları, dışbükey (konveks) burunları ve parlak kaplı kıları ile tanınır. Nubya keçileri beyaz dan siyaha kadar değişen renk varyetesi vardır. Son yılarda Nubiya keçilerinde birörenk renge izin verildiğinden bu yana kolaylıkla ayırt edilen dışbükey (konveks) yüz profili ile güzler, burun, uzun ve çan seklinde kulaklar ile hemen tanınan bir ırktır. Kulaklar burunun 3 cm ötesine kadar sarkan uzunluktadır. Keçiler kısmen iri vücutlu ve sağlam yapılıdır

    Verim Özellikleri

    Orta irilikte keçi ırklarından olan Nubya keçisinde canlı ağırlıklar erkeklerde 75-80 kg, keçilerde 55-60 kg arasındadır. Çidago yüksekliği keçilerde 70-75 cm erkeklerde 85-90 cm arasındadır. Irkın döl verimi yüksektir. Yılda iki doğum yapabilir ve ikiz ve üçüzlük sık görülür. Sütçü bir keçi olması nedeniyle meme çok iyi gelişmiş ve vücuda olan bağlantısı sağlam, meme başları uzun ve simetriktir. Ortalama laktasyon süt verimi 600-700 kg ve uzunluğu 250-280 gündür. Nubyan keçilerinin sütünün yağ oranı diğer keçi ırklarından yaklaşık olarak iki kat daha fazladır. Sütteki yağ oranı yaklaşık %7-8dir ve bir laktasyonda 880 kg süt vermektedir.
     
  8. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Alpin

    Alpin keçilerinin değişik variyetleri bulunmaktadır ve en ünlüsü Fransız Alpini ve daha az bilineni ise Amarikan ve İsveç Alpinidir. Bu keçi ırkının her türlü iklim ve işletme koşullarına adaptasyonu yüksektir. Alpin keçilerinde baş ve kulaklar orta büyüklükte, kulaklar diktir. Bu keçi ırkında vücut rengi bakımından bir standart yoktur. Vücut renkleri beyazdan geyik yavrusu rengi, gri, kahverengi, siyah, kırmızı ve bileşimlerinden oluşan hayvanlardadır

    Verim Özellikleri

    Yüksek irilikte vücut yapısına sahip bir ırktır. Keçiler 70-80 cm, erkeler ise 90-100 cm cidağo yüksekliğine sahiptir. Keçilerin canlı ağırlığı 60-80 kg, erkeklerin de 80-90 kg arasındadır. Meme sütçü tip özelliklerine uygundur. Irkın laktasyon süt verimi işletmeden işletmeye değişmek üzere 500-800 kg arasında değişir. Laktasyon uzunluğu 200-250 gün arasındadır. Rekor süt verimi 299 günde 1487 kgdır. Irkın oğlak verimi çok yüksektir. Sütteki yağ oranı %3.37dir. Her doğumda ortamla 2 oğlak verebilmektedir.
     
  9. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Damascus
    Suriye, Arap ülkeleri ve Türkiye�de yetiştirilir. Damascus yada Şam keçisi olarak bilinen kahverengi veya kırmızı renkte sütçü bir varyetesinin yanında Halep, Member yada Filistin keçisi olarak bilinen başka bir varyetesi vardır. Genellikle ova arazilerde yetiştirilir. Yüksek ve soğuk yerlerde adaptasyon sorunları gözlenir. Damascus keçilerinde hem boynuzluluk hem de boynuzsuzluk ırk özelliğidir. Vücut uzun kıllarla kaplıdır. Kulaklar uzun, geniş ve sarkıktır. Boyun altında küpeler vardır.

    Verim Özellikleri

    Keçilerin canlı ağırlıkları 40-65 kg, teklerin 60-90 kg arasındadır. Bir laktasyonda ortalama 250-550 kg süt vermektedir. Irkın laktasyon uzunluğu 200-290 gün arasındadır. Bir doğumda 1.5-1.8 oğlak elde edilebilir. Elit sürülerde laktasyon süt verimi 500-700 kg ve bir doğum a düşen oğlak sayısı 2.2dir
     
  10. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Süt Keçisi Yetiştiriciliğinde Seleksiyon

    Damızlık seçiminin esas hedefi, keçi sürüsünde en iyi (üstün) hayvanları bularak bunları uygun şekilde çiftleştirmektir. Böylece üstün yeteneklerin döllere geçmesini sağlamaktır. Bir hayvanda bazı kriterler çok iyi olabilir, fakat kriterlerin % 100'ünün bu keçinin yavrularında görülmesi beklenemez.

