Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

Kayaç nedir – Kayaç Nasıl Oluşur – Kayaç Çeşitleri

Konusu 'Coğrafya' forumundadır ve Suskun tarafından 17 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.428
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye


    [​IMG]
    Kayaç, mineral topluluklara verilen isim . Çeşitli mineralleri veya taş parçacıklarının veya tek bir mineralin fazla sayıda birikmesinden meydana gelir.

    Granit ve bazalt çeşitli minerallerdeki kum taşı, değişik kum tanelerinden, mermer ve kuvarsit tek bir mineralden oluşmuş kayaçlardır.

    Kayaçların oluşumları sırasındaki doğal ortamı yansıtan bir çeşit belgelerdir. Yer kabuğunun jeolojik gelişmesinin izleri bu çeşit kayaç üzerinde izlenmiştir. Bu nedenle onlar yer kabuğunun doğal belgeleri sayılır.

    Bugün yeryüzünde hüküm süren fiziksel olaylar, akarsuların aşındırma ve taşıma etkileri, çöllerde ve denizlerin değişik bölgelerinde farklı tortulların çökertilmesi, yeryüzünün değişik iklim kuşaklarının bulunması gibi jeolojik olayla bütün yer tarihi boyunca hep aynı şekilde, aynı düzende oluşmuştur.

    Yani eski jeolojik devirlere ait kayaçların oluşumu bugün yeryüzünde hüküm süren fiziksel olayların ışığı altında yorumlanabilir. Böylece kayaçlar oluşumu sırasında mevcut olan doğal ortamı aynen yansıtırlar.

    Tortul kayaçlar Su ve rüzgâr yeryüzünü değiştirebilir. Bu kuvvetler, kayaçları kırarak, küçük kayaçları taşır. Bu partiküller farklı yerlerde yerleşirler. Buralarda, küçük parçacıklar toparlanarak, basınç altında çimentolaşıp, daha büyük kayaçları meydana getirirler. Bu kayaçlar, genellikle suda oluşur ve magmatik kayaçlardan daha yumuşaktırlar. Tortul kayaçlar, birçok tabakaları meydana getirir ve fosilce zengindir.

    Tortul kayaçların dört tipi vardır:

    [​IMG]

    Parçalı kayaçlar: Bu kayaçlar rüzgâr ve su gibi mekanik etkilerle; kayaçların kırılarak, taşınması veya küçük parçaların, başka yerlerde toplanmasıyla oluşur. Kum taşı, çakıl taşı bunun örnekleridir. Buharlaşma: Su, sadece kayaçları kırarak küçük parçaları taşımaz. Ayrıca su, birçok minerallerin üzerinden akarken, onları çözer. Daha sonra, su buharlaştığında, bu mineraller, burada kalarak kayaçları oluşturur. Pamukkale, bu tipin iyi bir örneğidir.

    [​IMG]

    Organik Kayaçlar: Suda yaşayan birçok organizmalar, kabuğa sahiptir. Bu organizmalar, öldüğünde, geride kabukları kalır. Bu kabuklar, birikerek kayaçları oluşturur. Taş kömürü ve linyit bunun örnekleridir.

    [​IMG]

    Kimyasal Kayaçlar: Su buharlaştığında, içindeki mineraller çökelerek birikir. Fakat bazı mineraller, su buharlaşmadan çökelebilir. Her madde, suda çözünebilirliğe sahiptir. Sudaki bir maddenin varlığı, diğer bir maddenin çözülebilirliğini etkileyebilir. Bir mineral, saf suda çözünebilir olduğu halde, deniz suyunda çözünemez olabilir. Tuz ve diğer mineraller, başka minerallerin çözünürlüğünü düşürür. Bu nedenle, tatlı suda çözülmeyen mineraller, denizlere ulaşarak denize karışır. Yeraltı akımları, bu işlemi hızlandırır. Bu mineraller, tabakaların tabanına çökelir. Daha büyük ağır partiküller, alt tabakaları, daha hafif partiküller ise, üst tabakaları oluşturur. Su basıncı, kayaç oluşum sürecini hızlandırır. Bir tortul kayaç, yukarıdaki kayaç sınıflarından, birden fazlasına ait olabilir.

