Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

DNA Testi - DNA Testinin Kullanım Alanları

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Suskun tarafından 16 Mart 2011 başlatılmıştır.

        
  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.360
    Beğenileri:
    135
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    DNA Testi - DNA Testinin Kullanım Alanları
    Dna'nın Kullanım Alanları Nelerdir
    Dna Testi Nerelerde Kullanılır


    1953 yılında mikroskobun altında hücre yapısını deşifre ederken DNA'yı belirleyen J.D.Watson ve F.H.C. Crick adlı biyologlar 20'inci yüzyılın en büyük keşiflerinden birine imza attıklarını bilmiyorlardı.

    Bugün DNA genetik biliminin başrol oyuncusu. Adli tıpta parmak izinin yerini almış durumda. DNA testi en çok babanın belirlenmesi, kimlik teşhisi ve suçluların yakalanmasında uygulanıyor. DNA testi sayesinde yıllarca önce ölmüş kişileri teşhis etmek ya da yıllanmış bir cinayeti aydınlatmak bile mümkün.

    İNGİLTERE'DE BAŞLADI

    1984 yılında Leicester Üniversitesi genetik bilimcilerinden Prof Alec Jeffrey, DNA'nın tıpkı süpermarketlerde ürünlerin üzerine yapıştırılan barkotlar gibi filmler üzerinde görüntülenebileceğini ispatladı. İlk başlarda babanın tayin edilmesi için kullanılmaya başlanan DNA analizine daha sonra cinayet ve tecavüz davalarında suçlunun bulunması için başvuruldu.

    İngiltere'de ilk kez DNA testi 1988 yılında mahkemede tek başına delil olarak kabul edildi. Leicestershire bölgesinde 15 yaşındaki iki genç kız tecavüz edilip öldürüldü. Kızların adı Lynda Mann ve Dawn Ashworth'du. Civar üç köyde yaşayan, yaşları 13 ile 30 arasında değişen beş bin erkekten gönüllü olarak DNA testi yaptırmaları istendi. Sadece iki kişi reddetti.

    Bunlardan biri iki çocuk babası, fırıncı Colin Pitchfork'du. Bir arkadaşını kendi yerine kan vermeye zorlayan fırıncı kuşku çekti. DNA analizi sonucunda, fırıncı 1988 yılında cinayet suçundan ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

    DNA testi İngiltere'de hızla yaygınlaştı. 1995'in nisan ayından itibaren yeni bir uygulama başlatıldı. Bundan böyle suçluların parmak izleri, profilden ve cepheden alınmış vesikalık fotoğraflarıyla, genetik kodları sayılan DNA filmleri de fişlenmeye başlandı. O zamandan bu yana Ulusal DNA Bankası'nın arşivlerinde 18 bin suçlunun DNA'sı fişlendi.

    İngiltere'de karakola düşen her şüphelinin yanağının iç kısmından alınan kana DNA testi uygulanıyor. Eğer şüpheli aklanırsa DNA analizi imha ediliyor, aksi halde DNA, ulusal bankada fişleniyor. İlk kez 11 Ağustos 1995 tarihinde bir soyguna karışan suçlu olay yerinde bulunan kanının ulusal bankadaki datalarla karşılaştırılması sonucunda yakayı ele verdi.

    Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) DNA testini 1980'li yılların sonundan itibaren uygulamaya başladı ve mahkeme 1987 yılından itibaren delil olarak kabul etti. ABD'de ilk kez 1994 yılında DNA testine dayanılarak bir mahkum idam edildi.

    Timothy Wilson Spencer, soygun suçundan hapis yatmış ve salıverilmişti. Spencer'ın serbest kalmasından sonra Arlington'da bir kadın öldürüldü. Kadının adı Caroly Hamm'dı. Kurban yalnız yaşayan bir avukattı. Katil, tecavüz ettiği kurbanını boğarak öldürmüş, çırılçıplak cesedini başaşağı garajın girişine asmıştı. Cesedin üzerinde bulunan spermlerden katilin mastürbasyon yapıp cansız vücudun üzerine boşaldığı anlaşılıyordu.

    1988 yılında, bu kez Virginia'da, 90 günde üç kadın aynı şekilde katledildi. Katil yine yalnız yaşayan kadınları hedef alıyordu. Tecavüz ettikten sonra boğarak öldürüyordu. Kadınlardan alınan sperm örneklerine yapılan DNA testi sonucu dördünün de aynı kişi tarafından öldürüldüğü anlaşıldı. Şüpheliler arasında yer alan Spencer yakalandığında son ana kadar masum olduğunu iddia etti. Ancak DNA testi Spencer'ı yalanlıyordu.

    Sonuçta Spencer, ABD'de DNA testine dayanılarak elektrikli sandalyeye oturtulan ilk mahkum oldu.

    SİMPSON DAVASI


    DNA'nın adli tıp literatürüne iyice yerleşmesi O.J.Simpson davasıyla oldu. DNA serüveninde Simpson davası, en önemli kilometre taşlarından biri sayılır.

    Bir zamanların futbol ve sinema yıldızı siyahi O.J.Simpson, ‘Asrın Davası’nın tek sanığıydı. Ayrı yaşadığı karısı Nicole ve onun erkek arkadışını vahşi bir şekilde katletmekle suçlanıyordu. Cinayet mahallinde belirlenen kan izlerine uygulanan DNA testi Simpson'ın da olay yerinde bulunduğunu gösteriyordu.

    Ancak savunma makamı, DNA alınışıyla ilgili şüphe yaratarak jürinin kafasını karıştırdı. Çoğunluğu siyahlardan oluşan jüri Simpson'ı DNA testlerine dayanarak ‘suçlu’ ilan etme cesaretini gösteremedi. Etkili bir savunma ve siyah-beyaz öfkenin patlak vermesinden korkan jüri, ‘delil yetersizliğinden’ Simpson'ı beraat ettirdi. Simpson, DNA testine rağmen aklanan ilk mahkum oldu.

    18 yıl boyunca ABD'yi gönderdiği bombalı mektuplarla terörize eden nam-ı diğer ‘Unabomber’ (Bombacı) New York Times ve Washington Post gazetelerinde ‘manifestosu’nun yayınlanmasını istemeseydi yakayı ele vermeyecekti. Gazeteyi okuyan ağabeyinin şüphesi üzerine Harvard eğitimli 53 yaşındaki matematikçi Ted Kaczynski, Montana'daki ilkel kulübesinde patlayıcılarıyla birlikte ele geçirildi.

