Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

Geleneksel Türk evleri

Konusu 'Genel Türk Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 30 Mart 2010 başlatılmıştır.

        
  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.344
    Beğenileri:
    146
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Cumba, eski Türk evlerinde zemin katın üzerindeki birinci ya da müteakip katlarda dışa taşan kafesli oda bölmesi.


    [​IMG]


    Geleneksel Türk evleri




    Dışa taştığı için alttan desteksiz kalan cumba, çökmelere karşı binanın ön cephesine yaslanan desteklenirdi.
    Ağırlıklı olarak ahşaba dayandığı dönemlerde yoğun olarak kullanılan ve şehirlerdeki türk mahallelerine damgasını vur
    an bu üslup, taş ve betonarme yapılar yaygınlaştıkça terkedilmeye başlanmıştır.
    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]

    [​IMG]
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.344
    Beğenileri:
    146
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    [​IMG]


    [​IMG]

    [​IMG]


    [​IMG]
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.344
    Beğenileri:
    146
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.344
    Beğenileri:
    146
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
  5. GöLGe

    GöLGe Uzman

    Katılım:
    18 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.170
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    ÖĞRETMEN
    Yer:
    KaYSeRi-BaTMaN
    Çok güzel evler,ben böyle evlerde yaşamak istiyorum
    paylaşım için teşekkürler :)
     
  6. jeriko

    jeriko Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    5.301
    Beğenileri:
    33
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    657
    Yer:
    Anadolu (bu kadar ayrıntı iyi)
    Soğuk betonarme binalar arasında doğup büyüyünce, böyle güzel Türk Mimari şaheserlerinin olduğunu unutmuşuz.Bu önemli hatırlatma için teşekkürler Suskun.:)
     
  7. KıRMıZı

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET Süper Moderatör

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    25.986
    Beğenileri:
    1.944
    Ödül Puanları:
    8.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    ya neden beton yığınları yapıyoruz anlamıyorum böyle şeker kutu gibi evler yapmak daha güzel....

    paylaşım için teşekkürler hocam..
     
  8. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.344
    Beğenileri:
    146
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Safranbolu adını safran bitkisinden almıştır. Dünyada çok ender bulunan bu bitkinin üretildiği ender yerlerden biri de Safranbolu’dur.

    [​IMG]

    Safranbolu evleri
    [​IMG]
    Safranbolu ilk ününü geleneksel ve özel bir mimari yapıya sahip Safranbolu Evleri ile kazanmıştır.
    [​IMG]
    Bu evler 18. ve 19. yy Türk toplum yaşantısını, Türk hayatının geçmişini, kültürünü, ekonomisini, teknolojisini ve yaşama biçimini yansıtan ve günümüze aktaran mükemmel mimarlık örnekleridir. Yaklaşık 2000 geleneksel Türk evi bulunmaktadır. Bu evlerin 800 kadarı yasal koruma altındadır. Kalabalık aile yapısının, ekonomik zenginliğin ve yöredeki iklim özelliklerinin etkilerini taşıyan bu evler görkemli çatıları nedeniyle "Beş cepheli mimari eser" olarak nitelendirilmektedir.
    [​IMG]
    Hangi evden bakılırsa bakılsın manzara kapanmaz. Safranbolu evleri yüzlerce yıllık birikim sürecinin günümüze yansıttığı, bahçe içinde, 2–3 katlı, 6–8 odalı, cumbalı, her odasında fazla sayıda penceresi olan ve odalarının her ayrıntısı büyük bir ustalıkla meydana getirilmiş yapılardır. Bu yapılarda taşın estetik kullanımı, ahşap işçiliğinin akıllara durgunluk veren kalitesi, tavan ve duvar süslemeleri, iç mekânlarda kurulmuş havuzlar, merdiven korkulukları ve kapı tokmakları... Hepsi seyredenleri hayran bırakacak güzelliktedir.
    [​IMG]
    Safranbolu evlerinin en önemli yerleri odalardır. Bu odalarda oturulur, yatılır, yıkanılır, yemek pişirilir ve yemek yenilir. Bu nitelikler bütün Safranbolu evlerinde birbirinin eşidir. Odaların ölçüleri değişirse de nitelikleri değişmez. Oda yükseklikleri orta katlarda 2.30-3.00 m., üst katlarda da 3 m.den daha fazladır.
    [​IMG]
    Evlerin içindeki odalarda oturma düzeni, bir hiyerarşiye bağlıdır ve sedirin en uygun yeri, ailenin en büyüğüne ya da gelen misafire terk edilir. Safranbolu evlerinde dış görünümler de çok görkemlidir.