    Keçilerin dış görünüşlerinde değişiklikler çok fazladır. Bundan dolayı dış görünüşe bakarak kalıtsal yapısı hakkında hüküm vererek çok defa büyük yanlışlıklara sebep olunmaktadır.

    İyi kriterlere sahip keçileri, damızlığa ayırmak gerekir. Damızlığa ayrılan bu hayvanların döllerine bakarak verim güçlerinin öğrenilmesi gerekir. Kalıtsal yapıları öğrenildikten sonra verimleri kötü olanları damızlık sürüden atmalı ve yalnız iyileri sürüde bırakmalıdır. Bu işlem, mutlaka titizlikle takip edilerek yapılmalıdır.

    Yetiştirme ve Yapay Tohumlama

    Süt keçilerinde üreme mevsimi Ağustos�un sonu ve Mart�ın ortasıdır. Keçilerin çoğunda üreme Eylül, Ekim ve Kasım ayında, doğumlar ise Şubat, Mart ve Nisan ayların meydana gelir. Keçilerin, mevsimsel üremesi nedeniyle, süt sağlaması geç sonbahar ve kış aylarında 2-3 ay kısalabilir. Teke katımın iyi planlanması ve kayıtların tutulması yetiştiricilere damızlık satışında iyi gelir getirebilir.

    Keçilerde Damızlıkta Kullanma Yaşı

    Oğlaklar 6-8 aylık yaşta erginliğe ulaşır ve genellikler 7-10 aylık yaşta damızlıkta kullanılır. Damızlıkta kullanma yaşında ergin ağırlığının % 60'ına (35-40) gelmiş olması yeterlidir. Eğer oğlaklar damızlıkta kullanma yaşında uygun canlı ağırlıkta değilse, damızlıkta kullanım için esas kriter yaştan ziyada vücut ağırlığıdır. Yine de, 10 aylık yaştan sonra damızlıkta kullanılırsa üreme performansı düşebilir. Hayvanlarda gelişme hızı iyi bir beleme programı ile ayarlanabilir.
    Üreme mevsiminden 2-3 hafta önce keçilere canlı ağırlık kazandırılmalıdır. Bu, yemlerdeki enerjinin artırılmasıyla sağlanabilir. Bu biçimde idare edilen keçilerde yumurtlama sayısı artacaktır.

    Kızgınlığın Belirtileri

    Kızgınlık dişi keçinin tekeyi kabul ettiği zamandır. Keçilerde kızgınlık süresi ortalama 24-48 saattir. Kızgınlık süresi, ırk, yaş, çiftleşme mevsimi dönemleri (baş, orta ve son) ve tekenin uyarıcı etkisine göre ayrım gösterir. Keçilerde yumurtlama, kızgınlık süresinin sonuna doğru şekillenir. Başka bir ifade ile kızgınlığın oluşumundan 30-36 saat sonra olur. Keçilerde gözlenebilen genel kızgınlık belirtileri şunlardır. Keçilerin melemesi, kuyruk sallaması, dış üreme organların pembe renk alması, şişkinliği ve akıntı şeklinde tanımlanabilir. Laktasyondaki keçide genellikle süt verimi düşecektir. Keçilerde kızgınlık belli zaman aralıklarıyla yinelenir (tekrarlanılır). Bu zaman sürecine kızgınlık döngüsü denir. Keçilerde kızgınlık döngüsü uzunluğu 18-22 gün arasındadır, ortalama 21 gün olarak kabul edilir. Kızgınlık döngüsü uzunluğu yaş, ırk, çiftleşme mevsimi dönemi, besleme gibi etmenlere bağlılık olarak değişir.

    Üreme mevsiminde tekler güçlü bir kokuya sahiptir ve ayrı bir bölmede tutulurlar. Teklerin davranışlarındaki farklılıklar keçilerin kızgınlık mevsiminde olduğun gösterir ve keçilerin erken dönemde sonraki kızgınlıkların belirler. .

    Gebelik süresi


    Gebelik süresi gebe kalmadan oğlaklamaya kadar geçen süredir. Keçilerde gebelik süresi, ırka, yaşa, doğacak yavrunun doğum tipi, cinsiyetine ve mevsime göre değişir. Ortalama 144-157 gündür, ortalama 5 aydır. Keçiler doğumu takiben süt üretirler ve süt verimleri en yüksek noktaya çıkar. Keçileri laktasyonun 45-60 günlerinde tekrar kızgınlık gösterirler ve süt verimleri genellikle 305 gün devam eder. Oğlaklama aralığı 12 ay olmalıdır.

