Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

Güneşten gelen güç:Dış kuvvetler...Rüzgar-Akarsular-Yerlatı Suları

Konusu 'Coğrafya' forumundadır ve Suskun tarafından 4 Mayıs 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    DIŞ KUVVETLER

    Kaynağını Güneş, dolayısı ile iklim ortamından alan kuvvetlerdir.


    Rüzgarlar ve Oluşturduğu Şekiller


    Rüzgârlar, taşıdıkları malzemeleri havalandırdıktan sonra başka yeryüzü şekillerine çarparak aşındırma, hızının azal-dığı yerlerde ise biriktirme yaparak yeryüzünü şekillendirir.

    Kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde, fiziksel çözülmenin etkisiyle toz, kum, çakıl gibi gevşek malzemelerin bulunma-sı ve bitki örtüsünün seyrek olması, rüzgârların buralardaki şekillendirici etkisini artırmıştır.

    1. Rüzgâr Aşındtrmasıyla Oluşan Başlıca Yer Şekilleri

    a. Mantar kaya

    Rüzgârlar taşıdıkları malzemeleri yaklaşık 1 metre yüksekli-ğe kadar havalandırabilir. Bu nedenle havalanmış malze-meler yüksek kayalıkların alt bölümlerine daha fazla çarpa-rak aşındırır. Üst kısmı daha az aşınan kayalar mantar görü-nümünü aldığından bu kayalara mantar kaya veya şeytan masası adı verilir.

    b. Şahit kaya

    Farklı dirençlere sahip tabakaların üst üste tortullar oluştur-duğu bölgelerde, kolay aşındırılabilen tabakaların daha ön-ce aşındırılması ya da çözünme ile gevşemiş malzemelerin ortamdan uzaklaştırılması sonucu şahit kayalar ortaya çıkar. Oluşan şekil bir harabeyi andırır. Birbirinden ayrı duran tor-tul kütlelerin tabaka uzanışları karşılaştırıldığında birbirlerinin devamı olduğu anlaşılır.

    c. Tafoni

    Kayaların çözünmeyle gevşemiş kısımlarının, rüzgârlar ta-rafından aşındırılıp kayadan kopmasıyla oluşan kovuklara tafoni adı verilir.

    d. Yardang

    Yüzeyi farklı dirence sahip tabakalara çarpan rüzgârların, aşınması daha kolay tabakaları aşındırarak oluşturdukları oluk veya yarıklardır.

    2. Rüzgâr Biriktirmesiyle Oluşan Başlıca Birikim Şekilleri

    a. Barkan

    Rüzgârların taşıdığı kumların hilal şeklinde birikmesiyle olu-şan yer şekilleridir. Barkanlar rüzgârın hızına göre sürekli yer değiştirirler.

    b. Kum Yığınları

    Rüzgârın hızının kesildiği yerlerde ya da bir engelin gerisin-de birikerek oluşan kum tepecikleridir.

    c. Lösler

    Rüzgârın kurak bölgelerden getirdiği ince malzemeleri yarı nemli sahalarda biriktirmesiyle oluşan topraklardır.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Akarsular ve Oluşturduğu Şekiller​


    Yağışlarla yeryüzüne düşen suların yüzeysel akışa geçme-siyle akarsular oluşur. Akarsuyun doğduğu yere kaynak döküldüğü yere ise ağız adı verilir.
    Akarsuyun kollarıyla beraber sularını topladığı alana havza denir. Havzaları birbirinden ayıran dağ doruklarından ge-çen doğal sınıra ise su bölüm çizgisi denir.

    Akarsu havzalarından sularının tamamını denize ulaştırabilenlere açık havza, sularını çeşitli nedenlerle denizlere ulaştıramayanlara ise kapalı havza denir.

    Akarsuyun herhangi bir kesiminden 1 saniyede geçen su miktarına akım (debi) adı verilir. Akım m3/sn olarak ifade edilir. Akarsuyun akımını; havzaya düşen yağış miktarı, hav-zanın genişliği, arazinin geçirimliliği, bitki örtüsü, sıcaklık ve buharlaşma gibi faktörler etkiler.