    ‘Unabomber’, 18 yıl süresince sağa sola yolladığı bombalı mektup ve paketlerle üç kişinin ölümüne, 26 kişinin de yaralanmasına ya da sakat kalmasına neden olmuştu. Kulübeyi didik didik eden FBI ajanları, 35 bin kelimelik manifestonun kulübede bulunan daktilo tarafından yazıldığını belirledi. Davanın en önemli delillerinden biri de DNA testi oldu. ‘Unabomber’ın üniversite ve havayollarına gönderdiği mektuplardaki pulların arkasındaki tükürük lekelerine DNA testi yapıldı. Kaczynski, sonunda suçunu itiraf ederek idamdan kurtuldu, ancak müebbet hapisten kurtulamadı.

    Vize için DNA testi

    Anne-babaları Almanya'da bulunan Iraklı çocuklardan vize için DNA testi isteyen Almanya'dan sonra Çek Cumhuriyeti de benzer uygulama başlattı. Çek Cumhuriyeti, bu ülkede yaşayan ve çocuklarını yanlarına almak isteyen Türk vatandaşı bir çiftten DNA testi istedi. İstanbul Üniversitesi Deneysel Tıp Araştırma Merkezi (DETAM) Başkanı Prof. Asım Cenani'nin verdiği bilgiye göre merkez kurulduğundan bu yana ilk kez vize başvurusu için geçtiğimiz günlerde DNA testi gerçekleştirdi.

    Türkiye'de DNA testi Adli Tıp Kurumu, İstanbul Adli Tıp Enstitüsü, Ankara Emniyet Kriminoloji Dairesi'nde yapılıyor. 1992 yılından bu yana DETAM'da şahıs, nesep ve kriminel lekelerin kime ait olduğunun belirlenmesi için testler yapıldığını kaydeden Cenani, bu süre zarfında 1500 dosyanın incelendiğini söyledi.

    DETAM'da Adli Tıp Kurumu'nun isteği üzerine olduğu gibi teşhis ve tedavi amaçlı DNA testi yapılıyor. DNA testi 1 haftada sonuçlanıyor ve 50 milyon TL'ye mal oluyor. Üçlü bir karşılaştırma yapmak için 150 milyon ödemek gerekiyor.

    DNA kimlik kartı

    DNA nedir?


    Dezoksiribonükleik asit (DNA) canlıların oluşması ve canlılığın devamını, her türlü işlevini görmesini sağlayan genetik programdır. Yumurta spermle döllendiğinde anneden 23 ve babadan 23 olmak üzere 46 kromozomdan oluşur. Genleri taşıyan kromozomlar ise DNA denilen kimyasal bir dille programlanır. DNA mikroskop altında dört renkte görünür. Dört renk A, T, C ve G harfleriyle adlandırılır. Dünyadaki tüm canlılar bu dört harfin yani rengin değişik sıralamalarla yan yana dizilmesinden oluşur. Ve DNA dizinlerinin üç milyar farklı kombinasyonu vardır.

    DNA testi nedir?

    Tek yumurta ikizleri dışında iki kişinin aynı genetik şifreye sahip olma olasılığı iki milyonda bir ihtimaldir. Bu durumda karşılaştırma yaparak, DNA'sı alınan dokunun kime ait olduğu ya da DNA yapılan kişilerin yakınlık derecesi tesbit edilebilir.

    DNA testi için ne gereklidir?


    Tüm vücuttaki DNA yapısı aynıdır, mezarda bile uzun yıllar değişmeden saklanır. Kan, sperm, tükürük, saç, kıl, hatta tere bile DNA testi uygulanabilir.

    Hangi durumlarda DNA testine başvurulabilir?

    Nesep tayini, kimlik belirleme, hastalığın teşhis edilmesi ve tedavisinde.

    Babalık testi nasıl yapılıyor?


    Nesep tayini için anne ve babanın DNA örneklerinin alınıp, çocuğun DNA yapısıyla karşılaştırılması gerekiyor. En az yüzde 99 oranında bir benzerlik akrabalığı ispatlayabilir.

    Yanakta DNA testi

    Anne-baba tayini gibi akrabalık ilişkilerinin belirlenmesi için yapılan DNA tespiti, artık yanağın içinden alınan hücrelerle de gerçekleştiriliyor. İstanbul Üniversitesi (İÜ) Adli Tıp Enstitüsü Fen Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı ve Adli Hemogenetik Merkezi yöneticisi Prof. Dr. Ersi Kalfoğlu, DNA tespiti için örnek alımında kan yerine, yanağın iç kısmından alınan hücrelerin kullanılmaya başlandığını söyledi.
    Yeni yöntemin "Yanak Kazıma" olarak adlandırıldığını ifade eden Prof. Dr. Kalfoğlu, "DNA tespiti için kan yerine özel pamuklu çubukla yanak içinden alınan hücreleri kullanıyoruz. Bu uygulama ile akrabalık tayininde yüzde 99.99 oranında doğru sonuç alıyoruz" diye konuştu.

    Enfeksiyon tehlikesi yok
    Türkiye'de ilk defa uygulanmaya başlayan bu tekniğin sağlık açısından daha uygun olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kalfoğlu, "Bu yöntem vücudun bütününü rahatsız etmiyor, kişiye acı vermiyor, enfeksiyon riskini de ortadan kaldırıyor" dedi. Kalfoğlu, söz konusu yöntemin özellikle Anadolu mahkemelerinden intikal eden babalık tayinleri davalarında da büyük kolaylık sağlayacağını ifade etti.

    Yaşayanlar için
    "Yanak kazıma" tekniğinin maliyetinin de daha düşük olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ersi Kalfoğlu, "Bu yöntemin diğer yöntemlerden farkı ise DNA'ları tespit edilecek kişilerin canlı olmaları zorunluluğu" şeklinde konuştu.

    DNA testi için mezar açmaya son

    İstanbul Üniversitesi (İÜ) Adli Tıp Enstitüsü Fen Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ersi Kalfoğlu, “y kromozomu” adlı yeni bir yöntemle, artık DNA testi için mezar açmaya gerek kalmadığını söyledi. Prof. Dr. Kalfoğlu yaptığı açıklamada; “Erkeklik, ‘y kromozomu’ olarak adlandırılan bir DNA parçasında saklıdır. Babalar oğullarına bu DNA parçasını aktarır ve cinsiyetlerini belirler. Her babanın “y kromozomu” yalnız ona özgüdür ve onu hiç değiştirmeden oğluna verir... Baba yoksa, babalık tayini için amcaların veya kardeşlerin kanlarını incelemek yeterli olur” dedi.

