Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

Drama örnekleri

Konusu 'Yaratıcı Drama ve Etkinlikler' forumundadır ve Suskun tarafından 1 Haziran 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.363
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Kırmızıyı Seviyorum Hikâyesi anlatılır.
    Kırmızı rengi çok seven Nunu adında bir çocuk varmış. Nunu’nun odasındaki tüm eşyalar kırmızı renkliymiş. Yatağı, pijamaları, terlikleri, havlusu,
    oyuncak ayısı bile kırmızı renkliymiş. Nunu annesi ile birlikte alışverişe çıkmış. Önce manava uğramışlar. Nunu annesinden kırmızı renkli elma ve domates almasını istemiş. Sonra bakkala gitmişler. Nunu yumurtayı hiç sevmiyormuş. Annesinin yumurta almasını istememiş ama annesi yumurta almış. Annesi Nunu’ya nasıl yumurta yedireceğini, yumurtayı nasıl sevdireceğini bilmiyormuş.
    ----Sizce Nunu’ya yumurtayı sevdirmek için ne yapabiliriz?
    Annesi bir sabah Yumurtaları haşladıktan sonra kabuklarını kırmızı renge boyamış. Nunu kırmızı renkli yumurtayı görünce çok şaşırmış. Kabuklarını soyup yumurtayı yemiş. O günden sonra annesi yumurtaların kabuklarını kırmızıya boyamış. Nunu da yumurtasını severek yemiş.
    ( B. KARACA)
    Hikâyeden sonra çocukların yere sırt üstü uzanmaları istenir. Çocuklardan gözlerini kapatmaları istenir. Hafif bir müzik eşliğinde çocukların hayal kurmaları söylenir. Şu anda bir ağacın altındasınız. Hafif bir rüzgâr esiyor. Burnunuza çiçek kokuları geliyor. Sizce bu çiçekler hangi renklerdedir. Düşünelim. Yavaşça gözlerimizi açalım.
    ----Hangi kokuları duydunuz?
    ----Çiçekler ne renkti?----Siz en çok hangi rengi seviyorsunuz?

    BEBEK, COCUK, YASLI


    Çocuklardan sırasıyla önce bebek, daha sonra çocuk, en son olarak da yaşlı insanların nasıl hareket ettiği ile ilgili canlandırma yapmalarını ister.
    Çalışma doğaçlama olarak yapılır ve öğretmen sorularla çocukları yönlendirir. (Örnek sorular; Bebek nasıl yatar? Nasıl yürür? Yaşlılar nasıl yürür?)Bebek, abla, ağabey, anne, baba büyükanne, büyükbaba rolündeki çocuklar bir hikâye canlandırırlar. (örneğin bir bayram ziyareti)


    VUCUDUMUZDAN CIKAN SESLER

    Vücudumuzu kullanarak hangi sesleri çıkarabiliriz?Her çocuğun vücudunu kullanarak ses çıkarmasına rehberlik edilir.


    IKI
    Çocuklardan vücutlarını kullanarak 2 sayısını oluşturmaları istenir.
    İkişerli eş olarak müzik eşliğinde hareket etmeleri istenir.
    Gözlerini kapatarak 2 sayısını düşünmeleri istenir.İki kişi neler yapabilir anlatmaları istenir.

    GOCMEN HAYVANLAR


    Bir çocuk leylek olur
    Bir çocuk da ayı olur.
    Diğer çocuklar da başka göçmen hayvan rolleri üstlenirler.
    Leylek arkadaşından ayrılamadığı için göç etmeyi unutur ve kış gelir.
    Ayıcık da kış uykusuna yatmak ister leylek şimdi ne yapacak?Çocukların doğaçlama olarak hikâyeyi tamamlamaları istenir.


    YAPRAK


    Çocuklardan birer yaprak olur.
    Yapraklar ağaçtan düşmek üzeredirler ama düşmek istemiyorlar.
    Ne yapabileceklerini düşünüp pandomimle anlatırlar.


    DUYGULAR
    Çocuklar seçtikleri arkadaşlarıyla küçük gruplar oluştururlar.
    Bu gruplar sırayla içinde duyguların geçtiği hikâyeler anlatır ve canlandırırlar.Çocuklara çeşitli sorular sorularak hikâyelerini zenginleştirmeleri sağlanır.