    [​IMG]

    Örneğin, bir kayaç, organik esaslı olduğu halde, denizde kimyasal işlemle oluşabilir.

    Kırıntılı tortul kayaçlar

    [​IMG]

    Çeşitli büyüklükteki taş ve mineral parçalarda karalardaki ve denizlerdeki tortullaşma havzalarını çökelmeleriyle meydana gelen taneli kayaçlardır. Değişik boyuttaki taneleri birbirleriyle çimento maddeleriyle birleşmeleri sonucu çimentolu kayaçlar kum taşı, kireç taşı gibi taneleri birbirine bağlayarak madde bulunmadığından çimentosuz tortul kayaçlar oluşur.

    Kırıntılı tortul kayaçlar tane çapı 2 mm’den büyük ve çakıl, moloz, konglomera gibi kayaçlardır. 2 mm’den 0,2 mm’ye kadar olan kısma kum, karışık kum, kumtaşı, kuvarsit, gibi kayaçlardır. Tane çapı 0,2 mm’den 0,02 m^’ye kadar olan kısım mil ondan daha küçükler genellikle mil+kil şeklinde geçer.
    organik tortullar çeşitli bitki ve hayvan kalıntılarını, uzun zaman eşliğinde fosilleşip başkalaşmalarıyla oluşurlar. En uzun sürede oluşan kayaçlardan biridir. Özellikle bitki fosillerinin oluştuğu alanlarda yoğunlukta olmaktadırlar


    Kimyasal tortul kayaçlar

    [​IMG]

    Dolgun eriyiklerden çökelme sonucu meydana gelirler. Mağaralardaki sarkıt ve dikitler, deniz kıyılarındaki kireçli ve demirli oolitler, kapalı göllerin kenarlarındaki tuz oluşumları su kaynakları etrafındaki traverten oluşumları %35′i kadar kireç taşları oluşturur. Kireç taşları yapı taşı, stabilize malzeme, kireç yapımında ve döşemecilikte, çelik sanayiinde ve ilaç sanayiinde kullanılır…..


    Magmatik kayaçlar

    [​IMG]

    Erimiş halde bulunan bir silikat hamuru durumunda olan mağmanın yer kabuğunun derinliklerinde yavaş yavaş veya yeryüzünde aniden soğuması ile oluşurlar. Bu kayaçlar genel olarak kristallerde oluşmuş kütle halindeki kayaçlardır.Bu tür kayaçlar dünya üzerinde çok fazla değildir.

    Plutonik kayaçlar (Derinlik kayaçları)

    [​IMG]

    Bunlar yalnızca kristallerde oluşmuş, iri kristalli kayaçlardır. Granit örnek verilebilir. Mağmanın soğuması ve katılaşması yavaş yavaş meydana geldiği için tam kristalli kayaçlardır.


    Volkanik kayaçlar (Yüzey kayaçları)

    [​IMG]


    Bu kayaçlara yüzey kayaçları da denir. Bunlar yarı kristalli çoğu kez gözle görülebilen çeşitli kristaller, kristal olmayan genellikle camsı hamur içinde dağılmış serpilmiş durumda bulunurlar. Andezit ve bazalt örnek verilebilir.

    Damar kayaçlar

    [​IMG]


    Derinlik kayaçları ile yüzey kayaçları arasında bir geçiş safhasını oluşturur. Mikro kristallerdir. Diğer kayaçların yarık ve çatlaklarında yer alır. genellikle içeriği silikatlerden oluşur.