    [​IMG]
    Her bir evi tarihi ve kültürel bir değer olan tarihi Safranbolu evlerinden bazıları gezi evi-müze ev olarak düzenlemiştir. Bunlar şimdilik; Kaymakamlar Evi, Ramazanlar Evi, Asmazlar Konağı, Hamamcıoğlu Evi, Kirişçiler Evi, Ziya Efendi Evi, Raşitin Mehmet Efendi Evi, Hacı Hafızlar Evi, Mümtazlar Evi, Karaüzümler Evi, Kilerciler Evi, Hacı Bakioğlu Evi, Şahinler Evi, Ahmet Karagöz Evi, Palışoğulları Evi, Çizmeciler Evi, Paçacılar Evi, Hacı Yusuflar Evi, Emirhocazade Ahmet Bey Bağ Evi, Sarı Mehmetler Bağ Evi, Kabakçılar Bağ Evi, Asmazlar Bağ Evi, Hacı Bakioğlu Bağ Evi, Gökçüoğlu Bağ Evi’dir.
     
  9. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.344
    Beğenileri:
    146
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye

    Tarihi Çorum Evleri

    [​IMG]
    Çorum’un eski evleri Türk toplumunun geleneksel yapısı ile bütünleşmiştir. Sözkonusu evlere; Çorum’un Çepni , Karakeçili, Devane gibi eski mahalleleri ile İskilip ,Sungurlu ve Kargı’da rastlanılmaktadır. Çorum’da geleneksel Türk Evi niteliklerini taşıyan az sayıda ev kalmıştır. Bu evler 19. yy. sonu ya da 20. yy. ’ın ilk yarısına tarihlenmektedir.

    Çorum evlerinin planı, geleneksel Türk Evi plan anlayışının yerel özelliklerle karışmasından meydana gelmiştir. Arazi yapısı, çevre şartları, ailenin ekonomik şartları ve kendilerine özgü ihtiyaçları farklı plan şemaları oluşturmuştur.
     
  10. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.344
    Beğenileri:
    146
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Bolu Evleri

    [​IMG]
    Bolu ve çevre ilçeleri Türk sivil mimarisinin en güzel örneklerini bir araya toplamıştır. Bunların büyük çoğunluğu da iyi bir durumda günümüze ulaşabilmiştir. Kuşkusuz bunun da nedeni bu evlerin sit alanlarında yer alışı veya eski eser tescilinin yapılmış olmasıdır.

    Bolu ve çevresinde Osmanlıların ilk dönemlerine ait sivil mimari örnekleri günümüze gelememiştir. Beylikler ve Osmanlılar döneminde yapılan ilk sivil mimari örneklerinden çevredeki ağaçların kerestelerinden yararlanılmıştır. Özellikle buradaki ilk yapılanmada Çandı denilen büyük ağaç kütüklerinin uçları kertilerek çivisiz olarak birbirlerine geçirilmek suretiyle binalar yapılmıştır. Bu tür mimarinin kökeni Orta Asya’ya kadar inmektedir. Buna dayanılarak da Beylikler ve Osmanlıların ilk dönemlerinde Orta Asya’nın mimari yönden izleri olduğu da Bolu yöresinde açıkça görülmektedir.

    Günümüzde Bolu merkezinde Göynük ve Mudurnu’da XIX.yüzyıl öncesine ait evlere rastlanmamaktadır. Bunun da nedeni yapıların ahşap oluşu ve Bolu’nun deprem kuşağı üzerinde bulunuşudur. Bugün Bolu Göynük ve Mudurnu’daki geleneksel Türk evleri XIX.yüzyıla ait yapılardır. Bolu merkezindeki evler ne yazık ki Türkiye’nin pek çok yerinde olduğu gibi spekülatif davranışlarla yıkılmış ve yerlerini beton bloklar almıştır. Bu da Bolu merkezindeki evlerin yozlaştığını göstermektedir.

    [​IMG]
    Eski Bolu Evlerinden Birinin Saçak ve Şahnişli Çıkması

    XIX.yüzyıldan sonra yapılan evlerde çevredeki orman dokusundan ötürü ahşap malzeme ağırlık kazanmıştır. Bunun dışındaki taş kerpiç ve hımış gibi yapı malzemeleri daha çok cami han hamam gibi yapılar ile Gayrimüslim evlerinde kullanılmıştır.

    Bolu merkezindeki tek tük kalmış evler daha çok iki ve üç katlı olup bunlar ahşap ağırlıklı taş temelli kıtık sıva üzerine yapılmış beyaz badanalıdır. Evlerin cephelerinde dikdörtgen çerçeveli pencerelere geniş yer verilmiş ve böylece onların daha çok ışık almaları sağlanmıştır. Zemin katlarda daha çok ortadaki taşlığın çevresinde mutfak kiler depo gibi bölümlere yer verilmiştir. Zemin kattan evin önünde ve arkasında bulunan bahçelere geçilmektedir. Üst katlarda iç sofalı ve dış sofalı olmak üzere iki ayrı plan türü uygulanmıştır. İç sofalı evlerde alt kattan çıkılan merdivenin bulunduğu sofanın çevresinde odalar sıralanmıştır. Bu odalardan bir tanesi diğerlerinden daha farklı konumda ve geniş olup başoda ismi ile tanınmaktadır. Özellikle bu odanın bezemesine önem verilmiş tavanları geometrik şekilli çıtalarla bölümlere ayrılmış bazılarına da resimler yapılmıştır. Bu resimler arasında Bolu’ya mal edilen Köroğlu Destanı’na ait izler ve doğal manzaralar görülmektedir. Odaların her birisinde ocaklar sedirler gömme dolaplar yüklükler ve gusülhaneler bulunmaktadır. Bazı odalara da üzerinde bitkisel bezemelerin bulunduğu küçük çeşme aynaları yerleştirilmiştir.