    Yapay Tohumlama

    Yapay tohumlama mekanik yollarla dişinin üreme organına, erkeğin semenin konulmasıdır. Keçilerde yapay tohumlamada taze spermadan ziyada dondurulmuş spermada kullanımı süt keçilerinde daha yaygındır. Keçilerde yapay tohumlamada ziyade doğal teke katımı tercih edilir.

    Süt Keçisi Oğlaklarının Büyütülmesi

    Oğlaklar doğduklarında kanlarında antikorları yoktur ve gerçek anlamda antikor ağız sütünde yani kolstrumda vardır. Oğlaklar ilk bir kaç hafta hastalıklara karşı korumaktadır. Antikorlar, dişi keçinin memesinde doğumdan önce oluşur ve oğlağın annesini emmesiyle birlikte bağırsaklardan geçerek sirkilasyon başlar. Olan bu transfer veya geçiş bağırsak hücrelerinin özel geçiş sağlamsıyla ilk 18 saat içinde olur. Bundan sonra hücreler antikorları elimine eder ve kan serumuna girmesine izin vermez. O zaman doğumdan sonra 2-4 saat oğlakların emmesi için kritiktir. Kolostrum özellikle A, B vitaminleri ile protein ve mineraller bakımından yüksek besleyici değere sahiptir,. Kolostrumun protein içeriği yaklaşık %20'i civarında ve normal sütün %3.5 katıdır

    Oğlakların kolostrumla yada diğer sütlerle fazla beslenmesi bağırsaklarda ishale neden olabilir. Fazla kolostrum dolapta saklanır ve sonra vücut sıcaklığında tekrar verilebilir. Oğlaklar nazikçe tutulmalıdır ve içirmek için zorlanmamladır. Birkaç saat aç kalan oğlak kolostrumu çabukça içecektir. Oğlaklara kolostrum verildikten sonra keçi sütü yerine sığır sütü veya süt tozu verilebilir. Oğlaklar ilk 2-3 günlerde 3-4 defa, daha sonra ise günde iki kez beslenmelidirler.

    Doğumda oğlaklar yaklaşık olarak 3-4 kg arasında doğarlar. Cidağo yükseklikleri ve göğüs çevresi yaklaşık 35.5-38 cm arasında değişir. Oğlaklar doğduğunda basit mideli kedi ve köpek yavruları gibidir. Yani hayatın ilk bir kaç haftasında süte ihtiyaç duyarlar. Oğlaklar ilk 2-3 haftadan sonra küçük taneli tahılları buzağılar gibi alıştırılarak başlatılabilir. Genel olarak tane kırmaları %14-15 protein, vitamin ve mineral karışımından oluşurlar.

    Oğlaklar yem yeme ye başlar başlamaz rumende geviş getirme işlemleri de gelişmeye başlar. Bu rumenin bütün kısımlarının (Rumen, reticulum, kırkbayır ve abomasum) geliştiğini gösterir. Hayvanlar 4 mide kısmına sahiptirler ve bunlara ruminat denir. Hayvan büyüdüğü zaman rumen en büyük kompartıman olur.

    Oğlaklara, taze su ve yalama taşı blokları özellikle sütten kesimden sonra 8-12 haftalıklardan sonra serbest olarak verilmelidir. Oğlaklar, kovadan süt içer gibi su içmeye devam etmelidirler. Oğlakların kuru ot ve tane yem yemeye başladığından emin olmamız gerekir.

    Bütün oğlaklar 2. gün ile 1 hafta arsında boynuzları köreltilmeli ve doğal olarak boynuzlu olanlardan ayrılmalıdır. Elektrikli boynuz köreltme aleti genellikle iyi sonuç vermektedir. Boynuz köreltme işi güç görünmesine rağmen kısa ve hayvan zarar vermeyen bir uygulamadır. Bir merhem, yakılan alana uygulanabilir. Boynuz köreltme anestezi altında bir veteriner tarafından yapılabilir. Bu, daha doğru bir yöntem olur ve yavruya açı vermez.

    Süt Keçilerinin Bakım ve Beslenme Programı


    Keçilerin enerjik, meraklı ve çok yönlü beslenme alışkanlıkları olan hayvanlardır. Süt keçilerinin barındırıldığı ağıla yakın bir yerde onların eğlenebileceği ağaçlık, çalılık veya maki alanlar olması avantajlı olmaktadır. Laktasyondaki süt keçilerinin özellikle büyük bir kısmın ağılda barındırıldığında beslenmelerindeki yem materyali muhtemelen daha az önemlidir.