    Başkalaşım kayaçları

    [​IMG]

    Tortul veya magmatik kayaçların sıcaklık, basınç, gerilme ve kimyasal aktivitesi olan sıvıların etkisiyle değişmeleri, başkalaşımları sonucu oluşurlar. genellikle kristallerin şiştozite gibi paralel yapılar oluşturmasıyla karateristiktirler. Metomorfizma yer kabuğunun derinliklerinde hüküm süren fiziksel ve kimyasal şartların etkisiyle kayaçlarda meydana gelen transformasyonu olayıdır. Mineraller belirli bir sıcaklık ve basınç altında dengeli durumdadırlar. Eğer sıcaklık ve basınç değerlerinde bir artma veya değişme olmuşsa mineralde de değişme olur. Mineral aynı kimyasal bileşimde başka bir duyarlı minerallere dönüşür.

     
  2. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Ziyaretçi

    teşekkürler
     
  3. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Ziyaretçi

    bilgi için teşekkürler acildi işime yaradı tekrar sağolun...
     
  4. Çağlayağmur

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    14.036
    Beğenileri:
    1.956
    Ödül Puanları:
    7.830
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Gözenekli veya boşluktu yapı: Yarık, çatlak veya unsurlar arası açıklıklar gibi çok sayıda gözenek veya boşluk içeren kayaçlar, diğer bir ifadeyle gözenekliliği (porozitesi) fazla olan kayaçlar, aşındırma etmen ve süreçlerine karşı dayanıksızdır. Bu gözenek veya boşluklar boyunca kayacın iç kısımlarına nüfuz eden aşındırma etmen ve süreçleri onun parçalanmasına sebep olur. Örneğin çatlaklar boyunca kayacın iç kısımlarına sızan suların buralarda donma ve çözülmesi ve buna bağlı olarak meydana gelen hacim değişiklikleri çatlakları genişletip büyüterek ve yeni çatlaklar oluşturarak kayacı parçalar. Suyun bu çatlaklarda meydana getirdiği kimyasal ayrışma da aynı etkiyi gösterir.

    Gözeneklilik ( porozite ) herhangi bir kayaçta yer alan gözeneklerin hacminin kayacın toplam hacmine oranına eşittir. Örneğin toplam hacmi 1000 olan bir kayaçtaki gözeneklerin hacmi 100 ise gözeneklilik % 10'dur.

    Sadece birbirleriyle bağlantılı olan gözeneklerin hacminin kayacın hacmine oranına ise etkin gözeneklilik adı verilmektedir. Bu tür gözeneklilik kayaçların çözülmesi bakımından daha önemlidir. Çünkü su, gözeneklerin birbirleriyle bağlantılı olmaları oranında kayacın iç kısımlarına sokulabilir.

    Gözeneklilik çeşitli faktörlere bağlı olarak değişir. Örneğin tortul kayaçlarda gözeneklilik kayacı meydana getiren unsurların şekline, tertiplenme düzenine, elenme derecelerine, çimento maddesiyle birbirine bağlı olup olmamalarına göre değişebildiği gibi kayacın erime boşlukları ile kırılmalar sonucu meydana gelen çatlak yarık gibi bir takım boşluklar içermesine bağlı olarak da değişir.

    Tabakalı ve şisti yapı: Şistleşme ve tabakalaşma yüzeyleri aşındırma etmen ve süreçlerine karşı kayaçların dayanıksız yerlerini teşkil ederler. Bu gibi yerlere kolayca sokulan aşındırma etmenleri kayaçların parçalanmasına sebep olur.

    Erime özelliği: Kalker, jips, kaya tuzu gibi bir kısım kayaçlar suda erir. Suyun asitli (karbonik asit) olması erimeyi arttırır. Kalker ve jips gibi eriyebilen kayaçlar üzerinde, erime sonucu meydana gelen ve karst topografyası adı verilen özel bir topografya tipi oluşur. Bu topografyada lapya, obruk, dolin, uvala, polye gibi karstik şekiller yer alır.