    DNA testi artık çok kolaylaşıyor

    Bir İngiliz patolojist şimdiye kadar bir haftada yapılabilen DNA testinin 6 saatte gerçekleştirilmesini sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi. Leeds Üniversitesi araştırmacılarından Ian Findlay'in buluşu ayrıca önceden en az 200 kadar hücre gerektiren testin sadece bir hücre kullanılarak yapılmasını da mümkün hale getirdi. Adli Tıp uzmanları Findlay'ın yöntemi sayesinde artık iz bırakmadan suç işlemenin olanaksız olacağını, yani her suçun failinin mutlaka bulunabileceğini belirttiler. Findlay'in yönteminde suç mahallinde bulunan bir kepek tanesi, küçük bir saç teli veya tek bir sperm hücresi bile DNA testi için yeterli oluyor.

    DNA'yla suçlu avı

    İngiltere'de 1995 yılının Nisan ayından bu yana karakola düşen her şüpheliye DNA testi uygulanıyor. Eğer kişinin suç işlediği kanıtlanırsa, DNA testi sonsuza kadar DNA bankasında saklanıyor.

    11 Ağustos 1995 yılında yakalanan bir soyguncu, yakasını kanuna bu yöntemle kaptıran ilk kişi oldu. Soyguncunun olay mahalinde bulunan kan lekesine DNA testi uygulandı ve bu daha sonra karşılaştırma yapmak üzere Adli Tıp Bilim Servisi'ne (FSS) ait data bankasının bilgisayarına yüklendi. Bilgisayarın yaptığı arşiv taraması sonucunda soygunun gerçekleştiren kişinin eski bir mahkum olduğu anlaşıldı.

    İngiltere'de bu uygulamanın başarıyla sonuçlanmasının ardından Alman Adalet Bakanlığı da DNA data bankası oluşturmaya hazırlanıyor. DNA analizi, son teknoloji sayesinde ucuzladı ve daha da hız kazandı. Bir saç teli veya bardak üzerindeki minik bir ter lekesi DNA testi yapılmasına yetiyor. Bir kişinin başka bir kişiyle aynı genetik şifreyi taşıma ihtimali 1-15 milyon arasında değişiyor. Bu da suçluyu yakalama konusunda polisin işini bir hayli kolaylaştırıyor.

    Şimdi Alman yetkililer, suçluların genetik şifrelerini bilgisayarlara yükleyerek, suç oranını düşürmeyi umuyorlar. Gelecek yasama yılında DNA data bankası oluşturulmasıyla ilgili yasa tasarısının Federal Parlamento'ya sunulması bekleniyor.

    Buna göre, cinsel taciz ya da tecavüz suçu işleyenler ile en az 1 yıl hapis öngören hırsızlık suçundan ceza almış kişilerin DNA profili data bankasında fişlenecek. Kişiye ait DNA analizleri en çok 20 yıl saklanabilecek. Yani cinayet suçundan mahkum giyip 15 yıl hapis yatan bir katilin, data bankasındaki DNA profili serbest kaldıktan 5 yıl sonra silinecek. Ayrıca DNA testi yapılan kişiye ait doku analiz sonrasında hemen imha edilecek, saklanmayacak.

    Alman data bankasında kullanılacak DNA analiz metodu, sadece şahıslar belirlenebiliyor. Bu DNA profillerinde ait olduğu şahsın kişiliği ya da taşıdığı hastalıklarla ilgili genetik kodları görmek mümkün değil. Adli tıpla ilgili çalışmalar yapan Peter Schneider, ‘Bizim uyguladığımız DNA analizinde sadece cinsiyetle ilgili detay görülebiliyor’ diyor.

    Cep cihazıyla DNA testi

    ABD'nin Michigan Üniversitesi'ndeki bilim adamları, birkaç dakika içinde DNA testi yapabilen çok küçük boyutta bir analiz cihazı geliştirmekte olduklarını açıkladılar. Bugün uygulunan DNA teknolojisinden çok daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle sonuç verecek olan portatif cihaz, cebe sığacak kadar küçük olduğu için ‘‘cep laboratuvarı’’ diye tanımlanıyor. Araştırma ekibinde yer alan genetik uzmanı David Burke, Science bilim dergisine yazdığı makalede, cep laboratuvarının polis ve hekimlere kısa sürede teşhis imkanı sağlayacağını belirtti. Geleneksel DNA testinin günlerce sürdüğünü ve yüzlerce dolara mal olduğunu kaydeden Burke, polisin olay mahallinde bulunan DNA örneklerini fazla beklemeden derhal analiz edebileceğini, böylelikle soruşturma sürecinin hızlanacağını bildirdi.

    Hekimler de örneğin bir enfeksiyona müdahale edecekleri zaman, en uygun antibiyotiğin hangisi olduğunu bu küçük alet sayesinde birkaç dakika içinde belirleyecekler. Laboratuvar kurmanın çok maliyetli olduğu üçüncü dünya ülkelerinin cep laboratuvarından yararlanabileceği de belirtiliyor.

    Cep laboratuvarında analiz edilecek örneğin sıvı olması gerekiyor. Araştırmacılar, bir virgülün onda biri kadar büyüklükteki bir sıvı zerresinin analiz için yeterli olduğunu belirtiyorlar. Birçok şirketin bu tür cihazlar üzerinde çalıştığı, cep laboratuvarlarının 15 yıl içinde ev kullanımına yönelik olarak piyasaya sürüleceği kaydedildi.

    Jandarma DNA testi yapacak

    Jandarma kriminal laboratuvarlarında DNA testleri de yapılabilecek. Resmi gazetede yayınlanan yönetmeliğe göre, Jandarma kriminal uzmanlarının yüksek lisans eğitimi yapmaları teşvik edilecek, ihtiyaç duyulan alanlarda uzmanlar devlet tarafından yurtdışında eğitime gönderilecek. Jandarma Kriminal laboratuvarlarında parmak izi, balistik, sahtecilik, patlayıcı maddeler, kimya, biyoloji, ses analizi, teknik fotoğrafçılık, araştırma-geliştirme gibi bölümler olacak. Biyoloji bölümlerinde saç, kıl, kan, sperm, kemik, diş ve benzeri biyolojik delillerin incelenmesinin yanısıra büyük kriminal merkezlerde DNA analizleri yapılabilecek.