    İyi kalite kuru ot ve tahıllarla dengeli bir yoğun yem yüksek süt üretim seviyesinin kurumasında en iyi yaklaşım olarak gözükmektedir. Toplam rasyon içinde selüloz normal süt üretimi ve yağı için gereklidir. Diğer yandan düşük kaliteli kaba yem içeriği süt üretim seviyesinin düşmesine neden olacaktır. Rasyon içinde özellikle pamuk tohumu küspesi, soya ve diğer lifli yem ham maddeleri içermelidir ve tahıllar, saman ve kaba otlar lezzetli değildir. Süt keçiciliğindeki başarı iyi bir besleme ve idare programının kurulmasına bağlıdır. Kuruda ki keçilere iyi meralarda bakılmalı ve minerallerle takviye edilmelidir. Kalıcı iyi bir mera farklı çeşitlerden baklagil, çimler ve yoncaları içermelidir. Yazın yıllık darı ve sorgum sudan otu ekilmelidir. Her ikisi de uzun ve çok yıllık bitkilerdir. Kışlık meralara çavdar, yulaf, arpa, karaçayır ve sorgum ekilmelidir. Mükemmel otlatma, kışın otların iyi gelişmesini sağlanmasıyla yapılabilir.

    Baklagiller mükemmel saman yapar ve genellikle diğer kuru otlardan yüksek protein içerir. Kuru yonca otu en iyi saman özelliğindedir. Kuru yonca otu yeşil bir renkte, küçük gövdeli, yeteri kadar yapraklı ve %17- 20 proteine sahip olmalıdır. Hayvanlar verilebilecek uygun diğer baklagiller korunga ve çok yıllık yer fıstığıdır. Ot samanları genellikle düşük kalitededir. Öyle olsa bile bazı samanlar başarılı bir rasyon için kullanılabilir. Hayvan beslemede sadece kaba ot kullanımı maksimum performansı sınırlar. Meralara ilave olarak bütün rasyonlar tane yemlerle, vitamin ve minerallerle desteklenmelidir. İhtiyaç duyulan tam miktar, mera ve otun kalitesine göre değişir.

    Süt keçileri iyi yem tüketirler yaklaşık 45 kg ağırlığındaki bir keçi %4-7 kuru madde tüketir. Süt sığırlarında bu oran %3-4 dür. Süt keçileri yüksek oranda yem tüketmelerine izin verildiğinde besin maddelerince zengin süte sahip olurlar. Genelde, süt keçilerinde yüksek oranda süt elde etmek için süt sığırları gibi beslenmesi gerekir.

    Süt keçileri rasyonların da tahıllar seçildiği zaman karışımların kaliteli kuru ot veya farklı otlaklar gibi faktörleri göz önünde bulundurmak önemlidir. Florida'da otlar ve silajların çoğunluğunda % 18-20 protein içeren yem karışımı ile desteklenen yem karmalarında mısırı ve/ veya sorgum silajına ihtiyaç duyulur ve kuru otların sindirilebilir protein oranları düşüktür. İyi kalitede kuru ot ile birlikte (%15-20 protein) veya yulaf tanesi, çavdar ve karaçayırdan oluşan küçük otlak (meralar) için % 14-16 proteinli karışımlar yeterlidir. Süt keçileri için besin madde gereksinimleri ek 2'de verilmiştir. Süt keçisi ve süt ineklerinin her ikisi de ruminat hayvanlardır bu yüzden aynı çeşit rasyonları yiyebilirler. Rasyonlarda kullanılan ortak malzemeler mısır, yulaf ezmesi, melas, pamuk tohumu küspesi, soya küspesi, buğday ve soyadır.

    Kuru dönem

    Keçiler kuru dönemde iyi bir kondüsyona getirilerek bir sonraki fizyolojik duruma hazırlık yapılmalıdır. Kuru dönem, sonraki lasktasyonda süt salgılanması için meme dokusunun tamiri için izin verir. Keçinin fazla miktarda süt üretmesi nedeniyle rezerveleri azalacak ve bir sonraki laktasyonda süt üretimi eğer kuru dönemde iyi beslenmemişler ise düşecektir. Keçilerin bir sonraki laktasyondaki süt verimleri %65-75 arasında kuru dönemdeki beslenmeleri ile ilgilidir.