    Evlerin üst örtüsü geniş saçaklıklı alaturka kiremitli ahşap çatılarla örtülmüştür.

    Göynük ve Mudurnu Evleri

    [​IMG]
    Eski Bir Göynük Evi

    Bolu yöresinde Türk sivil mimarisini en iyi yansıtan evlerin başında Göynük Mudurnu ve Sakarya’nın Taraklı evleri gelmektedir. Göynük ve Mudurnu evleri 100-150 yıllık bir geçmişe sahiptir. Günümüzde bunlar tescil edilmiş ve Kentsel Sit Alanı kapsamına alınmıştır. Bu yerleşim birimlerinde derelerin kenarlarında ve arkasındaki sırtlarda kurulmuş olan evler aralarındaki daracık sokakların etrafında bahçeler içerisinde birbirlerinin manzaralarını engellemeyecek biçimde yapılmışlardır. Bu evlerde Osmanlı sivil mimarisinin sadeliği estetiği ve özellikleri görülmektedir.

    Göynük ve Mudurnu evleri genellikle zemin kat üzerinde bir veya üç katlıdırlar. XIX.yüzyılın başlarında yapılmış olan bu evlerin zemin katlarında depolar kilerler hizmetçi odaları mutfaklar ve geleneksel günlerde ailelerin birlikte yemek yedikleri fırın odaları bulunmaktadır. Zengin evlerinde fırın evi tabir edilen bu tür mekanlar evlerin bahçesinde ayrı bir köşede yer almaktadır. Taşlığın kenarındaki bir merdivenle çıkılan birinci kat geleneksel Türk evlerinin bir benzeri olup buradaki bir sofanın çevresinde günlük yaşamın geçtiği odalar bulunmaktadır. Bu odaların içerisine ocaklar yüklükler sedirler ve bir de gusülhane yerleştirilmiştir.

    [​IMG]
    Göynük Evi Tavan Süslemelerinden Bir örnek

    Evlerin bazılarında ailenin yeni evlenen çiftleri için özel bölümler de yapılmıştır. Üst katlar genellikle yatak odalarına ayrılmıştır. Bazı örneklerde evlerin içerisindeki sofalardan ayrı olarak dışarıya yönelik balkon niteliğinde cepheyi çepeçevre kuşatan dış sofalar bulunmaktadır.

    Göynük ve Mudurnu evlerinde aydınlatmaya özen gösterilmiş cepheye pencere dizileri yerleştirilmiştir. Evlerin bazıları dışa yönelik çıkmalar üzerinde şahnişli ve cumbalıdır.Çoğu kez bu evler kafesli ve cumbalı olup burada da ağaç işçiliğinin en güzel örnekleri sergilenmiştir. Ayrıca balkon korkuluklarında ahşabın yanı sıra maden işçiliğinin dekoratif örnekleri de görülmektedir. Özellikle odalardaki kapı ve pencerelerde Osmanlı ağaç işçiliğinin çeşitli motiflerine yer verilmiştir. Evlerin üzerleri genellikle ahşap kırma çatılı ve alaturka kiremitlidir. Bunların arasından çıkan bacalar da ise estetik görünüme önem verilmiştir.


    Mudurnu Konağı

    Kaynaklardan öğrenildiğine göre; Mudurnu’da İstanbul’dan getirtilen ustaların yaptığı Armutçular Konağı’nın ayrı bir önemi bulunmaktadır. Dört katlı kare planlı olan bu konağın dört büyük salonu bir sofası ve on yedi odası bulunmaktadır. Çıralı çamdan karkaslı ahşap kaplamalı bu konağın ağaç işi oymaları geometrik çıtalı tavan bezemeleri ve özellikle kapı tokmakları balkon korkulukları gibi detayların üzerinde de en ince ayrıntısına kadar durulmuştur. Bunun yanı sıra Mudurnu’da 1870-1880 yıllarında Keyvanoğullarına ait Keyvanlar Konağı da orijinalliği bozulmadan restore edilmiştir.
    [​IMG]
    Safranbolu evleri ile büyük benzerliği olan ve aynı özellikleri taşıyan Mudurnu ve Göynük evlerinin bazıları restore edilerek pansiyon olarak kullanılmakta ve turizme hizmet vermektedir. Böylece onların kendi yazgıları ile baş başa bırakılıp yok olmaları önlenmiştir.
     

Sayfayı Paylaş