Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

Hüdhüd Kuşu

Konusu 'Hayvanlar' forumundadır ve jeriko tarafından 3 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. jeriko

    jeriko Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    5.301
    Beğenileri:
    30
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    657
    Yer:
    Anadolu (bu kadar ayrıntı iyi)
    Bir çok ismi olan bu kuşu ibibik kuşu olarak biliyordum.Hüdhüd kuşu Cavuş kuşu gibi isimlerle de adlandırılıyormuş.Çalıştığım iş yerinde bazen görürüm bu kuşu. Çokda güzel, narin ve ilginç bir kuş.İnternetten araştırmak aklıma geldi. Bulduklarımıda sizinle paylaşmak istedim.

    [​IMG]
    Çavuşkuşu olarak da bilinir, (çavuşkuşugiller) familyasından 28-30 cm boyunda, ince sivri gagalı bir kuş türüdür.. İbibik de denir..
    Avrupa, Afrika, Madagaskar ve Asya'dan Japonya'ya kadar olan bölgelerinde park, bahçe ve açık arazilerinde bulunur..

    Başında uçları siyah dik tüyleri bulunur.. Kanat ve kuyruk tüylerinde enine siyah beyaz bantlar vardır.. Güvercin kadar veya güvercinden küçük, başının tepesinde yelpaze gibi uzun tüyleri bulunan güzel bir kuştur.. Vücudu turuncu kahverengi tüylü olup, kanat ve kuyruk tüylerinde enine siyah beyaz bantlar bulunur..
    İnce uzun gagası hafifçe kıvrık ve yandan basıktır.. Ayakları kısa ve güçlüdür..
    Yürürken başını ileri geri salladığında başındaki sorgucu ile hoş bir görünüş arz eder..

    Böcek ve kurtçuklarla beslenir.. Sivri gagası ile toprağı eşerek çıkardığı kurtları havaya fırlatıp gagasını açarak havada kapmayı sever.. Haşere ile beslendiğinden faydalı bir kuştur.. İnsana rahatlıkla alışır..
    Sonbahar mevsiminde Afrika'ya göç eder. Baharda Asya ve Avrupa'ya tekrar döner.. Yuvasını ağaç kovuklarında veya yüksek toprak deliklerinde yapar.. Dişi çavuşkuşu 4-12 adet açık mavi veya zeytuni kahverengi yumurtalar üzerinde 16 gün kuluçkaya yatar.. Bu sürede erkek tarafından beslenir..
    Çavuşkuşları göç zamanlarının dışında yalnız yaşamayı seven kuşlardır.. Açık arazide bulunabileceği gibi şehir parklarında da rastlanır..

    Kuran'da..

    Hüdhüd kuşu Süleyman a.s'ın kıssasında zikredilir.. Sebe melikesi Belkıs ile Hz.Süleyman arasında elçilik görevi yaptığı anlatılır..

    "Kuşları denetledikten sonra dedi ki: "Hüdhüd'ü neden göremiyorum yoksa kaybolanlardan mı oldu?"

    "Onu gerçekten şiddetli bir azabla azablandıracağım ya da onu boğazlayacağım veya o bana apaçık olan bir delil getirmelidir."

    Derken uzun zaman geçmeden geldi ve dedi ki: "Senin kuşatamadığın (öğrenemediğin) şeyi ben kuşattım ve sana Sebe'den kesin bir haber getirdim."

    "Gerçekten ben onlara hükmetmekte olan bir kadın buldum ki ona herşeyden (bolca) verilmiştir ve büyük bir tahtı var."

    "Onu ve kavmini Allah'ı bırakıp da güneşe secde etmektelerken buldum şeytan onlara yaptıklarını süslemiştir böylece onları (doğru) yoldan alıkoymuştur; bundan dolayı onlar hidayet bulmuyorlar."

    "Ki onlar, göklerde ve yerde saklı olanı ortaya çıkaran ve sizin gizlediklerinizi ve açığa vurduklarınızı bilen Allah'a secde etmesinler diye (yapmaktadırlar)."

    "Bu mektubumla git onu kendilerine bırak sonra onlardan (biraz) uzaklaş böylelikle bir bakıver neye başvuracaklar?"

    (Hüdhüd'ün mektubu götürüp bırakmasından sonra Sebe melikesi Belkıs dedi ki: "Ey önde gelenler, gerçekten bana oldukça önemli bir mektup bırakıldı."

    Neml Suresi, 20-29. ayetler..

    Tasavvufta..

    Feridüddin Attar'ın yazmış olduğu ana fikri tasavvuftaki varlıkta birlik yani, vahdet-i vücud felsefesine dayanan Mantıkut Tayr adlı eserde de zikredilmiştir..

    Özetle hikayesi;
    Kendilerine padişah arayan kuşlar, Hüdhüd kuşunun rehberliğinde Simurg’u bulmak için Kaf Dağ’ına doğru yola çıkarlar. Hüdhüd kuşu mürşid-i kamildir. Yol boyunca bir çok engellerle karşılaşırlar. Sonunda tüm engelleri aşan otuz kuş kalır. Kuşlar bir dergaha sığınırlar. Burada bir çavuş onlara birer kağıt verir ve bunları okuyun der. Kuşlar kağıtta yazılı olanları okudukça, bunun kendilerinin başından geçen olaylar olduğunu anlarlar. Sonunda Simurg tecelli eder. Simurg kendileridir; kendileri de Simurg’dur.

    Zaten Simurg otuz kuş demektir. Sonunda nihayet hepsi Simurg’da yok olur gölge güneşte kaybolur ve fenefillaha ulaşırlar.. Bundan sonra da bekabillahı yaşarlar..

    Son olarak hoş bir hikaye..

    Bir gün Sultan Süleyman cenge hazırlanıyor.. Kendisine faydalı olabilecek hayvanlardan bile asker topluyor..
    Hüdhüd kuşu "Ya Nebiyyüllah beni de yanına al.. Ne olursun" diyor..
    "Benim gözlerim hepinizden daha ziyade görmek hassasına maliktir.. Hatta gökte uçarken yerde ne kadar derinlikte su var, görürüm.. Size haber veririm. Askerleriniz susuz kalmaz.." diyor..
    Karga bu sözü işitince kıskanıyor.. Bunun meziyetini çekemiyor..
    "Ya Nebiyyüllah diyor, "Sen onun sözüne inanma.. Madem ki gözleri iyi görüyor, niçin konacağı yerin tuzak olduğunu görmüyor da çabucak yakalanıyor?.."
    Hüdhüd kuşu cevap veriyor..
    "Alın yazısı nedir bilmiyor.. (Kaza gelirken göz görmez olur) sözünden ne mana çıkar anlamıyor..” Ya Süleyman demiş
     
  2. jeriko

    jeriko Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    5.301
    Beğenileri:
    30
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    657
    Yer:
    Anadolu (bu kadar ayrıntı iyi)

Sayfayı Paylaş