    Keçilerin kuru döneme yaklaştıkları zaman tahılların tüketimi azaltılır yada tamamen kaldırılır. Kuru dönem de bitiminde keçiler için kuru yonca veya iyi kalite de cayır otu uygundur. Süt keçileri günde 1-2 kg arasında süt üretirler. Keçinin memesinden süt akışı azalması daha çabuk olacaktır. Eğer aynı dönemde sağım sağım yapılmazsa meme iltihabı sık sık kuru dönem esnasında başlar, Bunun için keçinin memesini kontrol edilmelidir. Sütün akışı için meme içinde bir basınç olmasına gereksinim duyulur. Eğer keçinin süt salgılaması esnasında meme iltihabı var ise, kurudaki inek ve keçilerin uygun bir antibiyotik ile tedavi edilmesi en uygun bir zamandır.

    Süt keçileri kuru dönemde iyi bir kondisyonda olması gerekir çünkü keçiler her zaman sağlıklı olması sonraki laktasyonda daha fazla süt üretirler. Rasyonda dengeli bir vitamin ve mineral karışımı kullanılmalıdır. İhtiyaç duyulan fosfor, kalsiyumun tam oranı yem kaynaklarından baklagillerden ve otlardan sağlanabilir.

    Gebeliğin ilk 3-4 haftası süresince keçilerin beslenmesi çok önemlidir. Keçiler iyi kalite çim otunu doğumdan sonrada almaları gerekir.

    Keçiler kuru dönemde çok iyi bakılmalıdır. Çünkü keçiler doğumda iyi kondüsyon da olmaları gerekir. Keçilerin yağlanmalına izin verilmemesi gerekir. Keçi yetiştiriciliğinde başarının anahtarı sağlıklı keçiler ve oğlakların iyi kondüsyonlu olmasıdır.

    Barınaklar

    Barınaklar, hayvanları sıcaklık, soğuk, yağmur ve rüzgara gibi çevresel etmenlere karşı koruyan yapılardır. Keçiler için gereksinim duyulan yerin şekli, keçilerin rahat edebileceği yapıda ve keçi sayısına göre değişir. Keçiler için sağım ve besleme bölmelerinin yakın olması tavsiye edilir. Keçiler sağımda 30-45 cm'lik yüksekliğinde 45-50 cm eninde rahat dönüş yapacakları sağım yerleri uygundur. Sağım yerinin önünde keçinin başını kolayca bağlamak için uygun kilit düzeneği yer olmalıdır. Sağım yerlerinde keçilerin memelerinin yaralanmasına neden olabilecek hiçbir şey bulunmamalıdır. İşletmelerde ağıl içi temizlik önemli bir sorun oluşturur. Bu yüzden ağıl içinde kepçenin çalışması için yeteri kadar kapı alanı konulmalıdır.

    Parazitler


    Süt keçilerinin iyi ve temiz bir çevrede yaşaması önemlidir. İlk olarak yapılması gereken konu parazit kontrolüdür. Bunun nedeni parazitlerin hızlı çoğalmaları ve keçilerin ağılları yanındaki, meralardaki otlara bulaşmalarıdır. Mera ve yemlerin çok uzun bir süre bulaşık olması keçilerin parazitlere yakalanmasını sağlar. Parazitler, yemlerine bulaşabilir hayvanın zayıf bir performans göstermesine veya ishale olmasına sebep olabilir. İyi bir parazit mücadele programı süt keçilerinin başarılı bir şekilde yetiştirilmeleri için gereklidir.

    Dış parazitler bit, pire ve kene olabilir. Bunlar yıl esnasında önemli sorunu sinekler, ahır sinekleri, at sinekleri, kara sinekler ve sivrisinekler oluşturur. İnsanın başına bela olan bu parazitler bahar ve yazın hızlı yayılırlar. Bir çok parazit yıl boyunca bir problemdir. Eğer kontrol edilmezse sinekler, bitler ve değer çeşitler günümüzde gerçek bir problemdir. Kullanılan sinek ilaçları sık sık değiştirilir.



    Süt Keçilerinin Genel Hastalıkları

    Süt keçilerinde genelde bir kaç hastalık meydana gelir. Bu hastalıkların çoğu, iyi bilinir ve gerekli bilgiler Veteriner Hekimlerde mevcuttur. Bu bilgi notunda hastalıklar hakkında sadece tanımlama olarak verilecektir.