    TITANIC’te ölenlere DNA

    Kanadalı bilim adamları, Atlantik Okyanusu’nun kuzeyinde 1912 yılının Nisan ayında buzula çarparak batan Titanic gemisinde hayatını kaybedenlerin kimliklerini DNA testiyle tespit edecekler.
    Çıktığı ilk yolculuğunda batan Titanic’te 1500 kişi vardı ancak bunlardan 150 kadarının cesedi bulunarak Kanada’nın Halifax kentinde toprağa verilmişti. Gelgelelim bunlardan 43’ünün kimliği tespit edilememişti. Kimliğinin açıklanmasını istemeyen üç aile, yakınlarının tespit edilmesi amacıyla mezarların açılması ve DNA testi yapılması konusunda gerekli makamlardan izin aldı.
    Kanada’nın Newfoundland bölgesinin 600 kilometre güneyinde, 3 saat içinde buzlu sulara gömülen Titanic’ten 700 kadar kişi kurtulmayı başarmıştı.

    Şempanzeye DNA testi

    Los Angeles hayvanat Bahçesi'ndeki uzmanlar, maymunların kendilerinden gizli saklı birtakım işler çevirdiğine kesin inanmış durumdalar. Bahçedeki dört erkek maymundan üçü 1996 yılında kısırlaştırılmış. ‘‘Toto’’ adlı 45 yaşındaki dördüncü maymuna ise, ‘‘kendinden başka kimseye cinsel ilgi duymadığı için’’ dokunulmamış. İki yaşındaki ‘‘Ripley’’ ile dört yaşındaki ‘‘Glenn’’ ise fazla küçük olduklarından, nasıl olsa baba olamazlar diye ameliyat edilmemişler.

    Şempanzelerin neden ameliyat edildiğine gelince... O kadar çok seks yapıyorlarmış ki, nüfusları hızla artmış ve hayvanat bahçesinde şempanzeleri barındıracak yer kalmamış. Önce dişilere doğum kontrol hapı vermeyi denemişler. Ancak dişiler hapları yavrularla erkeklere yedirince, ameliyat kararı alınmış.

    DNA testiyle bu sırrın çözüleceği umudunu taşıyan uzmanlar, bazı olasılık hesapları da yapmıyor değiller. Özellikle erkek yavrulardan kuşkulanıyorlar. Çok nadir görülmekle birlikte, şempanzelerde yavruların da dişileri dölleme yeteneğine sahip olabildikleri biliniyor.

    Diğer bir ihtimal de ameliyatların başarısız olması. İnsanlarda yüzde 1 hata payı olan sperm kanalını bağlama operasyonu, bazen maymunlarda beklenen sonucu vermeyebiliyor. Bu görüşü savunan kişi, hayvanat bahçesinin müdürü Vicki Bingaman. Ancak hayvan sağlığı bölümünün müdürü Charles Sedgwick aynı fikirde değil; ‘‘Bu ameliyatta insan ve hayvan arasında hiçbir fark yoktur’’ diyor.

    Cesetlere DNA testi

    Hizbullah tarafından kaçırılan ve işkence edilerek öldürülen 10 işadamından üçünün cesetleri yakınları tarafından tesbit edildi. Önceki gün tesbit edilen Salih Dündar’ın ardından dün de Ramazan Yaşar ve eniştesi Cihagir Gafari Negis, aileleri tarafından Adli Tıp Kurumu morgundan alınarak toprağa verilmek üzere Malatya’nın Pötürge ilçesine götürüldü. Hizbullah’ın Üsküdar’daki ölüm evindeki bahçeden teker teker çıkartılan ve Adli Tıp Kurumu morguna getirilen işadamlarının cenazeleri bir bir tesbit ediliyor.

    DNA TESTİ İSTEYECEKLER

    Yaklaşık üç gündür Adli Tıp’ta bulunan cenaze yakınları bir türlü tesbit edemedikleri yakınları için DNA testi yapılmasını istediler. Bugüne kadar tesbit edilen Salih Dündar, Ramazan Yaşar ve Cihangir Gaffari Negis’in yakınlarının dışında tesbit edilemeyen 7 ceset için DNA testi isteyen cenaze yakınları, “Bu cenazeler buraya getireli yaklaşık 4 gün oldu ve aileler tek tek 10 cesede bakarak herkes yakınına ait bir iz aradı ama cesetler çürüdüğü için bulunamadı. Biz yakınları olarak bu cesetlerin bizlere ait olduğuna emin olmak için DNA testi istiyoruz” dediler.

    VELİOĞLU DA ALINDI
    Hizbullah’ın lideri olarak bilinen ve geçtiğimiz hafta Beykoz’da düzenlenen polis operasyonunda ölü olarak ele geçirilen Hüseyin Velioğlu’nun cesedi kayın pederi Gaffi Tunç ve kardeşi Hayrettin Yılmaz tarafından teslim alındı. Önceki gün polis tarafından gözlem altına alınan ve Terörle Mücadele Şubesi’nde sorgulanan Velioğlu’nun yakınları serbest bırakıldı. Fatih Cenaze İşleri Müdürlüğü’nden defin evraklarını tamamlayan Velioğlu’nun yakınları Hizbullah’ın lideri Hüseyin Velioğlu’nu Adli Tıp Kurumu’ndan alarak toprağa verilmek üzere Batman’a götürdü.

    DNA motor geliştirildi

    Çeşitli ülke bilim adamlarından oluşan bir grup, DNA kullanarak motor geliştirildiğini açıkladı. Yeni teknoloji kullanılarak geliştirilen moleküler elektronik devreler, silikon yongalardan daha küçük ve binlerce defa daha hızlı olacak. Bu sayede elektronik cihazların, bugünkü boyutlarından binlerce kez daha küçük boyuta indirilebileceğine değinen bilim adamları, bilgisayar yongalarının, kumaştan, insan vücuduna kadar birçok yerde kullanılabileceğini bildirdi.

