İpek Yolu ve geçtiği ülkelere etkileri

Konusu 'Coğrafya' forumundadır ve Suskun tarafından 18 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.446
    Beğenileri:
    102
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    [​IMG]
    İpek Yolu ve geçtiği ülkelere etkileri


    Kervanların ipekle birlikte kültürel değerleri de taşımış oldukları 7000 mil uzunluğunda bir öykü İpek Yolu... Çin uygarlığına ilişkin bilinen en eski ticaret hattı... Başlangıçta sadece Çin İmparatorluğu sınırları içinde yapılıyordu ipek ticareti... M.Ö. 135-90 yılları arasında, kuzeye giden kervanların kimi Orta Asya boyları tarafından soyulmaya başlamasıyla imparatorluğun askeri savunma alanı Orta Asya'daki topraklara doğru genişletildi. Böylelikle bölge koruma altına alındı. Bu boylarla karşı karşıya kalmış olan Çinli tacir Chan Ch'ien, bir süre sonra sorunun tam olarak çözümlenebilmesi için onların da ipek ticaretine katılması düşüncesini ortaya attı. Bu göçebe boylarla yapılan anlaşmalar İpek Yolu'nun temelini oluşturdu. Roma İmparatorluğu'nun yükselişiyle birlikte İpek Yolu da gelişti; çünkü Çinlilerin bu imparatorluğa gönderdikleri armağanlar arasında ipek baş sıradaydı.
    Çin'de başlayan İpek Yolu Orta Asya, Kuzey Hindistan ve Hazar Denizi'nin güneydoğusunda eski bir ülke olan Parthia'dan geçerek Roma İmparatorluğu'na, yani bugünkü Türkiye topraklarına, İstanbul ve Bursa'ya uzandı.

    Ganj Irmağı kıyısında yaşayan Hintlilerin M.S. 3. yüzyılda ipek ticaretinde oynadıkları aracılık rolü oldukça önemli oldu. İpeğin Çinliler için ne denli kazançlı bir ürün olduğunun farkına varan Hintliler onlarla olan ilişkilerini güçlendirdiler; Hintlilere ipek veren Çinliler karşılığında yeşim gibi değerli taşlarla altın, gümüş gibi değerli metaller alıyor; Hintliler de ipekleri Roma İmparatorluğu'na satıyordu. İpeğin Roma İmparatorluğu'na ulaşması için Parthia İmparatorluğu üzerinden geçmek zorunda oluşu ürünün ticari değerini artıran bir etkendi.
    İpek Yolu'nda ticaret T'ang Hanedanlığı Dönemi içinde, M.S. 760 yılında düşüş göstermeye başladı. Çin'in ipek ticaretine bağımlı hale gelmiş olduğu Sung Hanedanlığı Dönemi'nde (11. ve 12. yüzyıllar) ise yeniden canlandı. Ayrıca Çin'e Moğolların egemen olduğu Yuan Hanedanlığı zamanında, bir dönem için (1276-1368) hem Orta ve Batı Asya'ya hem de Avrupa'ya yapılan ticaretin boyutu önemli ölçüde arttı. Çin ipek karşılığında ilaç, parfüm, değerli taşlar ve köle alıyordu. Kara taşımacılığının tehlikesi artıp deniz taşımacılığı geliştikçe İpek Yolu gözdeliğini yitirdi. 14. yüzyılın sonunda İpek Yolu'nun payına düşen ticaret ve yolculuklar önemli ölçüde azalmıştı.
    İpeğin Çin ekonomisindeki önemli yeri, özellikle Han Hanedanlığı Dönemi'nde Çin'e pek çok yabancı tacirin gelmesine yol açtı. Bu da ekonomik ilişkiye eşdeğer yoğunlukta bir kültürel alışveriş ortamı oluşturdu. Değiş tokuş edilen ürünlerle birlikte alışkanlıklar, bilgiler, deneyimler, beğeniler, sanatsal yaklaşımlar da paylaşıldı. Özellikle Budizm'in Hindistan'dan Çin'e yayılmasına yol açan dinsel etki oldukça önemlidir. Kervanların İpek Yolu üzerinde bıraktıkları ayak izleri çoktan silinip gittiyse de tarih sayfalarında kalan izler son derece derin...

Sayfayı Paylaş