Renk Seçimi
+ + + + + + + + + + + + + + X

14 Mart 1827 - Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane -Tıp fakültesi - kuruldu.

Konusu 'Tarihte Bugün' forumundadır ve Suskun tarafından 14 Mart 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P Vip Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.373
    Beğenileri:
    125
    Ödül Puanları:
    5.480
    Yer:
    Türkiye
    Tıphane, Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane veya Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, kökü Osmanlı padişahı II. Mahmut'un 14 Mart 1827’de açtığı Tıphane'ye uzanan Türkiye tarihindeki ilk Tıp fakültesidir.


    [​IMG]
    II. Mahmut

    [​IMG]
    [​IMG]
    Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane


    Tıbbiye, Mekteb-i Tıbbiye veya Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, kökü Osmanlı padişahı II. Mahmut'un 14 Mart 1827'de açtığı Tıphane'ye uzanan Türkiye tarihindeki ilk Tıp fakültesidir.

    II. Mahmud'un arzusu üzerine, Viyana'dan getirtilen Dr. K. A. Bernard'ın yönetiminde Viyana'daki Josephinum örnek alınarak öğrenime başlayan tıbbiye, Türk tıbbının batılılaşmasında bir dönüm noktası olmuştur.

    Tarihi

    II. Mahmut'un yenilikçi iradesi ve , hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi'nin de katkılarıyla batılı anlamda ilk tıp mektebi olan, Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire 14 Mart 1827 Çarşamba günü Şehzadebaşı'ndaki Tulumbacıbaşı Konağı'nda kuruldu.

    Tıp eğitimi o yıllar batıda olduğu gibi dört yıldı ve son sınıfta hocalar tarafından usta ve yetenekli olanlar tesbit edilerek sınava alınır ve başarılı olanlar askeri hastanelere veya ordunun tabur alaylarına muavin tabip unvanı ile tayin edilirdi. Orada bir hekimin gözetiminde birkaç sene çalışıp deneyim kazandıktan sonra da serbest hekim olurlardı.

    Tıphane-i Amire 1827'den 1836'ya kadar Şehzadebaşı'ndaki Tulumbacıbaşı Konağında gündüz eğitimi yapıyordu. 1836 yılında Sarayburnu'ndaki Askeri Kışla'ya taşındı. Ayrı binada eğitim gören Cerrahhane de burada tıp eğitimi ile birleşti ve eğitim yatılı hale getirildi. Bu binanın yetersiz hale gelmesi ile Tıbbiye 1839'da Galatasaray'a taşındı. Bu okula Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane adı verildi.

    Eğitim dili Fransızca oldu ve öğrenci alınmaya başlandı. Eğitim dilinin Fransızca olması zamanla hekim sayısında azalmasına yol açtı ve bunun da etkisiyle 1867 yılında Türkçe tıp eğitimi yapan Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye (Sivil Tıp Mektebi) açıldı. 1870 yılında da askeri tıp okulunda dersler Türkçe verilmeye başlandı.

    1894 yılında Sultan II. Abdülhamit'in emriyle Haydarpaşa'daki günümüzde Marmara Üniversitesi Haydarpaşa Kampüsü olarak hizmet veren ve görkemli mimarisi ile dikkat çeken Tıbbiye Binası inşa edilmeye başlandı. Bu binaya 6 Kasım 1903'te taşınıldı. Askeri ve sivil iki mektep birleştirerek Darülfünun Tıp Fakültesi oldu. Bu okul sayesinde, o zamana değin adeta göçebe bir şekilde hizmet veren ve bir semtten diğerine taşınan tıp okulları, böylece tek bina kompleksinde hizmet veren modern bir kampüs yapısı içerisinde toplanmıştır.

    1909 yılında, askeri ve sivil tıbbiyeler Haydarpaşa’daki tıbbiye binasında birleştirilerek Haydarpaşa Tıp Fakültesi adını aldı. Fakülte reisi, yani dekan olarak ise Cemil Paşa seçilmiştir.

    Tıp fakültesi Birinci Dünya Savaşı sırasında sıkıntılı bir dönem geçirmiştir. 1913 yılında verdiği 118 mezunun ardından eğitime ara verilmiş ve bina 1914 yılında Yedek Askeri Hastane olarak hizmet vermiş, 1916 yılında ise öğretime yeniden başlanmıştır. 1919’da okul İngiliz İşgal kuvvetlerinin denetimine girmiş, eğitim sırasında büyük zorluklar ve baskılar ile karşılaşılmıştır. Ancak tüm bunlara karşın, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ve sonraki ismiyle Haydarpaşa Tıp Fakültesi’nden yetişen hekimler, askeri hekimlik ve bulaşıcı hastalıklarla mücadele sahalarında başarıyla hizmet vermişlerdir.

    1933 yılındaki Üniversite Reformu’nda tıp fakültesi Avrupa yakasına taşınmış, Mekteb-i Tıbbiye binası ise Milli Eğitim Bakanlığına bırakılarak Haydarpaşa Lisesi’nin kullanımına geçmiştir. Okulun klinik pavyonları ise günümüzde halen Haydarpaşa Numune Hastanesi olarak hizmet vermektedir. 1933-1983 yılları arasındaki 50 yıllık süre boyunca Haydarpaşa Lisesi olarak kullanılan Tıbbiye binası ise, 1983 yılında Marmara Üniversitesi’ne verilerek yeniden bir üniversite bünyesine geçmiştir. Böylece, bir yüzyılı aşkın tarihin tanığı olan bina, Mekteb-i Tıbbiye ve Haydarpaşa Tıp Fakültesi isimleri altında Türk tıbbına hizmet verdikten sonra tekrar aynı işlevine kavuşmuş bulunmaktadır.



    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş