Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

İlköğretim Haftası - Eylül ayının 3. Haftası

Konusu 'Belirli Gün Ve Haftalar - Yazılar' forumundadır ve Girayhan tarafından 9 Eylül 2007 başlatılmıştır.

        
  1. Girayhan

    Girayhan Uzman

    Katılım:
    12 Şubat 2007
    Mesajlar:
    939
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    630
    İlköğretim Haftası - Eylül ayının 3. Haftası

    İlköğretim temel öğrenimdir. Yasalarımıza göre zorunlu ve parasızdır. İlköğretim, yedi yaşında başlar ve on beş yaşında biter. Sekiz yıldır. Okulların açıldığı hafta ilköğretim okullarımızda İlköğretim Haftası olarak kutlanır. Genel olarak bu hafta, Milli Eğitim Bakanlığı'nın radyo, televizyon konuşması ile açılır.

    Okullarımızda törenler düzenlenir. Törende konuşan okul müdürü ve öğretmenler; Eğitimin ve öğretimin değerini, yararlarını açıklarlar. Okuma - yazma bilmenin önemi üzerinde dururlar. Gerçekten, birey olarak başarılı olmak için en başta okumayı ve yazmayı öğrenmek zorundayız. Bilmediklerimizi okuyarak öğreniriz. Okuma - yazma bilmeyen bir kişinin bilgili olması düşünülemez.

    Atatürk'ün özlediği çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkabilmek, ancak bilgi ile olur. Bize yaşam boyu gerekli olan bilgi ve becerilerin temeli ilköğretimde atılır. İlköğretim Haftası; bu gerçeklerin konuşulduğu, ilköğretimin, okuma - yazma öğrenmenin kişiye, topluma sağladığı yararların anlatıldığı bir haftadır.

    Kendimize, ailemize, çevremize, ulusumuza, insanlığa yararlı olmak okuma - yazma öğrenmekle başlar. İlköğretimin önemine inanan Atatürk, cumhuriyetin ilanından sonra harf devrimini gerçekleştirdi. Okunması ve yazılması çok güç olan Arap yazısı yerine bugün kullandığımız Türk yazısını getirdi. Harf devrimi sonucu, yurdumuzda okuma - yazma bilenlerin sayısı giderek çoğaldı.

    İlköğretim okulunun ilk beş yılı ilkokul bölümüdür altıncı yıldan itibaren ortaokul bölümüne devam edilir. Öğrenimlerini başarıyla tamamlayanlara sekizinci yılın sonunda diplomaları verilir. İlköğretimi tamamlayan öğrenciler, diploma notları göz önüne alınarak Lise veya dengi okullara kabul edilirler. Orta öğrenimini tamamlayanlar sınavlara girerek Yüksek okul veya üniversitelerde öğrenime başlar. Yüksek okullarda ve üniversitelerde öğrenim süresi iki yıldan altı yıla kadar değişmektedir.

    Orta öğretime devam etmeyenler, edemeyenler, dilerlerse hayata ve iş alanlarına hazırlanmak için tamamlayıcı, hazırlayıcı, yetiştirici kurslara katılırlar. Sanat okullarından yararlanırlar, ya da bir iş yerine çırak olarak girerler. Kurslarda, işyerlerinde edindikleri becerilerle bir iş sahibi olurlar. Burada kazandıkları para ile aile bütçesine katkıda bulunurlar.

    Milli Eğitim Bakanlığı; okuma - yazmayı yaygınlaştırmak amacı ile yetişkinler için kurslar açmakta, bu kurslara her yıl çok sayıda yurttaşımız katılmaktadır. Sonuçta okur - yazar oranımız artmaktadır. Yakın gelecekte öteki ilerlemiş ülkelerde olduğu gibi yurdumuzda da okuma - yazma bilmeyen kalmayacaktır.

    İlköğretim Haftası'nda çevremize okuma - yazmanın gerekliliğini, değerini, önemini anlatmalıyız. Öğrenme, iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırmayı sağlar. Bilgisiz, eğitimsiz insanlar daha çok suç işleme eğilimindedirler. Genel olarak eğitim ve öğretim suç işleme oranını azaltır.