    GUNESIM OLURMUSUN?


    Çocuklara rolleri verilir.
    Rollerine uygun sanat köşesinde aksesuarlar yaparlar.
    Çocuklardan biri güneş diğerleri ağaç, çiçek ve çeşitli hayvan rollerini üstlenirler. Güneşin arkası dönüktür. Her çocuk önce ismini sonra ne olduğunu söyler.” Benim adım…. Ben bir ağacım” Ardından “Lütfen güneş beni ısıtır mısın ?” der. Böylece tüm çocuklar isimlerini söylemiş olurlar ve hepsi birer varlığı canlandırırlar. Oyun sırasında güneş de soru sorar. “Neden üşüyorsun vb.”Dramanın sonunda çocuklara hissettikleri ile ilgili sorular sorulur.


    KEDI FARE


    Çocuklarlardan bir tanesi kedi rolünü, diğerleri fare rolünü üstlenir.
    Fareler sınıfın çeşitli köşelerine saklanır.
    Kedi uyur.
    Öğretmen yönergelerle dramayı yönlendirir.
    Kedi uyuyor, fareler çok acıkmış ve kedinin önüne bir tabak süt var. Fareler sütten içmeye çalışıyor. Ama kedi yanına yaklaşan fareleri hemen yakalıyorDrama tüm fareler yakalanana kadar sürdürülür.
    Dramanın sonunda fare ve kedi olanın nasıl bir duygu olduğu sorulur.Fareler karınlarını doyurmak için ne yapabilirlerdi?


    HASTALIK MI? SAGLIK MI?
    Sınıf iki gruba ayrılır.
    Bir grup sağlıklı çocuk, bir grup da mikrop olur.
    İki çocuk da ilaç olur.
    Mikroplar sağlıklı çocukları çeşitli yollarla hasta etmeye çalışır.Dramanın sonunda çocuklarla hissettikleri duygularla ilgili sohbet edilir.


    MEVSIMLER

    Öğretmen mevsimlerin nasıl oluştuğunu anlatmak için iki çocuğa rol verir.
    Güneş olan çocuğun eline fener verilir ve çocuk güneş ışığı oluyormuş gibi feneri sallar. Diğer çocuk dünya olur.
    Dünya olan çocuğa da bir göbek yapılır. Türkiye’nin Dünya’nın üstünde yer aldığını vurgulamak için Türkiye haritası göbeğin üstüne yapıştırılır.
    Dünya olan çocuk hem güneşin hem de kendi etrafında döner.
    Bazen göbeğin üstünü bazen de altını gösterir. Öğretmen dünya olan çocuğu bazen durdurarak hangi mevsimde olduğumuzu sorar.Çocuklar da (yaz, kış, soğuk, sıcak vb. cevaplar olur.) bu şekilde mevsimlerin oluşumunu anlatır.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.363
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    GRUP FOTOGRAFI"

    Çocuklar üçer kişilik gruplara ayrılır ve her gruba bir olay ya da durum söylenir.Ve çocuklar bu durum yada olayı canlandırarak poz verirler. Öğretmen de temsili bir fotoğraf makinesi ile onların resimlerini çeker.
    Daha sonra gerçekleştirilen bu drama hakkında konuşularak çocukların neler hissettikleri, neleri canlandırdıkları, nerelerde zorlandıkları vb. konuşulur. Ardından da çocuklardan canlandırdığı rolü resmetmeleri istenir ve renkli kartonlardan çerceveler hazırlanarak bu resimler sergilenir.

    canlandırılabilecek örnek durumlar:
    - lokantada yemek yiyenler
    - tuvaletin önünde çok sıkışmış halde sıra bekleyenler
    - orkestrada bir müzik aleti çalanlar
    - giyinenler
    - soğuk havada incecik bir bluzle dışarı çıkmış kişiler
    - sıcak bir havada terlemiş olanlar . . .


