Alaçatı Hakkında Bilgiler - Nasıl Gidilir? Nerede Kalınır? Ne Yenir? Ne yapılır?

Konusu 'Turizm Rehberi' forumundadır ve Mc_ÖRGE tarafından 14 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. Mc_ÖRGE

    Mc_ÖRGE Uzman

    Katılım:
    15 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.651
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    Öğrenci Daha
    Yer:
    CeReZFoRuM.CoM
    Sükuneti seviyor, tarihe de ilgi duyuyorsanız ve denizle güneş de vazgeçilmezleriniz arasındaysa, Alaçatı tam size göre. Bir ayrıcalığı da var ki Alaçatı’nın, dünyada onu hemen hemen bir numara yapıyor. Windsruf (rüzgar sörfü) açısından tek kelimeyle muhteşem bir yer.

    [​IMG]

    ALAÇATI’NIN TARİHİ
    1850’li yıllarda küçük bir köymüş Alaçatı. O zaman da Çeşme’ye bağlıymış. Alaca At ismiyle anılıyormuş. Kenarında kurulu olduğu sulak arazi zamanla bir bataklık halini alınca, sıtma ve dolayısıyla ölümler başlamış. Köylüler, devrin sadrazamına başvurmuşlar. Sadrazam da bir deniz yolculuğu sonrasında uğradığı köyü ve bataklığı görünce kurutulması yolunda karar almış. Ve çalışmaları için yaklaşık dokuz deniz mili mesafesindeki Sakız Adasından Rum işçiler getirtmiş. Rum’lar ve Alaçatı’lı toprak sahipleri arasında zamanla yap-işlet-devret formatında bir çalışma başlamış ve gün gelmiş Alaçatı bir Rum köyü halini almış. Alaca At ismini Rumlar kendi telafuzlarında Alatzata olarak söylemeye başlamışlar. Sonraları, söylene söylene Alaçatı şeklini almış. Balkan Harbi sırasında, göç eden müslümanlar da gelip Alaçatı’ya yerleşmişler. Fakat, zaman zaman buraları terk edip Anadolu’nun içlerine gitmek zorunda kalmışlar. Lozan Antlaşması sonrasında gerçekleşen mübadele sırasında da Anadolu’ya giden bir çok aile Alaçatı’ya geri dönmüşler. Mübadelede gelenlerle Anadolu’dan dönen Balkan muhacirleri kaynaşmışlar en sonunda. Fakat, çok çalışkan olmalarına rağmen Rumların var ettiği refahı yakalayamamışlar, aksine yoksullaşıp Alaçatı’nın küçülmesine sebep olmuşlar. Geldikleri yerlerde tütün ekiliyormuş. Alaçatı’nın ikliminin ve toprağının tütüne uygun olmayışını göz ardı edip tütüne yönelinince yoksulluk kaçınılmaz olmuş. Fakat küçülen ve içine kapanan Alaçatı, yanlış ve aceleci turizm politikalarıyla heder olan bir çok turizm bölgesinin talihsizliğini yaşamamış. Kendisini korumasını sağlamış. Ve zamanı geldiğinde bilinçli bir turizm politikasıyla, örnek bir turistik yöre olma şansının yakalamış.
    Şimdi Turizmin bir numaralı gözdesi olan Alaçatı, bu ayrıcalığının tadını çıkartıyor.


    ALAÇATI’YI KEŞFEDİN
    Ege'de ki bir çok kasaba gibi, rum mimarisinden yansımalar yapıyor Alaçatı. Buradaki farklılık, kullanılan taştan. Balabanbaka köyündeki taş ocaklarından aldıkları açık renkli yumuşak taşları kullanmışlar yapılarında. Mesela, Ayvalık’ta olduğu gibi büyük görkemli yapılar yok burada. Hemen hepsi iki katlı yapılmış. Bahçeleri var. Gördüğüm kadarıyla evlerin içine sarnıç veya kuyu yapmamışlar. Kuyular bahçelerde. Alt katlar mutlaka taş olarak yapılmış. Ben çok fazla göremedim üst katı ahşap olan bina ama kayıtlarda üst katların taş veya ahşap olarak yapıldığı yazılıyor.