    Çimentolu tortul kayaçlardan kalker çimentolu olanlar, bu çimentonun erimesi sonucu parçalanırlar. Örneğin kalker çimentolu kumtaşları kalkerin erimesiyle kum deposu haline geçerler.
    • Çeşitli maddelerin erime miktarları (gram/litre)
    • Kalker (CaCO3) deniz suyunda 0.19
    • Kalker (tatlı suda) 0.06 - 0.30
    • Dolomit Ca Mg (CO3)2 0.06
    • Jips (CaSO4. 2H2O) 2.38
    • Tuz (NaCl) 280


    Unsur çeşitliliği:
    Bir kayacı meydana getiren unsurlar, fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından ne kadar çeşitli ise, diğer bir ifade ile, kayaç ne kadar heterojen ise, aşınmaya karşı o kadar dayanıksızdır. Fiziksel parçalanma ve kimyasal ayrışma sonucu dayanıksız unsurların kolayca tahribi kayacın parçalanmasına yol açar. Örneğin granit, esas olarak kuvars, feldspat ve mikadan müteşekkildir. Bu unsurlardan biotit asitlerden etkilenerek kimyasal ayrışmaya uğrayacak niteliktedir. Plajyoklaz tipi feldspatlar da (kalsik ve kalko-sodik olanları) kimyasal ayrışmaya karşı daha dayanıksızdır. Neticede, siyah mika ile plajyoklaz tipi feldspatların bol olarak bulunduğu granitler, bu minerallerin ayrışmasıyla kolayca parçalanırlar.

    Minerallerin kimyasal ayrışmaya karşı gösterdikleri reaksiyonlar hakkındaki bilgiler henüz ayrıntılı ve kesin olmamakla beraber şu hususlar ileri sürülebilir:

    a. Kuvars kimyasal ayrışmaya karşı çok dayanıklı bir mineraldir;
    b. Plajyoklaz tipi feldspatlar ortoklaz tipi feldspatlara oranla daha hızlı ayrışırlar;
    c. Plajyoklaz tipi feldspatlardan anortit (kalsiyumlu plajyoklaz), albit'e (sodyumlu plajyoklaz) oranla daha hızlı ayrışır,
    d. Ojit minerali olivinden daha dayanıklı fakat hornblendten daha dayanıksızdır;
    e. Biyotit diğer ferromagnezyumlu minerallerden daha yavaş ayrıştığı halde muskovitten daha hızlı ayrışır.

    Unsur boyutlarındaki çeşitlilik: Gevşek tortul kayaçları meydana getiren unsurların aynı boyutta olmaları (homometrik) veya olmamaları (heterometrik), Sayaçların gözenekliliği ve geçirimliliği üzerinde etkili olur. Örneğin iyi elenmemiş bir gevşek tortul kayaçta, iri unsurların arasındaki boşlukların küçük unsurlarla doldurulmuş bulunması gözenekliliği azaltır.

    Aynı cins ve aynı hacimdeki homojen iki kayaçtan daha küçük unsurlardan müteşekkil olanı kimyasal ayrışmadan daha fazla etkilenir. Çünkü kimyasal ayrışmanın etkili olduğu unsur yüzeylerinin toplam alanı diğer kayaçtakine oranla daha fazladır.

    Geçirimlilik:
    Yer şekilleri üzerinde etkili olan önemli bir özelliktir ve kayacı meydana getiren unsurların birbirlerine sıkıca bağlı olup olmamalarına, kayaçta mevcut gözenek veya boşlukların miktarına ve bunların ebadına bağlı olarak değişir. Genellikle unsurları iri ve birbirlerine sıkıca bağlanmamış olan, gözenekli kayaçlar çok geçirimlidir. Örnek: Kum deposu, çakıl deposu. Buna karşılık unsurları ince ve birbirlerine sıkıca bağlı bulunan kayaçlar az geçirimlidir Örnek: Kil ve şistler. Killer esasında gözenekliliği fazla olan kayaçlardır. Fakat bu gözenekler çok küçüktür, ıslanan kil zerrelerinin şişmesiyle hızla kapanır ve dolayısıyla suyun hareketi engellenir.