    Akarsuların akımı, yıl boyunca aynı miktarda değildir. Özel-likle iklimin etkisiyle akımlarında alçalma ve yükselmeler olur. Akarsuyun akımında yıl içinde meydana gelen bu de-ğişim akarsu rejimi ile ifade edilir.

    Yıl içinde akım miktarı fazla değişen akarsuların rejimi dü-zensiz, akımı az değişen akarsuların rejimi düzenlidir.

    Akarsuyun rejimini; yağış rejimi, akarsuyun beslenme havzasının genişliği, yağış şekli (kar veya yağmur), sıcak-lık rejimi, bitki örtüsü, barajlar gibi faktörler etkiler.

    1. Akarsularda Aşındırma ve Aşındırmayla Oluşan Yer Şekilleri

    Akarsular yataklarındaki kayaları ve çeşitli materyali, fiziksel ve kimyasal olarak aşındırırlar. Ancak akarsulardaki aşındır-ma daha çok fiziksel yollarla gerçekleşir.

    Akarsuyun yatağındaki kayaçların eriyerek çözünmesine akarsuyun kimyasal aşındırması denir. Kimyasal aşındırmanın şiddetini kayaçların yapısı ile suyun sıcaklığı belirler.

    UYARI: Suyunda bol miktarda eriyik hâlde kireç bulunan akarsular, kimyasal aşındırmanın etkili olduğu akarsulardır.

    Akarsuyun, taşıdığı kum ve çakıl gibi malzemeleri yatağın dibine ve yanlarına çarpmasıyla yaptığı aşındırmaya fiziksel aşındırma denir.

    Fiziksel aşındırmanın şiddetini akarsu yatağının eğimi, taşı-dığı su ve yük miktarı, akarsu yatağını oluşturan kayaçların direnci, akarsuyun hızı gibi etkenler belirler.

    Akarsularda aşındırma ağızdan kaynağa doğru olur. Buna geriye doğru aşındırma adı verilir.

    UYARI: Aşındırmanın ağızdan başlayıp kaynağa doğru olmasının nedeni, akarsuyun ilk oluştuğu dönemlerde aşındırma üze-rinde en fazla etkili olan akış hızı ve taşıdığı su miktarının en fazla ağız kısmında olmasıdır.

    Akarsu yatağını geriye doğru aşındırırken aynı zamanda ya-tak eğiminin arttığı yerlerde derine, yatak eğiminin azaldığı yerlerde ise yana doğru aşındırma yapar. Akarsu aşındır-masının son bulduğu deniz seviyesine kaide (taban) seviyesi adı verilir.

    Akarsuyun yatak seviyesinin kaide seviyesine yaklaşmasıy-la ortaya çıkan profile ise Denge Profili adı verilir.

    Denge profiline ulaşan bir akarsuyun kaynağı ile ağız kısmı arasındaki yükselti farkı azaldığından; yatak eğimi, akış hızı ve hidroelektrik potansiyeli azalmıştır. Bu nedenle bu akarsu-lar taşımacılığa elverişlidir.

    UYARI: Akarsuların denge profiline ulaşması çok uzun bir zaman alır. Bu nedenle eski jeolojik zamanlarda oluşan arazilerdeki akar-suların bir çoğu denge profiline ulaşmıştır.



    Akarsuların aşındırmasıyla oluşan başlıca yer şekilleri şunlardır:

    a. Çağlayan ve Dev Kazanı

    Akarsu yatağındaki farklı dirençlere sahip tabakalar, farklı se-viyelerde aşındırıldıklarından yatak üzerinde basamaklar olu-şur. Bu basamaklara çağlayan adı verilir. Çağlayandan düşen suların düştükleri yerde oluşturduğu çukurluklara ise dev kazanı denir.

    b. Vadi


    Sürekli iniş gösteren, akarsuyun yatağı ile birlikte içine yer-leştiği, uzun oluklara vadi denir.
    Vadiler; akarsuyun çığırına, yer şekillerine, kayaların direncine ve akarsuyun aşındırma gücüne bağlı olarak fark-lı şekiller alırlar.