    Bilgisayarların, DNA motorlarla çok küçük boyuta indirilebileceği ve hızlarının bugünkünden çok daha fazla olabileceği kaydedildi. Yeni teknolojiyle halihazırda kullanılan boyutlara 10 bin defa daha fazla parçanın konulabileceği ve üç boyutlu düzenlemelerin yapılabileceği bildirildi. Hücrelerin çekirdeğinde bulunan DNA’lar, canlının yaşamını sürdürmesini sağlayan bilgileri taşıyor.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.360
    Beğenileri:
    135
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye

    Dna'nın Kullanım Alanları Nelerdir

    Canlıların sahip olduğu özellikler ya genler sayesinde aktarılır ya da çevre etkisiyle sonrada kazanılır. Canlıların sahip olduğu özellikleri belirleyen DNA molekülü ve yapısı hakkında araştırmalar yapan bilim dalına moleküler biyoloji denir. DNA’yı oluşturan ve canlıların sahip olduğu özelliklerin aktarılmasını sağlayan genler, genlerin ve genleri oluşturan nükleotitlerin dizilişleri hakkında araştırmalar yapan bilim dalına genetik (gen) mühendisliği denir.
    Günümüzde DNA hakkında yapılan araştırmalar, DNA’nın yapısının anlaşılmasını ve genlerin canlıdaki etkilerinin tespit edilmesi konusunda fayda sağlar. Genler üzerinde yapılan çalışmalar, genetik mühendisliğinin temelini oluşturur.
    Genetik mühendisliği uygulamaları, insanlığın başta sağlık ve gıda olmak üzere birçok problemini çözmek ümidiyle hızlı bir şekilde ilerlemektedir. Birçok genetik mühendisi, genlerle ilgili anormallikleri düzeltmek üzere çalışmalar yapmaktadır. Bu sayede öncelikle üreme hücrelerindeki zararlı genlerin gelecek kuşağa aktarılmasını önlemek amaçlanmaktadır.

    9- Genetik Mühendisliğinin Amacı ve Yapılan Çalışmalar :
    Kalıtım (genetik) alanında yapılan çalışmalar ve elde edilen bilgilere göre genetik mühendisliğinin amacı ve yapılan çalışmalar şöyledir:

    1- Canlıların özürlerinin giderilmesini sağlamak.
    2- İnsandan insana ya da hayvandan insana doku ve organ naklinin yapılması.
    • Domuza insan geni nakledilerek domuzun insanlarınki ile aynı organlara sahip olması ve bu organların insanlara nakledilmesi amaçlanmaktadır.
    3- Canlıdan canlıya veya hücreden hücreye gen naklinin yapılması ile ya da genlerde yapılan değişiklikler sonucu yeni canlı türlerinin ve üstün özellikli canlıların elde edilmesi.
    4- Canlıların sahip oldukları özelliklerin geliştirilmesini sağlamak.
    • Daha verimli ve dayanıklı hayvan ve bitki türlerinin ve ürünlerinin elde edilmesi.
    • Sebze ve meyve tohumlarının genleri oynanarak daha dayanıklı, daha verimli ve besin gücü daha yüksek olan ve daha hızlı büyüyebilen bitkilerin yetiştirilmesi.
    • Zararlı böceklere karşı dirençli bitkiler elde edilmesi. Böylelikle tarımda kullanılan böcek öldürücü ilaçlara gerek kalmamaktadır.
    • Mikroplara ve böceklere karşı dirençli olacak şekilde geliştirilmiş bitki çeşitlerinin oluşturulması.
    5- Canlıların ömürlerinin uzatılmasını sağlamak.
    • Sirke sineğinin genleri değiştirilerek ömürleri uzatılabildi. Ömür uzunluğunu belirleyen genlerin değiştirilmesiyle ömürlerin uzatılması amaçlanmakta).
    6- Bedensel ve kalıtsal hastalıklarının tedavi edilmesini sağlamak.
    • İnsanlarda cüceliğe sebep olan büyüme hormonunun eksikliğinin giderilmesi. Büyüme hormonu eksikliğini gidermek için büyüme hormonunu sentezleyen gen, bir bakteriye aktarılarak, bakterinin bu hormonu üretmesi sağlanabilmektedir.
    • Kanser, AİDS, şeker, yüksek–hiper–tansiyon, renk körlüğü, hemofili gibi. DNA’daki gen dizilişinin bilinmesi ile bu hastalıkların ne zaman ortaya çıkacağı bilinebilir ve hastalık genleri çıkarılarak canlı hastalıklardan kurtulabilir.
    7- İnsanların hastalıklardan korunmasının sağlanması.
    • Antibiyotikler, hormonlar gibi kimyasal maddelerin üretiminde kullanılmak üzere bazı bitkilerin genetik yapısı değiştirilmektedir.
    8- Alkolizm, madde bağımlılığı, suça yatkınlık gibi sorunların, insanın genetik yapısının değiştirilmesi ile ortadan kaldırılmaya çalışılması.
    9- DNA parmak izinin çıkartılmasını ve kullanılmasını sağlamak.
    10- Genetik kopyalama (klonlama) yapılmasını sağlamak.
    11- Gen tedavisi uygulamasının yapılmasını sağlamak.
    12- Endüstri ve tarımda, bitki ve hayvan ıslahının (iyileştirilmesinin) sağlanması.
    13- Yapay döllenme yapılması.
    14- Vücut dışında döllenme (tüp bebek) yapılması.
    15- İnsan zekâsının geliştirilmesi ve daha zeki nesillerin yetiştirilmesi.
    16- Yeni ekolojik enerji kaynaklarının elde edilmesi.
    17- Çevre kirliliğine yol açan maddelerin belirlenmesi ve yok edilmesi (ekoloji ile ilgili).
    18- Kimyasal ve biyolojik silahlar ve savaşlara karşı konulması.
    19- Canlı vücudu için gerekli olan protein, vitamin ve hormonların ucuz, kolay ve fazla miktarda üretilmesi.
    20- İnsanın genetik şifresinin çözümlenmesi.