    " BEDENİMİZ DAİRE"

    Çocuklar sandalyelerinde otururlar ve öğretmenin verdiği yönergeleri uygularlar. öğretmen ilk önce işaret parmakları ile havada daire izmelerini ister. daha sonra tek ellerini kullanarak daire yapmalarını ister, ardından iki elleri ile daire yapmalarını söyler. daha sonra sıra ile tek kolları ile, her iki kolla, tüm vücutları ile daire yapmalarını ister. daha sonra çocuklar ayağa kalkarlar. iki kişi birlikte daire yapar, ardından dört kişi birlikte daire oluşturur. daha sonra tüm çocuklar birlikte çeşitli şekillerde daireler oluştururlar.
    Daha sonra yapılan bu drama hakkında konuşularak çocukların fikirleri ve yaşantıları dinlenir. etraftaki daire şekilleri sorulur, örnekler vermeleri istenir. Ardından de destekleyici etkinlik olarak kırmızı ve siyah fon kartonlarına çizilmiş daireleri keserek uygun şekilde birleştirmeleri ve bir uğur böceği oluşturmaları istenir.

    aynı uygulama kare, üçgen, dikdörtgen hatta çocuklarla daha önceden çalıştıysanız beşgen, altıgen gibi diğer geometrik şekiller için de uygulanabilir.



    tren çalışması

    Çocuklar arka arkaya sıra olurlar ve birbirlerine tutunarak tren oluştururlar. en öndeki çocuk lokomotif olur ve diğerleri de vagonlar olurlar. lokomotif ne yaparsa vagonlar da aynısını yaparlar.

    Çocuklar treni oluşturduktan sonra öğretmen yönergelerle çocukları yönlendirir: “ilk önce düz bir yolda ağır ağır ilerliyor trenimiz. İlerde dik bir yokuş var; tırmanıyoruz, tırmanıyoruz. Şimdi de yokuştan inmeye başladık, gittikçe hızlanıyoruz. İlerde büyük bir viraj var...” lokomotif arada bir düdük sesleri çıkarır ve yönergelerde istediği gibi canlandırmalar yaparak gruba liderlik yapar. İsteyen çocuklara lokomotif olma olanağı verilerek rol değişimleri yapılır.

    Drama tamamlandıktan sonra çocuklarla yapılan bu drama hakkında konuşulur. Etkinlik sırasında neler hissettikleri, hangi bölümlerde zorlandıkları sorulur.

    Daha sonra çocuklara tren resminin olduğu çalışma sayfaları verilerek yırtma yapıştırma tekniği ile tamamlamaları istenir.


    FARKLI TOPLARLA HAYALİ OYUN;

    Çocuklar daire şeklinde ayakta dururlar. Öğretmen aralarına girer ve elindeki çok ağır hayali topu bir çocuğa göderir. ağır topu alan çocuk, topun ağır olduğunu bedeni ve kollarının hareketleriyle ifade ederek topu başka bir arkadaşına gönderir, bu hayali ağır top tüm çocuklar arasında elden ele dolaşır en son öğretmene geri gelir ve öğretmen bu hayali ağır topu yere koyarak daha hafif bir top alır ve elinde zıplatma hareketi yaparak bir çocuğa gönderir. yine top tüm çocuklar arasında elden ele dolaşır. Daha sonra çok büyük, çok küçük toplarla oyun sürdürülür.

    Tartışma aşamasında çocuklardan yapılan çalışmaları anlatmaları istenir. neler hissettikleri, hangi toplala oynamanın daha kolay ve zevkli olabileceği farklı büyüklük ve ağırlıktaki bu toplala hangi oyunların oynanabileceği sorulur.

    destekleyici etkinlik olarak da çocuklardan farklı büyüklüklerdeki toplar ya da nesnelerin resimlerini yaparak boyamaları istenebilir.

    çocuklar ikişer ikişer ayrılır ve her ikili bir meyve olurlar. Çocuklar daire şeklinde ayakta dururlar ve öğretmenin ismini söylediği meyveler yer değiştirir. öğretmen arada bir meyve sepeti der; bu durumda herkes yer değiştirir sepetteki meyveler karışmış olur.

    drama sonunda çocuklarla tartışma aşaması gerçekleştirilir. bu aşamada çocuklara hem drama yaşantıları hakkında sorular sorulur, hem de meyveler hakkındaki bilgilerini tazeleyecek sorular sorulur. Örneğin yaz meyveleri hangileri, kış meyveleri hangileri gibi. Ya da hangi meyveler ekşidir, hangileri tatlıdır, hangi meyveler ağaçta yetişir gibi sorular sorulur.

    destekleyici etkinlik olarak meyve resimleri verilerek boyamaları istenebilir.