    Çentik Vadi

    Aşınmaya karşı direnci fazla olan eğimli arazilerde derine aşındırmayla meydana gelen, profili "V" şeklindeki vadilerdir.

    Boğaz Vadi

    İki düzlük arasındaki sert kütlelerin, akarsu tarafında derin bir şekilde aşındırılmasıyla oluşan vadilere Boğaz (yarma) vadi denir.bu tip vadilerin profili “U” şeklindedir. Dağları enine yardığı için ulaştırma (Yol geçirilmesi) bakımından önemlidir.


    Asimetrik Vadi

    Akarsuyun, yatağınının bir yamacını da derine doğru aşın-dırması diğer yamacını yana doğru aşındırmasıyla oluşan vadilerdir.

    Kanyon Vadi

    Genellikle eriyebilen kayaçların bulunduğu arazilerde, vadi yamacını oluşturan yatay tabakaların dirençlerinin farklı ol-ması nedeniyle, farklı seviyede aşınmayla oluşan basamak-lı yamaçlara sahip vadilerdir.

    Geniş Tabanlı Vadi

    Akarsu yatağında eğimin azaldığı yerlerde yatağın yana doğ-ru aşındırılmasıyla oluşan vadilerdir. Vadi tabanlarında eğim azaldığı için aynı zamanda biriktirme alanları oluşur.

    c. Peri bacası

    Dirençli ve dirençsiz volkanik kayaçların bir arada bulunduğu bitki örtüsünden yoksun eğimli yamaçlarda, selinti sularının dirençsiz kayaçları aşındırması, dirençli kayaçlar ile bunların altındaki dirençsiz kayaçların aşınamamasıyla ortaya çıkan, bacayı andıran sütunlara peri bacası denir.

    d. Kırgıbayır (Badlans)

    Kurak ve yarı kurak iklim bölgelerindeki bitki örtüsünden yoksun eğimli yamaçlarda, selinti sularının oluşturduğu yarıklı yüzeylere kırgıbayır adı verilir.

    e. Peneplen (Yontukdüz)
    Milyonlarca yıl süren aşındırma sonucunda, arazi deniz seviyesine kadar aşınarak hafif dalgalı düzlükler hâline gelir. Akarsu aşındırmasının son safhası olan bu düzlüklere peneplen adı verilir.

    Peneplen hâline gelen araziler epirojenik hareketlerle tekrar yükselebilir. Bunun sonucunda akarsular tekrar aşındırma faaliyetine geçerek peneplen hâline gelen ara-zileri yararak plato adı verilen yer şekillerini oluştururlar.

    2. Akarsularda Biriktirme ve Biriktirmeyle Oluşan Baş-lıca Yer Şekilleri

    Akarsularca biriktirilen irili ufaklı malzemeler alüvyon adı verilir. Akarsuyun biriktirme yapabilmesi yatak eğiminin ve akış hızının azalması ile yük miktarının artmasına bağlıdır. Akarsular önce iri ve ağır malzemeleri biriktirirken, daha sonra asılı hâldeki küçük malzemeleri biriktirir.

    Birikmenin meydana geldiği yerlerde, farklı boyuttaki materyallerin tabakalar şeklinde tortulaşmaları akarsuyun rejimi hakkında bilgi verir. Akımın yüksek olduğu dönem-lerde akarsular iri materyalleri daha fazla biriktirirken, akım azaldıkça kil ve mil gibi daha küçük materyalleri biriktirirler.

    Biriktirme kesiti incelendiğinde, biriktirilen malzemenin bo-yutunun kış mevsiminden yaz mevsimine kadar sürekli kü-çüldüğü, sonbahar mevsiminde biriktirilen malzemenin bo-yutunun büyümeye başladığı görülür. Bu durum, akarsu-yun akımının kıştan yaza kadar düşmesinin, sonbaharda akımın tekrar artmaya başlamasının sonucudur.