    NOT :
    1- İlk genetik mühendisliği uygulamaları bitkilerin direncini artırmak amacıyla
    yapılmıştır. İlerleyen yıllarda DNA parmak izi, klonlama, gen tedavisi gibi çalışmalarla bu alandaki araştırmalar devam etmiştir.

    a) DNA Parmak İzi :
    DNA’larda yer alan bazların dizlimin, (belirli tekniklerle mürekkebe bastırılmış parmak izi gibi bir) izinin çıkarılması işlemine DNA parmak izi denir.

    b) Klonlama :

    DNA’nın belirli bir bölümünün, genellikle bir genin kopyasını oluşturmak için kullanılan yönteme klonlama (kopyalama = gen klonlaması) denir.
    Klonlamada, bir canlıda bulunan ve canlıya ait önemli bir özelliği belirleyen (ürünü sentezleyen) gen, o canlıdan alınıp taşıyıcı bir canlının DNA’sıyla birleştirilerek başka bir hücreye aktarılır ve bu hücre çoğaltılır.
    Genetik kopyalama sayesinde bir canlıdan aynı kalıtsal özelliğe sahip yeni canlılar üretilebilir.
    Gen klonlanması ilk defa 1975 yılında Köhler ve Milstein tarafından yapılmıştır.
    Gen kopyalaması yoluyla DNA’nın tamamının taşınması yani canlının tamamen kopyalanması ilk defa 22 Şubat 1997 yılında İskoçya’nın Edinburgh kentinde bulunan Roslin Enstitüsü’nde Dr.Wilmut tarafından yapılmıştır. Dr.Wilmut bu tarihte koyun kopyalamayı başarmıştır. (Dolly Patron isimli şarkıcıdan ismini almıştır).
    Kopyalama olayında üç farklı koyun kullanılmıştır.
    • 1. koyunun yumurta hücresinin çekirdeği çıkartılmıştır.
    • 2. koyunun vücut hücresinin çekirdeği alınmış ve 1. koyunun yumurta hücresinin içine yerleştirilmiş ve bu hücrenin çoğalması sağlanmıştır.
    • Çoğaltılmış vücut hücreleri (klonlar) 3. koyuna (taşıyıcı koyuna) verilmiştir.
    • 3. koyunun rahminde gelişen embriyo yavru koyunu (kuzuyu) doğurmuş ve bu kuzuya DOLLY adı verilmiştir.
    • Dolly, 2. koyunun yani çekirdeği (ve içindeki DNA’sı) alınan koyunun kopyasıdır.



    NOT :
    1- Genetik mühendisliğindeki çalışmalar bakteriler ve virüsler üzerinde yapılır.
    Bakterilerin tek hücreli olması, çekirdek zarlarının olmaması, DNA’sının üzerinde protein bulunmaması, ucuz ve çabuk üreyebilmeleri nedeniyle deneylerde bakteriler kullanılır. Virüslerin kullanılma nedeni ise hücre içerisine girip çoğalabilmesidir. Gen kopyalaması yapılacağı zaman kopyalanacak gen önce virüs DNA’sına eklenir ve virüs de bakteri hücresine verilir. Virüs bakteri hücresine girince virüsün taşıdığı gen de bakteri DNA’sına girmiş olur. Bakteri hızla bölünüp çoğalınca (10 saatte 1 milyar) bu gende çoğalmış olur. Buna gen klonlaması (kopyalaması) denir. Böylece bu genin kontrol ettiği ürünü bakteriler üretir. Diyabet (şeker) hastalarında bakterilerin ürettiği insülin kullanılır. Virüslerin insan hücrelerindeki kalıtsal hastalıkları tedavi etmesi amaçlanıyor.

    c) Gen Tedavisi :
    Hastalara tedavi edici genleri aktararak ya da zararlı olan genleri etkisiz hale getirerek (kronik) sağlık problemlerinin çözülmesine gen tedavisi denir.

    d) İnsan Genomu Projesi :
    İnsan DNA’sının şifresinin çözülerek gen haritasının çıkarılması çalışmalarına genom projesi denir.
    Bu projede çıkarılan gen haritası sayesinde şeker, kalp ve kanser hastalığının tedavisi yapılıp, hastalıklar çok önceden teşhis edilip önlenebilecek ve insan yaşamının kalitesi artarak uzayacak.



    [​IMG]


    NOT :
    1- Genom projesi üzerinde 10 yıla yakın süredir üzerinde çalışan bilim adamları, insangenlerinin biyokimyasal şifresinin çözülmesini sağladı.
    2- 18 ülkenin destek verdiği Human Genom Projesi, 1990 yılının Ekim ayında başladı. Projenin amacı insanın gen haritasının, yani genetik şifresinin çözülmesini sağlamak ve gen haritasını çıkarmaktı.
    3- Gen Haritası Nedir?
    Her insanda trilyonlarca hücre var. Hücre çekirdeğinde ise insanın fiziksel ve sağlık durumunu belirleyen kromozomlar, kromozomlarda da DNA’lar var. Buna genetik şifre denir.
    4- Gen Haritasının Ne Kadarı Tamamlandı?
    DNA’nın şimdiye kadar % 99’u deşifre edildi. Ancak şimdiye kadar bunun sadece % 21,1’inin ne işe yaradığı çözümlendi. % 65,7’si ise ham halde. Bu kısımda kalan DNA alt ünitelerinin sıralanması ve tüm genlerin tamamen deşifre edilmesinin 2003 yılında tamamlanması bekleniyor.

    Bu keşif nasıl işimize yarayacak


    10- Genetik Mühendisliği Uygulamalarının Sakıncaları :
    Genetik mühendislerinin uygulamaları bazı problemleri de beraberinde getirmektedir.