    AYNA - GÖRÜNTÜ

    Öğretmen çocukları “U” şeklinde oturtur. Aralarından 6 çocuğu seçerek ikili eşler halinde karşılıklı dizilmelerini söyler. Çocuklardan üç tanesi “ayna” diğer üçü de “görüntü” olur. Görüntü olan çocuk bir hareket yapar ve ayna da onu taklit eder. Daha sonra roller değiştirilerek oyun tekrarlanır. Ardından öğretmen bir kez daha 6 kişi seçer ve drama tekrarlanır. ( tüm çocuklar bir kez ayna ve bir kez de görüntü olmalıdır)

    TARTIŞMA BÖLÜMÜ:

    1. Zihinde Canlandırma: Öğretmen çocuklardan gözlerini kapatmalarını ve soracağı soruları cevap vermeden sadece düşünmelerini ve hayallerinde canlandırmalarını ister:
    “Görüntü rolünde hangi hareketleri yapmıştın?”; “ Ayna olmak zor muydu?”; “Sence oyunda ayna rolünde en başarılı olan kimdi?” . . .
    2. Tanımsal Düzey: Öğretmen çocuklardan sorduğu soruları cevaplamalarını ister:
    “Görüntü rolünde iken hangi hareketleri yaptın?” ; “ Ayna rolünde iken hangi hareketleri taklit ettin?” ; “ Ayna olmak mı yoksa görüntü olmak mı daha zor?” . . .
    3. Duygusal Düzey: Öğretmen çocuklardan sorduğu soruları cevaplamalarını ister:
    “ Görüntü olmak mı yoksa ayna olmak mı daha çok hoşuna gitti?” ; “Neden?” ; “Arkadaşının seni taklit etmesi hoşuna gitti mi?” ; “Neden?” . . .
    4. Bilişsel Düzey: Öğretmen çocuklardan sorduğu soruları cevaplamalarını ister:
    “Ayna nedir?” ; “ Ayna ne işe yarar?” ; “ Ayna nerelerde kullanılır?”
    5. Yaşantısal Düzey: Öğretmen çocuklardan sorduğu soruları cevaplamalarını ister:
    “Senin evinde nerelerde ayna var?” ; “ Ne zaman aynaya ihtiyaç duyuyorsun?” ; “ Evlerimizden başka nerelerde ayna var?” . .
    6. Drama Oyununu Geliştirme: Öğretmen çocuklardan sorduğu soruları cevaplamalarını ister:
    “ Hayatımızda hiç ayna olmasaydı ne olurdu?” ; “ Ayna yerine neleri kullanabilirdik?” . . .

    Destekleyici etkinlik olarak da mukavva, renkli kartonlar, rölyef ya da alüminyum folyo ve pullar ile el aynaları yaptırılabilir.

    KÜÇÜK PAPATYA

    GÜNEŞ:************Hey küçük papatya
    ********************** Artık uyansana
    ********************** Bak ben geldim yine
    ********************** Güzel güzel açsana

    PAPATYA:******** Ah parlak güneş
    ********************** Açmak istemezmiyim
    ********************** Susuz kaldım bu gün
    ********************** Nasıl güleyim

    GÜNEŞ:************ Serin rüzgar,güçlü rüzgar
    ********************** Nerelerdesin
    ********************** Haydi biraz es te
    ********************** Bulutu buraya**getir

    RÜZGAR:**********Beyaz bulut,pamuk bulut
    ********************** Haydi gelsene
    ********************** Papatya susamış
    ********************** Biraz yağmur versene

    BULUT:************ İşte ben geldim
    ********************** Bol bol yağmur getirdim
    ********************** Kana kana iç papatya
    ********************** Gülümse yine bize

    PAPATYA :********Hepinize çok teşekkür ederim
    ********************** Güneş bulut ve rüzgar
    ********************** Benim iyi dostlarım
    ********************** Siz olmasaydınız ben ne yapardım.