    Akarsu biriktirmesiyle oluşan başlıca birikim şekilleri şunlardır:

    a. Birikinti Konisi ve Yelpazesi

    Dağ yamaçlarından inen suların, eğimin azaldığı dağ eteklerinde taşıdıkları alüvyonları biriktirmesiyle oluşan birikinti konileri oluşur. Birikinti konileri eğimin fazla olduğu yerlerde biriken malzemelerle oluşur.

    Birikinti konilerinin genişleyerek daha yayvan bir şekil almasıyla birikinti yelpazeleri oluşur. Eğmin azaldığı dağ yamaçlarında oluşur.


    b. Dağ Eteği Ovası
    Dağ yamacında, birikinti yelpazelerinin genişleyerek bir-leşmesiyle oluşan dalgalı düzlüklerdir.

    c. Dağ İçi Ovası
    Dağ içlerindeki dağ eteği ovalarının genişleyerek birbirine bağlanmasıyla oluşan ovalardır.

    d. Taban Seviyesi Ovası
    Genellikle deniz seviyesine yaklaşan akarsuların yana aşın-dırma ile genişleyen vadi tabanına taşıdığı malzemeleri biriktirmesiyle oluşan ovalardır. Bu ovalar üzerindeki akarsular büklümler yaparak denize dökülürler.

    e. Delta Ovası

    Akarsular, taşıdıkları malzemelerin tamamını eğimin azaldı-ğı yerlerde biriktirmezler, bir kısmını deniz kıyısına kadar ta-şırlar. Deniz kıyısına kadar gelen malzemeler buralarda bi-rikmeye başlar. Biriken malzemeler zamanla karadan deni-ze üçgen şeklinde genişler.

    Bir kıyıda delta ovasının oluşabilmesi için;
    *Kıta sahanlığının geniş olması
    *Akarsuyun bol alüvyon taşıması
    *Akarsuyun ağız kısmında şiddetli dalga, akıntı ve gel-gitin etkili olmaması gerekir.

    f. Irmak Adası
    Akarsu yatağının genişlediği yerlerde taşıdığı alüvyonları yatağının içinde biriktirmesiyle oluşan adacıklardır. Akarsu-yun akımının arttığı dönemlerde kaybolurlar.

    3. Oluşumunda Akarsu Aşındırması ve Biriktirmesinin Birlikte Etkili Olduğu Yer Şekilleri

    a. Menderes
    Yatak eğiminin azaldığı yerlerde akarsuyun yaptığı büklüm-lere menderes adı verilir.

    Akarsu, mendereslerin dış bükey kısımlarına çarparak yana doğru aşındırma yapar. Bu kısma çaprak adı verilir. Aşındırılan malzemenin biriktiği menderesin iç bükey kısmına ise yığınak adı verilir.

    b. Seki (Taraça)
    Vadi yamaçlarında meydana gelen basamak şeklindeki düzlüklere seki adı verilir. Sekiler, vadi tabanını alüvyonlarla dolduran bir akarsuyun tekrar canlanarak yatağını derine aşındırmasıyla oluşur.

    Akarsuyun derine doğru yeni bir aşındırma yapabilmesi için;
    1.İklim değişikliği
    2.Yerkabuğunun yükselmesi
    3.Akarsuyun döküldüğü deniz yada göl seviyesinin alçalması etkiler
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Yerlatı Suları ve Oluşturduğu Şekiller

