Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

Karadeniz Bölgesi ile ilgili şiirler

Konusu 'İl İl Türkiye' forumundadır ve Suskun tarafından 18 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.373
    Beğenileri:
    126
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye


    Karadeniz Olsa Aşıkın Aşkı

    Karadeniz olsa aşıkın aşkı
    Yüksektir yaylama coşamaz burda
    Bir yiğit ne kadar kahraman olsa
    Karlı dağlar vardır aşamaz burda

    Lutfeyle sevdiğim sana yazuktur
    Sen bir cevhersin ki sarrafın yoktur
    Bar veren ağacı erdeyen yoktur
    Keserler kökünden yaşamaz burda

    Keda'nın varisi beylerdir dersen
    Cenneti hacıya hocaya versen
    Yolun doğrusunu nasa göstersen
    Celali yaşamaz ölürsün burda

    Aşık Celali




    MERHABA KARADENİZLİM

    Akçakoca, Sarp arası,
    Cennet gibi manzarası,
    Karadeniz’dir burası
    Kor yüreklim al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    İnsanları heyecanlı,
    Örf adeti anlı, şanlı,
    Uşakları delikanlı
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Yalan, dolan, hile bilmez;
    Kırılır ama bükülmez;
    Yok olur ama, küçülmez!
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Varım derse geri durmaz,
    Üç kağıt’a kafa yormaz,
    Vurursa arkadan vurmaz
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Hangi İl’ine gitseniz,
    Hangi köyünü görseniz,
    Yeşil doğa, mavi deniz
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Uğrasanız hangi koya,
    Kumsalları oya, oya,
    Huzur verir doya, doya
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Gürcü, Çerkez, Abaza, Laz,
    Davul, tulum kemençe, saz,
    Her birinde bir başka haz
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Kurucaşile takası,
    Ehli-sanat harikası,
    Gemi inşa fabrikası,
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Kastamonu pastırması,
    Amasya’nın al elması,
    Hele de Suluova’sı
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Adım, adım Anadolu,
    Eriği bol İnebolu,
    Kurtuluşun, kutlu yolu
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Bozkurt, Türkeli, Helaldı,
    İnce Burun’a az kaldı
    Sis düdüğü yine çaldı
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!


    Zonguldak da kara elmas,
    Elmas’tan da çok daha has;
    Bartın halkı kadirşinas
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Sinop da mola verelim,
    Hamsaros ‘u bir görelim,
    Hem de denize girelim
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Samsun da tütün tellenir,
    Rize de çay’ım demlenir,
    Ordu fındıkla şenlenir
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Trabzon tarih belde,
    Sümela’ya gitme gel de,
    Buluşalım Uzungöl de!
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Giresun’un kirazları,
    Artvin’in Gürcü Kızları,
    Bal döküyor ağızları
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Tokat’ın bahçe bağları,
    Vakfıkebir’in yağları,
    Bayburt’un karlı dağları
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!


    Şanı yüce Gümüşhane,
    Kanuni’den kutlu hane,
    Elma, armut’u şahane
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Ardeşen de çıkar Anzer,
    Hilkât iksir’ine benzer,
    Peteğinden şifa süzer
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizli

    Hamsi’sini göremedim,
    Bir palamut yiyemedim,
    Lüfer bolmuş diyemedim
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Bu nasıl ekmek parası,
    Hiç hoş değil manzarası,
    Tirolcular yüz karası
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    Bulancak, Yorma, Araklı,
    Çayeli, Pazar, Fındıklı,
    Arhavi, Hopa, Muratlı
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!

    YAŞ der; gücenme hemşerim,
    Methine yetmez şiirim,
    Ben Sinop’lu bir şairim
    Kor yüreklim, al benizlim;
    Merhaba Karadenizlim!


    KARADENİZE BENZİYORUM

    Hey gidi Karadeniz
    Seni kendime benzetiyorum biliyormusun
    Hani yağmurların varya
    Üzerinde hiç eksik olmayan
    İşte o yağmurları gözyaşlarıma benzetiyorum
    Dinmek bilmeyen yaşlarımda hergün boğuluyorum
    Hani yağmur yağdıktan sonra üzerinde hiç yıldız olmazya
    İşte o gözükmeyen yıldızlarıda olmayan umutlarıma benzetiyorum
    Bekliyorum senin gibi
    Herşeyi zamana bırakmış
    Umutlarımın yaniden doğmasını,
    Gözyaşlarımın dinmesini bekliyorum
    Anlasana senin gibi düşünüyorum Karadeniz
    Senin gibi zamanın herşeye ilaç olacağını düşünüyorum
    İşte bu yüzden seni kendime benzetiyorum
    İşte bu yüzden

     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.373
    Beğenileri:
    126
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Yemek Lİstesİ (karadeniz)

    Lahana, turşu,çorpa
    Asil yemeğumuzdur
    Mısır ekmeği bizum
    Ana direğumuzdur

    Muhlama ile çayı,
    Bayramlarda paçayı,
    Sorarsan tziriktayı
    Oda böreğumuzdur