    kostümler ve ses efektleri ile güzel oluyor

    uçan balon
    “Uçan balonlar yılda bir gün buluşup hep beraber gezerlermiş.Şimdi bizler de birer balon olalım,sağa-sola uçalım.Buluşmadan önceki gece bütün balonlar bir güzel uyuyup dinlenirlermiş.(Sırt üstü yere yatılır) Sabah saatin sesiyle uyanırlar ve uzun uzun gerinirlermiş.(Kollar yana ve yukarı uzatılarak gerinilir) Sonra camı açarak dışarıdaki güzel havayı ciğerlerine çekerlermiş.(Derin derin nefes alıp verilir) Daha sonra hemen giyinerek yola çıkarlarmış.Bazısı yürüyerek (yerinde yürüme hareketi),bazısı koşarak (yerinde koşma hareketi),bazısı trenle gidermiş.(çuh çuh çuh çuh puh puh puh puh sesleri çıkarılır)
    Tüm balonlar buluşunca güç toplamak için ağaçlardan meyve toplar ve yerlermiş.(Ayak ucunda yükselerek kollar yukarı uzatılır) Meyveleri yedikten sonra heyyaa diye bağırıp gökyüzüne yükselirlermiş.
    Balonları gökyüzünde bulutlar beklermiş.Çünkü balonlarla bulutlar çok iyi arkadaşlarmış ve sadece yılda bir kez buluşabiliyorlarmış.Balonlar bulut arkadaşlarına yeryüzünde olan biten pek çok şeyi anlatırlarmış,bulutlar da onları heyecanla dinlermiş.Bulutlar en çok yeryüzündeki çiçekleri merak edermiş.Balonlar bulutlara çiçeklerin çok güzel koktuğunu anlatırmış.Bulutlar da bu kokuyu duymak için derin derin nefes alırlarmış.(Çiçek koklar gibi derin derin nefes alınıp verilir)
    Beraber oynadıkları en eğlenceli oyunda birbirlerini uçurmaya çalışma oyunuymuş.Bu nasıl bir oyunmuş biliyor musunuz?Birbirlerini önce çok hafif üflerlermiş.(Hafif üflenilir) Ne balonlar bulutları ne de bulutlar balonları hareket
    ettiremezmiş.Sonra biraz daha güçlü üflerlermiş.(Daha güçlü üflenilir) Bu şekilde birbirlerini biraz hareket ettirebilirlermiş.(Yerlerinde biraz sallanırlar) Daha çok eğlenmek için çok güçlü üflerlermiş.(Güçlü bir biçimde üflenilir) Ama hem balonlar hem bulutlar o kadar sıkı tutunurlarmış ki hiçbiri kımıldamazmış.O zaman bir daha bir daha güçlü güçlü üflerlermiş.(Çok güçlü bir biimde üflenilir) İşte o zaman hepsi birden neşeyle uçmaya başlarlarmış.(Birbirlerinin arasından geçerek halkada serbest yürünülür)
    Bu oyun onları çok eğlendirirmiş.ama bu oyunun sonunda çok yorulurlar ve nefes nefese kalırlarmış.(Kesik kesik nefes alınıp verilir) Çok yoruldukları için hepsi yere yatar dinlenirlermiş.(Sırt üstü yere yatılır) Ellerinin birini karınlarının üzerine diğerini de göğüslerine koyar,soluk alıp verirler ve bunu dinlerlermiş.Bu durumda biraz dinlenip güç topladıktan sonra en sevdikleri şarkıları söylerlermiş.”
    Öğretmen çocukların da istediği bir şarkıyı seçer ve şarkıyı değişik biçimlerde söylerler.Çok mutlu,üzgün,kızgın,fısıltı ile,çok yüksek sesle vb....

    anneler günü

    2 çocuk
    1 anne
    1.çocuk -yarın anneler günü biliyormusun
    2.çocuk-evet biliyorum
    1.çocuk annene birşey aldın mı
    2.çocuk-evet ona en güzel kır çiçeklerini topladım ya sen ne aldın
    1çocuk-söylemem sürpriz...
    1.çocuk-aaaaaaaaa çok geç oldu annem kızacak gitmem lazım
    2.çocuk-hoşçakal..
    1.çocuk eve gelir annesi onu bekliyordur yemek yenir uyunur



    sabah olUr kız heyecanla uyanır annesini öperek uyandırır ve ona hediye kutusunu verir anne sevinçle açar ama kutu boştur
    anne-kızım bu çok güzel ama içi boş
    çocuk-hayır anneciğim boş değil içini öpücüklerle doldurdum
     

Sayfayı Paylaş