    Kalker, jips ve kaya tuzu gibi suda çözünebilen kayaların bulunduğu arazilere karstik arazi adı verilir.
    Karstik Şekiller, sıcak ve iklim bölgelerinde daha yaygındır. Karstik araziler bünyesinde CO2 içeririler suyun kalkere temas etmesiyle erime başlar. Bu olay yerin derinliklerinde meydana gelirken erime sırasında ortama verilen Karbondioksit suya karışır. Böylece su aşıt özelliği kazanmış olur. Asit özelliği kazana suyun eritme miktarı artar.
    Kireç taşı (Kalker), alçı taşı (jips) ve Kaya tuzu gibi eriyebilen kayaçların yer üstü ve yer altı sularının eriterek ya da içindeki erimiş maddeleri çökerterek oluşturduğu şekillere ise karstik şekiller adı verilir.
    Karstik şekillerin oluşabilmesi için

    * Kayaçların yapısal özellikleri :
    alçı taşı ve Kaya tuzu suda hızla çözündüğü için tabakal içinde oluşan şekiller kalıcı değildir. Buna karşılık kireç taşı üzerindeki karstik şekiller diğerlerine göre daha kalıcıdır
    * iklim : Sıcak ve nemli iklim bölgelerinde karstlaşma daha hızlı iken, soğu ve kurak iklim bölgelerinde bu oluşum yavaş gerçekleşir
    * zaman : Karstlaşma süresinin uzaması karstik şartların oluşmasını sağlar
    * eğim : düz arazilerde karstik şekiller, daha kalıcı ve belirgin iken eğimli arazilerde aşınım biçimindedir.
    * tektonik hareketler ( Çukurların Oluşmasını etkiler)

    1. Kayaların Çözünmesiyle Oluşan Şekiller
    a. Lapya

    Karstik şekillerin en küçüğüdür. Taşlar üzerinde çukur, oluk-lar ve deliklerden oluşur. Ancak çözünmenin şiddetli olması durumunda özellikle kalkerler üzerinde 30 - 40 cm derin-liğinde çatlak ve oluklar oluşur. Çatlaklar arasında çok kes-kin çıkıntılar bulunur. Çıkıntılar bu şekillerin olduğu yüzey-lerde hareket etmeyi oldukça güçleştirir.
    b. Dolin
    Lapyaların büyümesiyle meydana gelen huniye benzer çu-kurlardır.
    c. Uvala
    Birbirine komşu dolinlerin genişleyerek birleşmeleri sonucu oluşan çukurlardır.
    d. Polye
    Özellikle tektonik çanaklarda karstlaşmanın devam etme-siyle, dolin ve uvalalar genişleyerek bir ova görünümü ka-zanır. Tarım faaliyetlerinin yoğun olarak yapıldığı 1 - 2 km çapındaki geniş çukurluklardır. Bazı polyelerin tabanları ya-ğışlı dönemlerde taban suyunun yükselmesiyle göl hâline gelir.
    e. Düden
    Karstik bölgelerde, yüzey sularının yeraltına battığı ya da tekrar yer üstüne çıktığı yerlerdir. Su yutan ya da su çıkan isimleri de verilir.
    f. Obruk
    Obruklar, dolinlerin çaplarının ve derinliklerinin artmasıyla meydana geldiği gibi, mağara tavanlarının çökmesiyle de oluşan derin çukurlardır.
    g. Mağara
    Yer altına sızan sular burada kolay çözünebilen kayaçlar üzerinde yarık ya da çatlaklar açar. Zamanla çatlakların bü-yümesiyle mağaralar ve birbirine bağlı galeriler oluşur. Ba-zı galeriler km'lerce uzunluğa sahip olabilir.
    h. Kör Vadi
    Çıkmaz vadi ismi de verilir. Oluk şeklinde uzanırlar. Aşınma-nın sona erdiği yerde vadinin önü kesilir. Vadi tabanı akar-su vadisinde olduğu gibi sürekli iniş göstermez ve bir süre sonra kesintiye uğrar. Çoğu zaman vadi tabanında su bu-lunmaz. Ancak tabanında su bulunan kör vadiler de vardır. Bu tür vadilerdeki sular vadi tabanındaki gideğenlerden yer altına sızarak kaybolurlar.
    2. Çökelme ile Oluşan Şekiller
    Karbondioksit (C02) gazının yağmur sularıyla birleşmesiyle karbonik asitli sular ortaya çıkar. Karbonik asitli sular, yer al-tında kalkeri kolayca eriterek bünyesine bol miktarda kireç yükler. Ancak kireç yüklü sular, yeryüzüne veya mağaralara ulaştıklarında, karbondioksit (C02) gazının uçmasıyla yük-lendikleri kireci çökelterek karstik birikim şekillerini ortaya çıkarır.
    a. Traverten
    Yeryüzüne çıkan suların içindeki kirecin yamaçlarda çökelmesiyle oluşan şekillerdir. Travertenler, içindeki mineralin özelliğine göre değişik renklerde olabilirler.
    b. Sarkıt, Dikit ve Sütun
    Yer altı suyunun içindeki kirecin mağara tavanlarında çökel-mesiyle sarkıt, mağara tabanlarında çökelmesiyle dikit, sarkıt ve dikitin birleşmesiyle sütun adı verilen şekiller oluşur.
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.415
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    KIYI TİPLERİ VE OLUŞUM SÜREÇLER
    a. Fiyort Kıyılar:Buzul vadilerinin sular altında kalması sonucu oluşan kıyılardır. Bu kıyı tipine ait en güzel örnek, İskandinav Yarımadası’nın Atlas Okyanusu kıyılarıdır. Dünya’nın en büyük fiyordu Norveç’teki Soğne fiyordudur.