    Mastitis

    Mastitis basitçe meme yangısıdır (iltihab. Çoğunun nedeni streptococcus veya staphylococcus organizmaları nedeniyle hastalığa sebep olunur. Süt sağımının hijyen koşullarına uygun hale getirilmesi, özellikle ekipman ve ağıl içinin temizliğine dikkat edilmesi mastitisin kontrolünde önemlidir. Meme iltihabına sebep olan bir çok organizma çevrede bulaşıktır ve hayvana sağım esnasında süt kovası gibi sağım malzemeleri ile memeye bulaşma yoluyla geçer. Gübre sağım yapılacak yerden sık sık atılmalıdır. Meme, sıcak, ağrılı, gergin ve sert gözükebilir. Geniş spektrumlu bir antibiyotiğe ihtiyaç duyulabilir veya basit olarak penicilin kullanımı etkili olabilir. Hastalık, erken müdahale ile tedavi edilebilir. Eğer süt sağma makineleri kullanılırsa, keçilerde kullanılan her türlü sağım ekipmanı dezenfektanlı suya batırılmalıdır. Bu uygulama keçiden keçiye bulaşmayı engellenebilir. Sağım sonrasında, sağım ekipmanları ve makine temizlenir. Temiz malzeme, sütte meme iltihabı yapan bakterilerin çoğalma şansını azaltır.

    Meme Ödemi

    Meme ödemi ve tıkanıklığı genellikle yüksek verimli süt keçilerinde doğumdan sonra ve kuru periyodun sonunda gözlenmektedir. Problem tamamen kontrol edilemezken, sodyum ve potasyum (tuz) kullanımını sınırlamak (İyi kalite yonca samanı ve kamış melasıdır) ve mısır gibi yüksek enerjili yemleri kullanmak yardımcı olur. Rasyonda mısırın %20 den fazla kullanılmaması durumunda kabul edilebilir bir orandır. Rasyon içinde potasyum %0.2-0.3 ve sodyum % 0.7'i içermesi gerekir. Keçiler düşük enerji ve yüksek lifli rasyonlara, kuru dönemde ihtiyaç duyarlar. Laktasyondaki keçiler iyi kalitede kuru ot ile yüksek enerjili yemlere gereksinim duyarlar.

    Apse (Caseous Lymphadenitis) Peynirimsi lenf Yumruları

    Bu, erişkin keçilerin ortak kronik bir hastalığıdır ve apseler lenf düğümlerinden meydana gelmekte, özellikle baş civarında, boyun ve omuzda görülmektedir. Bu hastalık iç apselerin sonunda hayati organlara zarar vermesi nedeniyle hayvanın zayıflamasına hata ölümüne sebep olabilmektedir. Apseler derinin yanında çıkmaya başladığında irin dikkatli bir şekilde temizlemelidir. Yaranın temizlenmesinden sonraki 4 gün süre ile akıntı olabilir bölge antisepitk ile temizlenmeli ve Penicillinin uygulanmalıdır. Sürüden bu nedenle ayrılan hayvan tedavi sonrasında iyice temizlenmeli ve sürüye öyle katılmalıdır. Bir sürüden kazeinli lymphadenitisin kökünden çözülmesi bulaşık olan hayvanların sürüden uzaklaştırılması ile mümkündür. Diğer yandan keçilerin döl veriminin artırılmasıyla da bu yapılabilir. Autogenous bacterin preparedin kullanımı, hastalığın azalmasına yardımcı olmak için kullanılır. Hiçbir ticari aşı günümüzde kullanılabilir değildir.

    Bulaşık Ektima (Ağrılı Ağız)

    Oğlaklarda Ektima, dudaklar, dişetleri, dil ve ağızın deri civarında dirençli bir virus nedeniyle meydana gelir. Hastalığın taşınması, virus bir bölgeye bulaştığı zaman orada çok uzun süre kalabilir. Özellikle toprakta çok uzun süre kalabilir. Oğlakların bu hastalığı kapmaları hastalıklı bölgede (dudak ve dilin üstü) beslenememelerinden dolayı çok önemlidir. Enfeksiyon keçilerin meme uçlarını parçalayabilir. Bağışıklık, ilk hastalıktan sonra geliştirilir. Hastalıktan korunmak için aşı programı gereklidir. Bir bakteriyel enfeksiyonlar karşı koruma ikincil tedavidir. Derideki materyal hidrojen peroksit ve gazlı bez ile nazikçe alındıktan sonra çinko oksit veya benzer kremler ile alan örtülür. İnsanlar geçebileceği için plastik eldiven giyilmelidir.
    Enterotoksemi ( Çerletme, Yumsak böbrek, Fazla yeme hastalığı)

    Enterotoxemia, ani yem değiştiğinden yada aç hayvanların fazla miktarda yem yemesinden, bağırsaklarda toksin oluşturan bakterilerin hızlı bir şekilde çoğalması ve kanallara toksit bırakması nedeniyle oluşur. Düzenli yemleme ve Clostridium perfringenlerin C ve D tiplerine karşı aşılamak hastalıktan koruyacaktır. Erişkin hayvanlarda bunalım, sarhoşluk ve uyumsuzluk yaptığı görülebilir. Oysa oğlaklarda genellikle görüleni ani ölümdür.