    • Ekosistemler zarar görebilir.
    – Genetik mühendisliği çalışmaları sonucunda zararlı bir böceğe karşı direnç kazanmış olarak üretilen bir bitkinin polenleri zararlı böceğe karşı direnç oluşturan genleri taşır. Bu genleri taşıyan polenler de yakında büyüyen yabani bitkilere ulaşabilir. Genin bu şekilde yayılımı böceklerin yabani bitkilerle beslenmesini engelleyeceğinden ekosistem içindeki besin ağını bozabilir.
    • Sosyal, sağlık ve ahlaki açıdan olumsuz etkiler, vardır.
    – Ahlaki yönden;
    • Genetik kodlarımızın anlaşılması, insan türünün insan eliyle şekillendirilmesi olasılığını da güçlendiriyor. Biyologlar genomik biliminden yararlanarak yedek parça listesi hazırlayabilirler, ana baba adayları doğmamış çocuklarını 'ısmarlayabilir', bilim adamları ellerindeki bilgilerle, istenilen karakterde, vücut yapısında ve bilişsel yetenekte insanlar üretebilir.
    • Çocuklarımızı ve kendimizi değiştirmek kolaylaştıkça, değişiklik geçirmemiş olanları kabul etme hoşgörüsünde de azalma görülebilir. Genetik testler yardımıyla zekâ kusurlarının, şişmanlığın, kısa boyun (ve diğer istenmeyen özelliklerin) önceden bilinmesi durumunda, toplumlar, anne ve babası tarafından kusurlarıyla doğmasına izin verilen çocukları küçük görmeye başlayacaklar.
    – Bazı hastalık genlerinin başka hastalıklara karşı vücuda direnç sağladığı biliniyor. Örneğin, orak hücre anemisi olarak bilinen bir anemi türü, sıtmaya karşı direnç oluşturuyor. Bu durumda anemiyi yok etmek için genini ortadan kaldırmak, sıtma salgınına yol açar.
    – Genom projesinin başlamasıyla sigorta ve insan kaynakları şirketlerinin genetik bilgileri insanların aleyhine kullanacakları doğrultusunda kaygılar artmaktadır. Pek çok insan, ölümcül bir hastalığın genini taşıdığı için sigorta şirketleri tarafından sigorta kapsamından çıkartılabilir. Başka bir kişi, işvereni tarafından aynı gerekçeyle işten atılabilir. (Şu anda ABD'nin otuz dokuz eyaletinde genetik testlere dayanarak sigorta poliçesini düzenlemek; on beş eyalette de genetik testlerden elde edilen sonuçlara göre işten çıkartmalar yasaklandı. Ne var ki yasalardaki açıklardan yararlanan işveren ve sigortacılar, genetik testleri gizliden gizliye incelemeyi sürdürüyor. 1999’da yapılan bir araştırmaya göre ABD'de orta ve küçük ölçekli şirketlerin yüzde otuzu terfi ve işten çıkartmalarda çalışanlarının genetik testlerinden yararlanıyor).
    – İnsanlar genlerinin görevlerini öğrendikleri anda başlarına gelen tüm olumsuzlukların suçunu genlerine yükleyecekler. İnsanlarda kadercilik olayı zayıflayacak. (Genler günah keçisi görevini yüklenecek).

    SORU : 1- Genetik mühendisliği nedir?
    2- Canlıların genetik yapılarının değiştirilmesiyle raf ömrü uzun, zararlı böceklere dayanıklı bitkiler üretilebilir mi?
    3- Çizgi filmlerde veya bilim kurgu filmlerinde görülen farklı karakterler bir gün gerçek olabilir mi?
    4- Genetik mühendisleri ne tür çalışmalar yapar?
    5- Genetik mühendisi olsanız ne tür çalışmalar yapmak isterdiniz?

    11- Biyoteknoloji ve Biyoteknoloji Uygulamalarının Sağladığı Yararlar :

    Biyolojinin teknolojiye uygulanmasına biyoteknoloji denir. Biyoteknoloji uygulamaları sağlıkta, çeşitli hastalıkların tedavisinde, gıda sanayinde, veterinerlikte endüstri ve tıp alanlarında kullanılır. Bunun için biyoteknolojik yöntemlerle, canlı hücreleri kullanarak çeşitli maddeler üretilir.
    Biyoteknoloji uygulamaları sayesinde;
    1- Endoskopi cihazıyla sindirim sistemi hastalıkları teşhis edilmiştir.
    2- Plastik cerrahide yapay kol ve bacak ile diz ve kalça eklemleri yapılmıştır.
    3- Yapay böbrek ve akciğer (diyaliz makinesi ve solunum cihazı) yapılmıştır.
    4- Tahlil yapabilen cihazlar yapılmıştır.
    5- Şeker (diyabet) hastalığının tedavisinde kullanılan insülin hormonunun bakteriden üretilmiştir. (Daha önce hayvanlardan elde ediliyordu. Zor ve pahalı olduğu için sınırlıydı. Biyoteknoloji ile bakterilerden insülin üretilmesi sağlanmıştır).
    6- Hastalıkların tedavisinde (enfeksiyonlara karşı) kullanılan aşı üretildi.
    7- Besin değeri yüksek sebze meyvelerin, süt verimi yüksek ineklerin, yumurta verimi yüksek tavukların üretilmesi sağlandı.
    8- DNA’daki genlerin değiştirilmesi ve çıkartılması gerçekleştirildi. (Kalıtsal hastalıkların tedavisi ve domuzdan organ nakli için).
    9- Gıda sanayinde meyve suyu, süt ürünleri, sirke, alkol, vitamin tabletlerinin üretilmesi sağlandı.
    10- Özel koşullara dayanabilen ve vücudu koruyabilen elbiseler, araçlar üretildi. (Yangın, astronot elbisesi).
    11- Böcek ilacı, deterjan, parfüm gibi kimyasal maddeler üretildi.
    12- Kimyasal silahlar yapıldı.
    13- Kirli sularda yaşayan bakteriler, kirli suyu temizleyebilen canlılar haline getirildi.
    14- Herhangi bir vitaminin herhangi bir organda üretilmesi sağlandı.
    15- Kanser, AIDS gibi birçok hastalığın tedavisi ve önlenmesinde kullanılacak genetik ürünlerin elde edilmesi sağlandı.
    16- Büyüme geriliğine ya da bulaşıcı hastalıklara karşı proteinlerin üretilmesi sağlandı.
    17- Hasar görmüş beyin hücrelerinin ve omuriliğin onarılması sağlandı.
    18- Vitamin tabletleri, meyveli yoğurt üretimi yapıldı.

    NOT :
    1- İnsan DNA’sında (bir hücredeki 46 kromozomda) 3 milyar baz çifti dizilmiştir.
    2- İnsan DNA’sında 40.000-140.000 gen bulunduğu tahmin ediliyor.
    3- Genetik kopyalama yapılırken;
    • DNA’daki nükleotitler enzimler yardımıyla 50.000-200.000’li gruplara alınır.
    • Ayrılan DNA parçaları bakterilere yerleştirilir.
    • Bakteriler çoğalınca hepsi aynı DNA parçasını bulundurduğu için klonlar (embriyoya karşılık) elde edilir.
    • Baz (nükleotit) dizilişi tamamlanınca klonlama da tamamlanır.


    Hazırlayan:MURAT ÜSTÜNDAĞ
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.360
    Beğenileri:
    135
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Dna Testi Nerelerde Kullanılır

    Her bireyin genomik DNA dizisi diğer insanların DNA dizilerinden farklıdır (tek yumurta ikizleri hariç).

    Her yeni bireyde yarısı anneden diğer yarısı da babadan olmak üzere yeni bir DNA karışımı ortaya çıkar.

    Anne ve babadan aktarılan (ırsiyet) ve vucudumuzun şifrelerini taşıyan bu muhteşem bilgi hücre çekirdeklerinde yer alan DNA isimli yapıda kodlanmıştır.