    Gün gelecek vatandaşlarımızın tamamına yakını okuma - yazma öğrenecek, okuyarak edindikleri bilgileri günlük yaşamlarında uygulayacak, böylece işlerinde daha verimli ve başarılı olacaklardır.

    Kısacası ikinci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü'nün dediği gibi "İlköğretim davası insan olma, ulus olma davasıdır."

    Bir milletin okur - yazar oranı yüksek olursa o millet kalkınır. Okumuş ve aydın kişileri fazla olan bir millet, her alanda ilerler. Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkemizde okuma - yazma bilenlerin sayısı azdı. Pek çok yerde okul yoktu. Ülkemiz Kurtuluş Savaşı'ndan yeni çıkmıştı.

    Bağımsızlığını kazandıktan sonra, Atatürk'ün emriyle her tarafta okuma - yazma seferberliği başlatıldı. Okullar açıldı. Yeni Türk harfleri vatandaşlara öğretildi. Her Türk vatandaşının İlkokul öğrenimini görmesi ve tamamlaması zorunlu hale getirildi.

    Cumhuriyetin ilanıyla beraber eğitim - öğretim çalışmaları hızlandı. Köy, kasaba ve şehirlere okullar yapıldı. Okur - yazar sayısı gittikçe arttı. Yardımsever Türk vatandaşları da eğitim - öğretim hizmetlerinin gelişmesine yardımcı oldular.

    Yakın bir zamanda da 8 yıllık kesintisiz eğitim kabul edilerek İlkokul ve Ortaokul birleştirildi ve zorunlu hale getirildi, İlköğretim okulu olarak adlandırıldı.

    Her yıl Eylül ayının üçüncü haftası ( okulların açıldığı ilk hafta ) İlköğretim Haftası olarak kabul edilmiştir. Bu hafta boyunca okumanın önemi, okulun değeri ve kutsallığı halka anlatılır. Okumanın - yazmanın önemi, gazete, dergi, radyo ve televizyonlarda hafta boyunca anlatılmaya çalışılır. Bu konu üzerinde önemle durulur. Okulsuz yerlere okul açılmaya gayret edilir. İlköğretimin önemi anlatılır.
     
  2. YoRuMSuZ

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    21.668
    Beğenileri:
    2.594
    Ödül Puanları:
    9.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır. (Bernard Shaw)

    Akıllı konuşur, çünkü onun söylemek istedikleri var; aptal konuşur, zira kendinin bir şeyler söylemek mecburiyetinde olduğunu sanır. (Plato)

    Altın ateşle, kadın altınla, erkek de kadınla erir.....PİTAGOR

    Bilgi bir ışık gibidir. Onu kullanırsanız daha parlak olur, kullanmazsanız söner. (Alexander Everett)

    Bilgi büyük adamı alçak gönüllü yapar, normal adamı şaşırtır, küçük adamı ise kibirlendirir. BRIGITTE

    Bilgi cesaret verir, cehalet küstahlık. (Terry)

    Bilgiyle dirilenler ölmez. (Hz. Ali)

    Bir çivi yüzünden bir nal,bir nal yüzünden bir at,bir at yüzünden de bir atlı gidiverir.....FRANKLİN

    Bir gemiyi iki reis batırır. TÜRK ATASÖZÜ

    Bir şeye ait herşeyi öğrenin; herşeye dair bir şeyler bilin. (var dyke)

    Bir şeyi gerçekten bilmek, onu anlatmakla olur. SOKRATES

    Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir. Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir. Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir. (francis bacon)

    Bugün, hayatınızın geri kalanının ilk günüdür. (1970'lerin Bir Duvar Yazısı)

    Çok keyifli anınızda kimseye bir şey vaad etmeyin .Çok öfkeli anınızda kimseye yanıt vermeyin.....ÇİN ATASÖZÜ

    Daha iyi olmaya çalışmayan iyi olarak ta kalamaz. (oliver cromwell)