    [​IMG]

    Şimdiki ahalisi mübadillerin ve Balkan göçmenlerinin çocukları ve torunlarından oluşuyor. Bir de büyük şehrin karmaşasından kaçıp gelenler, hırçın ve yorgun ruhlarını bu dingin kasabanın taş evlerinde, dar sokaklarında, turkuaz sularında dinlendirince yerleşmişler, birer Alaçatı’lı olmuşlar. Küçük bir belde Alaçatı. Yaklaşık olarak 1000 ile 1300 arasında taş eve sahip.
    Kapıları ve pencereleri mavi boyanmış beyaz taş evleri, daracık sokakları var. Ter temiz. Hemen her yere biber ağaçları ekilmiş.Ama, Alaçatı Sakız Ağacının merkezi. Yine yakıştırdığım bir başka şey de merkezin tepe noktası sayılacak bir yerinde konumlandırılmış dört adet taş değirmen. Onlar da öylesine güzel bir hava vermiş ki bu şirin beldeye, Alaçatı'ya özgün bir ayrıcalık oluşturmuş değirmenler. Karşı tarafta ise surf merkezinin kıyısından başlayan ve İzmir’e de elektrik üreten rüzgar gülleri. Rüzgar gülleri ile bu dört adet taş değirmen karşılıklı bakışıp duruyorlar Alaçatı’da.
    Alaçatı, kaliteli bir turizm bölgesi olmayı başarmış. Gürültülü mekanları yok. Sessiz ve nezih bir dinlenme noktası. Gece saat iki sıralarında da dolaştım küçük ana caddesini. Güzel bir canlılık ama sükunet vardı.


    ALAÇATI VE WİNDSURF
    Dünyanın en iyi windsurf merkezleri arasında hemen hemen ilk üç arasında. İki tepe arasında kalan korunaklı bir suda yapılıyor surf. Alaçatı merkezine yaklaşık olarak 2,5 / 3 km’lik bir mesafede. Suyun üstünde rüzgara kapılıp özgürlüğe kucak açmaya hevesli bu doğa tutkunlarını sürükleyen rüzgar, Karpatlar’dan eserek Ayvalık üzerinden oluşan bir koridordan akıyor Alaçatı’ya. Bu küçük koyun sularında, aktif olmayan bir fay hattı var. Tam ortadan ayırıyor suyu. Bir yanı düşüldüğünde boğulmayacak ve paniklenmeyecek kadar sığ. İnce bir kumla kaplı, diğer tarafı profesyonelleri zevkle sürükleyecek derinlikte. Sörfü sürükleyecek olan rüzgarı var ama dalgası yok Alaçatı denizinin. Bu yüzden tercih ediliyor.

    TADINA BAKIN
    Çok iyi restoranlara ve konaklama mekanlarına sahip Alaçatı. Her şeyiyle düzenli bir belde. İyi bir programla çalışıyorlar, her şey dahil veya tam pansiyon bir mekanı yok galiba. Temiz ve doğal bir ortamda konaklayıp, iyi bir kahvaltı yapacak, yemeklerinizi de kaliteli restoranlarda, sevimli kafelerde yiyeceksiniz Alaçatı’ya gittiğinizde. Disiplinli ve kaliteli hizmetlerinden ödün vermiyorlar. Hemen hemen bütün mekanlarda, mekan sahibince özel hazırlanmış reçeller, çeşitli peynirlerle mükemmle kahvaltılar hazırlanıyor. Zeytin konusunda da çok iddialılar. Sakız ağacının merkezi demiştik ya pastanelerinden sakızlı kurabiyeler de alabilirsiniz.
    [​IMG]


    SATIN ALIN
    Alaçatı’da ki her kes çok marifetli. Takı satıcılarının bütün ürünleri ince bir zevki simgeliyor. Buralarda satılan giysiler de öyle. AYŞE’NİN DOLABI isimli dükkana mutlaka giriniz. Urla keteninden üretilmiş güzellikleri almasanız da görmüş olun. Cumartesi günleri pazar kuruluyor, uğrayınız. 1874 yılında inşa edilmiş bir kiliseden dönüştürülmüş olan Pazaryeri Camisinin yanındaki Antika Pazarına uğrayınız. Sokak aralarında bir çok yerde sanatçıların, ressamların hünerlerini sergileyip satış yaptıkları bir çok dükkanlar var Alaçatı’da. Tabii son yıllarda Lavanta Çiçeğinin merkezi Alaçatı. Lavanta alabilirsiniz. Ben gittiğimde damla sakızını seksen beş yaşındaki ihtiyar delikanlı Hasan Amcadan aldım ve taze bir dimağla anlattığı mübadeleyi dinledim.


