Insan haklarının tarihsel gelişimi

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 25 Eylül 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.446
    Beğenileri:
    102
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    İNSAN HAKLARININ TARİHSEL GELİŞİMİ​

    Demokrasi, insanın değerli bir varlık olarak görüldüğü yönetim biçimidir. Demokratik yönetimlerde, insanın gelişebilmesi için doğuştan bazı hak ve özgürlüklere sahip olduğu kabul edilir. Devlet bu hak ve özgürlükleri yasalarla, anayasa ile güvence altına alır.
    İlk anayasa Babil Kralı Hammurabi tarafından MÖ 1975 - 1750 de ilan edilmiştir. Bütün ağır suçların ölümle cezalandırıldığı bu kanunlar kısasa kısas esasına dayanmaktadır.
    Babil Yasalan'na göre;
    1) Bir kimse, bir diğerini esir eder, onu köle ilan eder fakat bunu kanıtlayamazsa o zaman esir eden Kişi ölümle cezalandırılır.
    2) Bir kimse büyüklerinin huzurunda bir suç iddia eder ve yaptığı suçlamayı kanıtlayamazsa iddia ettiği büyük bir suç İse ölümle cezalandırılır.
    3) Yalan şahitlik yapan kişi ölümle cezalandırılır.
    4) Bir adam kendisi ile eşit olan birinin dişini kırarsa onun da dişi kırılır.
    5) Ameliyat sırasında hastasını öldüren doktorun eli kesilir.
    Her ne kadar bu yaptırımlar günümüzde geçerli evrensel hukuk ilkelerine uygun olmasa da Hammurabi Kanunları'nda yer alan pek çok ilke bazı açılardan insan haklarına önem vermesiyle dikkat çekmektedir.

    Magna Carta; İngiltere'de Kral Yurtsuz John tarafından imzalanmıştır. Özgür kişilere verilen haklardan oluşmaktadır.
    1. Kral, yasalara uygun olarak verilmiş bir hüküm olmadan kimseyi tutuklayamaz, hapsedemez, mallarına el koyamaz, sürgüne gönderemez ve kötü muamelede bulunamaz.
    2. Kral, kimseye karşı hak ve adaleti yerine getirmekten kaçınamaz ve adalet geciktirilemez.
    3. Kral, kanuni bir hükmü olmadan toprakları, şatoları, hakları ve özgürlükleri ellerinden alınmış kişilere tüm bunları iade edecektir.
    4. Kimse yargılanmadan hapse atılmayacaktır.
    Magna Carta, vatandaşların hakları ve özgürlükleri açısından çok önemli kurallar getirmiş olup, hukukun üstünlüğü ilkesinin birçok ülkede yerleşmesine neden olmuştur.

    Kanun-i Esasi (1876):
    Türk Tarihi'nin ilk anayasası olan Kanun-i Esasi'de insan haklarının korunmasıyla ilgili önemli maddeler yer almıştır.
    1. Osmanlı sınırlarında yaşayan herkes din, dil, ırk ayrımı yapılmadan kişisel hürriyete sahiptir.
    2. Kimseden haksız yere vergi alınamaz.
    3. Osmanlı topraklarında yaşayan herkes kanun önünde hak ve ödevler bakımından eşittir.
    4. Kimsenin şahsi malına zorla el konulamaz.

    İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (1948):

    İnsan haklarının geliştirilmesini amaçlayan ve buna ortam hazırlayan en önemli belge sayılmaktadır.
    1. Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkıdır.
    2. Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz; kölelik ve köle ticareti her türlü şekliyle yasaktır.

Sayfayı Paylaş