    Durgun su solucan yetiştirir. (dünya atasözü)

    Dün yaptığınız şey size hala çok iyi görünüyorsa , bugün yeterli değilsiniz demektir. (earle wilson)

    Dünyayı seller bassın ördeğe vız gelir.....ATASÖZÜ

    Düşünmeden öğrenmek faydasız, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir. (Konfüçyüs)

    Düşünmeden öğrenmek faydasızdır, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir (confuclus)

    Elmas nasıl yontulmadan mükemmelleşmezse, insan da acı çekmeden olgunlaşmaz.......CONFİCİUS

    En güçlü hafıza bile en zayıf mürekkepten solgundur. (Meçhul)

    Erişmek istedikleri bir hedefi olmayanlar, çalışmaktan zevk almazlar (emile raux)

    Erkek karısını bir buketle şaşırtabilir.Bir kutu çikolatayla mutlu eder.Bir altın kolye ile de şüpheye düşürür......SAM EWİNG

    Evinizin eşiğini temizlemeden komşunuzun damındaki karlardan şikayet etmeyiniz....KONFÜÇYÜS

    Evlilikte başarı yalnız aranan kişiyi bulmakta değil,aranan kişi olmaya da bağlıdır....FOSTER WOOD

    Ey yaşam senin bunca değerli oluşun ölüm sayesindedir....SENECA

    Gençken bilgi ağacını dikelim ki, yaşlandığımız zaman gölgesinde barınacak bir yerimiz olsun. (chesterfield)

    Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin önemi yoktur. (peter f.drucker)

    Güller, laleler, bütün çiçekler solar. Çelik ve demir kırılır ama sağlam dostluk ne solar ne de kırılır. NIETZSCHE

    Güzel yüz aynaya aşıktır.....MEVLANA

    Hakikaten insan için kendi çalıştığından başkası yoktur. (necm:39)

    Hava soğuduğunda gölge veren ağaçları unutursun...JAPON ATASÖZÜ

    Hayat geç kalanları hiç affetmez....GORBACHOV

    Hayatta bir gayesi olmayan insanlar, bir nehir üzerinde akıp giden saman çöplerine benzerler; onlar gitmezler, ancak suyun akışına kapılırlar. (Seneca)

    Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez. (montaıgne)

    Her bildiğini söyleme, her söylediğini bil... CLAVDIUS

    Her münakaşanın temelinde birisinin cahilliği yatar. (Louis D. Brandeis)

    Herkesi bir defa, bazılarını her zaman aldatabilirsiniz.Ama herkesi her zaman aldatamazsınız.......ABRAHAM LİNCOLN

    Herşeyin anahtarı sabırdır. Civcivi,yumurtaları kuluçkaya yatırarak elde edersiniz, kırarak değil. (arnold closow)

    Hırs, bir sandalın yelkenini şişiren rüzgara benzer; fazlası gemiyi batırır, azı da gemiyi olduğu yerde tutar. (Woltaire)

    Hiç kimse başarı merdivenine elleri cebinde tırmanmamıştır. (j.keth moorhead)

    Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz....W.SHAKSPEARE

    Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızlı çarpma. Geri dönmek isteyebilirsin. (Don Herold)

    İki şey aklın eksikliğini gösterir: Konuşulacak yerde susmak, susulacak yerde konuşmak. (Sadi)

    İnsan ne kadar yükselirse, gönlü o kadar alçalmalıdır. CICERO

    İnsanlar ancak hayalleriyle yaşar ve biraz yaşamaya başlayınca tüm hayallerini kaybederler.....VOLTAİRE

    İnsanlar yanlış yapabilirler, yalnız büyük insanlar yanlışlarını anlarlar. F.Von KOTZEBUE

    İnsanları niçin öldürüyorsunuz, biraz bekleyin zaten ölecekler....KONFÜÇYÜS

    İşlemeyen demiri kendi pası mahveder. İnsanı tembelliğe alışması mahveder. (hint atasözü)