    Sadece birbirleri ile akrabalık bağı olanlar (ör. anne, baba ve çocuklar) ortak DNA dizileri taşımaktadır.
    Babalık tayininde uygulanan DNA kimlik testi Adli Tıp’ta yaygın olarak kullanılmaktadır.

    Bu yöntemle test edilen erkeğin biyolojik baba olup-olmadığı %99,99 olasılıkla ortaya konabilmektedir.

    Sık Sorulan Sorular:

    Babalık testi nasıl yapılır?
    Testin yapılabilmesi için hem annenin hem de babanın izni şart mı?
    Babalık testi için annenin de kan vermesi gerekli midir?
    Babalık testini hangi örneklerden çalışıyorsunuz?
    Babalık testini saç, tırnak, ağız mukozası gibi materyallerle çalışabiliyor musunuz?
    Bebek, anne karnındayken de çalışabiliyor musunuz?
    İstanbul dışında yaşayan kişilere babalık testi uygulayabiliyor musunuz?
    İstanbul dışından örnek gönderebilir miyim?
    İlgili personelin yaşadığım şehre gelmesi şart mıdır?
    Testin güvenilirliği ne kadardır?
    Babalık testinin sonucunu ne kadar zaman sonra öğrenebilirim?
    DNA testinin ücreti ne kadardır?

    Babalık testi nasıl yapılır?

    Biyolojik yapımıza ait tüm bilgiler DNA dediğimiz yapıda 2 kopya olarak kodlanmıştır. Bu kopyalardan bir tanesi anneden gelirken diğeri babadan gelir. Böylece genetik bilgimizin yarısını annemizden diğer yarısını da babamızdan alırız. Dolayısıyla hem anne hem de babamızla ortak gen bölgelerimiz bulunmaktadır. Bu bilgi doğrultusunda yapılan babalık testinde; çocuk ile baba arasında tamamen ortak olması gereken bölgelerin analizi yapılmaktadır. Eğer çocuk ile babanın analiz edilen gen bölgeleri aynı ise test edilen baba adayı çocuğun gerçek babasıdır. Yapılan babalık testinde tutarsızlık gözlenmişse yani çocuğa babadan geldiği bilinen genetik bilgi, test edilen baba adayınınki ile eşleşmiyorsa, test edilen baba adayı çocuğun gerçek babası değildir. Günümüzde güvenilirlik yüzdesini yükseltebilmek amacıyla babalık testlerinde en az 15 ortak gen bölgesi incelenmekte ve %99.99… kesinlikte sonuçlar alınmaktadır. Merkezimizde, FBI gibi merkezlerin de tercih ettiği 15 DNA marker’lari kullanılarak biyolojik baba değerlendirmesi yapılmaktadır.


    [​IMG]
    Testin yapılabilmesi için hem annenin hem de babanın izni şart mı?

    Babalık testinin yapılabilmesi için resmi annenin veya babanın izni alınmalıdır. Testi yaptırmak isteyen kişilerin nüfus cüzdanlarını yanlarında getirmeleri gerekmektedir.

    Babalık testi için annenin de kan vermesi gerekli midir?

    Babalık testi için anneden kan almak mecburi değildir, ancak anneden kan alınması düşük de olsa çocuğun hastanede karışmış olması gibi küçük olasılıkları ortadan kaldırır. Anneden kan alınması ve çalışılması ücrete dahil edilmemektedir.

    Babalık testini hangi örneklerden çalışıyorsunuz?

    Babalık testini, babadan ve çocuktan alınan kan örnekleriyle çalışıyoruz.

    Babalık testini saç, tırnak, ağız mukozası gibi materyallerle çalışabiliyor musunuz?

    Babalık testini baba ve çocuk, istenirse anneden, alınan kan örnekleriyle çalışıyoruz. Babalık testinin çalışılması için resmi anne ve/veya babanın onayı gerekli olduğundan; saç, tırnak gibi ebeveynlerin rızası olmadan edinilmesi mümkün olan materyellerle çalışmayı etik bulmadığımız için kabul etmiyoruz.

    Bebek, anne karnındayken de çalışabiliyor musunuz?

    Burç Genetik ve Tanı Merkezi olarak, prenatal dönemde (anne karnında) babalık testi yapmayı etik açıdan uygun bulmadığımızdan bu örneklerle çalışma yapmıyoruz.

    İstanbul dışında yaşayan kişilere babalık testi uygulayabiliyor musunuz?

    Evet; babalık testi yaptırmak isteyen kişiler merkezimize başvurdukları takdirde kan alım personelimizi yaşadığınız şehre göndererek kan örneklerinizin alınmasını sağlamaktayız. Şehirlerarası hizmetimiz ek ücrete tabidir. Lütfen randevu alınız.


    İstanbul dışından örnek gönderebilir miyim? İlgili personelin yaşadığım şehre gelmesi şart mıdır?


    Yasal olarak, babalık testi için kan örneklerinin ilgili personelimiz tarafından kimlik kontrolu sonrasında alınması gerekmektedir. Bu nedenle kimlik kontrolü yapamayacağımız örneklerden babalık testi çalışma taleplerini kabul edemiyoruz.

    Testin güvenilirliği ne kadardır?

    Laboratuarımız toplam 21 marker’la (ortak gen bölgeleri üzerinde) çalışarak %99,99 oranında doğru sonuç vermektedir.

    Babalık testinin sonucunu ne kadar zaman sonra öğrenebilirim?

    Babalık testinin sonucunu 7-10 gün içerisinde öğrenebilirsiniz.

    Babalık testi yaptırdığımız takdirde herhangi bir genetik hastalığımız varsa öğrenebilir miyiz?

    Test sonucu sadece babalık analizi içindir; genetik hastalıklar hakkında bilgi vermez.

    Gizlilik

    Test sonuçları, sadece başvuru sırasında sizin belirttiğiniz kişilere teslim edilmektedir. Telefonla sonuç verilmemektedir.
     
  4. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Ziyaretçi

    çok güzel ödevime yardımcı oldu
     
  5. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Ziyaretçi

    proje ödevime çok yardımcı oldu çok sağolun.
     
  6. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Ziyaretçi

    afferim ama cok karısık :)
     
  7. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Ziyaretçi

    güzel.....:D
    teşekkür ederim
     
  8. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Ziyaretçi

    ödevime yardımcı oldunuz beyenmiyenler kendisi böyle bir site kurabilyorsa kursun bakalım ordan fazla konuşmayın canlarımmmmm
    aklınızı kukanın
     

Sayfayı Paylaş