    NE YAPABİLİRİM ?
    Windsurf. Bilmiyor olabilirsiniz, üç saat içinde profesyonel olmasanız da zevk alabileceğiniz düzeyde bir sörfçü olmanızı sağlıyorlar. Malzemem yok diye de tasalanmayın. Her türlü malzemeyi kiralayabiliyorsunuz burada. Alaçatı’nın sakin sokaklarında gezebilir, sade, muhteşem odalarında dinlenebilir, restoran ve kafelerinde damak tadınızı çeşitlendirebilirsiniz. Sürekli olarak bir takım sanatsal etkinliklere imza atılıyor Alaçatı’da. Bir program tedarik ederek meraklısı olduğunuz alandaki etkinlik zamanında Alaçatı’ya gidip bir taşla iki kuş vurabilirsiniz.



    NASIL GİDİLİR?
    İzmir’e 70 km, Adnan Menderes havaalanına 90 km mesafede. Çeşme merkeze yirmi dakikada gidilebiliniyor.



    ALAÇATI OTELLERİ
    TELEFON (232)
    Taş Otel 7167772
    Beyazhan 7168453
    Değirmen 7168453
    Begonvil 7160422
    Ümit Ev Otel 7168133
    Sailors 7168765
    Manastır 7166696
    Adaçatı 7167763
    Kirman Babaevi 7166143
    Mimas 7166396
    Zeytin Konak 7168081
    Hire 7160504
    Lale Lodge 7167999
    Alaçat Kır evi 7166961
    Sardunaki 7166878
    Sport Otel 7160520
    Villa Fora 05333606368
    Antik Motel 7166612
    Cadde 75 7169303
    Sapa Otel 7160328

    ALINTIDIR..
  2. kobim

    kobim Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2013
    Mesajlar:
    14
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Alaçatı Otelleri arasından sizlere en iyilerini söylemek istiyorum. Bu otellerin bazıları butik oteldir.

    SEDİRLİ EV

    KESRE OTEL

    KURABİYE OTEL

    TASHMAHAL OTEL

    SARDUNAKİ OTEL

    CUMBALI KONAK

    KAPARİ OTEL
  3. kobim

    kobim Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2013
    Mesajlar:
    14
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Kuşkusuz, Alaçatı taş dokusu ve rüzgar sörfü ile beraber, Türkiye'nin en gözde küçük otellerinin yer aldığı bir cennettir. Genelde 5-10 odalı bu şirin otellerin içinde huzur ve rahatlık ön plandadır. Kendinizi evinizde hissedeceğiniz otellerin çoğu hanımlar tarafından işletilir, bu da Alaçatı'ya zarafeti getirir.

    Özellikle Nisan, Mayıs, Eylül ve Ekim'de kuş sesleriyle uyanırsınız Alaçatı'da. Yaz sıcağında açık bıraktığınız pencereden hafif bir rüzgârla mis gibi çiçek kokuları girer içeriye ve iyi ki buradayım dedirtir size. Birçoğu, geçtiğimiz yüzyıldan kalan taş binaların, restorasyonu ile oluşmuş küçük otellerin içinde, o günlere ait birtakım izler bulabiliyorsunuz. Eski ile yeninin bu güzel uyumu sizi büyülüyor adeta. Alaçatı'da, çok değil, yalnızca 500 yatak var. Otel sahipleri sizlere en iyiyi sunmak için yarışıyorlar, doğal olarak kusursuz bir hizmet alıyorsunuz. Zaten aile işletmeleri olan otellerde siz de ailenin bir parçası oluveriyorsunuz.

    Oda kahvaltı hizmet veriyor küçük oteller. Kahvaltının en büyük özelliği ev reçelleri ve kendi topladıkları hurma zeytini. Kahvaltıları dayanılmaz kılan bu lezzetler buradan ayrılırken tüm misafirlerin evlerine götürmek istedikleri tatlar oluyor. Alaçatı otelleri, bu büyüsünü, pencerelerinde Alaçatı'lı hanımların el emeği perdelerinden, köy ekmeklerinden, günlük süt ve köy yumurtalarından da alır. Tüm bu ayrıcalıklar, Alaçatı'yı Alaçatı yapar.

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]

Sayfayı Paylaş

Gelen aramalar...

  1. alaçatı nerede kalınır forum