    İyiliğin bilgisine sahip olmayana bütün diğer bilgiler zarar verir (montaigne)

    Kaplumbağa başını çıkarıp, önünü görmeden ilerlemez. Kaplumbağayı küçümseme...... ANONİM

    Karanlık geceleri ben uykusuz geçirirken, sen sabaha kadar uyuyorsun. Ondan sonra da bana yetişmek istiyorsun. Ne gezer (zemahşeri)

    Kendine hakim olan başkalarına da hakim olur. (Konfüçyüs)

    Kendini herkese uydurmak için yontmaya koyulanlar, sonunda yontula yontula tükenip giderler. (R. Hull)

    Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan yeni okyanuslar keşfedemez (andre gide)

    Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası, dostunun yüz karası, düşmanının maskarası. (m.akif ersoy)

    Komşunu sev ama bahçe duvarını yıkma. (G. Herbert)

    Kum üstünde şaton olacağına taş üstünde kulüben olsun....ANONİM

    Kurbağayı koltuğa oturtsan,o yine çamura atlar....ARTHUR MİLLER

    Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, elinden büyük is gelmeyenlerdir. EFLATUN

    Metodu olan topal, metotsuz koşandan daha çabuk ilerler. (francis bacon)

    Mutluluğu tatmanın tek çaresi, onu paylaşmaktır. BYRON

    Ne kadar bilirsen bil,anlatabildiklerin, karşındakinin anlayabileceği kadardır....MEVLANA

    Okumadan geçen üç günden sonra konuşma tadını kaybeder. (çin atasözü)

    Öğrenmek, akıntıya karşı yüzmek gibidir ilerleyemediğiniz taktirde gerilersiniz. (çin atasözü)

    Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir. RUFFINI

    Önce doğruyu bilmek gerekir, doğru bilinirse yanlış da bilinir. Ama önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz. (farabi)

    Önemli olan yere düşüp düşmemen değil, tekrar ayağa kalkıp kalkmamandır. (Vince Lombardini)

    Rüyaları gerçekleştirmenin en kısa yolu uyanmaktır. (Emerson)

    Sabahleyin kaybedeceğin bir saatin bütün gün zararını çekersin. (william whately)

    Savasın iyisi, barısın kötüsü yoktur. BENJAMIN FRANKLIN

    Taş da yumurtanın üstüne düşse,yumurta da taşın üstüne düşse,olan yine yumurtaya olur....RUM ATASÖZÜ

    Tüm uzmanların aynı görüşte olmaları, hepsinin yanılmaları anlamına da gelebilir. B.RUSSEL

    Türkler her şeyini feda eder, ama istiklalini asla. LLOYD GEORGE

    Türkler öldürülebilir, fakat yenilgiye uğratılamazlar. NAPELEON

    Üç şey sürekli kalmaz; ticaretsiz mal, tekrarsız bilgi, cesaretsiz iktidar. (ş.sadi)

    Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil. (Konfüçyüs)

    Yanılgı insanlar içindir; ancak silginiz kaleminizden önce bitiyorsa, fazlaca yanlış yapıyorsunuz demektir. (J. Jenkins)

    Yapabileceğin kadar söz ver.Sonra söz verdiğinden fazlasını yap....ANONİM

    Yarın sabah,ne sevdiğiniz kişilerin yüzleri ne de kendi yüzünüz aynı olacaktır....LEO BUSCAGLİA

    Yaşadığımız her an kendi hakkını ister. (goethe)

    Yaşamak için yemelisin,yemek için yaşamamalısın.......ÇİÇERO

    Yaşamın uzunluğu değil, nasıl yaşanıldığı önemlidir. M.L.KING

    Yıpranmak paslanmaktan iyidir. (bishop cumberland)

    Yiğitlik intikam almak değil, tahammül etmektir. SHAEKESPEARE

    Zamanın değerini yapacak işi olan bilir (atasözü)

    Zamanında bir adım atmayan tembel, sonradan yüz adım atmak zorunda kalır...... GİOVİO
     

Sayfayı Paylaş