    Ayak Çürüğü

    Ayak çürümesi en iyi keçi ağılları inşasından daha ziyade kuru tutulmasıyla engellenebilir. Ayak çürümesine sebep olan mikroplar havasız alanlarda, ıslak ve çamur çamurlu alanlar ayak çürüğü hastalığına sebep olur. Belirtileri, topallık ve şiddetli ağrı grimsi, peynirimsi sıvı boşaltması ve kötü koku olarak tanımlanır. Hastalıklı bölge, %10-30 arasında bakır sülfat uygulaması, uygun bir merhem yada diğer yöntemleriyle ile tedavi edilebilir. Ayakların düzenli hareketi hastalığın azalmasına yardımcı olabilecektir.

    Keçi Sütünün Kompozisyonu

    Genellikle keçi sütü kompozisyonu her süt bileşeni için sipesifik bir aralığın içinde olması beklenebilir. Keçi sütünün kompozisyonu ırklar arasında ve içinde farklılar gösterebilir. Çeşitli değerle farklı besleme koşullarında bildirilmiştir. Bu, şüphesiz ki tek bir sürüden, tek bir analiz metodu kullanılmasının sonuçlarındandır. Keçinin sütü, inek sütünden daha fazla yağ ve kül, fakat daha az laktoz içerir. Keçi sütünde yağ en değişken olan bileşendir ve genellikle %6.0-3.0 arasında değişmektedir. Yine de, bu değişimin dışında olan değerler bireysel örneklerdir ve geneli temsil etmez. Toplam kuru madde, protein, laktoz ve kül sırasıyla %12-16, %3-4, %3.8-4.8 ve %0.70-095 değişim aralığında beklenebilir.

    Protein

    Keçi sütünün proteini kazein ve kesilmiş sütün suyunda oluşan protein olarak ikiye ayırabiliriz. Kazein, toplam proteinin yaklaşık %'83�ünü oluşturur ve özellikle protein farksiyonları peynir ürünlerindedir. Kazein, bazı koşulara altında pıhtılaşarak sütten uzaklaştırılabilir. Renin, asit ve pepsinin bir kobinasyonu ile süt içindeki kazeinin tamamıyla pıhtılaştırmak istenen bir asittir. Benzer metotlarla kazeinin pıhtılaştırılmasının doğal bir sonucudur. Renin pıhtılaşması ki peynir yapımında kullanılan bir işlemdir. Asitliği ilave olarak sütün ekşitilmesinde olduğu gibi kazeinin pıhtılaşmasına kadar süt asitliğinin artması ve insandaki sindirim işlemleri kazeinin asit pepsin pıtılaşması tarafından başlatılır.

    Kesilmiş sütün suyu, sütten kazeinin uzaklaştırılmasında sonra açık bir şekilde sıvı olarak kalır. Proteinler kesilmiş sütün suyu olarak kalırlar.

    Proteinler ve kesilmiş süt proteini genel protein sınıflandırmasındadır. Her biri birçok bireysel protein içer. Bu protein inek sütünün proteinine benzer ve alerjik reaksiyonlara sebep olurlar. Bununla beraber keçi sütünde bazı spesifik proteinler vardır ve bunların oluşturduğu bağışıklık sistemi inek sütünde daha farklıdır.

    Keçi sütünün kesilmesinde asit pepsin işleyişi inek sütünden daha hafif görülür. Yine de, renini oluşturulan kesmik, ineğin sütünden daha güçlü gözükür. Sütün kesilmesinde hayvanlar arasında farklılıklar görülür. Sütün kesilmesi laktasyonun ortasında minimumken ve laktasyonun sonunda ise bir artış gösterir.

    Keçinin sütünün yağının oranı ortalama olarak % 4.25 olmasına rağmen, bireysel farklılıklar yemleme şekli, ırk ve laktasyon durumuna göre değişir. Keçi sütünden elde edilen yağda büyük oranda caproic, caprylic ve capric yağ asitleri içerdiği görülür. Bu yağ asitleri keçiye özgü olmamasına rağmen diğer türler nazaran keçi sütü yağında daha boldur. Yağ asitleri (caproic, caprylic ve capric) keçinin sütünden yapılan peynirlerin karakteristik lezzet ve kokusunda sorumludurlar

    Keçi sütü, ineğin sütünden daha yüksek oranda küçük yağ damlacıkları içerirken, koyun sütü ile benzerlik göstermektedir. Bu keçi sütünün düşük kreması için açıklayıcı bir sebeptir. İneğin sütü, keçinin sütünde bulunmayan bir protein içerir ve bu hızlı oranda krema yapmaya yarayan küçük damlacıklardır.