    Hamsi bolluk demekdur
    Otuz çeşit yemektur
    Beceridur emekdur,
    Yerel gereğumuzdur

    Şu mısırun yarması,
    Bir da arpa çorpası
    Lahananun sarması
    Bizum yureğumuzdur

    Makarna ramazanda,
    Hep kulaklar ezanda
    Bulgur kaynar kazanda
    Yilluk emeğumuzdur

    Fasulyayi biberle
    Baklavayi şekerle
    Kurç peyniri tekerle
    Kışluk küleğumuzdur

    Soframuza buyurun
    Karnunuzi doyurun
    Tüm dünyaya duyurun
    Arzu dileğumuzdur

    Mikdat son verdi söze
    İnşallah gelmez göze
    Dünyayı bölgemize
    Buyur demeğumuzdur
    Şair : Mikdat Bal
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.373
    Beğenileri:
    126
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Karadeniz...
    Toprağının sırtına beledim adını
    Hırçın dalgaların ritmiyle çağladın
    Nazlı bir sis yürürken dağlara doğru
    Uzaklardan duyuldu o meşhur nağmeler
    İlk adını duyduğum yerdeyim şimdi


    Kalksana yine geldim yanına
    Kalksana ağladığımı yaşadım sanma


    Maviye ve yeşile büründüm dağlarında
    Ne çok özlemişim kır çiçeklerini
    Sanki gökle birleşen uzun yaylalarını
    Kıvrıla kıvrıla yükselen yollarını
    İlk ayrılığı yaşadığım yerdeyim şimdi



    Baksana yine söyledim adını
    Baksana unutamadım yaşadıklarımı


    İnsan kokan yüzler gördüm her an
    Yurdumun tüm insanları gibi
    Toprak kırmızı kokuyorken bile
    Gülen gözlerle sevindim
    İlk vatan dediğim yerdeyim şimdi



    Sorsana neredeydim bunca zamandır
    Sorsana eğer ölmediysem isyanımdandır


    Kemençe nağmesine hayaller bağladım
    Hamsinin çırpınışları gibi yaşadım
    Temel amcanın dükkânın önünde
    Bir Hekimoğlu eyleminde uyandım
    İlk kurşun sesi duyduğum haldeyim şimdi



    Vursana kaybolan gençliğim ellerinde
    Vursana yeşerdim sen her öl dediğinde

    Zekeriya EFİLOĞLU




    Karadeniz
    Coşkulu çırpınan dalgalarınla,
    Sahilde salınarak gez Karadeniz.
    Derdimle tasamla gireyim sana,
    Beni de arındır, sar Karadeniz...

    Mavinin tonuna kurban olurum.
    İçinde yüzerek huzur bulurum.
    Kafamda ne varsa ben unuturum.
    Beni de kendinden say Karadeniz...

    İçimde fırtınalar koparken,
    Derdime türlü dertler katarken,
    Yüreğimde amansız bir sevda varken,
    Sinende ateşimi al Karadeniz...

    Hayalini gördüğüm var uykumda,
    Bilmem umut var mıdır hayat ufkunda?
    Alıp getirirsem senin koynuna,
    Onu da ben gibi sar Karadeniz...
    Selim Engin Tunç



    Karadenizde
    Şimdi
    Karadenizde olmak vardı
    Gülüm
    Karadenizde
    Aramızda olsaydı
    Mustafa Suphi de
    Martılar yavaş yavaş
    Süzülse
    Ve
    İşaret verse
    İşte o zaman
    Bir köhne tekne
    İçerisinde
    Mangal gibi yüreği ile
    Bizi umutlandırsa
    Başlardık bizim türkümüzü
    Söyleyeni dinlemeye
    Bir tarafta zeytin gözlü
    Yanağında beni
    Halkımın güzeli
    (Çav bella çav çav çav)
    Bir tarafta gözleri güneş gibi
    Ve de tenor sesli
    Dilinde buram buram
    Yanık yanık
    Yanmış gibi
    Anadolu türküsü
    (Alo Yemendir suyu çemendir)
    Seslendirse
    Gözyaşları içinde
    Hele bir ayağını kaybetmişse
    Yemen çöllerinde
    İşte o zaman gülüm
    O zaman
    Karadenizde
    Nasyonal Sosyalistlere karşı
    Göğsümüzü gere gere
    Direnmek vardı
    Lodosun getirdiği
    Dalgalara
    Sırtımızı dayayıp
    Sur olmak vardı
    Haince esen
    Rüzgara karşı
    Kanat germek vardı
    Zifiri karanlıkta
    Korkunun
    Üzerine gidip
    Korkuları yenmek vardı
    Gülüm Karadenizde
    Bademler çiçek açıp
    Bahar geldiğinde
    Fındık bahçelerinin
    İçinde
    Denizle Yusufla Hüseyinle
    Balık yemek vardı
    Gülüm Karadenizde

    Sabahittin Kurtoğlu
     

Sayfayı Paylaş