İzlediğiniz En Güzel Filmler

Konusu 'Sinema, Televizyon Dünyası' forumundadır ve kelebek tarafından 31 Mart 2008 başlatılmıştır.

  1. kelebek

    kelebek -ütopik- Vip Üye

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.847
    Beğenileri:
    41
    Ödül Puanları:
    4.480
    Bu kısımda izlediğiniz güzel filmler hakkında konuşmak istiyorum. Mesela ben bir kaç film tanıtımı ile başlayayım :)
  2. kelebek

    kelebek -ütopik- Vip Üye

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.847
    Beğenileri:
    41
    Ödül Puanları:
    4.480
    1) ESARETİN BEDELİ: Çok eski bir filmdir ama izlenmesi gereken bir baş yapıt ;)

    [​IMG]

    Şaibeli bir şekilde karısını öldürmek suçundan Shawshank hapishanesine gönderilen Andy Dufresne (Tim Robbins), burada hiç alışık olmadığı bir hayat mücadelesi vermeye başlıyor. Hapishanede tanıştığı Ellis Redding (Morgan Freeman) onun en yakın dostu oluyor ve kendi deneyimleriyle Dufresne'e mücadele gücü veriyor. Film, Stephen King'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlandı ve gösterildiği ülkelerde büyük ilgiyle karşılandı ve 7 dalda Oscar'a aday gösterildi.​
  3. kelebek

    kelebek -ütopik- Vip Üye

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.847
    Beğenileri:
    41
    Ödül Puanları:
    4.480
    2)PİYANİST:

    [​IMG]

    Geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye alan ve en iyi film dalında Oscar’a aday olan Piyanist, İkinci Dünya Savaşı sırasında Varşova gettosunda saklanarak hayatta kalmayı başaran Yahudi piyanist Vladislav Szpilman’in gerçek hayat öyküsünü anlatıyor. Almanlar Polonya’yı işgal ettiğinde yirmi sekiz yaşında olan Szpilman, ülkesinin önde gelen genç yeteneklerinden biri olarak Varşova Radyosu’nda çalışmakta, bir yandan da konserler vermekte ve bestecilik yapmaktadır. İşgal sonrasında yaşam alanları gittikçe kısıtlanan Yahudiler, trenlere bindirilerek toplama kamplarına yollanmaya başladıkları zaman, Szpilman önceden tanıdığı bir görevli tarafından sıradan çıkarılır. Tüm ailesi kamplarda yitiren Szpilman (burada Polanski’nin de annesinin Auschwitz’te öldüğünü ve babasının Mauthausen kampından kurtulduğunu belirtmekte yarar var), savaşın sonuna kadar çeşitli Polonyalılar tarafından korunarak, sıklıkla açlıktan ölüm sınırında, Varşova’nın kurtarılmasını bekler. Daha önce Spielberg’in “Schindler’in Listesi”ni yönetmen teklifini reddeden usta Polonyalı yönetmen Roman Polanski’nin, Szpilman’la aynı dönemlerde yaşamını sürdürme mücadelesi verdiği için, filmi büyük bir duyarlılıkla kotardığı söyleniyor. “Piyanist” kaçırılmaması gereken bir film.
  4. kelebek

    kelebek -ütopik- Vip Üye

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.847
    Beğenileri:
    41
    Ödül Puanları:
    4.480
    3) 21 GRAM

    [​IMG]

    Ölümcül derecede hasta olan Paul, kalp nakli yapılabilmesi durumunda yaşamaya devam edebilecektir. Kalbini kullanacağı birinin ölümünü beklemenin verdiği vicdan azabı onu günden güne yiyip bitirir. Bu altından kalkması güç psikolojik yük altında bir yandan da ölmeden önce kendisinden bir bebek isteyen karısı ile evlilik sorunları yaşamaktadır. Geçmişinde işlediği suçlardan dolayı sabıka dosyası bir hayli kabarık olan Jack, hayatına çeki düzen vermeye çalışmakta, huzuru kendini dinine adayarak aramaktadır. Mutlu bir yaşama sahip olan Christina'nın hayatı ise bir trafik kazasında eşini ve kızlarını kaybetmesiyle altüst olur. İşte bu vahim trafik kazası, üç farklı yaşamı bir noktada kesiştirir. Ölüm olgusu filmin merkezindedir ve karakterler tarafından farklı metafizik sorularıyla sorgulanır. Ölüm kimi için zaten beklenmekteydi (kendi ölümü ya da başka birinin ölümü); kimi için önceki yaşamına istemsiz bir geri dönüşe sebep olur; kimi içinse hayatını altüst eden bir nitelik kazanır.
    "Paramparça Aşklar Köpekler" ("Amores perros", 2000) filmiyle izleyenleri sarsan Meksikalı yönetmen Alejandro González Iñárritu, yeni filmi "21 Gram"da benzer bir hikâyeyle kader kavramını sorguluyor.
  5. kelebek

    kelebek -ütopik- Vip Üye

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.847
    Beğenileri:
    41
    Ödül Puanları:
    4.480
    4) SİHİRBAZ:

    [​IMG]

    Marangoz bir ailenin oğlu olan Eisenheim (Edward Norton), aristokrat bir ailenin kızı Sophia'ya (Jessica Biel) aşık olur; ancak sosyal konumları nedeniyle ilişkilerinin yasaklanması sonucu Avusturya'yı terk ederek dünyayı keşfe çıkar. Eisenheim15 yıl sonra ünlü bir illüzyonist olarak isim yapmıştır; ülkesine döndüğünde eski sevgilisi Sophie, Avusturya-Macaristan veliaht prensi Leopold (Rufus Sewell) ile nişanlanmak üzeredir. Ünü tüm ülkeye yayılan Eisenheim'in bir gösterisine Prens Leopold müstakbel nişanlısı Sophie ile katılır; Eisenheim'in küstah tavrı ve kendisine üstü kapalı meydan okumasına sinirlenen prens sihirbazın gösterisinin yasaklanmasını emreder. Bir taraftan Prensin emirlerini uygulamak zorunda olan ancak diğer taraftan sihirbazın yeteneklerinden etkilenen Müfettiş Uhl (Paul Giamatti), Eisenheim'ı uyarsa da; Eisenheim ve Sophie'nin tekrar birleşmesi kaçınılmazdır. Müstakbel nişanlısı tarafından reddedilmeyi kolay kabullenemeyen Prens, Eisenheim'in doğaüstü güçleri ve insanlar üzerindeki etkisinden de rahatsız olunca, iki adam arasında büyük bir mücadele başlar...

Sayfayı Paylaş