    Vitaminler

    Keçi sütünde ki vitaminlerin çeşitliliği hakkında oldukça fazla bilgi vardır. Keçi sütü ile inek sütü arasındaki en önemli fark, keçinin sütünde B6 ve B12 vitaminlerinin düşük konsantrasyonda olmasıdır. Yine de, keçinin sütünün bebek beslenmesinde kullanıldığı düşünüldüğü zaman B6 vitamini bakımında insan sütüne yakın, B12 vitamini bakımından ise iki katı oranındadır. İnek sütü çok az vitamin D içerir ve bu nedenle süt kompozisyonunda gösterilmemiştir. Diğer yandan bütün ticari sütler vitamin D ile güçlendirilmiştir. Keçi sütü içinde sadece vitamin A var olduğu ve karotin piğmentinin olmadığı ilginçtir. Karotin piğmentleri A vitamin üreticisidir. Irka bağlı olmak üzer inek sütünde vardır. Karotin piğmentlerinin sarı rengin çeşitli derecelerine sahip olması nedeniyle süt yağının rengini etkiler. Keçi sütünde olmaması nedeniyle kremasının rengi ve tereyağın rengi beyazdır.

    Yüksek Kalitede Süt Üretimi

    Keçilerden temiz süt elde edilmesi için meme, böğür ve bütün kıllar kırkılmalıdır. Sağılan sütü hayvanlardan uzaklaştırmak sütün temizliği için daha doğrudur. Sürüler brucellosis ve tuberculose karşı kontrol edilmelidirler ki bunlar insan için günümüzde potansiyel patojenler değildir. Eğer bu hastalıklar, hayvanlarda belirlenirse hemen sürüden uzaklaştırılmalıdır.

    Sağım İşlemi

    Sağım işlemleri elle ya da makinalı sağım yöntemine göre sağlığa uygunluğu değerlendirilmiştir. Meme ve özellikle meme uçları 43.3 derecede ılık suyla yıkanmalıdır. Bu sadece sütün salgılanması için değil aynı zamanda sütü kirletebilen meme ucundaki organizmaları yok edilmesi nedeniyledir. Memeden ilk bir kaç damla süt strip kabına boşaltılmadır. Sağım elle yada makinalı olsu memenin yıkanmasından 2-3 dakika sonra sağıma başlanmalıdır. Eğer sağım el ile yapılırsa sütün korunması için özel önlemler alınmalıdır. Bunlar arasında elle sağımda kapaklı bir kova kullanımı gerekir. Sağımdan sonra her meme ucunun dezenfektanlı kaba batırılmasıdır. Bu işlem mastitisten başarılı bir şekilde korunmak ve azaltmak için gereklidir. Süt, hemen süzülmeli ve soğutulmalıdır. Eğer soğutma ekipmanları kullanılacaksa süt 1.6 dereceye kadar hızlı bir şekilde soğutulmalıdır. Eğer bu mümkün değilse süt hemen buzdolabına konulmalıdır.

    Sağım Ekipmanlarının Korunması

    Yüksek kalitede süt üretimi için süt ile ilgili bütün sağım ekipmanlarının iyice temizlenmesi gerekir. Temizlik ve dezenfeksiyon elle yada makinalar ile yapılabilir. Bu çiftlikte kullanılan malzemenin çeşidine bağlıdır.

    Temizlik ve dezenfeksiyonu temel basamakları aşağıda verildiği gibidir.

    1-Sağımdan sonra sütün boşaltılmasıyla çabukça sütün kap yüzeyde kurumasından önce bütün malzemeler ılık su ile çalkalanmalı

    2- Deterjan solusyonu üretici firma talimatına göre uygun sıcaklıkta çözülmeli. Eğer temizlik elle yapılacaksa süt ile bulaşık olan bütün yüzeyler fırça ile temizlenmelidir.

    3-Deterjan musluk suyu ile çalkalanır. Süt depolarının temizlenmesinde asitli su kullanılması tercih edilmelidir.

    4-Bütün malzemelerin suyu süzülmelidir.

    5-Ekipmanları kullanmadan önce uygun bir temizlik maddesi ile temizlenmelidir. Bunun için Klor veya iyot her ikisi de sırasıyla 200 ve 25 ppm konsantrasyonlarında kullanılabilir.
     

Sayfayı Paylaş