    b. Skyer Kıyılar: Buzulların aşındırdığı tepeciklerle veya buzulların biriktirdiği moren yığınlarıyla şekillenmiş kıyılar sular altında kalınca yüzlerce adacık ortaya çıkar. Bu tür kıyılara skyer kıyılar denir. Baltık Denizi’nin kuzeydoğusunda bu tür kıyılar görülür.
    c. Ria tipi kıyılar: Plâtoları yaran derin vadilerin sular altında kalmasıyla oluşan kıyılardır. Dünya’da en güzel örnekleri, Güneybatı İrlanda ve Kuzeybatı İspanya’da görülür. Ülkemizde’de Güneybatı Ege kıyıları, İstanbul ve Çanakkale boğazları ile Haliç, ria tipi kıyılara örnek olarak verilebilir.

    [​IMG]
    d. Liman tipi kıyılar: Alçak kıyılardaki geniş vadilerin sular altında kalması ve bunların önünün kıyı setleriyle kapatılması sonucunda oluşmuştur.

    Dünya’daki en iyi örnekleri, Ukrayna’nın Karadeniz kıyılarında görülür. Ülkemizde de örnek olarak Büyük ve Küçük Çekmece kıyıları gösterilebilir.

    e. Dalmaçya tipi kıyılar:Deniz sularının, kıyıya paralel uzanan dağlar arasındaki çukurluklara dolmasıyla oluşan kıyılardır. Dünya’daki en iyi örneği Adriya Denizi kıyılarında görülür. Ülkemizde de Kaş (Antalya) çevresinde bu tür kıyılara rastlanır.


    f. Haliç (Estuar) tipi kıyılar: Gel - git olayı sonucunda akarsu ağızlarının aşındırılmasıyla oluşan ve huniye benzeyen kıyılardır. Dünya’nın en büyük halici Hamburg halicidir. Bunun yanında Londra, Elbe, Wesser, Thames, Evoş, Bordeaux ve Weischel haliçleri de Dünya’nın önemli haliçlerindendir. Bu haliçlerin hepsi, aynı zamanda gelişmiş birer limandır.
    g. Boyuna kıyılar:Dağların denize paralel uzandığı yerlerde boyuna kıyılar görülür. Bu kıyılarda girinti ve çıkıntı son derece azdır. Karadeniz ve Akdeniz kıyıları bu tiptendir.

    [​IMG]
    h. Enine kıyılar:Dağların denize dik uzandığı yerlerde enine kıyılar görülür. Bu kıyılarda girinti - çıkıntı son derece fazladır. Ege kıyıları bu tiptendir.
     

Sayfayı Paylaş