    Kayaçların veya zeminin geçirimliği, geçirimlilik katsayısı ile ifade edilir: Geçirimlilik katsayısı P = v/i'dir. (Darcy denklemi, 1856). Burada v= suyun sızma hızı, i= hidrolik eğim'dir.

    Yeterince yağışlı fakat geçirimli kayaçlardan müteşekkil sahalarda akarsu yoğunluğu (km2 başına isabet eden toplam akarsu uzunluğu) azdır. Sızma sonucu sel ve seyelan sularının yamaçların gelişimi üzerindeki etkileri azaldığından vadiler derin, vadi yamaçları dik ve genellikle dışbükeydir. Geçirimsiz sahalarda ise akarsu yoğurdu, fazladır, akarsular kolaylıkla gelişme imkanı bulur.
     
  5. Çağlayağmur

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    14.036
    Beğenileri:
    1.956
    Ödül Puanları:
    7.830
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Yerkabuğunu oluşturan 3 temel kayaç türü vardır.Bunlar;magmatik kayaçlar,tortul kayaçlar ve başkalaşım kayaçlarıdır.Ancak bunlar,oluştukları günden bugüne kadar geçen zamanda birçok değişikliğe uğramışlardır. Yani her ne kadar bulundukları yerde hiç hareket etmeden dursalar da, her biri çok uzun yıllardır süren bir değişikliğin parçasıdırlar. Kyaçların oluştukları günden bu yana devam eden ve farklı tür kayaçların doğal yollarla birbirine dönüşmesini açıklayan bu sürece "kaya döngüsü" denir. Kaya döngüsünü devam ettiren şey ise doğal olaylardır.Şimdi gelelim bu serüvenin nasıl başlayıp ne şekilde devam ettiğine:

    Yeraltındaki magmanın soğumasıyla oluşan magmatik bir kayaçtan başlayalım. Bu kayacın yerkabuğundaki tektonik hareketler sonucu yeryüzüne çıktığını düşünelim. Yüzeye çıkan bu kayaç artık burada oluşan tüm koşullardan etkilenebilecek durumdadır. Bu etkileşim oldukça değişik yollarla oluşabilir. Erozyon, yağmur suyu ve rüzgar bunlardan birkaçıdır. Bu olayların sonucunda kayaç, fiziksel ve kimyasal olarak değişime uğrar ve taşınma sonucu bir yerde çökelir. Farklı yerlerden gelen tüm çökeller, yeni gelen çökellerin de etkisiyle sıkışarak zamanla kendi içinde kaynaşarak taşlaşır. Ve böylelikle tortul kayacımız oluşur.Oluşan bu yeni kayacımızın üzerine uzun bir süre daha yeni çökelimlerin devam edeceğini düşünelim. Zamanla üstündeki malzeme birikeceği için kayacımız basınca ve sıcaklığa daha fazla maruz kalacak demektir. Bu da tortul kayacımızın yapısında çok daha farklı değişimlere yol açacaktır. Basıncın ve sıcaklığın belli bir düzeye gelmesi sonucu oluşan yeni kayacımız artık bir başkalaşım kayacıdır. Oldukça yüksek bir sıcaklığa maruz kalırsa başkalaşım kayacımızın da değişimi kaçınılmazdır. Ve bu sıcaklığa dayanamayan kayacımız sonunda eriyerek magmatik kayaca dönüşür. Böylece döngümüzün başladığı yere yani tekrar magmatik kayaçlara gelmiş oluyoruz. Her ne kadar burada magmatik kayaçtan başladıysak da aynı şekilde tortul vaya başkalaşım kayaçtan da başlayabiliriz bu döngüye.
     

Sayfayı Paylaş